Geri Dön

Erişkin Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatan hastalarda intraabdominal basınç ile renal ve hasta sağkalım ilişkisinin araştırılması

Investigation of the relationship between intraabdominal pressure and renal and patient survival in Adult Intensive Care Unit patients

  1. Tez No: 970338
  2. Yazar: AYŞE SARI ÖZTÜRK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EKREM KARA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: İntraabdominal basınç, İntraabdominal hipertansiyon, Abdominal kompartman sendromu, Yoğun bakım, Mortalite, Akut böbrek hasarı, Sağkalım analizi, Intraabdominal pressure, Intraabdominal hypertension, Abdominal compartment syndrome, Intensive care, Mortality, Acute kidney injury, Survival analysis
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: İntraabdominal Basınç (İAB) karın boşluğu içerisindeki dengeli basınç olarak tanımlanır. İAB artışının vücutta renal sistem başta olmak üzere kardiyovasküler, respiratuar sistem ve birçok organ üzerine olumsuz etkileri mevcuttur. İAB belli bir seviye üzerine çıktığında, multisistem organ yetmezliğine ve sonunda ölüme neden olduğu abdominal kompartman sendromuna (AKS) yol açar. Bu çalışma, yoğun bakım ünitesinde yatan kritik hastalarda İAB yüksekliğinin demografik, klinik ve laboratuvar özelliklerle ilişkisini, komplikasyon gelişimi ve mortalite üzerindeki etkisini ve İAB'nin prognostik değerini araştırmayı amaçlamıştır. Materyal ve Metod: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi Erişkin Yoğun Bakım Ünitesi (YBÜ) 2024-2025 yılları arasında takip ve tedavisi yapılan yoğun bakıma geliş nedeni abdominal veya kardiyak cerrahi olmayan, transvezikal yolla İAB ölçümüne engel bir durumu olmayan ve en az 1 hafta süreyle takip edilen hastalar prospektif olarak çalışmaya dahil edildi. Gruplar demografik veriler, komorbiditeler, yatış nedenleri, vital bulgular, laboratuvar parametreleri, hastalık şiddeti skorları (SOFA, APACHE), volüm durumu, sıvı dengesi, komplikasyonlar (Akut Böbrek Hasarı-ABH, Abdominal Kompartman SendromuAKS, sepsis) ve mortalite açısından karşılaştırıldı. İstatistiksel analizlerde Student T, MannWhitney U, Ki-kare, ANOVA, Kruskal-Wallis testleri, korelasyon analizleri, lojistik regresyon, Cox regresyon ve ROC eğrileri kullanıldı. Sağkalım analizi Kaplan-Meier yöntemi ile yapıldı. Bulgular: Çalışmamıza ortalama yaşı 71,3±15,3 yıl olan ve %56'sı erkek olan toplam 100 erişkin yoğun bakım hastası dahil edildi. Hastaların %46'sında (n=46) intraabdominal basınç (İAB) normal (<12 mmHg) seyrederken, 54 hastanın İAB'ı yüksek saptandı (24 hastada İAB başlangıçtan itibaren yüksek, 30 hastada ise İAB başlangıçta normal olup takiplerde sonradan yükseldi). Çalışma sonunda hastaların %57'si (n=57) exitus olurken, %43'ü (n=43) sağ kaldı. İAB yüksekliği ile ilişkili faktörler incelendiğinde; İAB normal olan gruba kıyasla İAB yüksek grupta daha ileri yaş (p=0.016), daha yüksek erkek cinsiyet oranı (p=0.006), daha fazla vücut ağırlığı (p=0.007) ve VKİ (p=0.042), daha yüksek komorbidite (p=0.005) ve Charlson skoru (p<0.001), sepsis (p<0.001), SOFA (p<0.001), APACHE skoru (p<0.001), inotrop ihtiyacı (p=0.003), ABH gelişimi (p<0.001), hemodiyaliz (HD) ihtiyacı (p<0.001), hipervolemi (p=0.041), pozitif sıvı dengesi (p=0.008), yatış gün sayısı (p=0.008) ve mortalite (p<0.001) açısından anlamlı olarak daha kötü durumda olduğu belirlendi. Başlangıçta İAB yüksek olan grup, özellikle erkek cinsiyet (p=0.001), artmış vucüt ağırlığı (p=0.008), hipervolemi (p<0.001) ve ABH yatış nedeni (p<0.001) açısından diğer gruplardan farklıydı. İAB yüksek grupta başlangıçta kan şekeri (p=0.049), üre (p<0.001), kreatinin (p<0.001), AST (p=0.044), prokalsitonin (p<0.001), laktat (p=0.004) daha yüksek; pH (p=0.003) ve HCO3 (p=0.021) daha düşüktü. Başlangıçta İAB yüksek grup, üre (p<0.001) ve kreatinin (p<0.001) açısından en kötü durumdaydı. Korelasyon analizinde; İAB ile VKİ (r=0.221, p=0.027), Charlson skoru (r=0.332, p=0.001), APACHE (r=0.397, p<0.001), üre (r=0.508, p<0.001), kreatinin (r=0.672, p<0.001), AST (r=0.244, p=0.015), ALT (r=0.199, p=0.048), LDH (r=0.199, p=0.048), prokalsitonin (r=0.410, p<0.001), laktat (r=0.310, p=0.002) pozitif; albumin (r=-0.296, p=0.003), pH (r=-0.299, p=0.003), HCO3 (r=-0.300, p=0.002) ile negatif korelasyon olduğu belirlendi. Abdominal Perfüzyon Basıncı (APB) ise üre (r=-0.377, p=0.001), kreatinin (r=-0.358, p<0.001) ile negatif; albumin (r=0.223, p=0.026) ile pozitif korelasyon gösterdi. Mortalite ile ilişkili faktörler incelendiğinde; ölen hastalar (n=57), yaşayanlara (n=43) göre daha ileri yaşta (p=0.002), daha yüksek komorbidite (p=0.002) ve Charlson skoruna sahip (p<0.001), daha yüksek sepsis oranı (p<0.001), SOFA (p<0.001), APACHE (p<0.001), mekanik ventilasyon (MV) (p<0.001) ve inotrop ihtiyacı (p<0.001), ABH gelişimi (p<0.001), HD ihtiyacı (p<0.001), İAH varlığı (p<0.001), pozitif sıvı dengesi (p<0.001) ve tüm günlerde daha yüksek İAB değerlerine (p≤0.019) sahipti. Laboratuvar parametrelerinde ölen grupta üre (p=0.020), prokalsitonin (p=0.014), laktat (p=0.042), LDH (p=0.030) daha yüksek; pH (p=0.031) ve AST (p=0.035) daha düşüktü. Lojistik regresyon analizinde yüksek SOFA skoru (OR:1.400, p=0.031) ve ABH gelişimi varlığı (OR:13.868, p<0.001) intraabdominal hipertansiyon (İAH) gelişimi için bağımsız prediktörler olarak saptandı. Cox regresyon analizinde İAB yüksekliği (OR:2.721, p=0.002) ve Charlson skoru (OR:1.141, p=0.005) mortalite için bağımsız prediktörler olarak belirlendi. Sağkalım analizinde; İAH varlığının medyan sağkalımı anlamlı olarak kısalttığı belirlendi (İAH varlığı: 11 gün vs İAH yokluğu: 41 gün, p<0.001). Başlangıçta İAH olanların medyan sağkalımı (15 gün), sonradan gelişenlere (10 gün) göre daha uzundu, ancak her iki grup da İAH olmayanlardan (41 gün) anlamlı derecede kötüydü (p<0.001). ROC analiziyle İAB'nin tanısal değeri incelendiğinde; mortaliteyi predikte etmede İAB'nin tanısal değerinin zamanla arttığı saptandı. En yüksek AUC değerleri İAB 7. gün (AUC:0.813, p<0.001) ve İAB 5. gün (AUC:0.789, p<0.001) için bulundu. Ölen hastaların tüm günlerdeki İAB ortalamaları yaşayanlardan istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti. Sonuç: Bu çalışma, yoğun bakım ünitesinde yatan kritik hastalarda İAB yüksekliğinin yaygın ve ciddi bir sorun olduğunu ortaya koymaktadır. İAB yüksekliği, özellikle başlangıçta yüksek olan veya sonradan yükselen hastalarda, daha yüksek hastalık şiddeti skorları, ABH, sepsis, pozitif sıvı dengesi ve hipervolemi ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. En önemlisi, İAB yüksekliği bağımsız bir mortalite prediktörüdür ve medyan sağkalımı belirgin şekilde kısaltmaktadır. İAB'nin, özellikle 5. ve 7. gün değerlerinin mortaliteyi yüksek doğrulukla tahmin edebilmesi, bu parametrenin yoğun bakım ünitesinde yatan kritik hastalarda düzenli olarak izlenmesinin prognostik değerini vurgulamaktadır. SOFA skoru ve ABH varlığı İAH gelişimini, İAB yüksekliği ve Charlson skoru ise mortaliteyi bağımsız olarak predikte etmektedir. Bu bulgular, yoğun bakım ünitesinde yatan kritik hastalarda İAB izleminin ve yüksek İAB'ye yönelik agresif müdahalelerin önemini desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction: Intraabdominal pressure (IAP) is defined as the steady-state pressure within the abdominal cavity. Increased IAP has detrimental effects on the renal system, cardiovascular and respiratory systems, and multiple other organs. When IAP rises above a certain threshold, it leads to Abdominal Compartment Syndrome (ACS), causing multi-system organ failure and ultimately death. This study aimed to investigate the association of elevated IAP with demographic, clinical, and laboratory characteristics, its impact on complication development and mortality, and its prognostic value in critically ill patients admitted to the intensive care unit (ICU). Material and Method: Patients admitted to the Adult Intensive Care Unit (ICU) of Recep Tayyip Erdoğan University, Rize Training and Research Hospital between 2024-2025, who were followed for at least one week, were prospectively included. Exclusion criteria were admission due to abdominal or cardiac surgery or conditions precluding transvesical measurement. Groups were compared regarding demographic data, comorbidities, admission diagnoses, vital signs, laboratory parameters, disease severity scores (SOFA, APACHE), volume status, fluid balance, complications (Acute Kidney Injury-AKI, Abdominal Compartment Syndrome-ACS, sepsis), and mortality rates. Statistical analyses employed Student's t-test, Mann-Whitney U test, Chi-square test, ANOVA, Kruskal-Wallis test, correlation analyses, logistic regression, Cox regression, and ROC curves. Survival analysis was performed using the Kaplan-Meier method. Results: A total of 100 adult ICU patients (mean age 71.3 ± 15.3 years, 56% male) were included. Intra-abdominal pressure (IAP) was normal (<12 mmHg) in 46% (n=46) of patients, while 54 patients had elevated IAP (IAP was high from admission in 24 patients and increased later during follow-up in 30 patients). At the end of the study, 57% (n=57) of patients died (exitus), and 43% (n=43) survived. Analysis of factors associated with elevated IAP revealed that, compared to the normal IAP group, the high IAP group had significantly worse outcomes: older age (p=0.016), higher proportion of males (p=0.006), greater body weight (p=0.007) and BMI (p=0.042), higher comorbidity burden (p=0.005) and Charlson score (p<0.001), higher sepsis rate (p<0.001), higher SOFA (p<0.001), APACHE scores (p<0.001), greater need for inotropes (p=0.003), higher incidence of AKI development (p<0.001), greater need for hemodialysis (HD) (p<0.001), higher prevalence of hypervolemia (p=0.041), positive fluid balance (p=0.008), and higher mortality (p<0.001). The group with high IAP at admission differed significantly from others, particularly regarding male sex (p=0.001), weight (p=0.008), hypervolemia (p<0.001), and admission diagnosis of ARF (p<0.001). In the high IAP group, baseline values were significantly higher for blood glucose (p=0.049), urea (p<0.001), creatinine (p<0.001), AST (p=0.044), procalcitonin (p<0.001), and lactate (p=0.004), while pH (p=0.003) and HCO3 (p=0.021) were significantly lower. The group with high IAP at admission had the worst values for urea (p<0.001) and creatinine (p<0.001). Correlation analysis showed IAP had a positive correlation with BMI (r=0.221, p=0.027), Charlson score (r=0.332, p=0.001), APACHE score (r=0.397, p<0.001), urea (r=0.508, p<0.001), creatinine (r=0.672, p<0.001), AST (r=0.244, p=0.015), ALT (r=0.199, p=0.048), LDH (r=0.199, p=0.048), procalcitonin (r=0.410, p<0.001), and lactate (r=0.310, p=0.002). IAP had a negative correlation with albumin (r=-0.296, p=0.003), pH (r=-0.299, p=0.003), and HCO3 (r=-0.300, p=0.002). Abdominal Perfusion Pressure (APP) showed a negative correlation with urea (r=-0.377, p=0.001) and creatinine (r=-0.358, p<0.001), and a positive correlation with albumin (r=0.223, p=0.026). Analysis of mortality-associated factors showed that deceased patients (n=57), compared to survivors (n=43), were significantly older (p=0.002), had higher comorbidity burden (p=0.002) and Charlson score (p<0.001), higher sepsis rate (p<0.001), higher SOFA (p<0.001), APACHE (p<0.001) scores, greater need for MV (p<0.001) and inotropes (p<0.001), higher incidence of AKI development (p<0.001), greater need for HD (p<0.001), higher prevalence of IAH (p<0.001), positive fluid balance (p<0.001), and significantly higher IAP values on all measurement days (p≤0.019). Laboratory parameters showed significantly higher urea (p=0.020), procalcitonin (p=0.014), lactate (p=0.042), LDH (p=0.030), and significantly lower pH (p=0.031) and AST (p=0.035) in the deceased group. Logistic regression analysis identified SOFA score (OR: 1.400, p=0.031) and AKI development (OR: 13.868, p<0.001) as independent predictors for intraabdominal hypertension (IAH). Cox regression analysis identified elevated IAP (OR: 2.721, p=0.002) and Charlson score (OR: 1.141, p=0.005) as independent predictors of mortality. Survival analysis showed that the presence of IAH significantly shortened median survival (IAH present: 11 days vs IAH absent: 41 days, p<0.001). Median survival was longer in patients with IAH present at admission (15 days) compared to those where IAH developed later (10 days), but both groups had significantly worse survival than patients without IAH (41 days, p<0.001). ROC curve analysis revealed that the diagnostic value of IAP for predicting mortality increased over time. The highest AUC values were found for IAP on day 7 (AUC: 0.813, p<0.001) and day 5 (AUC: 0.789, p<0.001). Mean IAP values on all days were statistically significantly higher in deceased patients compared to survivors. Conclusion: This study demonstrates that elevated IAP is a common and serious problem in critically ill ICU patients. Elevated IAP, particularly in patients with high levels at admission or developing later, is strongly associated with higher disease severity scores, AKI, sepsis, positive fluid balance, and hypervolemia. Most importantly, elevated IAP is an independent predictor of mortality and significantly shortens median survival. The high diagnostic accuracy of IAP values, especially on days 5 and 7, for predicting mortality underscores the prognostic value of regular IAP monitoring in the ICU. Elevated SOFA score and AKI development independently predict IAH, while elevated IAP and Charlson score independently predicts mortality. These findings strongly support the importance of IAP monitoring and aggressive interventions targeting high IAP in ICU patients.

Benzer Tezler

  1. Yoğun bakımda yatan COVID-19 olan ve olmayan hastaların bakteriyemi etken dağılımının ve risk faktörlerinin kıyaslanması

    Comparison of the distribution of bacteremia-causing bacteria and risk factors for bacteremia in patients with and without COVID-19 in the intensive care unit

    ÇAĞLA KESKİN SARITAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALİT ÖZSÜT

  2. Gazi Üniversitesi İç Hastalıkları Hematoloji Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatan, hematopoetik kök hücre nakli yapılan hastalarda enfeksiyonlar ve enfeksiyon etkenlerinin araştırılması

    Investigation of infections and infectious agents in hematopoietic stem cell recipients admitted to the adult Hematology Intensive care unit in Gazi University Hospital

    TUĞBA BARLAS

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    HematolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞAHENDER GÜLBİN AYGENCEL BIKMAZ

  3. Anesteziyoloji ve reanimasyon yoğun bakım servisinde yatan erişkin hastalarda meropenemin çukur düzeyine etki eden faktörlerin terapötik ilaç izlemi ile değerlendirilmesi

    The evaluation of factors affecting meropenem trough level through therapeutic drug monitoring in adult patients hospitalized in anesthesiology and reanimation intensive care unit

    AHMET ÇAKIR

    Eczacılıkta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Eczacılık ve Farmakolojiİnönü Üniversitesi

    Klinik Eczacılık Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ZEYNEP ÜLKÜ GÜN

  4. Yoğun bakım ünitesi hastalarında basınç ülseri oluşumunda etkili olan faktörlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of the factors affecting the formation of pressure ulcer in intensive care unit patients

    TUBA NUR EROĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Anestezi ve ReanimasyonAnkara Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA KEMAL BAYAR

  5. Erişkin yoğun bakımda mekanik ventilatöre bağlı hastalarda nütrisyonun renal fonksiyon, morbidite, mortalite üzerine etkileri

    The effects of nutrition target on renal function, morbidity, mortality in patients connected with mechanical ventilation in adult intensive care unit

    AHMET OĞUZHAN KÜÇÜK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Anestezi ve ReanimasyonKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜLYA ULUSOY