Koalisyon hükümetlerinden tek parti iktidarına Türkiye-AB ilişkilerinin karşılaştırmalı bir analizi (1991-2018)
A comparative analysis of Türkiye-EU relations from coalition governments to single party rule (1991-2018)
- Tez No: 970047
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ EBRU GENÇALP
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Uluslararası İlişkiler, Siyasal Bilimler, International Relations, Political Science
- Anahtar Kelimeler: Koalisyon, Tek Parti Sistemi, Parlamenter Sistem, Demokrasi, Türkiye, Avrupa Birliği, Coalition, Single Party System, Parliamentary System, Democracy, Türkiye, European Union
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler ve Güvenlik Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET KOALİSYON HÜKÜMETLERİNDEN TEK PARTİ İKTİDARINA TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNİN KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZİ (1991-2018) İsa ERDURUCAN Yüksek Lisans Tezi, Uluslararası İlişkiler ve Güvenlik Çalışmaları Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Dr. Öğr. Üyesi Ebru GENÇALP 2025, XVIII+210 sayfa 20 ve 21'inci yüzyıl Türkiyesi'nde, özellikle siyasal alanda kendini gösteren modernleşme eğilimlerinin kökeni, büyük ölçüde 1703-1908 yılları arasında kapitalistleşme ve merkezileşme sürecinin etkisinde dönüşüm geçiren Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki reform ve yenileşme çabalarına dayandırılabilir. Bu çabalar, Batılı ülkelerle rekabet ederek çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma hedefi taşımış olsa da siyasal modernleşme konusunda sınırlı kalmıştır. Buna karşın, Cumhuriyet'in ilanından sonra özellikle Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde gerçekleştirilen inkılaplarla birlikte çok sayıda demokratik ve çağdaş reform hayata geçirilmiştir. Bu doğrultuda, Türkiye'nin Batı tipi bir modernleşme çizgisine girmesi; Osmanlı'dan miras kalan Saltanat kurumunun 1 Kasım 1922'de, Hilafet'in ise 3 Mart 1924'te kaldırılmasıyla mümkün olmuş, aynı zamanda Halk Fırkası'nın (1924'ten itibaren Cumhuriyet Halk Fırkası) 1923'te kurulmasıyla“tek partili”siyasal sisteme geçiş sağlanmıştır. Ardından 1945 yılında Milli Kalkınma Partisi (MKP) ve 1946'da Demokrat Parti (DP)'nin kurulmasıyla 1946 seçimlerine birden fazla partinin katılması mümkün olmuş; böylece Türkiye'de çok partili hayata geçişin temelleri atılmıştır. Çok partili parlamenter rejimlerde, yürütme yetkisi çoğunlukla mecliste milletvekili sayısı bakımından üstün olan partiler veya partiler koalisyonu tarafından kullanılır. Ancak herhangi bir partinin mecliste tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğu sağlayamaması durumunda, genellikle koalisyon hükümeti modeli devreye girer. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa'nın çoğulcu demokrasiye sahip birçok ülkesinde yaygınlaşan bu yönetim biçimi, Türkiye'de de 1961 sonrasında zaman zaman uygulanmış; 1991-2002 yılları arasındaysa koalisyonlar siyasal yapının belirleyici unsuru haline gelmiştir. vi Bu çalışmanın odağında yer alan Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri bağlamında değerlendirildiğinde, Türkiye 1959 yılında o dönemdeki adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET)'na ilk üyelik başvurusunu yapmıştır. Bu bağlamda Türkiye, Avrupa devletleriyle daha yakın ilişkiler geliştirme, demokratikleşme sürecini ilerletme ve kalkınmayı sağlama hedeflerini ortaya koymuştur. Ancak başvuru süreci 1999 yılına kadar olumlu sonuçlanmamıştır. Burada ardı ardına yaşanan askeri müdahaleler ve vesayetçi yapılar, Kıbrıs ve Ermeni sorunları, ekonomik kırılganlıklar, insan haklarına ilişkin olumsuz imaj, ifade ve basın özgürlüğü alanındaki kısıtlamalar gibi çeşitli faktörler etkili olmuştur. 2002 yılında tek başına iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), bir yandan 1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe giren Gümrük Birliği uygulaması, diğer yandan 10-11 Aralık 1999 Helsinki Zirvesi'nde Türkiye'ye aday ülke statüsü tanınması gibi dinamiklerin etkisiyle AB'ye tam üyelik sürecine önem vermiş ve başlangıçta bu alanda somut ilerlemeler kaydetmiştir. Ancak ilerleyen yıllarda, AB'nin öne sürdüğü bazı üyelik kriterlerinin yerine getirilmesinde yaşanan güçlükler ve karşılıklı siyasi güvensizlik ortamı, Türkiye'nin bu hedef doğrultusunda beklenen sonuca ulaşamamasına neden olmuştur. Çalışmanın odağında hem 1990'lı yıllarda Türkiye-AB ilişkilerinin yoğunluk kazandığı dönemde sıklıkla tartışma konusu olan koalisyon hükümetleri hem de tek parti iktidarı olarak ifade edilen AKP döneminde AB ile ilişkileri irdelemektir. Bu bağlamda koalisyon yönetimleri çoğunlukla siyasi istikrarsızlıkla ilişkilendirilmiş olsa da günümüzde bu algının geçerliliği giderek sorgulanmaktadır. Zira Avrupa ülkelerinde yaklaşık bir asırdır uygulanan bu yönetim modeli, demokratik sistemlerin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla çalışmada Türkiye'nin hem koalisyon hükümetleri dönemlerinde hem de tek parti iktidarında AB ile olan ilişkileri karşılaştırmalı olarak analiz edilecek; hangi yönetim biçiminin üyelik sürecine daha fazla katkı sunduğu araştırılacaktır. Literatür incelendiğinde, Türkiye-AB ilişkileri üzerine yapılan çalışmaların çoğunlukla belli dönemlerle sınırlı kaldığı ve tek parti iktidarlarıyla koalisyon hükümetleri arasındaki farklılıklara dair bütüncül bir karşılaştırmanın eksik olduğu gözlemlenmiştir. Bu eksikliği gidermek amacıyla, 1991-2002 yılları arasında görev yapan koalisyon hükümetlerinin AB üyelik hedefi doğrultusundaki siyasi çabalarıyla, 2002–2018 döneminde iktidarda bulunan tek parti hükümetinin girişimleri kapsamlı bir şekilde ele alınacaktır. Son tahlilde çalışmanın temel varsayımı, koalisyon hükümetlerinin bir yandan AB ile ilişkileri olumlu yönde etkileyebilecek başarılı dış politika girişimlerinde bulunabilecek kapasiteye sahip olmaları, ancak öte yandan kırılgan ve istikrarsız yönetim yapılarıyla dış politikayı olumsuz yönde de vii etkileyebilmeleridir. Benzer şekilde, tek parti iktidarları da kamuoyuna her zaman istikrarlı ve tutarlı bir yönetim sunamamış; bu yönetim modeli kapsamında hem dış politikada olumlu sonuçlar doğuran başarılı uygulamalara hem de olumsuz etkiler yaratan başarısız politikalara rastlanmıştır.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT A COMPARATIVE ANALYSIS OF TÜRKİYE-EU RELATIONS FROM COALITION GOVERNMENTS TO SINGLE PARTY RULE (1991-2018) İsa ERDURUCAN Master Thesis, Department of International Relations and Security Studies Supervisor: Asst. Prof. Dr. Ebru GENÇALP 2025, XVIII+210 pages The roots of modernization trends in Türkiye, particularly in the political sphere during the 20th and 21st centuries, can largely be traced back to the reform and renewal efforts of the late Ottoman Empire between 1703 and 1908 a period marked by processes of capitalist transformation and centralization. Although these efforts aimed at reaching the level of contemporary civilizations through competition with Western powers, they remained limited in achieving substantial political modernization. In contrast, following the proclamation of the Republic, numerous democratic and modern reforms were implemented under the leadership of Mustafa Kemal Atatürk. In this context, Türkiye embarked on a Western-style modernization path by abolishing the Sultanate on November 1, 1922, and the Caliphate on March 3, 1924. The establishment of the People's Party in 1923 (renamed the Republican People's Party in 1924) marked the beginning of a one-party political system. Subsequently, the founding of the National Development Party in 1945 and the Democrat Party in 1946 allowed for multi-party participation in the 1946 elections, laying the foundations for pluralist democracy in Türkiye. In multi-party parliamentary regimes, executive authority is typically exercised by the party or coalition of parties that holds the majority in the legislature. When no single party secures an outright majority to form a government, coalition models are often adopted. Particularly after World War II, coalition governments became a prevalent feature in many European countries with pluralist democratic systems. Similarly, Türkiye experienced coalition rule intermittently after 1961, with such governments becoming a defining element of its political landscape between 1991 and 2002. Within the context of Türkiye–European Union (EU) relations -one of the central themes of this study- Türkiye submitted its first application for membership to the then- ix European Economic Community (EEC) in 1959. The country sought to develop closer ties with Europe, advance its democratization process, and achieve economic development. However, this application remained unresolved until 1999. A range of factors, including repeated military interventions, tutelary political structures, the Cyprus and Armenian issues, economic instability, and persistent concerns regarding human rights, freedom of expression, and press freedoms, contributed to the delay. When the Justice and Development Party (AKP) came to power in 2002 as a single-party government, it initially prioritized the EU accession process. This emphasis was influenced by the implementation of the Customs Union agreement on January 1, 1996, and the recognition of Türkiye's candidacy status during the Helsinki Summit on December 10–11, 1999. In its early years, the AKP government achieved tangible progress in alignment with EU accession goals. However, over time, difficulties in meeting EU criteria and growing mutual distrust between Türkiye and the EU impeded the country's progress toward full membership. This study focuses on two key periods in Türkiye's political history: the coalition governments of the 1990s, when Türkiye–EU relations gained considerable momentum, and the subsequent era of single-party rule under the AKP. While coalition governments have often been associated with political instability, this perception has increasingly come under scrutiny. In fact, coalition governance has long been recognized as a fundamental component of democratic systems in many European countries. Accordingly, this research provides a comparative analysis of Türkiye's EU relations during both coalition and single-party governments to determine which governance model contributed more effectively to the EU accession process. A review of the existing literature reveals that most studies on Türkiye–EU relations are limited to specific time periods and lack a comprehensive comparison between single-party and coalition governments. To address this gap, the present study evaluates the political efforts of coalition governments between 1991 and 2002, and those of the AKP's single-party administrations from 2002 to 2018, in the context of Türkiye's EU membership aspirations. Ultimately, the study's central hypothesis posits that while coalition governments may at times demonstrate effective and successful foreign policy initiatives that enhance relations with the EU, their fragile and inconsistent structures can also negatively impact foreign policy outcomes. Similarly, single-party governments have not consistently delivered stable or coherent governance; this model too has produced both successful initiatives with positive external impacts and policies that have undermined foreign relations. x
Benzer Tezler
- Manisa yöresinde domateste anlaşmalı tarım ve karşılaşılan sorunlar
Başlık çevirisi yok
OSMAN MURAT KOÇTÜRK
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiTarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. METİN TALİM
- ODTÜ Beden Eğitimi ve Spor bölümü 1985-1986 programının öğrencilerin fizyolojik kapasitelerine etkisi
Başlık çevirisi yok
ALİ AHMET DOĞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Eğitim ve ÖğretimGazi ÜniversitesiBeden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EYYUP GÜNAY İSBİR
- Avrupa Topluluğu'nun bürokratik yapısı
Başlık çevirisi yok
GÜNİZ ODYAKMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1989
Uluslararası İlişkilerİstanbul ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BENER KARAKARTAL
- Collocation methods for linear two point boundary value problems by using monomial basis
Başlık çevirisi yok
AVNİ ABUSAMAN