İlk trimester hemogram parametreleri, APRI skoru ve FIB4 indeksinin preeklampsi öngörüsündeki yeri
The role of the first-trimester hemogram parameters, APRI score and FIB-4 index in the prediction of preeclampsia
- Tez No: 960485
- Danışmanlar: DOÇ. DR. FATMA DOĞA ÖCAL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Preeklampsi, APRI Skoru, FIB-4 İndeksi, Preeclampsia, APRI Score, FIB-4 Index
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Preeklampsi gebeliğin hipertansif hastalıkları arasında tanımlanan, pek çok sistemi etkileyen bir patolojidir. Yalnızca maternal değil fetal ve perinatal morbidite ve mortalitenin önemli nedenlerindendir. Preeklampsi multisistemik bir hastalık olduğundan ve sıklıkla etkilenen organlardan birisi de karaciğer olduğundan karaciğer fonksiyonunu değerlendirmede kullanılan parametrelerin preeklampsi öngörüsünde de kullanılabilmesi olasıdır. Bu amaçla daha önceden karaciğer fibrozisini değerlendirmek amacıyla ortaya çıkmış olan APRI skoru ve Fib-4 indeksi kullanılarak ilk trimesterde preeklampsi öngörülmeye çalışılacaktır. Bu çalışmanın amacı APRI skoru ve Fib-4 indeksinin ilk trimesterde preeklampsi öngörüsündeki yerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif vaka kontrol niteliğindeki bu çalışma, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda; Ocak 2023- Ocak 2025 tarihleri arasında Perinatoloji Kliniği'ne başvurmuş ve preeklampsi tanısı almış olan; dahil edilme ve dışlama kriterlerini karşılayan toplam 200 hastayı içermektedir. Aynı dönemde hastaneye başvurmuş tekil gebeliği olup 18-45 yaş arası, herhangi bir sistemik veya fetal hastalığı olmayan, düşük riskli gebeler arasından rastgele seçilen 200 hasta da kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Bu hastaların ilk trimesterdeki hemogram parametreleri, APRI skoru ve FIB4 indeksi retrospektif olarak incelenmiştir. Dahil edilme kriterleri: Tekil gebeliği olup gebeliğin hipertansif hastalıkları (preeklampsi, eklampsi, süperempoze preeklampsi, gestasyonel hipertansiyon, HELLP) tanısı konmuş, 18-45 yaş arası, başka sistemik hastalığı olmayan gebeler çalışma grubu olarak belirlenmiştir. Aynı dönemde hastaneye başvurmuş tekil gebeliği olup 18-45 yaş arası, herhangi bir sistemik veya fetal hastalığı olmayan, düşük riskli gebeler arasından rastgele seçilen hastalar da kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Dışlama kriterleri: Çoğul gebeliği olanlar, gebeliğin hipertansif hastalıkları dışında hastalığı olanlar, ilk trimester laboratuvar kayıtlarına ulaşılamayanlar çalışmaya dahil edilmemiştir. Bulgular: Hastaların demografik özellikleri değerlendirildiğinde yaş, gravida, parametrelerin değerlendirildiği gebelik haftaları açısından iki grup arasında anlamlı farklılık görülmemektedir (p>0.05). Çalışma ve kontrol grubu hemogram ve biyokimya parametreleri açısından karşılaştırıldığında preeklampsi grubunda AST (p<0.001), ALT (p<0.05) , beyaz küre sayısı (p<0.05), lenfosit sayısı (p<0.05), monosit sayı (p<0.001) ve yüzdesi (p<0.05), trombosit sayısı (p<0.05), MPV (p<0.001) ve PCT (p<0.001) değerleri anlamlı olarak yüksekken, bazofil yüzdesi (p<0.05) ve PDW (p<0.05) değerleri anlamlı olarak düşük bulunmuştur. APRI skoru (p<0.001) ve Fib-4 indeksi (p<0.001) değerleri de preeklampsi grubunda istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Preeklampsi grubunda anlamlı çıkan parametreler kullanılarak yapılan lojistik regresyon analizi yapıldığında PCT, APRI ve Fib-4 düzeylerindeki artış ve PDW düzeyindeki azalma ile preeklampsi gelişimi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.05). APRI ve Fib-4'ün ilk trimester düzeylerinin preeklampsi öngörüsündeki cut-off değerleri belirlenmiş ve buna göre APRI skoru için %59.5 sensitivite ve %69.2 spesifite ile 0.0503 cut-off değeri (AUC=0,661; p<0,001)ve Fib-4 skoru için %52.5 sensitivite ve %67.2 spesifite ile 0.0769 cut-off değeri (AUC=0,596; p<0,001) saptanmıştır. Preeklampsi grubu kendi içinde şiddetli ve hafif olarak ayrılmıştır. İki grup için laboratuvar parametreleri karşılaştırıldığında şiddetli preeklampsi grubunda hafif preeklampsi grubuna göre eritrosit sayısı, trombosit sayısı, PCT ve ALT düzeyleri anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Bu çalışmada plasentasyonun en önemli aşamasının gerçekleştiği ilk trimesterde hemogram parametreleriyle karaciğer fonksiyonunu gösteren APRI ve Fib-4 gibi parametrelerle preeklampsi gelişimini erken dönemde öngörüp öngöremeyeceğimizi araştırdık. Bizim çalışmamızın sonucunda ilk trimester hemogram parametreleri içerisinde beyaz küre sayısı, lenfosit sayısı, monosit sayısı ve yüzdesi, bazofil yüzdesi, trombosit sayısı, mpv, ast ve alt değerleri preeklampsi grubunda istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu. Bu bulgular preeklampsi fizyopatolojisine göre beklenilen inflamatuar yanıt artışıyla uyumlu sonuçlar olarak değerlendirilmiştir. Preeklampsi multisistemik bir sendromdur ve en fazla etkilenen organlardan birisi de karaciğerdir. Bu nedenle karaciğer fonksiyonlarını değerlendiren temel markerların yanı sıra APRI ve fib-4 indekslerinin erken dönemde preeklamptik kadında değişip değişmediğini ve preeklampsiyi öngörmemizde faydası olup olmadığını araştırdık. Preeklampsi gelişen grupta ilk trimesterda APRI ve Fib-4 değerlerinin istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek olduğunu saptadık. Buna göre APRI için %59.5 sensitivite ve %69.2 spesifite ile 0.0503 değeri preeklampsi öngörüsü için cut-off olarak belirlenmiştir. Fib-4 için %52.5 sensitivite ve %67.2 spesifite ile cut-off değeri 0.0769 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak preeklampsi yüksek maternal ve fetal morbidite ve mortalite ile seyreden, multisistemik bir sendromdur. Etyolojisinde tek bir neden olmamasından dolayı prediksiyon için kullanılan parametreler sınırlı kalmaktadır. İlk trimester parametreleri açısından değerlendirildiğinde multifaktöriyel patofizyolojisi göz önünde bulundurulduğunda APRI ve Fib-4 preeklampsi öngörüsünde faydalı parametreler olarak görülmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: Preeclampsia is a pathology classified among the hypertensive disorders of pregnancy and affects multiple systems. It is a significant cause of not only maternal but also fetal and perinatal morbidity and mortality. Since preeclampsia is a multisystemic disease and the liver is frequently one of the affected organs, parameters used to assess liver function can also be utilized in the prediction of preeclampsia. For this purpose, the APRI score and Fib-4 index—originally developed to evaluate liver fibrosis—will be used to attempt to predict preeclampsia in the first trimester. The aim of this study is to investigate the role of the APRI score and Fib-4 index in the prediction of preeclampsia during the first trimester. Materials and Methods: This retrospective case-control study was conducted at the Department of Obstetrics and Gynecology, Ankara Bilkent City Hospital, and includes a total of 200 patients who were diagnosed with preeclampsia and met the inclusion and exclusion criteria between January 2023 and January 2025 after presenting to the Perinatology Clinic. A control group of 200 patients was randomly selected from low-risk pregnant women who also presented to the hospital during the same period, had singleton pregnancies, were between 18 and 45 years of age, and had no systemic or fetal diseases. The hemogram parameters, APRI score, and FIB-4 index of these patients during the first trimester were retrospectively analyzed. Inclusion criterias: The study group consisted of pregnant women aged 18–45 with singleton pregnancies who were diagnosed with hypertensive disorders of pregnancy (preeclampsia, eclampsia, superimposed preeclampsia, gestational hypertension, HELLP) and had no other systemic diseases. The control group consisted of randomly selected pregnant women with singleton pregnancies aged 18–45, without any systemic or fetal diseases, considered low-risk, and who presented to the hospital during the same period. Exclusion criterias: Patients with multiple pregnancies, those diagnosed with conditions other than hypertensive disorders of pregnancy, and those whose first trimester laboratory records could not be accessed were excluded from the study. Findings: The demographic characteristics of patients compared. According to the results, there were no significant differences between the two groups in terms of age, gravida, or the gestational weeks at which the parameters were evaluated (p>0.05). According to the results of comparison of the groups for the hemogram and biochemistry parameters in the preeclampsia group, levels of AST (p<0.001), ALT (p<0.05), white blood cell count (p<0.05), lymphocyte count (p<0.05), monocyte count (p<0.001) and percentage (p<0.05), platelet count (p<0.05), MPV (p<0.001), and PCT (p<0.001) were significantly higher. In contrast, basophil percentage (p<0.05) and PDW (p<0.05) were significantly lower. APRI score (p<0.001) and Fib-4 index (p<0.001) were also found to be significantly higher in the preeclampsia group. Logistic regression analysis conducted using the parameters that were significantly different in the preeclampsia group. The analysis revealed a statistically significant association between increased levels of PCT, APRI, and Fib-4, and decreased levels of PDW, with the development of preeclampsia (p<0.05). The cut-off values of first-trimester APRI and Fib-4 levels in predicting preeclampsia were determined. The APRI score was found to have a cut-off value of 0.0503 with 59.5% sensitivity and 69.2% specificity (AUC=0.661; p<0.001), while the Fib-4 score had a cut-off value of 0.0769 with 52.5% sensitivity and 67.2% specificity (AUC=0.596; p<0.001). Then the preeclampsia group was further divided into severe and mild subgroups, a comparison of laboratory parameters between these two subgroups was performed. According to the results, erythrocyte count, platelet count, PCT, and ALT levels were significantly lower in the severe preeclampsia group compared to the mild group (p<0.05). Conclusion: In this study, we aimed to investigate whether the development of preeclampsia could be predicted early using hemogram parameters and markers of liver function—such as APRI and Fib-4—during the first trimester, which is the most critical period for placentation. Our results showed that among the first-trimester hemogram parameters, white blood cell count, lymphocyte count, monocyte count and percentage, basophil percentage, platelet count, MPV, AST, and ALT levels were significantly higher in the preeclampsia group. These findings were interpreted as being consistent with the expected increase in inflammatory response according to the pathophysiology of preeclampsia. Preeclampsia is a multisystemic syndrome, and one of the most frequently affected organs is the liver. Therefore, in addition to basic markers used to assess liver function, we investigated whether APRI and Fib-4 indices change in early pregnancy in women who develop preeclampsia and whether they could be useful in predicting the condition. We found that APRI and Fib-4 values were significantly higher in the first trimester among the group that developed preeclampsia. Accordingly, for APRI, a cut-off value of 0.0503 was determined with 59.5% sensitivity and 69.2% specificity for predicting preeclampsia. For Fib-4, the cut-off value was 0.0769 with 52.5% sensitivity and 67.2% specificity. In conclusion, preeclampsia is a multisystemic syndrome associated with high maternal and fetal morbidity and mortality. Due to the absence of a single underlying cause, the parameters used for prediction remain limited. When evaluated in terms of first-trimester parameters and considering its multifactorial pathophysiology, APRI and Fib-4 appear to be useful markers in predicting preeclampsia.
Benzer Tezler
- HİPEREMEZİS GRAVİDARUMDA BİYOKİMYASAL VE HEMOGRAM PARAMETRELERİ İLE TÜRETİLMİŞ İNFLAMATUAR İNDEKSLERİN TANISAL VE PROGNOSTİK DEĞERİ
THE DIAGNOSTIC AND PROGNOSTIC VALUE OF INFLAMMATORY INDICES DERIVED FROM BIOCHEMICAL AND HEMOGRAM PARAMETERS IN HYPEREMESIS GRAVIDARUM
BÜŞRA ÇAĞLAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DENİZ OLUKLU
- İlk trimester vizitindeki hemogram parametrelerinin rekürren abortusu öngörmedeki rolü
The role of hemogram parameters in the first trimester visit in predicting recurrent abortus
İREM GÜLER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Kadın Hastalıkları ve DoğumŞifa ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. GÜLÜZAR ARZU TURAN
- Kliniğimizde takip edilen intrahepatik kolestazlı gebelerin ve sağlıklı gebelerin ilk trimester hemogram parametrelerinden inflamatuar belirteçlerin karşılaştırılması
A comparison of inflammatory markers from the first trimester hemogram parameters of pregnancy with intrahepatic cholestas and healthy pregnancy followed in our clinic
OKTAY ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ARZU YAVUZ
- İlk trimester hematokrit, sistemik inflamatuar indeks ve uterin arter doppler sonuçları ile uteroplasental yetmezliklerin ilişkisi
The relationship of first-trimester hematocrit, systemic inflammatory index, and uterine artery doppler findings with uteroplacental insufficiencies
YASİN ANASIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PAKİZER BANU KILIÇOĞLU DANE
- İlk trimesterde düşük PAPP-A MoM değerleri ile hematolojik indekslerin maternal ve perinatal sonuçlarla ilişkisi
Association of low first-trimester PAPP-A MoM values and hematological indices with maternal and perinatal outcomes
İREM PEKER ULUATA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZELİHA ATAK