POSTPRANDİYAL HİPOGLİSEMİ DÜŞÜNÜLÜP ORAL GLUKOZ TOLERANS TESTİ (OGTT) VE KARIŞIK ÖĞÜN TOLERANS TESTİ (MİXED MEAL TOLERANCE TESTİ) YAPILMIŞ HASTALARDA ANKSİYETE DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ
EVALUATION OF ANXIETY IN PATIENTS WITH POSTPRANDIAL HYPOGLYCAEMIA WHO UNDERWENT ORAL GLUCOSE TOLERANCE TEST (OGTT) AND MIXED MEAL TOLERANCE TEST (MİXED MEAL TOLERANCE TEST)
- Tez No: 955285
- Danışmanlar: ÖĞR. GÖR. DİLEK GENEŞ KAYA, PROF. DR. ALPASLAN KEMAL TUZCU, ÖĞR. GÖR. ELİF ATEŞ BUDAK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dicle Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, postprandiyal hipoglisemi ön tanısıyla başvuran ve tanısal değerlendirme amacıyla OGTT veya MMT uygulanmış, 18–65 yaş aralığında, diyabet, adrenal yetmezlik, malignite ve tiroid fonksiyon bozuklukları gibi eşlik eden sistemik hastalıkları bulunmayan bireylerde anksiyete düzeylerini değerlendirmektir. Çalışmanın bir diğer amacı, postprandiyal hipoglisemi ile anksiyete arasındaki olası istatistiksel ilişkiyi belirlemektir. Bu sayede, tanı sürecinde psikolojik etmenlerin göz önünde bulundurulmasının gerekliliği vurgulanarak, biyopsikososyal yaklaşımın önemine dikkat çekilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, 01.01.2021-01.04.2025 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniği'ne postprandiyal hipoglisemi (PPH) şüphesiyle başvuran ve tanısal amaçla OGTT ya da MMT uygulanmış toplam 62 bireyi kapsamaktadır. Araştırmada yer alan katılımcıların biyokimyasal ve klinik verileri retrospektif olarak hasta dosyalarından elde edilmiştir. Buna karşılık psikolojik değerlendirme süreci, standardize edilmiş anket formları olan Beck Anksiyete Formu ve Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği kullanılarak prospektif olarak yürütülmüştür. Bu bağlamda çalışma, hem tanımlayıcı hem de analitik boyutlar içeren, nicel ve nitel veri toplama süreçlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem yaklaşımı ile tasarlanmış bir klinik araştırma niteliği taşımaktadır. Bulgular: Bu çalışmaya toplam 62 hasta dahil edilmiştir. Katılımcıların yaş ortalaması 35,19 ± 11,30 yıl olup, cinsiyet dağılımı %67,7 kadın ve %32,3 erkek olarak belirlenmiştir. Hastaların ortalama vücut kitle indeksi (VKİ) 25,63 ± 4,21 kg/m² olarak hesaplanmıştır. Hastaların %3,2'si alkol, %46,8'i sigara kullanmaktadır. Postprandiyal hipoglisemi durumuna göre cinsiyet dağılımı değerlendirildiğinde; hipoglisemi bulunan hastaların %85,7'si kadın, %14,3'ü erkektir. Kadın oranı hipoglisemi bulunanlarda anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Postprandiyal hipoglisemiye göre ACTH düzeyleri, hipoglisemi bulunanlarda 16,13 ± 8,81 pg/mL, bulunmayanlarda 22,46 ± 9,63 pg/mL olarak ölçülmüş ve hipoglisemi grubunda anlamlı düzeyde daha düşük bulunmuştur. OGTT grubunda 60. ve 120. dakikada glukoz ve insülin düzeyleri MMT grubuna göre daha yüksek, 240. ve 300. dakikada ise daha düşüktür. Her iki test sonrası da glukoz ve insülin düzeylerinde anlamlı düşüş gözlenmiştir. Anksiyete değerlendirmesinde, Beck Ölçeğine göre hastaların %27,4'ü hafif, %35,5'i orta, %30,6'sı şiddetli anksiyete düzeyindedir. HADS'e göre ise hastaların %24,2'sinde anksiyete mevcuttur. Sonuç: Bu çalışma, postprandiyal hipoglisemi (PPH) şüphesiyle değerlendirilen bireylerde OGTT ve MMT protokollerinin glukoz-insülin yanıtları, hipoglisemi sıklığı ve anksiyete düzeylerine etkilerini karşılaştırmalı olarak incelemiştir. OGTT uygulanan bireylerde 60. ve 120. dakikalarda glukoz ve insülin düzeylerinin MMT grubuna göre daha yüksek, 240. ve 300. dakikalarda ise daha düşük olduğu saptanmıştır. Her iki test sonrası da glukoz ve insülin düzeylerinde anlamlı düşüşler gözlenmiştir. Elde edilen bulgular, OGTT'nin fizyolojik olmayan glukoz yükü nedeniyle PPH'yi MMT'ye kıyasla daha sık ve belirgin şekilde tetiklediğini göstermektedir. PPH tanısı alan bireylerde daha düşük ACTH düzeyleri, hipoglisemiye karşı beklenen karşı-regülatuvar endokrin yanıtın bu grupta yetersiz olabileceğini düşündürmektedir. Bu veriler, PPH'nin yalnızca metabolik değil, psikolojik tepkiler üzerinde de etkili olabileceğini göstermekte; dolayısıyla PPH değerlendirmesinde hem biyolojik hem psikososyal bileşenleri kapsayan bütüncül bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
Purpose:The aim of this study is to evaluate anxiety levels in individuals aged 18–65 who presented with a preliminary diagnosis of postprandial hypoglycaemia and underwent diagnostic assessment using either the Oral Glucose Tolerance Test (OGTT) or the Mixed Meal Test (MMT), excluding those with comorbid systemic conditions such as diabetes, adrenal insufficiency, malignancy, or thyroid dysfunction. An additional objective is to investigate the potential statistical association between postprandial hypoglycaemia and anxiety. By doing so, the study aims to highlight the necessity of considering psychological factors during the diagnostic process and to emphasise the importance of a biopsychosocial approach in the clinical management of this condition. Materials and Methods:This study includes a total of 62 individuals who presented with suspected postprandial hypoglycaemia (PPH) and underwent diagnostic evaluation using either the Oral Glucose Tolerance Test (OGTT) or the Mixed Meal Test (MMT) at the Endocrinology and Metabolic Diseases Outpatient Clinic of Dicle University Faculty of Medicine Hospital between 01 January 2021 and 01 April 2025. The biochemical and clinical data of the participants were retrospectively obtained from patient records. In contrast, the psychological assessment was conducted prospectively using standardised questionnaires, namely the Beck Anxiety Inventory and the Hospital Anxiety and Depression Scale. Accordingly, this study is designed as a clinical investigation employing a mixed-methods approach, combining both descriptive and analytical dimensions with the integration of quantitative and qualitative data collection processes. Findings A total of 62 patients were included in the study. The mean age of the participants was 35.19±11.30 years, with a gender distribution of 67.7% female and 32.3% male. The mean body mass index (BMI) was calculated as 25.63±4.21 kg/m². Among the participants, 3.2% reported alcohol use and 46.8% reported smoking. When gender distribution was evaluated according to the presence of postprandial hypoglycaemia, 85.7% of patients with hypoglycaemia were female and 14.3% were male, with the proportion of women being significantly higher in the hypoglycaemic group. ACTH levels were found to be significantly lower in patients with hypoglycaemia (16.13±8.81 pg/mL) compared to those without(22.46±9.63 pg/mL). In the OGTT group, glucose and insulin levels were higher at the 60th and 120th minutes and lower at the 240th and 300th minutes compared to the MMT group. A significant decrease in both glucose and insulin levels was observed following both test protocols. Regarding anxiety assessment, according to the Beck Anxiety Inventory, 27.4% of patients had mild, 35.5% moderate, and 30.6% severe anxiety levels. Based on the Hospital Anxiety and Depression Scale (HADS), anxiety was present in 24.2% of the participants. Results:This study conducted a comparative analysis of the effects of OGTT and MMT protocols on glucose-insulin responses, the frequency of postprandial hypoglycaemia (PPH), and anxiety levels in individuals evaluated for suspected PPH. In the OGTT group, glucose and insulin levels were higher at the 60th and 120th minutes and lower at the 240th and 300th minutes compared to the MMT group. A significant decline in glucose and insulin levels was observed following both testing protocols. The findings indicate that, due to its non-physiological glucose load, the OGTT triggers postprandial hypoglycaemia (PPH) more frequently and more markedly compared to the mixed meal test (MMT). Lower ACTH levels observed in individuals diagnosed with PPH suggest a potentially inadequate counter-regulatory endocrine response to hypoglycaemia in this group. These results highlight that PPH may impact not only metabolic but also psychological responses, thereby underscoring the need for a holistic approach in the evaluation of PPH—one that encompasses both biological and psychosocial components.
Benzer Tezler
- Tıp II diabetlilerde kontrollü diyet uygulanması yanında, yeme alışkanlıklarına uygun baharat veya diabetik acıbadem kurabiyesi tüketiminin postprandiyal kan şekeri, insülin düzeyine etkisi üzerine bir araştırma
Başlık çevirisi yok
F.MAHİNUR GÜRDAĞ
Doktora
Türkçe
1988
Beslenme ve DiyetetikHacettepe ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NAZAN BOZKURT
- Gebelik kolestazında parasetamol ve litokolik asitin sulfasyon ve glukuronidasyon durumunun değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
MEHMET YÜCESOY
- Helicobacter pylorinin hipergastrinemi ve duodenum ülseri oluşumuna etkisi
Başlık çevirisi yok
SELİM NAK
- Tip 1 diabetes mellitusta idrar alfa-1- mikroglobulin düzeyleri ve HbA1v ve diğer parametrelerle ilişkisi
Başlık çevirisi yok
MUALLA TOK
- Tip II diabetes mellituslu olgularda hasta eğitiminin metabolik kontrola etkisi
Başlık çevirisi yok
GÜLER ÇORAKÇI