Geri Dön

Malign üreteral obstruksiyon nedenli hidronefroz gelişen hastalarda üreteral stent pasajını etkileyen faktörler

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 952932
  2. Yazar: MEHMET BURAK DOĞRUSEVER
  3. Danışmanlar: UZMAN UTKU CAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Malign üreteral obstrüksiyon (MÜO); üreterin eksternal basıya maruz kaldığı ve ürolojik açıdan morbiditeyi arttıran bir durumdur. Malign üreteral obstrüksiyon tedavisinde üreteral stent takılması ve nefrostomi takılması şeklinde iki tedavi yöntemi öne çıkmaktadır. Çalışmadaki amacımız üreteral stent pasajını etkileyen faktörleri tanımlamak ve bu şekilde malignite hastaları için en ideal tedavi yöntemini seçebilmektir. Gereç ve Yöntem: 2008-2023 yılları arasında MÜO nedeniyle üreteral stent takılabilen/takılması denenen hastalar retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Çalışma kriterlerine uyan 103 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm hastaların demografik verileri, Charlson Komorbidite İndeksi (CCI), primer kanser türü, primer kanser için tedavi alıp almadığı, almış ise tedavi şekli, tedavi öncesi serum kreatin değerleri kaydedilmiştir. Preoperatif Bilgisayarlı Tomografi (BT) bulgularına göre üreter duvar kalınlığı (ÜDK), darlık proksimalindeki üreter çapı (ÜÇP), hidronefroz derecesi, darlık seviyesi, basının orifise olan mesafesi incelenmiştir. Bulgular: Gruplar arasında yaş, vücut kitle indeksi (VKİ), CCI, hidronefroz derecesi, eksternal bası seviyesi, eksternal basının üreter orifisine mesafesi (EBOM), stentleme öncesi serum kreatin değeri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. Gruplar arasında primer kanser için alınan tedaviler incelendiğinde radyoterapi almış olmak anlamlı bir fark oluşturmamıştır (p=0,7). Ancak pelvik cerrahi yapılmış olan 49 hastanın hiçbirine üreteral stent pasajı sağlanamamıştır (p<0,001). Preoperatif BT sonuçları incelendiğinde; ÜÇP Stent grubunda 6,8mm iken, perkütan nefrostomi (PKN) grubunda 11,3mm saptanmıştır (p<0,001). Üreter duvar kalınlığı (ÜDK) ise Stent grubunda 1,7mm iken, PKN grubunda 1,94mm olarak bulunmuştur (p=0,026). Lojistik regresyon analizine göre 8.25 mm üzeri üreter çapı ve 1.79 mm üzeri ÜDK stent başarısızlığı riskini artırdığı tespit edilmiştir (Odds oranı=1.56, %95 Güven Aralığı, p=0.003 ve Odds oranı=1.96, %95 Güven Aralığı, p=0.037; sırasıyla). Sonuç: Malign üreteral obstrüksiyon yönetiminde preoperatif BT'de hesaplanabilen ÜDK ve ÜÇP ölçümlerinin üreteral stent başarısızlığını öngörmede etkili ve pratik bir yöntem olduğu kanaatindeyiz. Ek olarak hastalarda pelvik cerrahi öyküsü ve primer kanser kökeni sorgulanmasının gereksiz stent uygulamalarının önüne geçebileceğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Introduction: Malignant ureteral obstruction (MUO) is a condition where the ureter is exposed to external compression, leading to increased urological morbidity. In the treatment of malignant ureteral obstruction, two primary methods, ureteral stenting and percutaneous nephrostomy (PCN), are commonly used. The aim of this study is to identify the factors affecting the passage of ureteral stents and, in turn, select the most ideal treatment method for patients with malignancy. Materials and Methods: A retrospective analysis was conducted on patients who underwent or were attempted to undergo ureteral stenting for MUO between 2008 and 2023. A total of 103 patients who met the study criteria were included. Demographic data, Charlson Comorbidity Index (CCI), primary cancer type, whether the patient had received treatment for the primary cancer, the type of treatment (if applicable), and pre-treatment serum creatinine levels were recorded. Preoperative Computed Tomography (CT) findings were examined, including ureteral wall thickness (UWT), ureteral diameter proximal to the stenosis , degree of hydronephrosis, level of stenosis, and the distance from the stenosis to the ureteral orifice. Results: No statistically significant differences were found between the groups regarding age, body mass index , CCI, degree of hydronephrosis, level of external compression, distance of external compression to the ureteral orifice and serum creatinine levels prior to stenting. When the treatments received for the primary cancer were analyzed, receiving radiotherapy did not result in a significant difference (p=0.7). However, none of the 49 patients who had undergone pelvic surgery had successful ureteral stenting (p<0.001). Preoperative CT results revealed that the ureteral diameter in the stent group was 6.8 mm, while in the PCN group, it was 11.3 mm (p<0.001). Ureteral wall thickness was 1.7 mm in the stent group and 1.94 mm in the PCN group (p=0.026). Logistic regression analysis indicated that a ureteral diameter >8.25 mm and UWT >1.79 mm increased the risk of stent failure (Odds Ratio = 1.56, 95% Confidence Interval, p=0.003 and Odds Ratio = 1.96, 95% Confidence Interval, p=0.037, respectively). Conclusion: We believe that the preoperative CT-measured UWT and UDPS are effective and practical methods for predicting ureteral stent failure in the management of malignant ureteral obstruction. Furthermore, we suggest that investigating the patient's history of pelvic surgery and the primary cancer origin may prevent unnecessary stent placement.

Benzer Tezler

  1. Benign ve malign nedenlere bağlı gelişen obstrüktif üropatilerde ultrason yardımlı perkütan nefrostomi uygulamalarının başarı ve komplikasyon oranlarının değerlendirilmesi

    Assesment of success and complication rates of ultrason guided percutaneous nephrostomy for obstructive uropathy in benign and malign cases

    MEHMET SALİH KÖSE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    ÜrolojiDicle Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YAŞAR BOZKURT

  2. Maligniteye sekonder hidronefroz gelişen hastalarda perkütan nefrostomi takılması sonrası alınan kültür örnekleriyle etkenlerin tespit edilmesi ve takiplerinin optimal süresinin belirlenerek klinik seyrin ortaya konması

    Identification of pathogens from culture samples after percutaneous nephrostomy in patients with malignancy-related hydronephrosis and determination of the optimal follow-up duration based on clinical course

    MAHMUT SELMAN MERT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    ÜrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DR. OSMAN MURAT İPEK

  3. Üreteral stentlerde enfeksiyon önleyici antibakteriyel fırça tipi polimer aşılamanın geliştirilmesi

    Development of antibacterial polymer brush grafting on ureteral stent to prevent infection

    MERVE GÜLTEKİNOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    KimyaHacettepe Üniversitesi

    Biyomühendislik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KEZBAN ULUBAYRAM

  4. Beklenmeyen iyatrojenik üreteral yaralanmaya bağlı rekonstrüksiyonun sonuçları

    Results of reconstruction due to unexpected iatrogenic ureteral injury

    GÖKHAN KARAKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    ÜrolojiHacettepe Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERDAR TEKGÜL

  5. İyatrojenik üriner sistem yaralanmalarında perkütan tedavi

    Percutaneous treatment in iatrogenic urinary system injuries

    SELİN ARDALI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Radyoloji ve Nükleer TıpHacettepe Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DEVRİM AKINCI