Geri Dön

Tip 2 Diyabetes Mellitus hastalarda metabolik kontrol durumlarının değerlendirilmesi

Evaluation of metabolic control of patients with Type 2 Diabetes Mellitus

  1. Tez No: 948903
  2. Yazar: HARBI. ABUHADWAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA KOÇAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Diyabetik Retinopati, Komplikasyon, Metabolik Kontrol, Tip 2 Diyabetes Mellitus, Complications, Diabetic, Retinopathy, Metabolic Control, Type 2 Diabetes Mellitus
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Karadeniz Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniğine 01 Ocak 2024 – 31 Aralık 2024 tarihleri arasında başvuran ve Tip 2 Diyabetes Mellitus (DM) tanısı almış 1000 hastanın demografik, klinik ve biyokimyasal özelliklerinin retrospektif olarak değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Çalışmanın temel amacı; hastaların yaş, cinsiyet, beden kitle indeksi (VKİ), diyabet süresi, kullandıkları tedavi yöntemleri gibi özelliklerini analiz etmek ve bu özelliklerle metabolik kontrol hedeflerine ulaşma durumlarını karşılaştırarak, komplikasyon gelişimi ile olası ilişkileri ortaya koymaktır. Çalışmaya dahil edilen bireylerin %52'si erkek, %48'i kadın olup, ortalama yaş 62,2 ± 12,0 yıl olarak saptanmıştır. Katılımcıların ortalama diyabet yaşı 8,5 ± 7,6 yıl iken, ortalama VKİ değeri 31,4 ± 5,8 kg/m² olarak bulunmuş ve hastaların büyük çoğunluğunun fazla kilolu veya obez sınıfında yer aldığı belirlenmiştir. VKİ'nin 30'un üzerinde olması, bu popülasyonda obezitenin yaygın olduğunu göstermektedir. Biyokimyasal parametrelerin değerlendirilmesinde; hastaların ortalama HbA1c düzeyi %8,4 ± 1,9 olup, optimal metabolik kontrolün oldukça altında kalındığı görülmektedir. Hastaların sadece %26,3'ünün HbA1c düzeyi %7'nin altında iken, geri kalan %73,7'lik büyük bir çoğunluğunun hedefin üzerinde değerlere sahip olduğu belirlenmiştir. Benzer şekilde ortalama açlık kan şekeri (AKŞ) değeri 167,1 ± 73,9 mg/dL, LDL kolesterol düzeyi 117,5 ± 39,2 mg/dL, HDL kolesterol düzeyi 49,1 ± 12,5 mg/dL ve trigliserid düzeyi 161,5 ± 95,6 mg/dL olarak hesaplanmıştır. Cinsiyetler arası karşılaştırmalarda; kadın hastaların HDL düzeylerinin erkeklere göre anlamlı derecede daha yüksek olduğu (51,8 ± 12,6 mg/dL vs. 46,1 ± 11,5 mg/dL; p<0.001), buna karşın erkek hastaların komplikasyon oranlarının daha yüksek olduğu (%52,5'e karşılık %36,7; p<0.001) saptanmıştır. Komplikasyonlar açısından değerlendirildiğinde; hastaların %44,9'unda diyabete bağlı en az bir kronik komplikasyon geliştiği görülmüştür. En sık karşılaşılan komplikasyonlar arasında aterosklerotik kardiyovasküler hastalıklar (ASKH) (%57,3), albuminüri (%32,5) ve diyabetik retinopati (%25,1) yer almaktadır. Ayrıca %5 hastada serebrovasküler olay (SVO), %2,3 hastada ise diyabetik ayak komplikasyonu saptanmıştır. VKİ ile komplikasyon gelişimi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir (p=0,612), bu durum VKİ dışındaki faktörlerin (diyabet süresi, metabolik kontrol durumu vb.) komplikasyon gelişiminde daha belirleyici olabileceğini düşündürmektedir. Tedavi yaklaşımlarının incelenmesi sonucunda; hastaların %41,9'unun yalnızca oral antidiyabetik (OAD) ilaç kullandığı, %17,2'sinin sadece tıbbi beslenme tedavisi ile takip edildiği, %13,8'inin birden fazla insülin türü ile tedavi edildiği, %15,2'sinin ise insülin ve OAD kombinasyonu ile tedavi edildiği belirlenmiştir. Bu bulgular, hastaların önemli bir kısmının insüline geçiş gerektirecek metabolik düzeylerde olduğunu ve tedavi uyumunun kritik bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır.Yaş gruplarına göre HbA1c düzeyleri karşılaştırıldığında; en yüksek ortalama değerin 30-39 yaş grubunda (%10,1 ± 2,5) olduğu, bunu 40-49 yaş grubu (%8,8 ± 1,7) ve 50-59 yaş grubu (%8,4 ± 1,8) takip ettiği saptanmıştır. En düşük HbA1c ortalaması ise 70 yaş ve üzeri grupta (%8,1 ± 1,6) bulunmuştur. Bu durum, genç hasta grubunda metabolik kontrolün daha yetersiz olduğunu ve bu grupta tedaviye uyumun ya da yaşam tarzı değişikliklerinin daha problemli olabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, bu çalışma Tip 2 DM hastalarında metabolik hedeflere ulaşma oranlarının düşük olduğunu, erkek hastaların komplikasyon riskinin daha yüksek olduğunu ve genç yaş gruplarında metabolik kontrolün daha zayıf olduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, hasta takibinde daha bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına ihtiyaç duyulduğunu ve komplikasyonların önlenmesi için metabolik parametrelerin daha etkin kontrol edilmesi gerektiğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

This study aims to retrospectively evaluate the demographic, clinical, and biochemical characteristics of 1000 patients diagnosed with Type 2 Diabetes Mellitus (DM) who applied to the Endocrinology and Metabolism Diseases outpatient clinic of Karadeniz Technical University (KTU) Farabi Hospital between January 1 and December 31, 2024. The primary goal is to analyze patients' age, gender, body mass index (BMI), duration of diabetes, and treatment modalities, and to determine the rates of achieving metabolic control targets and their relationship with the development of diabetic complications. Among the patients included in the study, 52% were male and 48% were female, with a mean age of 62.2 ± 12.0 years. The mean duration of diabetes was 8.5 ± 7.6 years, and the mean BMI was calculated as 31.4 ± 5.8 kg/m², indicating that the majority of the patients were overweight or obese. In the evaluation of biochemical parameters, the mean HbA1c level was found to be 8.4 ± 1.9%, suggesting inadequate metabolic control in a large proportion of the cohort. Only 26.3% of the patients had HbA1c levels below 7%, while the remaining 73.7% had values above the recommended target. The mean fasting plasma glucose (FPG) was 167.1 ± 73.9 mg/dL, mean LDL cholesterol was 117.5 ± 39.2 mg/dL, mean HDL cholesterol was 49.1 ± 12.5 mg/dL, and mean triglyceride level was 161.5 ± 95.6 mg/dL. When comparing sexes, HDL levels were significantly higher in female patients compared to males (51.8 ± 12.6 mg/dL vs. 46.1 ± 11.5 mg/dL; p<0.001), whereas the complication rate was significantly higher among male patients (52.5% vs. 36.7%; p<0.001). Overall, 44.9% of the patients had developed at least one chronic diabetic complication. The most common complications were atherosclerotic cardiovascular disease (ASCVD) (57.3%), albuminuria (32.5%), and diabetic retinopathy (25.1%). Additionally, cerebrovascular events were observed in 5% of the patients, and diabetic foot complications were present in 2.3%. No statistically significant relationship was found between BMI and complication development (p=0.612), suggesting that factors other than BMI (e.g., disease duration, glycemic control) may be more influential in the development of complications. Regarding treatment modalities, 41.9% of the patients were on oral antidiabetic drugs (OAD) only, 17.2% were managed with medical nutrition therapy alone, 13.8% were using multiple types of insulin, and 15.2% were treated with a combination of insulin and OAD. These results indicate that a significant portion of the cohort required intensive therapy and emphasize the importance of treatment adherence. In terms of age-specific HbA1c distribution, the highest mean values were observed in the 30–39 age group (10.1 ± 2.5%), followed by the 40–49 (8.8 ± 1.7%) and 50–59 (8.4 ± 1.8%) age groups. The lowest mean HbA1c was seen in patients aged 70 years and above (8.1 ± 1.6%). This suggests that younger patients may have more difficulty achieving adequate glycemic control, potentially due to poor treatment adherence or inadequate lifestyle modifications. In conclusion, this study demonstrates that the rate of achieving glycemic targets in patients with T2DM is suboptimal, with male patients exhibiting a higher risk of complications. Younger patients showed poorer glycemic control compared to older age groups. These findings underscore the need for individualized treatment strategies and more effective management of metabolic parameters to prevent complications.

Benzer Tezler

  1. Endokrinoloji bölümünde takip edilen diyabetik hastaların kan şekeri regülasyonu ve metabolik kontrol durumlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of the blood glucose regulation and the metabolic control status of the diabetic patients who was followed in endocrinology clinic

    ÖZLEM KUDAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıDüzce Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YUSUF AYDIN

  2. Tip 1 diyabet tanısı alan çocuklarda d vitamini durumu ve klinik başvuru özellikleri ile ilişkisi

    Vitamin d status and its association with clinical properties at presentation in children with type 1 diabetes

    AJDA MUTLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKocaeli Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞÜKRÜ HATUN

  3. Hipotiroidizmi olan ve olmayan ötiroidik tip 2 diyabetik hastalarda kan şeker regülasyonunun değerlendirilmesi

    Evaluation of glycemic regulation in euthyroid type 2 diabetic patients with and without history of hypothyroidism

    ŞİRİN TOKA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AKIN DAYAN

  4. Tip 2 diyabetli hastalarda krononütrisyon profili ve yeme jetlagı ile metabolik kontrol arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Chrononutrion profile eating jetlag in patients with type 2 diabetes evaluation of the relationship between metabolic control

    BUSE ERTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Beslenme ve DiyetetikHacettepe Üniversitesi

    Beslenme Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEHRA BÜYÜKTUNCER DEMİREL

  5. Sleeve gastrektomi yapılan obez hastalarda oluşan kilo kaybı mekanizmasında enteroendokrin cevabın sitrülin ve I-FABP düzeyleriyle değerlendirilmesi ve tip 2 diyabetes mellitus remisyonu ilişkisi

    The evaluation of the enteroendocrine response with citrulin and I-FABP levels in the mechanism of weight loss occuring in obesie patients who performed sleeve gastrectomy and the relationship with type 2 diabetes mellitus remittion

    MUHAMMED ALİ AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    BiyokimyaSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜZİN AYKAL