Hastalarda yumurta toplama işlemisırasında ağrı eşiği ile analjezik tüketimiarasındaki korelasyon. Açık etiket, tek kol,non randomize çalışma
Correlation between pain threshold and analgesicconsumption during oocyte collection in patients. An openlabel, single arms, non-randomized study
- Tez No: 945559
- Danışmanlar: PROF. DR. FATİH UĞUR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: Oosit aspirasyonu, Bilinçli sedasyon, Ağrı eşiği, Oocyteretrieval, Conscious sedation, Pain threshold
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Transvajinal oosit aspirasyonu (OPU) işlemi ağrılı bir işlem olarak değerlendirilebilir. OPU sırasında hastalara çeşitli anestezi yöntemleri uygulanır. Yapılan çalışmalarda uygulanan anestezik ajanların oosit kalitesi üzerine zararlı etkilerine dair veriler litaratürde mevcuttur. Biz bu çalışmada ağrı eşiği ölçülen hastaların ihtiyacı olan anestezi ile ağrı eşiklerinin korelasyonunu görmeyi ve gereksiz analjezik kullanımından kaçınmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma; prospektif, açık etiketli, tek kollu ve non-randomize olarak planlanmıştır. Çalışmaya Erciyes Üniversitesi Kadın Doğum kliniğinde IVF tedavisi nedeniyle oosit toplama işlemi uygulanacak 18-50 yaş arası 41 kadın hasta dahil edilmiştir. Hastalara Spielberg Durumluk (anlık) ve Sürekli Kaygı Ölçeği anketi yapılarak hastaların mevcut işlem öncesi stres ve kaygı düzeyleri değerlendirilerek kayıt altına alınmıştır. Hastalarda ağrı eşiği; algometre (Commander Echo Algometer JTECH Medical, midvale, UT, USA) ile bir kas bölgesinden (deltoid) ve iki kemik bölgesinden (başparmak ve midtibia) bilateral olarak üçer kez ölçülmüş; 3 bölgenin ortalaması alınarak genel vücut için basınç ağrı eşiği ortalaması hesaplanmıştır. Hastalar nabız oksimetresi, EKG ve noninvaziv kan basıncı aleti ile monitörize edilmiştir. İşlemden beş dakika önce intravenöz yolla 1.5 mg midazolam uygulanmıştır. Ardından bilinçli sedasyon yöntemi ile prosedür boyunca hastalara HKA ile 15 cc propofol %1 (150 mg), 5 cc fentanil (250 μg) den hazırlanan 20 cc mayiden her bolus 2 cc (15 mg propofol ve 25 μg fentanil) olacak şekilde kilitleme süresi olmadan verilmiştir. Hastalar ağrı hissettiklerinde HKA cihazı üzerindeki düğmeye basarak analjezik talep etmişlerdir. İşlem boyunca hastaların hemodinamik parametreleri (SAB, DAB, OAB, KAH, SpO2) RSS, FS değerleri kaydedilmiştir. İşlem sonrası hastalar ayılma ünitesinde bulantı, kusma ve solunum depresyonu açısından yakın takip edilmiştir. Toplam folikül sayısı, embriyo sayısı ve gebelik durumu kayıt altına alınmıştır. Veriler, uygun istatistiksel testler kullanılarak IBM SPSS v30 programında analiz edilmiş; anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. x Bulgular: Çalışmaya yaşları 21 ile 45 arasında değişen toplam 41 hasta dahil edilmiştir. Basınç ağrı eşiği ile fentanil ve propofol tüketimi ile hasta kontrollü analjezi (HKA) butonuna basma sayısı arasında istatistiksel olarak anlamlı ve iyi düzeyde negatif korelasyon saptanmıştır (p<0,001). Durumluk Kaygı Ölçeği (DKÖ) puanları ile fentanil ve propofol tüketimi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p=0,890). Sürekli Kaygı Ölçeği (SKÖ) puanları ile fentanil ve propofol tüketimi arasında ise düşük düzeyde pozitif korelasyon gözlenmiş (p=0,163), ancak bu ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Propofol ve fentanil tüketimini etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla DKÖ, SKÖ, yaş, VKİ, ASA, eğitim durumu ve basınç ağrı eşiği değişkenleri değerlendirilmiş; p<0,40 olanlar çoklu doğrusal regresyon modeline dahil edilmiştir. Geriye doğru eleme yöntemiyle oluşturulan nihai modelde yalnızca basınç aşğrı eşiği istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Postoperatif komplikasyonlar açısından değerlendirildiğinde, bulantı yaşayan hastaların fentanil ve propofol tüketimlerinin, bulantı yaşamayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir (p=0,001). Sonuç: Bu çalışmada, hasta kontrollü bilinçli sedasyon uygulanan transvajinal oosit aspirasyonu sırasında propofol ve fentanil tüketiminin hastaların basınç ağrı eşiği ile korelasyon gösterdiği bulunmuştur. Anksiyete düzeyi ve eğitim durumu da ilaç tüketimini etkileyen faktörler olarak değerlendirilmiş, ancak bu ilişkiler istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.
Özet (Çeviri)
Objective: Transvaginal oocyte retrieval (OPU) is a painful procedure that requires the use of various anesthetic techniques. Several studies in the literature have reported potential detrimental effects of anesthetic agents on oocyte quality. In this study, we aimed to investigate the correlation between the pain thresholds of patients, measured preoperatively, and the amount of anesthetic agents required during the procedure. Materials and Methods: This study was designed as a prospective, open-label, singlearm, non-randomized clinical investigation. A total of 41 female patients, aged between 18 and 50 years and scheduled to undergo transvaginal oocyte retrieval (OPU) as part of in vitro fertilization (IVF) treatment at Erciyes University Department of Obstetrics and Gynecology, were enrolled. To assess preprocedural stress and anxiety levels, all participants completed the Spielberger State-Trait Anxiety Inventory (STAI), which evaluates both state (situational) and trait (baseline) anxiety. Pain thresholds were measured using a pressure algometer (Commander Echo Algometer, JTECH Medical, Midvale, UT, USA) at one muscular site (deltoid) and two bony sites (thumb and midtibia) bilaterally. Each site was tested three times, and the mean value from the three regions was used to calculate an overall pressure pain threshold (PPT) average for the body. All patients were monitored with pulse oximetry, electrocardiography (ECG), and non-invasive blood pressure measurement. Five minutes prior to the procedure, 1.5 mg of intravenous midazolam was administered. Conscious sedation was subsequently initiated using patient-controlled analgesia (PCA). A 20 cc solution was prepared, consisting of 15 cc of 1% propofol (150 mg) and 5 cc of fentanyl (250 μg). This solution was delivered in 2 cc boluses (containing 15 mg propofol and 25 μg fentanyl) without a lockout interval. Patients were instructed to press the PCA button upon experiencing pain. Throughout the procedure, hemodynamic parameters, including systolic arterial pressure (SAP), diastolic arterial pressure (DAP), mean arterial pressure (MAP), heart rate (HR), and peripheral oxygen saturation (SpO₂), were continuously monitored. Additionally, Ramsay Sedation Score (RSS) and Facial Expression Scale (FS) values were recorded. xii Postoperatively, patients were closely monitored in the recovery unit for nausea, vomiting, and respiratory depression. The number of retrieved follicles, embryos, and pregnancy outcomes were also documented. The data were analyzed using appropriate statistical tests in IBM SPSS Statistics v30, with a significance level set at p<0.05. Results: A total of 41 patients aged between 21 and 45 years were included in the study. A statistically significant and strong negative correlation was found between pressure pain threshold and fentanyl and propofol consumption, as well as the number of times the patient-controlled analgesia (PCA) button was pressed (p<0.001). No statistically significant relationship was observed between State Anxiety Inventory (SAI) scores and fentanyl or propofol consumption (p=0.890). A weak positive correlation was found between Trait Anxiety Inventory (TAI) scores and anesthetic consumption (p=0.163); however, this correlation was not statistically significant. To determine the factors affecting propofol and fentanyl consumption, variables including SAI, TAI, age, BMI, ASA classification, education level, and pressure pain threshold were evaluated. Variables with p<0.40 were included in the multiple linear regression model. Using the backward elimination method, the final model revealed that only the pressure pain threshold was statistically significant (p<0.001). Regarding postoperative complications, patients who experienced nausea had significantly higher fentanyl and propofol consumption compared to those without nausea (p=0.001). Conclusion: In this study, it was found that propofol and fentanyl consumption during transvaginal oocyte retrieval under patient-controlled conscious sedation correlated with patients' pressure pain thresholds. Anxiety level and educational status were also considered as factors influencing drug consumption; however, these associations were not found to be statistically significant.
Benzer Tezler
- IVF tedavisi alan ve poor, normo ve high responder olan infertil bayan hastalarda follikül sıvısında AMH (Anti-Müllerian Hormon) ve inhibin A düzeyleri ve gebelik üzerine etkileri
Levels of AMH (Anti Müllerian Hormone) and inhibin A in the follicular fluid in whom poor responder, normoresponder, high responder patients having treatment for infertility and effects on pregnancy
MUSTAFA BARAN CELTEMEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RIFAT GÜRSOY
- Kliniğimizde ovaryan hiperstimülasyon sendromunun görülme insidansı
Incidence of ovarian hyperstimulation syndrome in the clinic
BİRGÜL TAŞÇI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Kadın Hastalıkları ve DoğumÇukurova ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET TURAN ÇETİN
- Yumurta alerjisi olan hastalarda doğal seyir ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi
The natural history of egg allergy and determination of the effective factors
HANDE YATAĞANBABA YİĞİT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EMİNE DİBEK MISIRLIOĞLU
- IVF yapılan polikistik over sendromlu hastalarda foliküler sıvıdaki anti-müllerian hormon, lipit profili ve oksidatif stres parametrelerinin, oosit, embriyo kalitesi ve gebelik ile ilişkisi
The correlation between follicular fluid anti-mullerian hormone, oxydative stress parameters, lipid profile levels and oocyte quality, embryo quality, pregnancy rates among women witf pcos undergoing IVF treatment
ÜMİT DOĞAN ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET ERDEM
- IVF yapılan normal ve düşük ovaryan yanıtlı hastalarda serum ve foliküler sıvılarında oksidatif stres parametrelerinin karşılaştırılması
Comparison of oxidative stress parameters in serum and follicular fluid of normal and LOW ovarian responder patients undergoing in vitro fertilization (İVF)
ROUJIN AKBARI HAMED
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERHAN DEMİRDAĞ