Geri Dön

COVİD-19 pandemisi sürecinin ST elevasyonlu miyokard enfarktüsü olan hastaların yönetimi üzerine etkileri ve sonuçları, retrospektif gözlemsel çalışma

Effects and outcomes of the COVID-19 pandemic on the management of patients with ST-elevation myocardial infarction

  1. Tez No: 931208
  2. Yazar: OSMAN MUHSİN ÇELİK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BURAK TURAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: ST elevasyonlu miyokard infarktüsü, COVID-19 pandemisi, perkütan koroner girişim, kapı-balon zamanı, total iskemik süre, ST-elevation myocardial infarction, COVID-19 pandemic, percutaneous coronary intervention, door-to-balloon time, total ischemic time
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Kocaeli Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: COVID-19 (Koronavirüs hastalığı-2019) pandemisi, sağlık hizmetleri üzerinde önemli bir yük oluşturmuş ve acil kardiyovasküler hastalıkların yönetiminde çeşitli zorluklara yol açmıştır. Bu çalışmada, COVID-19 pandemi sürecinin ST elevasyonlu miyokard infarktüsü (STEMİ) yönetimi üzerindeki etkileri; pandemi öncesi, pandemi dalgası süreci ve pandemi sonrası olmak üzere üç dönem halinde değerlendirilmiştir. STEMİ hastalarında başvuru süreleri, girişimsel stratejiler, anjiyografik prosedürel tercihler ve hastane içi klinik sonlanımlar açısından pandeminin etkileri incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, tek merkezli, retrospektif bir gözlemsel çalışmadır. Çalışmaya, STEMİ tanısı alarak primer perkütan koroner girişim (PKG) uygulanan ve hastanede takip edilen hastalar dahil edilmiştir. Pandemi öncesi, pandemi dalgası süreci ve pandemi sonrası olmak üzere üç farklı zaman dilimi; hastaların temel klinik özellikleri, anjiografik karakteristik özellikleri ve hastane içi klinik sonlanım ve mortalite açısından karşılaştırılmıştır. İstatistiksel analizler için SPSS v27.0 programı kullanılmış ve p ≤ 0.05 değeri istatistiksel anlamlılık kriteri olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen tüm hastalar total olarak değerlendirildiğinde ortalama yaş 60,08 ± 12,81 yıl olup, %19,4'ü kadındır. Pandemi dalgası öncesi dönemden (Nisan 2019- Nisan 2020) 248 STEMİ tanılı hasta ve pandemi dalgası döneminde (Nisan 2020- Nisan 2021) 163 STEMİ tanılı hasta ve pandemi dalgası sonrası dönemden (Nisan 2021-Nisan 2022) 240 STEMİ hastası olmak üzere toplamda 651 hasta dahil edilmiştir. Hastaların pandemi dalgası sürecinde STEMİ hastalarının semptom başlangıcı ile hastaneye başvuru sürelerinde (wave/postwave , 174,8 ± 132.1/132.6 ± 96.5, p: 0.004) , kapı-balon zamanı süresi (prewave/wave/postwave, 67.8 ± 37.8/80.4 ± 37/53.4 ± 21, p<0.001), total iskemik süre (prewave/wave/postwave, 217.6 ± 146.2 / 254.5 ± 138.4 / 186.2 ± 103.6, p:<0.001) ve başvuru esnasında troponin düzeyleri (prewave/wave/postwave, 11.2±16.05/ 19.6±18.8/ 13.5±17.6, p: <0.001) farkı istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ayrıca dönemler arasındaki hastaların hastaneye ulaşım şekli tercihleri karşılaştırması (p<0.01) ve postdilatasyon oranları karşılaştırması da (p: 0.009) istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Girişim yolu tercihlerinde pandemi sürecinde femoral giirşimde artma lehine yüzdesel değişimler gözlenmiş (prewave/wave/postwave, %51.2/%58.3/%46.3, p:0.08) ancak istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Kritik ek damar lezyonlarına aynı seansta müdahale oranı pandemi dalgası sürecinde azalma göstermiş (prewave/wave/postwave, %25.2/%11.7/%21 p:0.09) ancak bu değişim istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır. Sonuç: Çalışmamız, COVID-19 pandemisinin STEMİ yönetimi üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde değerlendiren ilk çalışmalar arasındadır. Bulgular, pandeminin STEMİ hastalarında başvuru sürelerini ve girişimsel prosedürleri etkilediğini göstermektedir. Özellikle pandemi dalgası sürecinde hasta başvurularındaki gecikmeler ve işlem sürelerindeki uzamalar, miyokardial hasar göstergelerinin daha yüksek olmasına neden olmuştur. Pandemi sonrası dönemde anjiyografik prosedürler de normale dönüş eğilimi gözlenmiştir. STEMİ hastalarının yönetiminde, kriz dönemlerine yönelik optimal stratejilerin belirlenmesi için geniş ölçekli, prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Özet (Çeviri)

Aim: The COVID-19 pandemic imposed a substantial burden on healthcare systems and introduced significant challenges in the management of acute cardiovascular conditions. This study aims to evaluate the impact of the COVID-19 pandemic on the management of ST-elevation myocardial infarction (STEMI) by analyzing three distinct periods: the pre-pandemic phase, the pandemic wave phase, and the post-pandemic phase. The study investigates the effects of the pandemic on STEMI patients in terms of presentation times, interventional strategies, angiographic procedural preferences, and in-hospital clinical outcomes. Materials and Methods: This single-center, retrospective observational study included patients diagnosed with STEMI who underwent primary percutaneous coronary intervention (PCI) and received in-hospital follow-up. The three study periods pre-pandemic, pandemic wave, and post-pandemic were compared in terms of baseline clinical characteristics, angiographic findings, in-hospital clinical outcomes, and mortality. Statistical analyses were conducted using SPSS version 27.0, with a significance threshold set at p ≤ 0.05. Results: The average age of all patients included in the study was 60.08 ± 12.81 years, with 19.4% being female. A total of 651 patients diagnosed with STEMI were included, with 248 from the pre-pandemic wave period (April 2019–April 2020), 163 from the pandemic wave period (April 2020–April 2021), and 240 from the post-pandemic wave period (April 2021–April 2022). During the pandemic wave period, significant differences were observed in key time intervals related to STEMI management. The time from symptom onset to hospital admission differed significantly between the wave and postwave periods (174.8 ± 132.1 vs. 132.6 ± 96.5 minutes, p = 0.004). Additionally, door-to-balloon time varied significantly across the three periods (prewave/wave/postwave: 67.8 ± 37.8 vs. 80.4 ± 37 vs. 53.4 ± 21 minutes, p < 0.001), as did total ischemic time (prewave/wave/postwave: 217.6 ± 146.2 vs. 254.5 ± 138.4 vs. 186.2 ± 103.6 minutes, p < 0.001) and troponin levels at presentation (prewave/wave/postwave: 11.2 ± 16.05 vs. 19.6 ± 18.8 vs. 13.5 ± 17.6, p < 0.001). In addition, the mode of hospital transportation varied significantly across periods (p < 0.01), as did the rate of post-dilatation procedures (p = 0.009). There was a noticeable shift toward increased femoral access during the pandemic period (prewave/wave/postwave: 51.2%/58.3%/46.3%, p = 0.08), although this difference was not statistically significant. Similarly, the rate of simultaneous intervention for critical additional vessel lesions decreased during the pandemic wave period (prewave/wave/postwave: 25.2%/11.7%/21%, p = 0.09), but this change did not reach statistical significance. Conclusion: This study is among the first to comprehensively assess the impact of the COVID-19 pandemic on STEMI management. The findings indicate that the pandemic significantly influenced patient presentation times and interventional procedures. Notably, the pandemic wave phase was associated with prolonged delays in hospital presentation and procedural times, resulting in elevated markers of myocardial injury. A trend toward normalization in angiographic procedural patterns was observed in the post-pandemic period. Further large-scale prospective studies are warranted to establish optimal management strategies for STEMI patients during global health crises.

Benzer Tezler

  1. COVID-19 pandemisi kapsamında Fırat Havzası yerleşimlerinde karantina döneminin hava ve su kalitesi üzerindeki etkilerinin peyzaj planlama açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of the effects of the quarantine period on air and water quality in Euphrates Basin settlements within the scope of the COVID-19 pandemic in terms of landscape planning

    HANDE ÖZVAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Peyzaj MimarlığıVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. PINAR ASLANTAŞ

    PROF. DR. ALFRED STEIN

  2. Tip 2 diyabetli hastalarda lökosit telomer uzunluğunun; sirtuin-1 düzeyi, glisemik kontrol, diyabetik komplikasyonlar, vücut yağ dağılımı, beslenme ve egzersiz alışkanlıkları ile ilişkisi

    The relationship between leukocyte telomere length and sirtuin-1 level, glycemic control, diabetic complications, body fat distribution, nutrition and exercise habits in patients with TYPE 2 diabetes

    NAZMİ GÖKHAN ÜNVER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALEV EROĞLU ALTINOVA

    PROF. DR. MÜJDE YAŞIM AKTÜRK

    DOÇ. DR. CEYLA KONCA DEĞERTEKİN

  3. Pandemi sürecinde hekimlerin psikolojik dayanıklılık düzeylerindeki değişimi değerlendiren: Karma yöntemli bir çalışma

    A mixed method study: The status of resilience among residents during pandemic

    BÜŞRA ÇİMEN KORKMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Aile HekimliğiMarmara Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET AKMAN

  4. Ortaokul öğrencilerinin okuma kültürlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

    An examination of the reading cultures of secondary school students in terms of various variables

    LEYLA AKÜZÜM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Eğitim ve ÖğretimDicle Üniversitesi

    Temel Eğitim Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET BARS