Geri Dön

Sosyal risk ilkesi ışığında doğal afetler, toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile terör olaylarından kaynaklı zararların tazmini

Compensation for damages arising from natural disasters, meetings and demonstrations, and terrorist incidents in the light of the social risk principle

  1. Tez No: 930940
  2. Yazar: CANSU ŞAHİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÜLSEN GÜNEŞ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hukuk, Law
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bahçeşehir Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

19. yüzyıla kadar Kıta Avrupası ülkelerinin çoğunluğunda idarenin sorumluluğu kabul edilmemiştir. 19. yüzyıldan itibaren gerçekleşen siyasi ve toplumsal olaylar neticesinde hukuk devleti ve sosyal devlet anlayışını güçlenmiştir. Böylece idarenin sorumsuzluğu anlayışı terk edilerek devletin sorumluluğu kabul edilmeye başlanmıştır. İdarenin sorumluluğu Fransa'da ortaya çıkan bir kavram olup, başlangıçta idarenin yalnızca kusur sorumluluğu kabul edilmiştir. Sonrasında yaşanan gelişmeler idarenin kusur sorumluluğunun yetersiz kalmasına yol açmıştır. Sosyal devlet anlayışının yaygınlaşması ve devletin toplumsal hayatta etkinliğinin artması ile zamanla idarenin kusursuz sorumluluğu anlayışı da kabul edilmiştir. Kusursuz sorumluluk anlayışı içtihatlarla kabul edilerek gelişmiştir. Ülkemiz hukukunda, idarenin sorumluluğu ilk kez 1961 Anayasası ile düzenlenmiştir. 1982 Anayasası'nın 125. maddesinde de idarenin sorumluluğu hüküm altına alınmıştır. Günümüzde idarenin kusur sorumluluğu ile birlikte kusursuz sorumluluğu da kabul edilmiştir. Çalışmamızın esasının dayandığı sosyal risk ilkesi idarenin kusursuz sorumluluğunun özel bir görünümü olup, hukukumuzda yargı kararları ile ortaya çıkmıştır. İnsanların toplum halinde yaşamasının yarattığı kaos bünyesinde tehlikeli riskler barındırmaktadır. Toplumda yaşayan herhangi bir kişi hiçbir ilgisi bulunmasa dahi söz konusu riskler kapsamında meydana gelen olaylar nedeniyle zarara uğrayabilmektedir. Sosyal risk ilkesi, hakkaniyet gereğince bu kişilerin uğradıkları zararların tazmin edilmesini amaçlar. Ülkemizde; sosyal risk ilkesi, 1980'lerden itibaren yaygınlaşan terör olaylarından kaynaklı zararların tazmin edilmesi amacıyla idarenin sorumluluğunun dayandığı bir ilke olarak kabul edilmiştir. İlke ile ilgili yasal bir düzenlememenin mevcut olmaması birçok tartışmaya sebep olmuştur. Özellikle, idarenin sorumluluğunun oluşum şartlarından kabul edilen illiyet bağı ve fiil yönünden tartışılmıştır. Konu ile ilgili verilen yargı kararlarında içtihat birliği sağlanamamıştır. Tartışmalar neticesinde 2004 yılında terör olaylarından kaynaklı zararların tazmin edilmesi amacıyla 27.07.2004 tarihinde 5233 sayılı Kanun yürürlüğe girmiştir. Sosyal risk ilkesi bütünsel olarak tüm yönleriyle değil, belli bir konu doğrultusunda pozitif hukuk kurallarına yansımış bulunmaktadır. Çalışmamızda, sosyal risk kapsamında değerlendirilen olaylar üç başlık altında toplanmıştır. İdarenin sorumluluğunun tarihsel gelişimi ile kusur ve kusursuz oluşum şartları ele alınmıştır. Sosyal risk ilkesi, tarihçesiyle beraber idarenin sorumluluğunu doğuran ve etkileyen unsurlar açısından değerlendirilmiş, tartışma yaratan hususlar üzerinde durulmuştur. Sosyal risk ilkesi kapsamına aldığımız üç başlık; terör olayları, toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile doğal afetler, Fransız hukukunda uygulaması ile Türk hukukundaki uygulaması Danıştay kararları esas alınarak incelenmiştir. Ülkemiz hukukunda, sosyal risk ilkesinden kaynaklı idarenin sorumluluğuna hükmedildiği takdirde kişilerin uğradıkları zararların nasıl tazmin edileceği hususu, çalışmamızın son bölümünde değerlendirilmiştir.

Özet (Çeviri)

Until the 19th century, the responsibility of administration was not acknowledged in most countries of continental Europe. As a result of the political and social events that took place from the 19th century onward, the concepts of the rule of law and the welfare state have gained strength. Thus, the understanding of administrative irresponsibility has been abandoned, and the responsibility of the state has begun to be recognized. The concept of administrative responsibility emerged in France, initially accepting only the fault-based liability of the administration. Subsequent developments rendered this fault-based responsibility inadequate. With the spread of the welfare state concept and the increasing effectiveness of the state in social life, the understanding of strict liability of the administration has also been accepted over time. This strict liability has evolved through judicial precedents. In our country's legal system, administrative responsibility was first regulated by the 1961 Constitution. The responsibility of the administration is also addressed in Article 125 of the 1982 Constitution. Today, both fault-based and strict liability of the administration are recognized. The principle of social risk, which forms the essence of our study, is a specific manifestation of the administration's strict liability. It has emerged through judicial decisions in our legal framework. Living in a society inherently carries dangerous risks. Any individual living in society can suffer harm due to events arising from these risks, even if they have no connection to them. The principle of social risk aims to compensate for the damages suffered by these individuals based on equity. In our country, the principle of social risk has been accepted as a principle based on the liability of the administration for compensating the damages caused by terrorist activities, which became widespread in the 1980s. The lack of legal regulation regarding this principle has led to many discussions, particularly regarding the conditions for the establishment of administrative liability, such as the causal link and the nature of the act. In the judicial decisions on this matter, no consensus has been reached. As a result of these debates, the Law No. 5233, aimed at compensating damages caused by terrorist activities, entered into force on July 27, 2004. The principle of social risk has not been reflected in positive legal rules in a holistic manner, but rather in relation to a specific issue. In our study, events evaluated within the scope of social risk are grouped under three headings. The historical development of the administration's liability and the conditions for fault and no-fault situations are examined. The principle of social risk is assessed in terms of the factors that give rise to and influence the administration's liability, along with its historical background, and attention is given to contentious issues. The three categories we consider within the scope of the principle of social risk are: terrorist activities, meetings and demonstrations, and natural disasters. The applications of this principle in French law and Turkish law are examined based on Council of State decisions. In the final section of our study, the issue of how individuals' damages will be compensated if the administration's liability is determined based on the principle of social risk is evaluated.

Benzer Tezler

  1. Afetlere karşı direncin oluşturulmasına mahalle ölçeğinde veri temelli bir model önerisi

    A proposed neighbourhood-level, data-based model for increasing resilience to disasters

    ALP TEKİN BABAÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Şehircilik ve Bölge PlanlamaMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

    Enformatik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEHER BAŞLIK

  2. Evaluating the effectiveness of earthquake evacuation training compared to traditional methods with a multiplayer serious game

    Çok oyunculu bir ciddi oyunun deprem tahliye eğitimindeki etkinliğinin geleneksel yöntemlerle karşılaştırmalı olarak incelenmesi

    BERFİN DENİZ ÇAKMAK

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2026

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve Kontrolİstanbul Teknik Üniversitesi

    Oyun ve Etkileşim Teknolojileri Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. AHMET GÜN

  3. Sosyo-ekolojik sistem olarak peyzaj değerlerinin su tabanlı ekosistemlerde irdelenmesi: Köyceğiz lagünü

    Examination of landscape values as socio-ecological systems in aquatic ecosystems: The case of Koycegiz lagoon

    ESRA TEKELİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Peyzaj Mimarlığıİstanbul Teknik Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA AYÇİM TÜRER BAŞKAYA

  4. Danıştay Kararları Işığında 5233 Sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un Uygulanmasından Doğan Sorunlar

    Problems Caused by the Implementation of the Law on th Compensation of Losses Resulting from Terrorist Acts and the Measures Taken Against Terrorism Numbered 5233 in Consideration of the Decisions of the Council of State

    FEYYAZ KETENOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. CENK YAŞAR ŞAHİN

  5. İdarenin kusursuz sorumluluğu bağlamında kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi

    Examination of the principle of equality in the face of public burdens in the context of the faultless liability of the administration

    YASEMİN ALTUNYAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Hukukİstanbul Beykent Üniversitesi

    Hukuk Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EBRU KARAMAN