Geri Dön

COVİD-19 enfeksiyon geçmişi olan hastalarda obstrüktif uyku apne fenotipleri

Obstructive sleep apnea phenotypes in patients with a history of COVID-19 infection

  1. Tez No: 930918
  2. Yazar: İPEK ÇALIK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. YÜKSEL PEKER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Koç Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

COVID-19 pandemisi, tüm dünyada sağlık sistemlerini etkilemiş ve birçok sistemi ilgilendiren sonuçları da beraberinde getirmiştir. Uzamış COVID hastalarında da yorgunluk başta olmak üzere birçok semptom gözlenmektedir. Literatürde COVID-19 ve obstruktif uyku apnesi (OUA) arasında da bir ilişki rapor edilmiştir. Bu bağlamda, COVID-19 sonrası hastalarda OUA sıklığı ve fenotipik özelliklerinin anlaşılması, hem OUA'da hem de uzamış COVID'de tedavi stratejileri geliştirilmesi açısından önemlidir. Araştırma, Koç Üniversitesi Hastanesi'nde yürütülmüş bir vaka-kontrol çalışması olup; Vaka grubu, COVID-19 enfeksiyonu geçirmiş bireylerden (n=152), Kontrol grubu ise daha önce uyku laboratuvarına başvurmuş ve enfeksiyon geçirmemiş bireylerden oluşmaktadır (n=152). Her iki grup; yaş, cinsiyet ve vücut kitle indeksi bakımından eşleştirilerek karşılaştırılmıştır. OUA (apne-hipopne-indeksi [AHI] ≥15/saat), Vaka grubunun %50.0'sinde, Kontrol grubunun ise %77.6'sında gözlenmiştir (p<0.001). OUA fenotip özellikleri karşılaştırıldığında, REM-predominant OUA (Total AHI ≥15/saat; REM-AHI / nonREM-AHI ≥2) Vakaların 36'sında (%47.4), Kontrol grubunun ise 21'inde (%17.8) gözlenmiştir (p<0.001). Çoklu lojistik regresyon analizinde, COVID-19 öyküsü olmak ile REM-predominant OUA arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır (Olasılık Oranı [OO] 3.14; %95 Güven Aralığı [GA] 1.89-5.25; p<0.001). Semptomlar arasında“sık/çok sık”olarak belirtilen yorgunluk, REM-predominant olan OUA hastalarının %52.8'inde, REM predominant olmayan OUA hastalarının ise %35.7'inde (p=0.033) gözlenmiştir. Tüm kohortta, yorgunluğu belirleyen faktörler, çoklu lojistik regresyon analizinde kadın cinsiyet (OO 2.02; %95 GA 1.12-3.64, p=0.019) ve REM-predominant OUA (OO 2.18; %95 GA 1.29-3.69; p=0.004) olarak bulunmuştur. Çalışmamız, COVID-19 enfeksiyon geçmişi olan vakalarda REM-predominant OUA'nın daha çok görüldüğünü ve bunun da yorgunluk şikayeti ile istatiksel anlamlı olduğunu göstermektedir. Uzamış COVID-19 vakalarında REM-predominant OUA'nın sorgulanması ve uygun tedavilerin uygulanması önem arz etmektedir.

Özet (Çeviri)

The COVID-19 pandemic has had an impact on health systems worldwide. Patients with Long-COVID present many symptoms, particularly fatigue. An association between COVID-19 and obstructive sleep apnea (OSA) has been reported in the literature. In this context, understanding the incidence and phenotypic characteristics of OSA in patients with a history of COVID-19 infection is important for the management of treatment strategies for both OSA and Long- COVID. This research was a case-control study conducted at Koç University Hospital. The case group consisted of individuals who had a COVID-19 infection (n=152) and the control group consisted of individuals who had previously applied to the sleep laboratory and did not have a history of COVID-19 infection (n=152). Both groups were matched for age, gender and body mass index. The prevalence of OSA; defıned as an apnea-hypopnoea index [AHI] ≥15/hour) was significantly lower in the case group (50.0%) compared to the control group (77.6%) (p<0.001). However, 36 cases (47.4%) exhibited REM-predominant OSA (defined as a total AHI of ≥15/hour and REM-AHI /non-REM-AHI ≥2), while only 21 controls (17.8%) demonstrated this phenotype (p<0.001). In a multiple logistic regression analysis, there was a significant correlation between a history of COVID-19 and the occurrence of REM-predominant OSA (Odds ratio [OR] 3.14; 95% confidence interval [CI] 1.89-5.25; p<0.001). The Fatigue, reported as“frequent/very frequent,”was observed in 52.8% of patients with REM-predominant OSA and 35.7% of patients without REM-predominant OSA (p=0.033). In the entire cohort, the factors determining the fatigue were found to be female sex (OR 2.02; 95% CI 1.12-3.64, p=0.019) and REM-predominant OSA (OR 2.18; 95% CI 1.29-3.69; p=0.004). Our results suggest that REM-predominant OSA is very common among individuals with a history of COVID-19 infection, which is significantly associated with fatigue. Thus, it is important to consider REM-predominant OSA in individuals with Long-COVID to better manage both conditions.

Benzer Tezler

  1. Hüseyin Cavid'in tarihi dramları

    Başlık çevirisi yok

    CİHAN ÖZDEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Türk Dili ve EdebiyatıGazi Üniversitesi

    Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ALEMDAR MUSTAFA YALÇIN

  2. Eski Anadolu'nun savunma sistemleri ve mimari alandaki etkileri

    Başlık çevirisi yok

    SELMA PEHLİVAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    TarihAtatürk Üniversitesi

    PROF.DR. ENVER KONUKÇU

  3. Ahmed Cavid Hadika-i Vekayi'(Tahlil ve metin)

    Başlık çevirisi yok

    ADNAN BAYCAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Tarihİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. KEMAL BEYDİLLİ

  4. Hüseyin Cavid'in şiirlerinde tema ve üslup

    Başlık çevirisi yok

    M.YILMAZ ALP

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Türk Dili ve EdebiyatıGazi Üniversitesi

    DOÇ.DR. BİLGE ERCİLASUN