Geri Dön

COVİD-19 öyküsü olan ve olmayan pulmoner embolizm hastalarında nötrofil/lenfosit, trombosit/lenfosit, beyaz kan hücresi/ ortalama trombosit hacmi oranlarının farklılıkları

Differences in neutrophil-to-lymphocyte, platelet-to-lymphocyte, and white blood cell-to-mean platelet volume ratios in pulmonary embolism patients with and without COVID-19

  1. Tez No: 921953
  2. Yazar: BEHİYE GÜL
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MERVE ERÇELİK KONCAK, PROF. DR. MÜNİRE ÇAKIR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Süleyman Demirel Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

COVID-19 ve pulmoner embolizm mortal seyredebilen hastalıklardır. COVID-19 sonrasında tromboembolik komplikasyonlar sık görülmektedir. Çalışmamıza Süleyman Demirel Üniversitesi hastanesinde yatarak tedavi gören pulmoner embolizm hastaları alınmıştır. Hastalar, hastanemiz veri sistemi üzerinden retrospektif olarak incelenmiştir. Çalışmamızda benzer yaş aralığında ve cinsiyette COVID-19 pozitif 61 hasta ve COVID-19 negatif 63 hasta yer aldı. Hastane verilerinden yaş, cinsiyet, embolizm geçirdiği tarih, takip edildiği yer (servis, yoğun bakım, yoğun bakım-servis), ek hastalıkları, risk faktörleri (cerrahi öyküsü, malignite, fraktür öyküsü, immobilizasyon öyküsü, oral kontraseptif kullanımı, uzun süreli seyahat vb.) kaydedildi Hastaların COVID-19 enfeksiyonu öyküsü ve PCR pozitiflik tarihi, pulmoner BT anjiografi, ventilasyon perfüzyon sintigrafileri, hemogram, CRP, d-Dimer, troponin değerleriyle hastalık şiddeti (masif, submasif, nonmasif), yatış süresi, uygulanan tedavi, embolizm yaygınlığı, varsa ekokardiyografi bulguları, alt ekstremite renkli Doppler USG sonuçları, sağkalım durumlarına bakıldı. Çalışmada hastaların yaş ortalaması 67,81±15,61 (min:21-max:95) yıl bulundu. Olguların %53,2'si (n=66) kadın, %46,8'i (n=58) erkekti. Olguların %50,8'inin (n=63) PCR'ı negatif, %49,2'sinin (n=61) PCR'ı pozitifti. Hastalar tedavi gördükleri yerlere göre incelendiğinde, COVID geçiren olguların yoğun bakımda tedavi edilme oranı anlamlı şekilde yüksek bulundu (p=0,030). Çalışmamızda ek hastalıklar ayrı ayrı sorgulandığında her iki grupta da KVH diğer ek hastalıklara göre anlamlı şekilde yüksek bulundu (p=0,017). COVID geçiren hastaların d-Dimer düzeyi 5167 ± 699 ng/mL, COVID geçirmeyen hastaların d-Dimer düzeyi 3026 ± 274 ng/mL olarak saptandı. COVID geçiren hastalarda d-Dimer düzeyi anlamlı şekilde yüksek bulundu (p<0,001). COVID geçiren hastaların PLR değeri, COVID geçirmeyenlere göre anlamlı şekilde düşük bulundu (p=0,045). EKO'da embolizmi destekleyen bulguları olan grupta NLR de istatistiksel olarak anlamlı yüksekti (p=0,003). RDUS'da tromboz saptanan olgularda NLR ve PLR sonuçları anlamlı şekilde yüksek bulundu (NLR için p=0,045; PLR için p<0,001). COVID-19 öyküsü olan hastaların pulmoner embolizm nedeniyle yoğun bakımda takip edilme oranları anlamlı şekilde yüksek bulundu (p=0,030). COVID-19 enfeksiyonu sonrası gelişen pulmoner embolizmin daha ağır seyrettiği söylenebilir. COVID-19 nedeniyle hastaneye yatırılan ve riskli tüm hastalara embolizm profilaksisi başlanması gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

COVID-19 and pulmonary embolism are diseases that can have a fatal course. Thromboembolic complications are frequently observed after COVID-19. Pulmonary embolism patients treated as inpatients at Süleyman Demirel University Hospital were included, in our study. The patients were retrospectively reviewed through our hospital's data system. Our study included 61 COVID-19-positive and 63 COVID-19-negative patients of similar age range and gender. Data on age, gender, the date of embolism occurrence, treatment location (ward, intensive care unit [ICU], or ward-to-ICU transfer), comorbidities, risk factors (history of surgery, malignancy, history of fracture, history of immobilization, use of oral contraceptives, long-term travel etc.) were recorded. Additionally, information on the patients' history of COVID-19 infection, date of PCR positivity, pulmonary CT angiography, ventilation-perfusion scintigraphy, hemogram, CRP, d-Dimer, troponin levels, disease severity (massive, submassive, or non-massive), length of hospital stay, treatment applied, embolism extent, echocardiography findings (if available), lower extremity color Doppler ultrasound results, and survival status were analyzed. The average age of the patients was found to be 67.81±15.61 years (min: 21, max: 95). Of the cases, 53.2% (n=66) were female, and 46.8% (n=58) were male 50.8% (n=63) of the cases were PCR-negative, while 49.2% (n=61) were PCR-positive. When patients were examined according to their treatment locations, the rate of ICU treatment was significantly higher in patients who had COVID-19 (p=0.030). When comorbidities were analyzed separately in our study, cardiovascular diseases (CVD) were found to be significantly higher in both groups (p=0.017). The d-Dimer level was found to be 5167 ± 699 ng/mL in patients with a history of COVID-19 and 3026 ± 274 ng/mL in those without a history of COVID-19. d-Dimer levels were significantly higher in patients with a history of COVID-19 (p<0.001). The PLR value in patients with a history of COVID-19 was significantly lower compared to those without (p=0.045). In the group with echocardiographic findings supporting embolism, NLR was statistically significantly higher (p=0.003). In cases where thrombosis was detected in RDUS, NLR and PLR results were significantly higher (NLR p=0.045; PLR p<0.001). The rate of ICU follow-up due to pulmonary embolism was found to be significantly higher in patients with a history of COVID-19 (p=0.030). It can be stated that pulmonary embolism developing after COVID-19 has a more severe course. Embolism prophylaxis should be initiated in all high-risk patients hospitalized due to COVID-19.

Benzer Tezler

  1. Pulmoner emboli tanısı alan hastalarda sistemik immün-inflamatuar indeksin hastalığın şiddeti ve mortalite ile ilişkisi

    The relationship between systemic immune-inflammatory index and severity of disease and mortality in patients diagnosed with pulmonary embolism.

    FULDEN AKYÜZ İNANÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Göğüs HastalıklarıKırıkkale Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET SAVAŞ EKİCİ

    PROF. DR. AYDANUR EKİCİ

  2. Yoğun bakımda takip edilen interstisyel akciğer hastalarında prognoz, risk faktörleri ve mortalite

    Prognosis, risk factors and mortality in patients with interstitial lung disease followed in the intensive care unit

    SILA BEGÜM GÖLCÜK GÖK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AKIN KAYA

  3. Hüseyin Cavid'in tarihi dramları

    Başlık çevirisi yok

    CİHAN ÖZDEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Türk Dili ve EdebiyatıGazi Üniversitesi

    Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ALEMDAR MUSTAFA YALÇIN

  4. Eski Anadolu'nun savunma sistemleri ve mimari alandaki etkileri

    Başlık çevirisi yok

    SELMA PEHLİVAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    TarihAtatürk Üniversitesi

    PROF.DR. ENVER KONUKÇU