Geri Dön

Derin kapanış ve ön açık kapanış olgularında kondil konumu ve hareketlerinin SAM artikülatörü ile incelenmesi

Evaluation of condylar positions and movements in deep bite and open bite cases using the SAM articulator

  1. Tez No: 91466
  2. Yazar: ARZU ARI DEMİRKAYA
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. SİBEL BİREN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 1999
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Ortodonti Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

-L- 1. ÖZET 1.1. Özet Altçene eklemi bozukluğunun etyolojisinde dişsel kapanışın da rol oynadığı düşünülmektedir. Konuyla ilgili yayınlarda, geleneksel olarak en sık bahsedilen kapanış özelliklerinden birisi derin kapanış, son yıllarda önem verilmeye başlanan kapanış özelliği ise ön açık kapanıştır. Her iki kapanış türü de keser dişlerin dik yöndeki kapanış ilişkisinin iki uç durumudur. Eklem bozukluğu için risk oluşturduğu düşünülen bir başka özellik de sentrik ilişki-alışılmış kapanış konumlarının uyumsuzluğudur. Bu çalışmanın amacı normal kapanış, derin kapanış ve ön açık kapanış gösteren, eklem hastalığı olmayan bireylerde sentrik ilişki-alışılmış kapanış uyumsuzluğunu, kondil hareketlerini, maksimum açma yeteneğini ve kondillerin radyografik görüntülerini saptamak ve grupları bu değişkenler açısından birbiriyle karşılaştırmak ve bu alanda normatif veriler sağlamaktır. Denekler altçene eklemi bozukluğu riski taşımayan dişsel kapanış özelliklerine sahip, 18-35 yaşlarında, sağlıklı bireyler arasından seçilmiştir. Normal kapanış, derin kapanış ve ön açık kapanışı olan 30'ar kişilik üç grup oluşturulmuştur. Bütün deneklerin keserler arası maksimum açma aralığı kaydedilmiş, Altçene Konum Belirleyicisi aygıtı kullanılarak sentrik ilişki-alışılmış kapanış uyumsuzlukları ölçülmüş, aksiyografik kayıtlan alınmış ve panoramik radyografileri üzerinde kondil morfolojileri değerlendirilmiştir. Bulgularımız ön açık kapanış olgularında dik yöndeki sentrik ilişki-alışılmış kapanış uyumsuzluğunun daha âzla olduğunu, yatay yönde klinik önem gösterebilecek miktarlardaki uyumsuzluğun derin kapanış grubunda daha fazla olduğunu, uyumsuzluk göstermeyen bireylerin sadece % 3 oranında normal kapanış grubunda görüldüğünü, sentrik ilişkiden alışılmış kapanış konumuna geçerken kondillerin genel olarak aşağı ve öne doğru hareket ettiğini göstermiştir. Maksimum açma aralığı derin kapanış olgujarjnda ve erkeklerde daha fâzladır. Çene hareketleri sırasında kaydedilen kondilyollan ön açık kapanış grubunda daha kısa, kondu yolu eğimleri daha diktir. Bütün deneklerin % 23 'ünün kondillerinde radyografik olarak erozyon bulgusuna, % 83 'ünün ise düzleşme bulgusuna rastlanmıştır. En yüksek erozyon oram ön açık kapanış grubunda, en yüksek düzleşme oram derin kapanış grubunda bulunmuştur. Ön açık kapanışlılarda ve kadınlarda ince kondülere daha sık rastlanmakta, ince kondillerde ise erozyona daha sık rastlanmaktadır. Sonuç olarak, ön açık kapanış olgularının yukarıda sayılan özellikler bakımından normal kapanış gösteren olgulardan farklı olduğu sağlıklı eklemlere sahip bireyler için gösterilmiştir. Bu farklar kısmen ve daha az oranlarda, derin kapanış olguları için de geçerlidir. Ancak bulgularımızın altçene eklemi bozukluğu açısından önemini saptamak için daha ileri araştırmalara gerek duyulmaktadır. 1.2. Summary EVALUATION OF CONDYLAR POSITIONS AND MOVEMENTS IN DEEP BITE AND OPEN BITE CASES USING THE SAM ARTICULATOR Etiology of temporomandibular disorders (TMD) is known to be multifactorial. Factors such as deep bite maintained their importance in the dispute about the role of occlusal factors in TMD over years. Anterior open bite is another occlusal feature believed to interfere with normal joint function. Both, deep bite and open bite, are two extremes of vertical incisal guidance, which in turn is suspected to effect condylar positions and movement patterns. The aim of this study is to compare normal overbite, deep bite and open bite cases with clinically healthy temporomandibular joints. Our goal was to establish normative data concerning the difference of condylar positions in centric relation (CR) and habitual or centric occlusion (CO) ; condylar pathways; maximum interincisal distance; and radiographic findings of condylar appearance.

Özet (Çeviri)

yollan ön açık kapanış grubunda daha kısa, kondu yolu eğimleri daha diktir. Bütün deneklerin % 23 'ünün kondillerinde radyografik olarak erozyon bulgusuna, % 83 'ünün ise düzleşme bulgusuna rastlanmıştır. En yüksek erozyon oram ön açık kapanış grubunda, en yüksek düzleşme oram derin kapanış grubunda bulunmuştur. Ön açık kapanışlılarda ve kadınlarda ince kondülere daha sık rastlanmakta, ince kondillerde ise erozyona daha sık rastlanmaktadır. Sonuç olarak, ön açık kapanış olgularının yukarıda sayılan özellikler bakımından normal kapanış gösteren olgulardan farklı olduğu sağlıklı eklemlere sahip bireyler için gösterilmiştir. Bu farklar kısmen ve daha az oranlarda, derin kapanış olguları için de geçerlidir. Ancak bulgularımızın altçene eklemi bozukluğu açısından önemini saptamak için daha ileri araştırmalara gerek duyulmaktadır. 1.2. Summary EVALUATION OF CONDYLAR POSITIONS AND MOVEMENTS IN DEEP BITE AND OPEN BITE CASES USING THE SAM ARTICULATOR Etiology of temporomandibular disorders (TMD) is known to be multifactorial. Factors such as deep bite maintained their importance in the dispute about the role of occlusal factors in TMD over years. Anterior open bite is another occlusal feature believed to interfere with normal joint function. Both, deep bite and open bite, are two extremes of vertical incisal guidance, which in turn is suspected to effect condylar positions and movement patterns. The aim of this study is to compare normal overbite, deep bite and open bite cases with clinically healthy temporomandibular joints. Our goal was to establish normative data concerning the difference of condylar positions in centric relation (CR) and habitual or centric occlusion (CO) ; condylar pathways; maximum interincisal distance; and radiographic findings of condylar appearance.-t- Study groups consisted each of 30 non-TMD subjects with healthy, intact dentitions, aged between 18-35 years. The SAM 3 articulator, SAM-Mandibular Position Indicator and SAM-Axiograph were used to collect data. Condylar shape, flattening and erosions were evaluated on panoramic radiographs. Our findings revealed greater CR-CO differences in the vertical plane in open bite cases; increased number of big transverse discrepancies in deep bite cases; and great variability in the direction of movements from CR to CO. CR-CO coincided in only one subject (3 %) in the normal overbite group for all three planes and both sides, and also almost only in normal overbite cases for one or two planes on both sides. Maximum opening distances were greater in the deep bite group and also in men for the total sample. Open bite cases had steeper, but significantly shorter pathways recorded during excursive jaw movements. Of the total sample, 23 % showed evidence of erosion and 83 % evidence of flattening of condyles on radiographic images. Erosion rates were higher in the open bite group, but flattening was seen much more often in the deep bite group. On radiographs of women and in open bite cases we observed rather thin condyles, while erosion seemed to occur more on thin condyles. Conclusively it can be said that open bite cases show some significant differences from normal overbite cases for the above mentioned features in nonpatients. Differences exist to a lesser degree for deep bite cases as well. Further research is needed to find out about the role these features play in the etiology of TMD.

Benzer Tezler

  1. Derin örtülü kapanış olgularının tedavisinde burstone segmental ark tekniği ve ricketts bioprogresiv tedavi tekniği kullanılarak maksiller keser intrüztonunun incelenmesi

    Maxillar incisor intrusion by using burstone segmented arch tecnique and ricketts bioprogressive therapy in the treatment of deep evorbite lases

    BANU ÇAKIRER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Diş HekimliğiHacettepe Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ASLI ENDER TELLİ

  2. Yerleşme ve ziraat hayatı açısından Baltacı ve Solaklı Deresi havzaları

    Başlık çevirisi yok

    YÜKSEL ACAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Coğrafyaİstanbul Üniversitesi

    Coğrafya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜHA GÖNEY

  3. Sivas Tersiyer Havzası (Ulaş KB'sı) sölestin oluşumlarının kökeni, sedimantolojik ve petrografik özellikleri

    The Origin of celestite occurrences in Sivas Basin (NW Ulaş) or tertiary age and their sedimentologic and petrographical properties

    ERDOĞAN TEKİN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Jeoloji MühendisliğiAnkara Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAKİ VAROL