Jinekolojik olgularda postoperatif hasta kontrollü analjezide (HKA) intravenöz morfin ve epidural tramadol ile etkinlik ve güvenilirlik yönünden karşılaştırılması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 91336
- Danışmanlar: PROF. DR. VİCDAN FIRAT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: Analjezi, Analjezikler, Morfin, Analgesia, Analgesics, Morphine
- Yıl: 2000
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Postoperatif analjezide amaç; daha uzun analjezi süresini daha az yan etkiyle sağlayacak teknik ve ajanların kullanılması olmalıdır. Morfin gibi güçlü opioidler kullanıldığında solunum depresyonu, bulantı, kusma, idrar retansiyonu, kaşmtı, baş ağrısı, terleme gibi yan etkiler ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle opioidlerin başka ajanlarla kombine kullanımı, doz azaltımı veya yan etkileri daha az olan yeni ajanlar geliştirilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Son yıllarda opioidler geniş bir inceleme konusu olmuş ve bu konuda büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. Morfin kullanımında ortaya çıkan yan etkiler diğer opioidlerin de kullanımını gündeme getirmiş ve bu çalışmalar kapsamında tramadol hidroklorür de kullanılmıştır. Biz de postoperatif analjezi amacıyla opioid ve nonopioid mekanizmalar aracılığı ile etki gösterdiği savunulan yeni bir sentetik santral opioid agonisti olan tramadol hidroklorürün yan etkilerini ve analjezik etkinliğini; hastanın analjeziği kendi kendine, gerektiği zaman ve yeterli miktarda verebildiği HKA yöntemiyle araştırdık. Kadın hastalıkları ve doğum ameliyathanesinde genel anestezi altında total abdominal histerektomi geçiren 30 hastaya postoperatif dönemde HKA yöntemi ile tramadol ve morfin uygulandı. Birinci gruba intravenöz yoldan tramadol (İV tramadol), ikinci gruba intravenöz yoldan morfin (İV morfin), üçüncü gruba ise epidural yoldan tramadol (epidural tramadol) başlandı. Grupların 24 saatlik süre içindeki VAS değerleri, sedasyon skorları, solunum depresyonu, bulantı, kusma, kaşıntı, terleme, baş ağrısı, idrar retansiyonu, hipotansiyon ve sedasyon gibi yan etkileri ile vital fonksiyon değerleri karşılaştırıldı. 46İntravenöz tramadol grubunda VAS değerleri 6. saat ve 12. saatlerde diğer gruplara göre daha düşüktü. Sedasyon skorlarında ise gruplar arasında fark yoktu. Epidural tramadol grubunda yan etki insidansı diğer gruplara göre daha düşük bulundu. Bulantı ve Joısma insidansı İV tramadol grubunda 6. ve 12. saatlerde diğer gruplara oranla daha yüksek iken diğer yan etkiler açısından gruplar arasında istatiksel fark yoktu. Çalışmaya dahil edilen hastaların hiçbirisinde solunum depresyonu ve önemli bir hemodinamik değişiklik gözlenmedi. Çalışma sonunda sağlanan analjezi açısından hasta değerlendirmeleri istatiksel açıdan incelendiğinde anlamlı bir fark oluşmadığı; ancak epidural tramadol grubunda“çok iyi”değerlendirme hiç yokken,“etkisiz”olarak değerlendirmenin en fazla bu grupta olduğu saptandı. Çalışmamızda; bulantı ve kusma dışında tramadolün önemli bir opioid yan etkisinin görülmemesi, yüksek bir analjezi kalitesinin elde edilmesi ve morfine eşdeğer bir analjezi sağlaması nedeniyle tramadolün, intravenöz HKA yöntemi ile uygulanmasının antiemetik bir ajan kullanılması koşulu ile postoperatif analjezide etkili ve güvenli bir ajan olduğu sonucuna varıldı. Ancak epidural yol kullanılacak ise; bizim kullandığımız dozlarında tramadole, hafif ve orta dereceli ağrılarda intravenöz veya intramüsküler ek bir analjeziğin eklenmesi gerektiği, şiddetli ağrılarda ise epidural yoldan tramadol dışmda başka bir ajanın tercih edilmesinin daha uygun olacağı görüşüne varıldı. 47
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- 1987-1989 yılları arasında kliniğimizdeki myoma uteri olgularının incelenmesi
Başlık çevirisi yok
MEMİK KARAKÜÇÜK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Kadın Hastalıkları ve DoğumUludağ ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Epitelyal ovaryum kanseri tanısı alan ve ameliyat sonrası kemoterapi uygulanan olgularda serum IGF-1 (İnsüline Benzeyen Büyüme Faktörü-1) düzeyinin hastalığın takibindeki yeri
The Role of serum IGF-1 levels during the follow-up period in patients with epithelial ovarian cancer
SYED KHALİL NOMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TUGAN BEŞE
PROF. DR. DERİN KÖSEBAY
- Pelvik kitlelerin malign-benign ayrımında transabdominal renkli doppler USG ve Ca-125'in prognostik önemi
Başlık çevirisi yok
HALİL ŞEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1997
Kadın Hastalıkları ve DoğumFırat ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Abdominal histerektomi endikasyonu olan olgularda vaginal histerektominin uygulanabilirliği
Başlık çevirisi yok
GÖKALP TOKAÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Kadın Hastalıkları ve DoğumGataKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RECAİ PABUÇCU
- Jinekolojik operasyonlar sonrası gelişen bulantı ve kusmanın profilaksisinde metoklopramid, droperidol ve ondansetronun kontrol grubu ile karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
MOHAMMD REZA ALİ POUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Anestezi ve Reanimasyonİstanbul ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. EMRE ÇAMCI