Geri Dön

Ankara'da zorlamalı kadın ölümleri: Otopsi çalışması

Violent deaths of women in Ankara: An autopsy study

  1. Tez No: 907416
  2. Yazar: BETÜL ERDOĞAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SAİT ÖZSOY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Adli Tıp, Forensic Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: kadın ölümleri, kaza, cinayet, intihar, kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, otopsi, Kadın cinayeti, female deaths, accident, homicide, suicide, violence against women, femicides, autopsy, Femicide
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Adli Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Zorlamalı ölümler; kaza, cinayet, intihar yoluyla veya bilinmeyen nedenlerle gerçekleşen; ateşli silah yaralanmaları, trafik kazaları, yüksekten düşmeler, boğulmalar, yanıklar, zehirlenmeler ya da her türden travmatik yaralanmalara bağlı gelişen ölümlerdir. Tarih boyunca olduğu gibi günümüzde de her tür şiddetten zarar gören başlıca kesimlerden birisi kadınlardır. Kadın sağlığı, toplumsal cinsiyet kavramıyla doğrudan ilişkili olduğundan kadının toplum içindeki statüsünden bağımsız olarak değerlendirilmemelidir. Bir ülkedeki ölümler biyolojik, politik, sosyal ve kültürel faktörlerin yanı sıra o ülkenin veya bölgenin gelişmişlik düzeyinden de etkilenmektedir. Zorlamalı kadın ölümlerinin önlenmesi, sebep olan faktörlerin ortadan kaldırılmasının yanı sıra caydırıcı adli süreçlerin işletilmesiyle mümkün olabilir. Otopsi adli soruşturma ve kovuşturmanın önemli basamaklarındandır. Bütün bunlar göz önüne alındığı zaman, özellikle kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri ve diğer zorlamalı kadın ölümleri konularında giderek artan toplumsal bilinç ve çözüm odaklı ulusal politikalara ek olarak günümüzde zorlamalı kadın ölümlerine neden olan faktörlerin bilimsel çalışmalarla da tüm boyutlarıyla ele alınması gerekmektedir. Ülkemizde zorlamalı kadın ölümleri ile ilgili çalışmalar son derece sınırlı iken, dünyada az sayıda çalışma mevcut olsa da güncel tarihli çalışmaların nispeten sınırlı olduğu gözlemlenmiş olup ülkemizde ve dünyada zorlamalı kadın ölümleri ile ilgili çalışmaların yaygınlaştırılması gerekliliği, bu bilimsel çalışmaların adli mekanizmaların yürütülmesine önemli oranda katkı sağlayacağı düşüncesi ve zorlamalı kadın ölümlerinin önüne geçilmesi amacıyla çalışmamız planlandı. GEREÇ VE YÖNTEM: Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığında 1 Ocak 2019 - 30 Haziran 2023 tarihleri arasında otopsisi yapılmış tüm zorlamalı kadın ölümü olguları çalışmamıza dâhil edildi. Ölüm nedeni hakkında kanaate varılamayıp ölüm nedeni belirlenmek üzere tüm evrakı İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilen vakalar çalışma kapsamına alınmadı. Verilen tarih aralığında yapılmış olan toplam 7783 otopsiden zorlamalı kadın ölümü kapsamında olan 586 (% 7,53) olguya ait ölü muayene ve olay yeri inceleme evrakı ile tıbbi belgeler ve otopsi raporlarından elde edilen veriler veri toplama formuna kaydedildi. Olguların ölüm orijinleri hakkında ölü muayene ve olay yeri inceleme evrakı ile kimlik tanıklarının beyanlarından yararlanılarak çıkarımlarda bulunuldu. BULGULAR: Ankara'da 01.01.2019 - 30.06.2023 tarihleri arasında otopsi yapılan 7783 olgudan; 6048'inin (% 77,7) erkek, 1735'inin (% 22,3) kadın olduğu tespit edildi. 1735 kadın olgudan 586'sının (% 34) zorlamalı kadın ölümü olduğu belirlendi. Olgularımızın % 94,4'ünün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, % 5,6'sının ise yabancı uyruklu olduğu saptandı. Olgularımızın yaşları 0 - 95 arasında olup ortalaması 40,80 ± 22,26 yaş idi. Sekiz olgunun gebe olduğu ve bunlardan dördünün kaza, üçünün intihar, birinin cinayet sonucu öldüğü saptandı. Olgularımızın en sık ölüm sebeplerinin yüksekten düşme (% 23,4), ası (% 18,3) ve trafik kazaları (% 15,5) olduğu saptandı. Olgularımızın ölüm orijinlerinin % 41,7 intihar, % 38,2 kaza ve % 15 cinayet olduğu saptandı. Kaza olgularının % 40,2 trafik kazası, % 10,3 yangın ve diğer yanıklar, % 9,8 CO intoksikasyonu ve % 7,1 yüksekten düşme nedeniyle; cinayet olgularının % 44,3 ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması, % 28,4 kesici - delici alet yaralanması, %13,6 av tüfeği saçma taneleri yaralanması neticesinde; intihar olgularının %43,9 ası, % 40,2 yüksekten düşme, % 7 ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması neticesinde meydana geldiği saptandı. Yaş gruplarında ölüm orijinleri incelendiğinde; 18 – 64 yaş grubunda olan olgularda cinayet ve intihar oranları; hem 18 yaşından küçük olgular hem de 65 yaş ve üzeri olan olgulara göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). 18 yaşından küçük olgular ile 65 yaş ve üzeri olan olgularda ise 18 – 64 yaş grubuna göre kaza orijini anlamlı olarak yüksek bulundu (p < 0,001). Ölüm orijini cinayet olan olgularda sanığın % 57,9 oranında mağdurun eski ya da mevcut eşi / erkek arkadaşı olduğu tespit edildi. İntihar olgularının % 50'sinin özgeçmişinde psikiyatrik hastalık olduğu saptandı. SONUÇ: Çalışmamız retrospektif bir çalışma olup; ölü muayene ve olay yeri inceleme evrakı, kimlik tanıklarının beyanları ile otopsi raporlarından elde edilen veriler değerlendirildiğinden her olguda her veriye erişim sağlanamamıştır. Buna göre özellikle kadın cinayetleri ve kadın intiharları olgularında standartlaştırılmış formlar oluşturulmalı ve adli tabiplerce kimlik tanıkları eşliğinde doldurulmalıdır. Gerektiğinde birden fazla kimlik tanığı ile görüşme sağlanarak mağdurlara dair eksik veri kalmamasına özen gösterilmelidir. Böylece ölüm gerçekleşmeden önce kişinin şiddet mağduru olup olmadığı, ölmeden önceki psikolojik durumu, son dönemde maruz kaldığı olumsuz yaşam olayları gibi tüm bilgilerine eksiksiz erişim sağlanabileceği ve kişinin ölümü hakkında yalnızca hukuki değil sosyal çıkarımlarda da bulunularak toplumsal bir perspektif edinilebileceği ve bu bilgilerin ilgili kurumlarca işlenmesi sayesinde gelecekte gerçekleşmesi muhtemel zorlamalı kadın ölümlerinin engellenmesine yönelik fayda sağlanabileceği düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Violent deaths are those that occur due to accidents, homicide, suicide, or unknown causes, and are often linked to gunshot wounds, traffic accidents, falls from heights, drownings, burns, poisonings, or any form of traumatic injury. As throughout history, today women remain one of the primary groups affected by all forms of violence. Since women's health is directly related to the concept of gender, it should not be evaluated independently from their status within society. Deaths in a country are influenced not only by biological, political, social, and cultural factors but also by the level of development of that country or region. Preventing violent deaths of women can be achieved through eliminating the contributing factors and enforcing deterrent legal processes. Autopsy is one of the key steps in judicial investigation and prosecution. Considering all these factors, especially in terms of violence against women, femicides, and other violent deaths of women, it is essential to complement the increasing social awareness and solution-oriented national policies with comprehensive scientific studies addressing the causes of these deaths in all dimensions. While studies on violent deaths of women are extremely limited in our country, it has been observed that even though there are a few studies available globally, recent studies are relatively scarce. This highlights the necessity of expanding research on violent deaths of women both in our country and worldwide. It is believed that such scientific studies will significantly contribute to the operation of judicial mechanisms. Our study was planned with the aim of preventing violent deaths of women and addressing the need for more widespread research in this area. Materials and Methods: All violent deaths of women cases that underwent autopsy at the Ankara Group Presidency of the Council of Forensic Medicine between January 1, 2019, and June 30, 2023, were included in our study. Cases in which a conclusion could not be reached regarding the cause of death and for which all documents were sent to the relevant specialization department of the Istanbul Council of Forensic Medicine for further investigation were excluded from the study. Among the total of 7,783 autopsies conducted during the specified time period, data from 586 cases (7.53%) categorized under violent deaths of women were recorded in the data collection form based on post-mortem examinations, crime scene investigation documents, medical records, and autopsy reports. The origins of death in the cases were inferred using post-mortem examination and crime scene investigation documents, as well as statements from identity witnesses. Findings: Between January 1, 2019, and June 30, 2023, out of the 7,783 cases autopsied in Ankara, it was determined that 6,048 (77.7%) were male and 1,735 (22.3%) were female. From the 1,735 female cases, 586 (34%) were identified as violent deaths of women. It was found that 94.4% of our cases were Turkish citizens, while 5.6% were foreign nationals. The ages of the cases ranged from 0 to 95, with an average age of 40.80 ± 22.26 years. Eight of the cases were pregnant, with four dying due to accidents, three by suicide, and one by homicide. The most common causes of death among our cases were falls from heights (23.4%), strangulation (18.3%), and traffic accidents (15.5%). The origins of death were determined to be 41.7% suicide, 38.2% accident, and 15% homicide. Among the accident cases, 40.2% were due to traffic accidents, 10.3% to fires and other burns, 9.8% to carbon monoxide intoxication, and 7.1% to falls from heights. In homicide cases, 44.3% resulted from gunshot wounds, 28.4% from sharp or blunt force injuries, and 13.6% from shotgun pellets. Among the suicide cases, 43.9% were due to strangulation, 40.2% to falls from heights, and 7% to gunshot wounds. When examining the origins of death across age groups, homicide and suicide rates were found to be significantly higher in the 18–64 age group compared to those under 18 and those aged 65 and over (p<0.001). Conversely, accident origins were significantly higher in individuals under 18 and those aged 65 and over compared to the 18–64 age group (p<0.001). In cases where the origin of death was homicide, it was determined that 57.9% of the defendants were former or current spouses or partners of the victims. It was found that 50% of suicide cases had a psychiatric illness in their medical history. Conclusion: Our study is a retrospective analysis; therefore, not all data were accessible for each case, as the information was evaluated from post-mortem examination documents, crime scene investigation records, and statements from identity witnesses alongside autopsy reports. Accordingly, especially for cases of femicide and female suicides, standardized forms should be developed and completed by forensic physicians in the presence of identity witnesses. When necessary, interviews with multiple identity witnesses should be conducted to ensure that no data about the victims remains incomplete. This approach would allow for comprehensive access to all relevant information about the individual prior to their death, such as whether they were victims of violence, their psychological state before death, and any recent adverse life events they experienced. By doing so, not only can legal conclusions about the person's death be drawn, but also social insights can be gained, providing a societal perspective. Furthermore, processing this information by relevant institutions may contribute to preventing potential violent deaths of women in the future.

Benzer Tezler

  1. Obstrüktif Uyku Apne Sendromunda (OUAS) Kalp Hızı Değişkenliği (KHD) ile hastalık şiddeti arasındaki ilişki ve OUAS'lı hastalarda KHD'nin kardiyovasküler hastalık riski açısından önemi.

    Corelation between Heart Rate Variability (HRV) in Obstructive Sleep Apnea Syndrome (OSAS and severity of disease. Importance of HRV at patients with OSAS in terms risk of disease.

    BAŞA AKDOĞAN BUKET

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Göğüs HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TURAN ACICAN

  2. Rivayetler ışığında talak

    The divorce in Islam in reference to the original narratives

    ABDULHEKİM ÖZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    DinAnkara Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KAMİL ÇAKIN

  3. Beyaz yakalı kadın çalışanların işyerlerindeki mobbing (yıldırma) deneyimleri: Ankara'da beyaz yakalı kadın çalışanların maruz kaldıkları mobbing biçimleri, tecrübe ettikleri etkiler ve mobbing algıları üzerine bir nitel araştırma

    The mobbing experiences of white collar women in the workplace: A qualitative study on the types of mobbing exposure, experienced effects and perceptions of mobbing of white collar women employees in Ankara

    ASLI NUR İNAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İşletmeBaşkent Üniversitesi

    İşletme Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HULUSİ CENK SÖZEN

  4. Çalışma yaşamında yıldırma mağduru olup dava açan kadın çalışanlar üzerine nitel bir araştırma

    A qualitative research on mobbing victim women employees who sued in the working life

    MÜRÜVET ŞAZİYE KALKAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    İşletmeBolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

    İşletme Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ELİF KARABULUT TEMEL

  5. Osmanlı Anadolu`sunda kadın (XVI. yüzyıl)

    Woman in Ottoman Anatolia (XVIth century)

    SEVİM CAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    TarihAnkara Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. H. YAVUZ ERCAN