Akut İskemik Strok'ta Trombosit Agregasyon Marker'leri (Betatromboglobulin ve platelet faktörler-4)
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 88976
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. TEMEL TOMBUL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroloji, Neurology
- Anahtar Kelimeler: Beta tromboglobülin, Reperfüzyon lezyonu, Serebrovasküler bozukluklar, Trombosit agregasyonu, Trombosit faktör 4, Beta thromboglobulin, Reperfusion injury, Cerebrovascular disorders, Platelet aggregation, Platelet factor 4
- Yıl: 1999
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Yüzüncü Yıl Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Akut iskemik strok, vakaların büyük bir bölümünde, trombotik bir süreç olarak düşünülmelidir. Fibrin oluşumu, platelet aktivasyonu ve fibrinolizis olayları birlikte aktive olan ve birbirinin içine geçmiş süreçlerdir. Bu süreçler arasındaki denge strokun progresyonunu ve prognozunu belirleyebilir. Bu nedenle, strokun patofizyoloj isini aydınlatmak ve bu patofizyoloj ide önemli bir yer tutan trombosit aktivasyonunu laboratuvar ölçümleri ile ortaya çıkarmak önem taşımaktadır. Bu çalışmada, akut iskemik strokta, trombosit aktivasyon markerlerini değerlendirmek için Nisan- 1998 ve Ocak- 1999 tarihleri arasında Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Kliniği 'ne kabul edilen 38 hasta çalışma kapsamına alındı. Çalışma grupları aterotrombotik-laküner, kardiyoembolik ve kontrol grubu olarak üç gruba ayrıldı. Trombosit aggregasyon markerleri olan Platelet Faktör-4 (PF-4) ve Beta-tromboglobulin (BTG) seviyeleri akut iskemik strok geçiren hastalarda ilk 24-72 saat içerisinde ölçüldü. Bu markerlerin seviyesini ölçmede ELISA tekniği kullanıldı.PF-4 ve BTG için gruplar ve cinsiyet arasındaki farkı ortaya koymada varyans analizi (ANOVA) kullanıldı. Varyans analizi sonucunda grup ortalamalarının ikili karşılaştırlması için Duncan çoklu karşılaştırma testi uygulandı. Risk faktörlerinin, strokun ciddiyetinin ve strokun büyüklüğünün bu markerler ile ilişkisinin incelemek için ANOVA ve Duncan çokluk karşılaştırma testi kullanıldı. PF-4 ve BTG'nin fibrinojen ve trombosit sayısı ile ilişkisini incelemek için korelasyon analizi yapıldı. T-dağılışı ile de bu seviyeler için % 95'lik güven aralığı hesaplandı. Strokun ciddiyeti ile bu markerler arasındaki ilişkiyi incelemede Rankin nörolojik skalası kulanıldı. Enfarktlann büyüklüğü ve topografik dağılımı Oxfordshire Community Stroke Project (OCSP) sınıflaması kullanılarak ele alındı. Bu amaçla, PF-4 ve BTG'nin akut iskemik stroktaki aterotrombotik, kardiyoembolik ve kontrol grubundaki değişen değerlerini inceledik. Markerlerde, aterotrombotik ve kardiyoembolik hasta grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir değişme olmazken, her iki grupta da kontrol grubuna göre yüksek düzeyler tespit edildi (p< 0,05). Ayrıca aterotrombotik-laküner grupta PF-4 ve BTG düzeyleri kardiyoembolik gruba göre daha yüksek olarak bulundu. 61Bu markerlerin iskemik stroktaki risk faktörlerinden hipertansiyon, koroner arter hastalığı, kolesterol ve geçirilmiş serebrovasküler olay ve TIA ile olan ilişkisi araştırıldı. Buna göre önemli bir risk faktörü olan hipertansiyon mevcut olan hastalarda, olmayanlara göre PF-4 ve BTG seviyeleri daha yüksek bulunmuştur. Diğer risk faktörleri ile bu markerler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamadı. PF-4 ve BTG 'nin bu gruplar arasında yaş ve cinsiyet ile gösterdikleri farklılıklara göre incelediğinde cinsiyete göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamadı. Yaşa göre ise hasta gruplarında PF-4 ve BTG seviyeleri artarken kontrol grubunda herhangi bir artış gözlenmedi. Rankin dizabilite skorlamasına göre strokun ciddiyeti ile bu markerlerin düzeyleri arasındaki ilişkide ise, strokun ciddiyeti arttıkça trombosit agregasyon markerlerinin düzeylerinin arttığı sonucuna varıldı ve bu sonuçlar literatürle uyumluydu (p < 0,01). Ayrıca enfarktlann büyüklüğü ve topografik dağılımı ile bu markerlerin düzeyleri ele alındığında aralarında, istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Ancak BTG düzeylerinin enfarktın büyüklüğü arttıkça hafif yükselme gösterdiği görülmüştür. Yine trombosit sayısı ile bu markerler arasında negatif bir korelasyon olduğu literatüre bir katkı olarak kayda değer olarak bulunmuştur (p<0,05). Fibrinojen ile PF-4 arasmda pozitif yönlü bir ilişki bulunurken (p<0,05), BTG ile fibrinojen arasmda bir miktar korelasyon görülmekle birlikte istatiksel olarak anlamlı bulunamamıştır. Sonuç olarak, akut iskemik strokta koagülasyon aktivasyon süreçlerini değerlendirmede trombosit agregasyon markerlerinin bilinmesinin strokun patofizyoloj isini aydmlatmada ve tedavisini yönlendirmede önemli rol oynayacağı kanısına varılmıştır. 62
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- İskemik stroklu hastalarda fibrinojen ve C-reaktif protein (CRP) düzeylerinin belirlenmesi
Fibrinogen and C-reactive protein (CRP) levels determination in ischemic stroke patients
YAŞAR BAKIRCI
- Hipertansiyon ve antihipertansif tedavinin serebrovasküler hastalık ortaya çıkışına ve klinik tabloya etkisi
Başlık çevirisi yok
H. AYLA ÖCAL SİFOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Nörolojiİstanbul ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAYRÜNÜSA DENKTAŞ
- Akut iskemik strokta, erken dönem prognoza klinik, CT ve Tc-99m HMPAO-SPECT bulgularının etkisi
Başlık çevirisi yok
FATMA MENGEŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1997
NörolojiTrakya ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. NURGÜL AYDIN
- Akut iskemik strokta serum interlökin 6 değerlerinin lezyon lokalizasyonu ve prognozla ilişkisi
The Relation of serum interleukin 6 levels with lesion size and prognosis in acute ischemic stroke
AYNUR YILMAZ
- Nonvalvüler atrial fibrilasyonun akut iskemik strokta 30 günlük erken dönem prognoza etkisi
Başlık çevirisi yok
BABÜRHAN GÜLDİKEN