Hipoksik solunum yetmezliğinde yüksek akımlı nazal oksijen ve noninvaziv mekanik ventilasyon desteği alan hastalarda akciğer ve diyafram ultrasonografisinin klinik progresyonu öngörmedeki yeri
The role of lungs and diaphragm ultrasonography in predicting clinical progress in patients receiving high flow nasal oxygen and noninvasive mechanical ventilation support in hypoxic respiratory failure
- Tez No: 889328
- Danışmanlar: PROF. DR. NAMİGAR TURGUT, DR. NİHAN ALTINTEPE BAŞKURT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: hipoksik solunum yetmezliği, yüksek akımlı nazal oksijen, noninvaziv mekanik ventilasyon, akciğer ultrasonografisi, diyafram ultrasonografisi, Hypoxic respiratory failure, high-flow nasal oxygen, non-invasive mechanical ventilation, lung ultrasonography, diaphragm ultrasonography
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Tıp Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve amaç: Hipoksik solunum yetmezliği tanısıyla yoğun bakım ünitesinde takip edilen NIMV ve HFNO tedavisi alan hastaların entübasyon riskinin akciğer ve diyafram USG ile öngörülebildiğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: 1 Ocak 2024 ve 1 Mayıs 2024 tarihleri arasında, Sağlık Bakanlığı Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi yoğun bakım ünitesine hipoksik solunum yetmezliği tanısıyla interne edilen 91 hastanın yoğun bakım yatışı sırasında, 6., 12., 24. ve 48. saatlerinde ve entübasyon kararı alındıysa entübasyon sırasında yapılan akciğer ve diyafram USG ile diyafram kalınlık fraksiyonu, ekskursiyonu, LUS skoru, ROX indeksi ve LUSS/ROX indeksi oranı değerlendirilmiştir. Bulgular: Entübe olan ve entübe olmayan hastaların yaş ortalamaları arasında anlamlı bir fark yoktu. Cinsiyet dağılımları benzerdi. Çalışmamızda 91 hastanın 58 tanesinde alt solunum yolu enfeksiyonuna sekonder ARDS, 19'unda KOAH alevlenmesi, 10'unda postoperatif atelektazi, 4'ünde akciğer ödemi görüldü. 28 günlük mortalite oranı entübe olan ve olmayan hastalar arasında istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.001). PaO2/FiO2 değeri entübe olmayan hastalarda anlamlı olarak daha yüksekti. Hastaların PaCO2, CRP, prokalsitonin, WBC, NLR ve PLR değerleri açısından entübe olan ve entübe olmayan hastalar arasında anlamlı bir fark yoktu. Yoğun bakım yatışında ölçülen ROX indeksi ve LUS skoru entübasyonu ön görmede anlamlı idi. Entübasyonu ön görmede LUSS/ROX oranı anlamlı bir değer alarak saptandı (p=0.002). Diyafram kalınlığı entübasyonu ön görmede anlamlı bir ölçüm olarak saptandı (p<0.001). Entübasyonu ön görmede ekskursiyon anlamlı bir değer olarak saptandı (p=0.001). Tartışma ve Sonuç: Hipoksemik solunum yetmezliği tanısıyla yoğun bakıma alınan hastalarda, invaziv mekanik ventilasyon gereksiniminin akciğer ve diyafram ultrasonografisi ile öngörülebileceği gösterilmiştir. Diyafram kalınlık fraksiyonu, ekskursiyonu, LUSS/ROX indeksi oranı, ROX indeksi ve LUS skoru gibi parametrelerin hastaların entübasyon riskini öngörmede anlamlı olduğu belirlenmiştir. 91 hastanın etiyolojisi değerlendirildiğinde en yaygın neden alt solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle gelişen ARDS'dir. Erkek hastalar, kadınlara göre daha fazla görülmektedir. Ek hastalığı olan hastaların entübasyon oranı daha yüksektir; ancak ek hastalığın entübasyon üzerindeki etkisi anlamlı bulunmamıştır. Aynı şekilde, SOFA skoru da NIMV başarısızlığında anlamlı bulunmamıştır. CRP, prokalsitonin gibi enfeksiyöz parametrelerin değerleri değişiklik göstermekte, ancak bizim grubumuzda bu parametrelerin NIMV ihtiyacı ile ilişkili olmadığı görülmüştür. Entübe olan hastalarda yüksek PA-aO2 ve PaO2/FiO2 değerleri, entübasyon riski açısından anlamlıdır. CPAP ve HFNO tedavileri arasında entübasyon açısından anlamlı fark bulunmamıştır. Sonuç olarak; akut solunum yetmezlikli kritik hastalarda akciğer ve diyafram ultrasonografisi ile diyafram kalınlık fraksiyonu ve ekskursiyonu ölçülerek, ROX indeksi ve LUSS/ROX indeksi oranı hesaplanarak entübasyon riskinin öngörülmesinde kullanılabilir.
Özet (Çeviri)
Objectives: The aim was to evaluate whether the risk of intubation in patients with hypoxemic respiratory failure who were monitored in the intensive care unit and received NIMV (non-invasive mechanical ventilation) and HFNO (high-flow nasal oxygen) treatment could be predicted using lung and diaphragm ultrasound. Materials and Methods: Between January 1, 2024, and May 1, 2024, the diaphragm thickness fraction, excursion, LUS score, ROX index, and the LUSS/ROX index ratio were evaluated using lung and diaphragm ultrasound in 91 patients admitted to the intensive care unit of the Ministry of Health Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu City Hospital with a diagnosis of hypoxemic respiratory failure. These evaluations were performed at the 6th, 12th, 24th, and 48th hours of their ICU stay, and during intubation if the decision for intubation was made. Results: There was no significant difference in the mean ages between intubated and non-intubated patients. Gender distributions were similar. In our study, among 91 patients, 58 had ARDS secondary to lower respiratory tract infection, 19 had exacerbation of COPD, 10 had postoperative atelectasis, and 4 had pulmonary edema. The 28-day mortality rate was statistically significant between intubated and non-intubated patients. The PaO2/FiO2 ratio was significantly higher in non-intubated patients. There was no significant difference between intubated and non-intubated patients in terms of PaCO2, CRP, procalcitonin, WBC, NLR, and PLR values. The ROX index and LUSS score measured during ICU admission were significant predictors of intubation. The LUS/ROX ratio was identified as a significant predictor for intubation (p=0.002). Diaphragm thickness was identified as a significant measurement for predicting intubation (p<0.001). Excursion was identified as a significant predictor for intubation (p=0.001). Conclusion: In patients admitted to the intensive care unit with a diagnosis of hypoxemic respiratory failure, it has been demonstrated that the need for invasive mechanical ventilation can be predicted using lung and diaphragm ultrasonography. Parameters such as diaphragm thickness fraction, excursion, LUSS/ROX index ratio, ROX index, and LUS score have been found to be significant in predicting the intubation risk of patients. When evaluating the etiology of 91 patients, the most common cause was ARDS due to lower respiratory tract infections. Male patients are observed more frequently than female patients. The intubation rate is higher in patients with comorbidities; however, the effect of comorbidities on intubation was not found to be significant. Similarly, the SOFA score was also not found to be significant in predicting NIMV failure. The values of infectious parameters such as CRP and procalcitonin show variations, but in our group, these parameters were not related to the need for NIMV. In intubated patients, high PA-aO2 and PaO2/FiO2 values are significant in terms of intubation risk. There was no significant difference between CPAP and HFNO treatments regarding intubation. In conclusion, by measuring diaphragm thickness fraction and excursion using lung and diaphragm ultrasonography, and calculating the ROX index and LUSS/ROX index ratio, the risk of intubation can be predicted in critically ill patients with acute hypoxemic respiratory failure.
Benzer Tezler
- Pnömoniye bağlı tip 1 solunum yetmezliğinde yüksek akımlı nazal kanül oksijen tedavisi, nazal kanül ile verilen oksijen tedavisinden daha etkili midir?
Is TYPE 1 insufficiency deficiency with pneumonia patients high flow nazal cannula oxygen treatment more effective of oxygen treatment provided by nazal cannula?
SAADET ERTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEVDA ŞENER CÖMERT
- Akut hipoksemik solunum yetmezliğinde yüksek akımlı nazal kanül ile oksijen tedavisinin etkinliğinin konvansiyonel oksijen tedavisi ile karşılaştırılması
Comparison of the effectiveness of high flow nasal cannula with oxygen therapy in conventional oxygen therapy in acute hypoxemic respiratory failure
ALPEREN AKSAKAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Göğüs HastalıklarıAtatürk ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. LEYLA SAĞLAM
- Acil servise nefes darlığı ile başvuran hipoksik solunum yetmezliği olan hastalarda yüksek akımlı nazal oksijen ile nazal kanül tedavilerinin kan gazı değerleri üzerine etkinliklerinin karşılaştırılması
Comparison of the effectiveness of high current nazal oxygen and nazal cannula treatment on blood gas values in patients with hipoxic respiratory failure applying to the emergency department with strain of breathing
ABDULSELAM AYDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
İlk ve Acil YardımAtatürk ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ABDULLAH OSMAN KOÇAK
- Noninvaziv mekanik ventilasyonun etkinliği
The efficacy of noninvasive mechanical ventilation
HANDAN BAŞEL KARAÇÖP
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Göğüs Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiDahili Tıp Bilimleri Bölümü
PROF. DR. SEMA UMUT
- Sonografik olarak ölçülen optik sinir kılıfı çapının hiperkarbik solunum yetmezliğinde prognostik önemi
Prognostic value of the optical nerve sheath diameter in hypercarbic respiratory failure
MEHMET GÖKTUĞ EFGAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İlk ve Acil Yardımİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZEYNEP KARAKAYA
UZMAN ADNAN YAMANOĞLU