Geri Dön

Dekompanse kalp yetmezliği ile acil servise başvuran hastalarda kan gazında baz açığı değerlendirmesinin hasta sonlanımı üzerine etkisinin araştırılması

Investigation of the effect of base excess evaluation in bloodgas analysis on patient outcomes in patients presenting to theemergency department with decompensated heart failure

  1. Tez No: 880997
  2. Yazar: MÜZEKKA MERT MANAV
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÜÇLÜ SELAHATTİN KIYAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Base Excess, Acute Decompensated Heart Failure, Emergency Department, Blood Gas Analysis, Mortality
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Dekompanse Kalp Yetmezliği ile Acil Servise Başvuran Hastalarda Kan Gazında Baz Açığı Değerlendirmesinin Hasta Sonlanımı Üzerine Etkisinin Araştırılması Akut dekompanse kalp yetmezliği, hastaneye başvuruların %50-70'ini oluşturan akut kalp yetmezliğinin en yaygın şeklidir. Akut dekompanse kalp yetmezliği, patofizyolojisi tam olarak anlaşılamayan ve tedavi seçenekleri sınırlı olan bir durum olmaya devam etmektedir. Kronik kalp yetmezliğinin tedavisine yönelik kılavuzlar gelişmesine karşın aynı gelişmeler Akut dekompanse kalp yetmezliğinin tedavisi için söylenememektedir. Akut dekompanse kalp yetmezliğinin optimal olmayan tıbbi tedavisi, sıklıkla hastaneden taburcu olduktan sonra tekrarlayan hastaneye yatış, morbidite ve mortalite riskinde artışa neden olmaktadır. Bu çalışma dekompanse kalp yetmezliği acil servise başvuran hastalarda kan gazı değerlendirilmesinin hasta sonlanımı üzerine etkisini araştırmak amacıyla planlanmıştır. Prospektif olarak planlanan çalışmaya, 6 aylık bir sürede, ……tarihleri arasında üçüncü basamak bir üniversite hastanesinin acil Servis'ine başvurusunda Akut dekompanse kalp yetmezliği olarak kabul edilen, evreni bilinen örneklem yöntemi ile =0.05 serbestlik derecesinde, %95 güven aralığında toplam 455 hasta alınmıştır. Çalışmanın verilerini dahil edilme kriterlerini taşıyan hastaların demografik özellikleri, tıbbi değerlendirmeleri ve primer hekimi tarafından yapılmasına karar verilmiş kan gazı ve biyokimya sonuçları oluşturmuştur. Çalışmadaki yaşamsal ve laboratuvar bulgularının sınıflandırılması güncel literatür bilgileri doğrultusunda standart kabul edilen değerler aralığında yapılmıştır. Bu araştırma için hastaların birincil hekimi tarafından önerilen tetkik ve tedavi dışında herhangi bir uygulama veya istem yapılmamıştır. Hastaların acil servisteki tıbbi sonlanımları çalışma verilerinin de sonlanımını oluşturmuştur. Hastalardan toplanan verilerin istatistiksel analizleri, IBM SPSS Statistics v25.0 ve kestirilen olasılık değerlerinden ROC eğrilerinin elde edilmesi ve karşılaştırılması, lojistik regresyon çoklu değişken modeli için MedCalc® Statistical Software version 22.0 analiz programlarından yararlanılmıştır. İstatiksel olarak, p<0,05 değeri anlamlı kabul edilmiştir. Tanımlayıcı veriler sayı (n) ve yüzde (%) (frekans dağılımları) ile gösterilmiş, çapraz tablolar için Pearson Ki-Kare ve Pearson Kesin (Exact) Ki-Kare testi, ikili grup karşılaştırmalarında bağımsız örnek t testi ve Mann-Whitney U testi analizleri yapılmıştır. Baz eksisi ve mortalite ilişkisi sensivite- spesifite analizinde ROC Curve grafiği kullanılmıştır. Çalışmaya alınan hastalarda kadın ve erkek cinsiyet oranının birbirine oldukça yakın olduğu (%50,1'i kadın, %49,9'u erkek) Hastaların yaş ortalamasının 72,26 ±11,77 ile literatüre uyumlu olduğu, en yüksek orandaki komorbiditenin Hipertansiyon olduğu ve Düşük baz eksisi değerlerine sahip hastaların mortalitesinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Baz eksisi ≤-8,1 kesme noktasında, baz eksisi değerlerinin hastalarda tanısal önemliliğe sahip olduğu görülmüştür. Sonuç olarak bu çalışmada elde edilen verilerle, baz eksisinin bu hastalar için başvuru sırasında kolayca elde edilebilen ve önemli bir belirteç olarak prognozun öngörücüsü olarak kullanılabileceği ve 24 saatlik mortaliteyle önemli ölçüde ilişkili olduğu saptanmıştır.

Özet (Çeviri)

Investigation of the Effect of Base Excess Evaluation in Blood Gas Analysis on Patient Outcomes in Patients Presenting to the Emergency Department with Decompensated Heart Failure Acute decompensated heart failure constitutes 50-70% of hospital admissions related to heart failure and remains a condition with poorly understood pathophysiology and limited treatment options. Despite advancements in guidelines for chronic heart failure management, similar progress in the treatment of Acute decompensated heart failure constitutes has been lacking. Inadequate medical management of Acute decompensated heart failure constitutes often leads to recurrent hospitalizations, increased morbidity, and mortality after discharge. This study was designed to investigate the impact of blood gas analysis on patient outcomes in individuals presenting to the emergency department with Acute decompensated heart failure constitutes. A prospective study was conducted over a period of six months, from [insert dates], at a tertiary university hospital's emergency department. A total of 455 patients diagnosed with acute decompensated heart failure using a known sample method with α=0.05 and a confidence interval of 95% were included. Demographic information, medical evaluations, blood gas, and biochemical results, as decided by the primary physician, constituted the data. Vital signs and laboratory findings were categorized within standard accepted ranges based on contemporary literature. No interventions or tests beyond those recommended by the primary physician were performed. Medical outcomes in the emergency department determined the study endpoints. Statistical analyses were conducted using IBM SPSS Statistics v25.0 and MedCalc® Statistical Software version 22.0. ROC curves were generated from estimated probability values for comparative analysis. A significance level of p<0.05 was applied. Descriptive data were presented in numbers (n) and percentages (%), and analyses included Pearson Chi-Square and Pearson Exact Chi-Square tests for cross-tables, independent sample t-tests, and Mann-Whitney U tests for binary group comparisons. Sensitivity-specificity analysis was performed using ROC curve graphs to assess the relationship between base excess and mortality. The study cohort comprised a nearly equal distribution of male and female patients (50.1% female, 49.9% male). The average age was 72.26 ±11.77, aligning with existing literature. Hypertension was the most prevalent comorbidity, and patients with low base excess values exhibited higher mortality rates. A base excess of ≤-8.1 was identified as a significant diagnostic cutoff point in these patients. The findings of this study suggest that base excess, easily obtainable at the time of admission, can serve as a valuable prognostic marker for patients with Acute decompensated heart failure constitutes, being significantly associated with 24-hour mortality. The results indicate its potential as a readily available and important prognostic indicator, emphasizing its predictive value in the emergency setting.

Benzer Tezler

  1. Acil servise başvuran dekompanse kalp yetmezliği hastalarında news-l skorunun prognostik değerliliği

    Prognostic value of the NEWS-L score in patients admitted in the emergency department with decompensated heart failure

    MUSTAFA CAN GÜZELCE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İlk ve Acil YardımDokuz Eylül Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NEŞE ÇOLAK

  2. Acil servise solunum sıkıntısı ile başvuran olgularda yüksek akımlı oksijen tedavisinin etkinliğinin araştırılması

    Investigation of the efficacy of high-flow oxygen therapy in patients presenting to the emergency department with respiratory distress

    YUSUF AKGÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    İlk ve Acil YardımÇukurova Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET SEBE

  3. Akut dekompanse kalp yetmezliği ile acil servise başvuran erişkin hastalarda idrar nötrofil jelatinaz ilişkili lipokalin (NJİL) düzeylerinin hastaların diüretik tedavi dozunu ve akut böbrek hasarı gelişmini belirlemedeki tanısal değerinin incelenmesi.

    Evaluation of urine neutrofil gelatinase associated lipocalin (NGAL)levels to predict the diüretic dose requirement and acute kidney injury (AKI) in adult patients presenting to the emergency department with acute decompansated hearth failure.

    CANAN AYCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    NefrolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MİNE DURUSU TANRIÖVER

  4. Nefes darlığı şikayeti ile acil servise başvuran hastalarda dekompanse kalp yetmezliği ile pnömoni ayrımında nötrofil/lenfosit ve platelet /lenfosit oranlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of neutrophil/lymphocyte and platelet/lymphocyte ratios in the differential diagnosis of decompensated heart failure and pneumonia in patients presenting to the emergency department with shortness of breath

    HÜMEYRA KARAÖMER ERDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İlk ve Acil YardımDokuz Eylül Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEDAT YANTURALI

  5. Acil servise dispne ile başvuran hastalarda kalp yetmezliği tanısında MR-proANP (mid-regional pro-atrial natriuretic peptide) ilekardiyopulmoner USG'nin tanısal değerliliklerinin karşılaştırılması

    Comparison of the diagnostic values of MR-proANP (mid-regional pro-atrial natriuretic peptide) and cardiopulmonary USG in the diagnosis of heart failure in patients admitted to emergency service with dyspnea

    MECİT ÇOKLUK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İlk ve Acil YardımRecep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM BİLİR