Geri Dön

Makroalglerden saflaştırılan ade inhibitör peptitlerin karakterizasyonu ve nanoenkapsülasyonu: Biyoaktivitelerinin ve stabilitelerinin araştırılması

Characterization and nanoencapsulation of ace inhibitor peptides purified from macroalgae: İnvestigation of their bioactivity and stability

  1. Tez No: 879687
  2. Yazar: EDA ŞENSU DEMİR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BERAAT ÖZÇELİK, DOÇ. DR. AYSUN YÜCETEPE
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Gıda Mühendisliği, Food Engineering
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Gıda Mühendisliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Makroalgler, denizel ortamda yetişen karmaşık hücreli canlılardır ve protein, karbonhidrat, lipid, mineral ve fenolik maddeler açısından zengin bir kaynaktır. Özellikle protein açısından umut verici olan makroalglerin insan tüketimi için uygun olduğu kanıtlanmıştır. Makroalglerin ilgi çekici diğer bir özelliği ise sağlık etkileri gösteren biyoaktif bileşikleri içermesidir. Bu bileşikler içerisinde biyoaktif peptitler insanlarda bağışıklık, kardiyovasküler ve sinir sistemleri dahil olmak üzere düzenleyici süreçlerde rol oynamaktadır. Makroalgler, yüksek değerli bileşikleri içermelerine rağmen, hücre duvarlarından dolayı bu bileşiklerin ekstraksiyonu ve kullanılması zor olabilmektedir. Ekstraksiyon verimini artırmak için osmotik şok, ultrases, yüksek basınç, sub-kritik gibi mekanik ya da enzim destekli parçalama gibi biyolojik uygulamalar bulunmaktadır. Ayrıca ekstrakte edilen proteinlerin hidrolizi ile birlikte açığa çıkan biyoaktif peptitlerin saflaştırılması ve tanımlanması da önemlidir. Hassas yapıya sahip olan peptitlerin gıda işleme ve gastrointestinal sindirim sırasında karşılaşabilecekleri sert koşullar karşısında stabilitelerinin korunabilmesi için enkapsülasyon yöntemleri başarıyla uygulanmaktadır. Tez beş iş paketinden oluşmaktadır. İlk iş paketinde 119O149 numaralı 3501 TÜBİTAK Projesi kapsamında Türkiye'nin Ege Denizi kıyılarından toplanan Ulva rigida (yeşil makroalg), Laurencia obtusa (kırmızı makroalg) ve Padina pavonica (kahverengi makroalg) kimyasal kompozisyonu araştırılmıştır. Bu üç alg toplam protein, karbonhidrat, kül, lipit ve lif açısından incelenmiş ve birbiri ile karşılaştırılmıştır. Kuru bazda en yüksek protein ve lipit içeriği L. obtusa'da (sırasıyla, %11,65 ve %1,69), en yüksek karbonhidrat ve lif içeriği U. rigida'da (sırasıyla, %52,82 ve %17,56) ve en yüksek kül içeriği P. pavonica'da (%47,30) tespit edilmiştir (p<0,05). Bunun yanı sıra kromatografik yöntemler ile mineral madde kompozisyonu, çözünür şeker, yağ asiti ve amino asit profilleri de belirlenmiştir. Mineral madde profiline göre Mg ve K başlıca mineraller olarak tespit edilmiştir. Makroalgler için önemli olan ağır metal miktarları (Ag, Al, Ni, Cd, Pb) ise toksik seviyenin altında bulunmuştur. Araştırılan makroalgler, yağ asidi profiline göre palmitik (%48,55- 66,37), oleik (%8,41-20,92) ve linoleik (%2,53-12,92) asitlerce zengindirler. Bunun yanı sıra makroalglerin esansiyel amino asitler (lisin gibi) açısından da zengin bir kaynak olduğu söylenebilmektedir. İkinci iş paketinde U. rigida (URPE), L. obtusa (LOPE) and P. pavonica (PPPE)'dan ultrases ve enzim destekli protein ekstraksiyonu gerçekleştirilerek, elde edilen proteinin karakterizasyonu, teknofonksiyonel özellikleri ve in vitro gastrointestinal sindirim öncesi ve sonrası biyoaktif özelliklerinde meydana gelen değişimler incelenmiştir. U. rigida için ultrases ve enzim destekli ekstraksiyon koşulları (ultrases uygulama süresi, enzim/substrat (E/S) oranı ve ekstraksiyon sıcaklığı) yanıt yüzey metodolojisi kullanılarak optimize edilmiştir. Varyans analizine göre protein, toplam fenolik madde miktarı (TFMM) ve antioksidan aktivite (CUPRAC ve ABTS yöntemleri ile) için belirleme katsayısı (R2) sırasıyla, 0,96, 0,98, 0,92 ve 0,81 olarak bulunmuştur. Elde edilen R2 değerleri uygulanan modelin güvenilir ve kullanılabilir olduğunu göstermiştir. Optimum ekstraksiyon koşulları 0,50 dakikalık ultrases uygulama süresi, E/S 1,0 ve ekstraksiyon sıcaklığı 26,94 ºC olarak belirlenmiştir. Elde edilen koşullar L. obtusa ve P. pavonica için de uygulanmıştır. Optimize edilen ultrases ve enzim destekli ekstraksiyon ile U. rigida, P. pavonica ve L. obtusa için elde edilen ekstraksiyon verimleri srıasıyla %74,21, %63,20 ve %94,74 olarak tespit edilmiştir. Makroalgal proteinlerin in vitro sindirilebilirliği URPE için %84,35, PPPE için %94,09 ve LOPE için %90,26'dır. Makroalgal protein ekstraktlarının (MPE) TFMM 19,32 mg GAE/g ile 77,86 mg GAE/g arasında bulunmuştur ve en yüksek TFMM LOPE'nindir. MPE'nin antioksidan aktiviteleri ABTS yöntemine göre 143,76 mg TE/g ile 251, 29 mg TE/g arasında iken, CUPRAC yöntemine göre 22,40 mg TE/g ile 74,69 mg TE/g arasında tespit edilmiştir. MPE'nin antioksidan aktiviteleri her iki yönteme göre PPPE>LOPE>URPE şeklinde sıralanmaktadır (p<0,05). En yüksek anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitör aktivite PPPE (%13,01) gösterirken en düşük aktiviteyi LOPE (%0,30) sergilemiştir. In vitro gastrointestinal sindirim sonrası antioksidan aktivite de azalma meydana gelirken ADE inhibitör aktivitenin ise arttığı gözlenmiştir. Makroalgal proteinlerin teknofonksiyonel özellikleri değerlendirildiğinde, su tutma kapasitesi için sıralama URPE (%91,55)>LOPE (%70,27)>PPPE (62,09) şeklindedir. Yağ tutma kapasitesileri %182,32 (LOPE) ile %410,13 (PPPE) arasındadır (p<0,05). En yüksek emülsifiye edici aktivite LOPE'de (%46,33) tespit edilirken onu sırasıyla URPE (%33,26) ve PPPE (%11,21) takip etmiştir (p<0,05). En yüksek emülsiyon stabilitesi URPE'dedir (%20,46). Köpürme kapasiteleri URPE için %28,92, LOPE %5,61, PPPE için %16,81'dir. URPE ve PPPE ~%11 köpürme stabilitesine sahipken, LOPE köpürme stabilitesi göstermemiştir. MPE'lerin SDS-PAGE analizine göre <17 kDa'dan düşük moleküler ağırlığına sahip peptit içerdikleri, PPPE'nin buna ek olarak 35, 48 ve 75 kDa'larda bantlara sahip olduğu görülmüştür. DSC sonuçlarına göre denatürasyon sıcaklıkları ise LOPE(115,50 ºC)>URPE (94,58 ºC)>PPPE (69,51 ºC) olarak tespit edilmiştir. Üçüncü iş paketinde MPE'lerden ADE inhibitör peptitlerin saflaştırılarak, peptit dizilimleri tanımlanarak, in silico ve in vitro sitotoksisiteleri araştırılmıştır. Biyoaktif peptit eldesi için ilk basamak olarak, pepsin ve tripsin enzimleri ile enzimatik hidroliz gerçekleştirilmiştir. Hidroliz dereceleri URPH (%83,1)>LOPH (%79,0)>PPPH (%78,8) olarak sıralanmıştır. Hidrolizasyon sonrası elde edilen hidrolizatların ADE inhibitör aktivitelerinin ekstraktlara göre arttığı görülmüştür. URPH, LOPH VE PPPH'nin ADE inhibitör aktiviteleri sırasıyla %83,1, %79,0 ve %78,8 olarak tespit edilmiştir. Protein hidrolizatları 3,5 ve 10 kDa molekül ağırlığına sahip ultrafiltrasyon tüplerinden geçirilerek fraksiyonlarına ayrılmıştır. Tüm makroalgler için 3 kDa'nın altındaki molekül ağrılığına sahip fraksiyonlar, en yüksek ADE inhibitör aktivite sergilemiştir. En yüksek ADE inhibitör aktiviteye sahip <3 kDa'nın altındaki fraksiyonlara iyon değişim kromatografisi ile ileri saflaştırma uygulanmıştır. İyon değişim kromatografisinden sonra URPH ve LOPH için ADE inhibisyonlarında artış tespit edilirken, PPPH'nin ADE inhibitör aktivitesinde düşüş olduğu gözlenmiştir. Bu nedenle, en yüksek ADE inhibitör aktivite gösteren URPH-F1 (%82,0), LOPH-F2 (%81,0) ve PPPH (%78,8)'nin LC-MS/MS ile peptit dizilimleri tanımlanmıştır. Tanımlanan peptit dizilimleri BIOPEP ve PeptideRanker araçları ile analiz edilerek, in silico'daki potansiyel biyoaktif özellikleri incelenmiştir. BIOPEP sonuçlarına göre, URPH-F1'den 20 adet ADE inhibitör peptit tanımlanmıştır. PeptideRanker skorları 0,95'in üstünde olan WARF, MHPF ve YVGWF peptitlerin ADE inhibitör aktivite gösterdikleri in silico olarak tespit edilmiştir. LOPH-F2 için 9 adet ADE inhibitör peptit tanımlanmıştır ve en yüksek PeptideRanker skoru 0,98 olarak GNWF dizisinde elde edilmiştir. PPPH için ise tanımlanan 4 peptit ADE inhibisyonuna sahiptir ve en yüksek PeptideRanker skoru (0,93) NWVCIF dizisinde elde edilmiştir. ADE ile potansiyel olarak ADE inhibitör peptitler arasındaki etkileşimleri araştırmak için, en yüksek PeptideRanker skorlarına sahip peptit dizileri, etkileşimlerin gücünü belirlemek amacıyla Pepsite2 araçları aracılığıyla analiz edilmiştir. Diğer taraftan, URPH-F1, LOPH-F2 ve PPPH'nin in vitro sitotoksisitesi araştırılmıştır. URPH-F1 ve LOPH-F2'nin 125 µg/mL'lik konsantrasyonlarda canlı hücre sayılarını azalttığı ancak daha düşük konsantrasyonlarda toksik etki göstermediği tespit edilmiştir. Ayrıca PPPH'nin uygulanan her 3 konsantrasyon için de (125, 62,5, 31,25 µg/mL) toksik etki göstermediği görülmüştür. Ayrıca uygulanan ToxinPred analizi ile de URPH-F1, LOPH-F2 ve PPPH'nin in silico olarak toksik etki göstermediği tespit edilmiştir. Dördüncü iş paketinde en yüksek ADE inhibitör aktivite gösteren URPH-F1, LOPEF2 ve PPPH ince film hidrasyonu yöntemi ile enkapsüle edilmiştir. Nanolipozomların karakterizasyonu için fiziksel (zeta potansiyeli, polidispersite indeksi, parçacık boyutu), termal (DSC) ve morfolojik özellikler (SEM) ve FT-IR analizleri yapılmıştır. Ayrıca, depolama, pH-ısı uygulamaları ve in vitro gastrointestinal sindirim sonrasında nanolipozomların biyoaktivitelerindeki değişiklikler incelenmiştir. Nanolipozomlar stabilitelerini artırmak amacıyla %0,6'lık kitosan ile kaplanmıştır. Kitosan kaplı makroalgal nanolipozomlar (KKML) için zeta potansiyelleri 37,65 mV (E-PPP), 26,7 mV (E-URP) ve 10,93 mV (E-LOP)'tur. Partikül boyutları ise 323,1 nm (PPPHL), 334,84 nm (E-URP) ve 121,53 nm (E-LOP) olarak tespit edilmiştir. E-URP, E-LOP ve E-PPP'nin enkapsülasyon verimleri sırasıyla %93,3; %90,6; %92,0'dır. Elde edilen partikül boyutu ve zeta potansiyel sonuçları SEM analizi ile de desteklenerek KKML'nin küresel ve pürüzsün yapılara sahip olduğu görülmüştür. E-LOP (115,50 ºC) en yüksek termal dayanıklılığa sahipken, onu E-URP (94,58 ºC) ve E-PPP (69,51 ºC) takip etmiştir. Enkapsüle edilen makroalgal peptitlerin ADE inhibitör aktiviteleri enkapsüle edilmeyenlere göre azalmıştır. KKML'nin depolama stabiliteleri incelendiğinde ilk 7 gün içinde ADE inhibitör aktivitelerinin sıfıra yaklaştığı görülmüştür. KKML'nin pH-ısıl stabiliteleri zeta potansiyelleri, partikül boyutları, ADE inhibitör aktiviteleri ve morfolojik özellikleri incelenerek değerlendilmiştir. pH 6'nın ve 60 ºC'nin üzerindeki uygulamalarda nanolipozomlar stabilitelerini ve biyoaktivitelerini kaybetmiştir. In vitro gastrointestinal sindirim sonrasında E-PPP'nin ADE inhibitör aktivitesini %38,81 oranında koruduğu tespit edilmiştir. E-URP için ADE inhibitör aktivitede artış görülürken E-LOP'un ADE inhibitör aktivitesini tamamen kaybettiği gözlenmiştir. Beşinci iş paketinde 43728 numaralı İTÜ-BAP projesi kapsamında Türkiye'nin Ege kıyılarından toplanan Gracilaria bursa-pastoris'in kimyasal kompozisyonu tanımlanmıştır. Kırmızı makroalgler için değerli olan fikobiliproteinler geleneksel ve sub-kritik su ekstraksiyonu (SKSE) yöntemleri ile elde edilerek, ekstraktlar fikobiliprotein miktarı ve antioksidan aktivite açısından karşılaştırılmıştır. G. bursapastoris %61,35 karbonhidrat, %7,79 protein, %28,40 kül ve %0,23 lipid miktarına sahiptir. SKSE ile elde edilen fikobiliprotein verimi geleneksel yönteme göre daha yüksek bulunmuştur. SKSE ile elde edilen fikobiliportein ekstraktlarının antioksidan aktiviteleri (CUPRAC ve DPPH) de daha yüksektir (p<0,05). SKSE uygulamasında artan sıcaklık artışı ile de antioksidan aktivitenin arttığı tespit edilmiştir.

Özet (Çeviri)

With the world's growing population, food production is predicted to reach its highest capacity in order to supply future food demands. Global warming, climate change, and limited water resources make it harder to produce animal and vegetable proteins, the two most frequent protein sources. Therefore, there is a growing demand for alternative protein sources that can deliver the same or more nutritional value as traditional protein sources. Marine resources provide sustainable protein sources by removing the requirement for arable land for food production and reducing competition in agricultural production. Macroalgae are multicellular organisms that grow in the sea environment. They are classified into three categories based on the pigments in their structure: red, green, and brown. Macroalgae are very rich source of protein, phycobiliprotein, carbohydrates, lipids, minerals and phenolic substances. Macroalgae, which are particularly promising in terms of protein, have proven to be extremely suitable for human consumption. It has a balanced amino acid composition, similar to traditional protein sources. Macroalgae also contain bioactive chemicals that have been shown to have health benefits. Among these compounds, bioactive peptides, which are tiny protein fragments containing 2 to 20 amino acids, play an important role in human regulating processes such as the immunological, cardiovascular, and neurological systems. Moreover, bioactive peptides have significant effects such as anti-hypertensive, antioxidant, anti-diabetic and anti-microbial activities. Extraction and usage of high-value substances, such as proteins, are difficult due to the cell wall of macroalgae. To improve extraction efficiency, the cell wall is broken down mechanically using methods such as osmotic shock, ultrasonication, high pressure, electric field, and sub-critical or with enzyme assisted. Furthermore, purification and identification of bioactive peptide sequences that exhibit health effects from hydrolyzed proteins are critical for peptide industrial usage. The bioactive peptides are sensitive due to their small molecular weight. Fort his reason, encapsulation technologies are successfully used to protect bioactive peptides from the harsh conditions they may encountered during food processing or gastrointestinal digestion. The thesis consists of five work-packages. In the first work package, it was aimed to investigate the chemical composition of Ulva rigida (green), Laurencia obtusa (red) and Padina pavonica (brown) collected from the Aegean coast of Türkiye within the scope of 3501 TÜBİTAK Project (Project number: 119O149). These three algae were examined and compared in terms of total protein, carbohydrate, ash, lipid and fiber. The highest protein and lipid content were detected in L. obtusa (11.65% and 1.69%, respectively). U. rigida had the highest carbohydrate and fiber content (52.82% and 17.56%, respectively) while P. pavonica had the highest ash content (47.30%). Additionally, chromatographic methods were used to determine the mineral substance composition, soluble sugar, fatty acid and amino acid profiles. The main mineral substance in three macroalgae was found to be as Mg and K. The levels of heavy metals (Ag, Al, Ni, Cd, and Pb) that are critical for macroalgae were discovered to be at a level that does not prevent their consumption. According to their fatty acid profile, they were found to be rich in palmitic (48.55-66.37%), oleic (8.41-20.92%) and linoleic (2.53-12.92%) acids (p<0.05). Furthermore, macroalgae contain a high concentration of essential amino acids such as lysine. In the second work package, ultrasound and enzyme-assisted extraction of macroalgal proteins from U. rigida (URPE), L. obtusa (LOPE) and P. pavonica (PPPE) were carried out, and the characterization, technofunctional properties and the changes in its bioactive properties before and after in vitro gastrointestinal digestion of protein extracts were determined. Ultrasound and enzyme-assisted extraction conditions(ultrasound application time, enzyme/substrate (E/S) ratio and extraction temperature) for U. rigida were optimized using surface response methodology. According to analysis of variance (ANOVA), the coefficient of determination (R2) for protein content, total phenolic content and antioxidant activity (using CUPRAC and ABTS methods) were found to be 0.96, 0.98, 0.92 and 0.81, respectively. The R2 obtained indicated that the model was dependable and useable. The optimum conditions were ultrasound application time of 0.50 min, enzyme to substrate ratio of 1:1, and extraction temperature of 26.94 ºC. The optimum conditions were also applied to protein extraction from L. obtusa and P. pavonica. The extraction yield for U. rigida, P. pavonica and L. obtusa were determined as 74.21%, 63.20% and 94.74%, respectively. The in vitro protein digestibility was 84.35% for URPE, 94.09% for PPPE and 90.26% for LOPE. It can be said that they are similar to grains, fruits and vegetables in terms of protein digestibility. Total phenolic content of macroalgal protein extracts (MPE) were found between 19.32 mg GAE/g and 77.86 mg GAE/g, and the highest phenolic content was detected in LOPE. Antioxidant activities were determined between 143.76 mg TE/g and 251.29 mg TE/g with ABTS method, and between 22.40 mg TE/g and 74.69 mg TE/g with CUPRAC method. According to both methods, MPE had antioxidant properties ordered as PPPE>LOPE>URPE (p<0.05). PPPE showed the highest angiotensin converting enzyme (ACE) inhibitory activity (13.01%), while LOPE exhibited the lowest activity (0.30%). Antioxidant activity was found to decrase following in vitro gastrointestinal digestion, although ACE inhibitor activity increased. Water holding capacity was ordered as URPE (91.55%)>LOPE (70.27%)>PPPE (62.09%). Oil holding capacity was between 182.32% (LOPE) and 410.13% (PPPE) (p<0.05). Oil holding capacities, which are especially important for the emulsified products, were found to be quite high compared to other sources. The highest emulsifying activity was detected in LOPE (46.33%), followed by LOPE (33.26%) and PPPE (11.21%), respectively (p<0.05). URPE exhibits the highest emulsion stability (20.46%). The foaming capacity was 28.92% for URPE, 5.61% for LOPE, and 16.81% for PPPE (p<0.05). While URPE and PPPE had ~11% foaming stability, LOPE did not show foaming stability. According to SDS-PAGE analysis, MPE had peptides with molecular weights of less than 17 kDa, while PPPE also showed bands of 35, 48, and 75 kDa. Denaturation temperature of MPE was ordered as LOPE (115.50 ºC)>URPE (94.58 ºC)>PPPE (69.51ºC). In the third work package, ACE inhibitory peptides were purified and identified from the MPE, and their in silico and in vitro cytotoxicities were investigated. Enzymatic hydrolysis using pepsin and trypsin was performed as the first step to obtain bioactive peptides. The hydrolysis degree was ordered as URPH (83.1%)>LOPH (79.0%)>PPPH (78.8%) (p<0.05). After the hydrolysis, ACE inhibitory activities of the hydrolysates increased compared to the extracts. ACE inhibitory activity of URPH, LOPH and PPPH were found to be as 83.1%, 79.0% and 78.8%, respectively. Protein hydrolysates were separated into fractions by passing them through ultrafiltration tubes with molecular weights of 3.5 and 10 kDa. Protein hydrolysates were fractionated by passing them through ultrafiltration tubes containing molecular weights of 3, 5 and 10 kDa. For each macroalgae, the fractions with a molecular weight of less than 3 kDa showed the highest ACE inhibitory activity. Fractions <3 kDa showing the highest ACE inhibitory activity were further purified by ion exchange chromatography. URPH and LOPH showed an increase in ACE inhibition activity after ion exchange chromatography, however ACE inhibitory activity of PPPH decreased. For this reason, peptide sequence of URPH-F1 (82%), LOPH-F2 (81%) and PPPH (78.8%) which have the highest ACE inhibitory activity were identified by LCMS/MS. The identified peptide sequences were assessed with BIOPEP and PeptideRanker tools and thus, their potential bioactive properties were investigated in silico. According to BIOPEP results, 20 ACE inhibitory peptides were identified in URPH-F1. WARF, MHPF and YVGWF peptides with PeptideRanker scores above 0.95 exhibit ACE inhibitory activity. For LOPH-F2, nine ACE inhibitory peptides were identified, with the GNWF sequence having the highest PeptideRanker score of 0.98. For PPPH, four peptide sequences with ACE inhibition were identified and the highest PeptideRanker score (0.93) was obtained in the NWVCIF sequence. To investigate the interactions between ACE and the potentially ACE inhibitory peptides, peptide sequences with the highest PeptideRanker scores were analyzed via Pepsite2 tools in order to establish the strength of interactions. The in vitro cytotoxicity of URPH-F1, LOPH-F2 and PPPH were investigated. URPH-F1 and LOPH-F2 were found to diminish the number of living cells at concentrations of 125 µg/mL, but did not exhibit toxic effects at lower levels. PPPH was shown to be non-toxic at all concentrations tested (125, 62.5, and 31.25 µg/mL). Furthermore, URPH-F1, LOPHF2 and PPPH did not show any toxic effects in silico with ToxinPred analysis. In the fourth work package, URPH-F1, LOPH-F2 and PPPH, which had the highest ACE inhibitory activity, was encapsulated using the thin film hydration method. Physical stability (zeta potential, polydispersity index, particle size), thermal (DSC) and morphological properties (SEM), and FT-IR analysis were carried out for characterization of nanoliposomes. Furthermore, changes in the bioactivity of nanoliposomes following storage, pH-heat application and in vitro digestion were investigated. Nanoliposomes were coated with 0.6% chitosan to increase their stability. The zeta potentials of chitosan-coated macroalgal nanoliposomes (CCML) were 37.65 mV (E-PPP), 26.7 mV (E-URP), and 10.93 mV (E-LOP). Particle sizes were measured as 323.1 nm (E-PPP), 334.84 nm (E-URP), and 121.53 nm (E-LOP). Encapsulation efficiency of E-URP, E-LOP and E-PPP were found to be as 93.3%, 90.6%, and 92%, respectively. The obtained particle size and zeta potential data were verified by SEM examination, which revealed that CCML had spherical and smooth structures. E-LOP showed the highest thermal stability (115.50 ºC) followed by EURP (94.58 ºC) and E-PPP (69.51 ºC). ACE inhibitory activity of encapsulated peptides was lower than unencapsulated peptides. During the storage, ACE inhibitory activity of E-URP, E-LOP and E-PPP decreased to zero within the first 7 days. pHheat stability of CCML was evaluated by examining zeta potential, particle size, ACE inhibitory activity and morphological properties. CCML lost their stability and bioactivity in applications above pH 6.0 and 60 ºC. After in vitro digestion, the E-PPP preserved 38.81% of its ACE inhibitory activity. Furthermore, ACE inhibitory activity of E-URP increased after in vitro digestion while E-LOP lost all ACE inhibitory activity. In the fifth work package, the chemical composition of Gracilaria bursa-pastoris collected from the Aegean coast of Türkiye within the scope of the ITU-BAP Project (Project number: 43728) was determined. Phycobiliproteins, which are valuable for red macroalgae, were obtained using traditional and sub-critical water extraction methods and compared in terms of phycobiliprotein quantity and antioxidant activity. G. bursa-pastoris contains 61.35% carbohydrate, 7.79% protein, 28.4% ash, and 0.23% lipid. The phycobiliprotein yield obtained by sub-critical water extraction (SCWE) was found to be higher than the traditional method. Antioxidant activity (measured by CUPRAC and DPPH) of phycobiliprotein extracts obtained by SCWE were also measeured to be high (p<0.05). Antioxidant activity was found to increase with increasing temperature in SCWE.

Benzer Tezler

  1. İzmir Körfezi'nde kırmızı makroalglerin (rhodophyta) Kültürü

    Başlık çevirisi yok

    FUNDA ERCAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Su ÜrünleriDokuz Eylül Üniversitesi

    Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ŞÜKRAN CİRİK

  2. Farklı tuzluluk derişimlerinin Nannochloropsis oculata ve Isochrysis galbana türlerinin büyüme hızına etkileri

    The Effects of different salinity concentrations on the growth rate of Nannochloropsis oculata and Isochrysis galbana

    SERKAN ILGAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Su ÜrünleriAnkara Üniversitesi

    Su Ürünleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NİLSUN DEMİR

  3. Çevresel koşulların bazı mikroalg türlerinin büyümesi üzerine etkisinin araştırılması

    The Investigate of environmental factors on growth of some microalgae

    DENİZ TAPAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Su ÜrünleriEge Üniversitesi

    Su Ürünleri Yetiştiriciliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞEVKET GÖKPINAR

    YRD. DOÇ. DR. ALİ YILDIRIM KORKUT

  4. Bazı Scenedesmus türlerinde bakır ve çinko iyonlarının toksik etki düzeyi ve soğurum oranının belirlenmesi

    The determination of sorption ratio and toxic effect level of copper and zinc ions in some Scenedesmus species

    ZEKİYE GÜÇLÜ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Su ÜrünleriSüleyman Demirel Üniversitesi

    Su Ürünleri Temel Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖMER OSMAN ERTAN

  5. Deniz yosunlarının organik gübre olarak kullanımı

    Use of seaweeds as organic fertilizers

    YASEMİN ÖZLEM ENGİN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Su ÜrünleriEge Üniversitesi

    Su Ürünleri Yetiştiriciliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMRA CİRİK

    YRD. DOÇ. DR. BÜLENT YAĞMUR