Geri Dön

Sakrokoksigeal teratomlu hastaların postoperatif bulguları (Klinik çalışma)

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 86896
  2. Yazar: AFAQ MOBİN ALHAQ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. CENK BÜYÜKÜNAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Genel Cerrahi, Child Health and Diseases, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Sakral bölge, Teratom, Sacrococcygeal region, Teratoma
  7. Yıl: 1999
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET : Sakrokoksigeal teratomun kendi penetrasyonuna ve eksize edilirken cerrahi müdaheleye bağlı pelvik innervasyonun zedelenmesine sekonder olarak ameliyat sonrası alt üriner ve anorektal fonksiyon bozuklan görülebilmektedir. Bu multisentrik çalışmada 7 kız ve 3 erkek den oluşan postoperatif dönemindeki 10 SKT'lu olgu incelendi. SKT'ler Tip II (n=4), Tip III (n=4) ve Tip IV(n=2) olarak evrelenmişlerdir. Muayeneler çocuk ve beyin cerrahisi ekipleri tarafından yapıldı. Nüks tümör ve bası tespiti için USG kullanıldı. Videoürodinamide; mesane kapasitesi, kompliansı, kontraktilitesi, sensitivite, inkontinans, kaçrrma basmcı, sfinkter fonksiyonları ve rezidüel idrar miktarları ölçüldü. Anorektal manometride; istirahat ve peek basınçları, sfinkter relaksasyonu gibi parametreler dikkate alındı. VÜD'de %40'ynda yüksek mesane kapasitesi, %50' sinde düşük kompliyans, %20' sinde instabil detrussor kontraksiyonu ve %70'inde hiposensitif mesane saptandı. Üroflovmetride %60'ında detrussor sfinkter dissinerjisi, %10'unda detrussor arrefleksisı ve %30'ünde yüksek rezidüel idrar saptandı. Videoskopik görüntülemede bir olguda yukarı yerleşmiş mesane ve 2 olguda açık mesane boynunu andıran görüntü dikkatimizi çekti. ARM'de %50'sinde sfinkter relaksasyonlannm derinlikleri yüksek olarak deöerlendirildi. Konstıpasyon olan 4 olgunun birinde soiling mevcutken 2 olguda ARM bulguları kronik konstipasyon verileri ile uyumlu idi. Bir olguda peek, istirahat ve relaksasyon basınçlarındaki genel düşüklüğü yamsıra yüksek rezidüel idrar, DSD ve mesane hiposensitivitesi de saptandı. Bır olguda sol plantar cilt refleksi pozitif olarak bulundu. Patolojik bulgular ve farklı teratom evreleri arasında kesin bir ilişki saptanmamıştır. Geçmişte postop ürodinami yapılmış 3 olguda mesane kapasitesi, kompliyansı, sensitivitesi ve rezidüel idrar miktarında dramatik bir düzelme farkedilmesi bazı erken postop bulguların zamanla düzeleceği izlenimini vermektedir. Bu tür olgular ameliyat sonrası erken ve geç dönemde incelenmeli ve ailelerin bu konuda bilgilendirilmesi gereklidir. Kanımızca özellikle, yüksek evreli SKT lar ve cerrahi eksizyonu güç ve sorunlu olgular, ameliyat sonrası erken ve geç dönemde izlemelidir. 29

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Spinal tümörlerde manyetik rezonans görüntüleme

    Başlık çevirisi yok

    TAYFUN ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Radyoloji ve Nükleer TıpGata

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TANER ÜÇÖZ