COVİD pandemisinin antenatal hidronefrozlu çocukların takip ve prognozları üzerine etkisi
Antenatal hydronephrosis due to the COVID pandemic effect on children's follow-up and prognosis
- Tez No: 862053
- Danışmanlar: PROF. DR. UMUT SELDA BAYRAKCİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Antenatal hidronefroz, Hidronefroz, Postnatal izlem, Covid Pandemi, Antenatal hydronephrosis, Hydronephrosis, Postnatal follow-up, Covid Pandemic
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş-Amaç: Antenatal hidronefroz (ANH) renal pelvis ve /veya kaliksiyel sitemin anormal genişlemesi ya da renal pelvis Antero-Posterior (AP) çapta artış olarak tanımlanmaktadır. Prenatal dönemde ANH saptanan olguların postnatal dönemde takip edilmesi ve cerrahi işlem gerekliliği olanlara gerektiğinde ileri görüntüleme yapılarak cerrahi müdahale yapılmalıdır. Hidronefroz saptanan olgularda idrar yolu enfeksiyonu geçirme, büyüme-gelişme geriliği, renal parankimde skar gelişmesi, böbreğin fonksiyonlarında bozulma ve ayrıca son dönem böbrek yetmezliği gibi riskleri vardır. Çalışmamızda covid pandemi dönemi öncesi ve sonrası ANH saptanan olguların demografik özellikleri, etyolojisi, komplikasyonları, cerrahi işlem gerekliliği ve pandeminin takip ve prognoza etkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve yöntem: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Nefroloji polikliniğine başvuran covid pandemi öncesi (Mart 2019-Mart 2020) 98 hastanın ve covid pandemi sonrası dönem (Ocak 2022-Aralık 2022) olarak kabul ettiğimiz ise 123 hastanın hastanemiz sistemindeki dosya verileri retrospektif olarak tarandı. Hasta dosyalarından demografik bilgiler, tetkikler ve sonuçları, izlemdeki veriler, laboratuvar verileri, tedaviler ve komplikasyonlar kayıt edildi. Bulgular: Hastaların covid pandemi öncesi ve sonrası toplamda 168 (%76) 'i erkek, 53 (%24)'ü kızdı. Hastaların özelliklerinin pandemi öncesi ve sonrasına göre karşılaştırılmasında postnatal ilk muayene ortanca yaşı pandemi sonrasında (37 gün) pandemi öncesine göre (18 gün) istatistiksel anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0,05). Pandemi sonrasında ilk post-natal ultrasonografi yapıldığındaki ortanca yaş (28 gün) pandemi öncesine göre (16 gün) anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0,05). Hastaların cinsiyeti, soy geçmişi, ilk postnatal ultrasonografi sonucu, 2.postnatal ultrasonografi sonucu, son ultrasonografi sonucu, idrar yolu enfeksiyonu (İYE) saptanması, antibiyotik profilaksi başlanması, Tc-99m MAG-3 (mercaptoacetyltriglycine) böbrek sintigrafi sonucu, Voiding Sistoüretrogram (VCUG) sonucu, cerrahi işlem uygulanması ve tam idrar tetkiki sonucunda pandemi öncesi ve sonrası açısından anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). İlk kontrolde renal pelvis AP çapları 7 mm altında olan 107 hastanın son kontrolünde 101'i 7 mm altında, 4'ü 7-9 mm arası, 1'i 10-15mm arası ve 1'i 15 mm üstünde saptandı. İlk kontrolde 7-9 mm arasında AP çapı olan 41 hastanın son kontrolde 31'i 7 mm altında, 4'ü 7-9 mm arasında, 4'ü 10- 15 mm arasında ve 2'si 15 mm üstündedir. İlk kontrolde AP çapı 10-15 arasında olan 49 hastanın son kontrollerinde 25'i 7 mm altında, 7'si 7-9 mm, 12'si hala 10-15 mm arasında ve 5'i 15 mm üstüne çıkmıştır. İlk kontrolünde AP çapı 15 mm' den büyük olan ağır hidronefrozlu 24 hastanın 5'i 7 mm altına düşmüş, 6'sı 7-9 mm arasına gerilemiş, 9'u 10-15mm arasına gerilemiş ve 4'ü 15 mm üstünde kalmıştır. Hastaların %79,6'sında İYE saptanmazken, %10,4'ünde en yüksek oranla E. coli saptanmıştır, E.coli'yi %5,4 ile Klebsiella izlemiştir. Antibiyotik proflaksisi hastaların %75,1'ine başlanmamıştır. Hastaların %82,8'ine Tc-99m MAG3 görüntüleme yapılmamışken, %4,5 inde obstrüksiyon yok, %5,4'ünde non-obstrüktif dilatasyon, %2,3'ünde obstrüksiyon, %5'inde ise parsiyel obstrüksiyon görülmüştür. Hastaların %81,4'üne VCUG yapılmamış, %13,1'inde Vezikoüreteral Reflü (VUR) saptanmamış, %1,4'ünde 1. derece VUR, %1,8'inde 3.derece VUR, %0,9'unda 4.derece VUR ve %1,4'ünde 5.derece VUR tespit edilmiştir. Dimerkaptosüksinik asit (DMSA) böbrek sintigrafi sonuçlarına göre hastaların %97,7'sinde skar görülmemiştir. Tartışma-Sonuç: ANH tespit edilen olguların multidisipliner bir şekilde takip edilmesi gerekmektedir. ANH saptanan olgularda geçici hidronefrozun önemli bir yere sahip olduğunu bilmek şartıyla, gereksiz cerrahi işlem ile invaziv tetkiklerden uzak durulması gerekmektedir. Çalışmamızdaki veriler ANH saptanan hastaların covid pandemisiyle birlikte ilk kontrollerine daha geç başvurdukları ancak bunun ciddi bir komplikasyona neden olmadığını göstermiştir.
Özet (Çeviri)
Introduction-Objective: Antenatal hydronephrosis (ANH) is defined as the abnormal dilatation of the renal pelvis and/or calyceal system or an increase in the anteroposterior (AP) diameter of the renal pelvis. Cases diagnosed with ANH in the prenatal period should be followed up in the postnatal period, and surgical intervention should be performed with advanced imaging when necessary in those who require surgery. Patients with hydronephrosis are at risk of urinary tract infection, growth retardation, scar development in the renal parenchyma, deterioration of renal function, and end-stage renal failure. In our study, we aimed to investigate the demographic characteristics, etiology, complications, need for surgical intervention, and the effect of the pandemic on follow-up and prognosis of cases with ANH detected before and after the covid pandemic period. Material and Methods: The file data of 98 patients who applied to the Pediatric Nephrology Clinic of Ankara Bilkent City Hospital before the covid pandemic (March 2019-March 2020) and 123 patients who were accepted as the period after the covid pandemic (January 2022-December 2022) were retrospectively scanned in our hospital system. Demographic information, examinations and results, follow-up data, laboratory data, treatments and complications were recorded from the patient files. Results: Of the patients, 168 (76%) were male and 53 (24%) were female before and after the covid pandemic. When the characteristics of the patients were compared before and after the pandemic, the median age at the first postnatal examination was found to be statistically significantly higher after the pandemic (37 days) than before the pandemic (18 days) (p<0.05). The median age at the first postnatal ultrasonography after the pandemic (28 days) was found to be significantly higher than before the pandemic (16 days) (p<0.05). There was no significant difference between the patients in terms of gender, family history, first postnatal ultrasonography result, 2nd postnatal ultrasonography result, final ultrasonography result, urinary tract infection (UTI) detection, antibiotic prophylaxis initiation, Tc 99m MAG-3 (mercaptoacetyltriglycine) renal scintigraphy result, Voiding Sistoüretrogram (VCUG) results, surgical procedure application and complete urinalysis result before and after the pandemic (p>0.05). Of the 107 patients with renal pelvis AP diameters below 7 mm at the first control, 101 were below 7 mm, 4 were between 7-9 mm, 1 was between 10-15 mm and 1 was above 15 mm at the last control. Of the 41 patients with AP diameter between 7-9 mm at the first control, 31 were below 7 mm, 4 were between 7-9 mm, 4 were between 10-15 mm and 2 were above 15 mm at the last control. Of the 49 patients with AP diameter between 10-15 at the first control, 25 were below 7 mm, 7 were 7-9 mm, 12 were still between 10- 15 mm and 5 were above 15 mm at the last controls. Of the 24 patients with severe hydronephrosis with AP diameter greater than 15 mm at the first control, 5 decreased below 7 mm, 6 regressed to 7-9 mm, 9 regressed to 10-15 mm and 4 remained above 15 mm. UTI was not detected in 79.6% of the patients, and E. coli was detected at the highest rate (10.4%). E. coli was followed by Klebsiella (5.4%). Antibiotic prophylaxis was not started in 75.1% of the patients. Tc-99m MAG3 imaging was not performed in 82.8% of the patients, while there was no obstruction in 4.5%, non- obstructive dilatation in 5.4%, obstruction in 2.3% and partial obstruction in 5%. VCUG was not performed in 81.4% of the patients, Vesicoureteral Reflux (VUR) was not detected in 13.1%, grade 1 VUR in 1.4%, grade 3 VUR in 1.8%, grade 4 VUR in 0.9% and grade 5 VUR was detected in 1.4%. According to Dimercaptosuccinic acid (DMSA) renal scintigraphy results, no scar was seen in 97.7% of the patients. Discussion-Conclusion: Multidisciplinary follow-up of cases detected with ANH is necessary. It is important to be aware that transient hydronephrosis is an important finding in ANH cases, and unnecessary invasive procedures and surgeries should be avoided. The data in our study showed that patients with ANH presented later for their first check-up due to the covid pandemic, but this did not cause any serious complications.
Benzer Tezler
- Hüseyin Cavid'in tarihi dramları
Başlık çevirisi yok
CİHAN ÖZDEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Türk Dili ve EdebiyatıGazi ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ALEMDAR MUSTAFA YALÇIN
- Fen bilgisi öğretiminde gösteri (demostrasyon) ve radyo ile öğretim yönteminin öğrenci başarısına etkisi
Başlık çevirisi yok
GÜLRİZ İMER