Geri Dön

Fetal gelişim kısıtlılığı izlenen olgularda fetal kardiyak output'un mortalite ve morbiditeye etkisi ve fetal kardiyak outputun normal gebeliklerde değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 847829
  2. Yazar: BUKET TUĞBA ÇALIŞKAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HAKAN ERENEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Fetal gelişim kısıtlılığı (FGK), fetal gelişimin beklenen hızın altında olduğu durumları tanımlamaktadır. FGK, perinatal mortalite ve morbiditeye yol açan önemli bir faktördür ve genellikle plasental yetmezlik, anne sağlığı sorunları veya genetik faktörler gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Son yıllarda, fetal kardiyak outputun (FKO) FGK ile olan ilişkisi üzerine çalışmalar yapılmıştır ve bu parametrenin potansiyel bir erken belirleyici olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, 2. ve 3. trimesterde FKO'nun FGK tanısı almış ve sağlıklı fetüslarda hesaplanması ve bu parametrenin perinatal mortalite ve morbidite üzerindeki potansiyel etkisini belirlemektir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamıza Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniğine başvuran gebeliğinin 2. ve 3. trimesterinde olan toplam 123 gebe kadın, Delphi konsensusu göz önünde bulundurularak; FGK ve kontrol grubu olarak iki grupta incelemeye alındı. Olgular polikliniklerimizde ve servisimizde bulunan ARIETTA 850 model Hitachi marka ultrason cihazı ile rutin muayeneleri esnasında fetal kardiyak açıdan ultrason ve Doppler değerlendirmesine tâbi tutulup hastaların bilgileri eş zamanlı kaydedilmiştir. Olgularda fetal biyometri, Doppler, kardiyak output ve plasental fraksiyon oranı değerlendirilmiştir. Hastalar, gebelik takipleri sırasında çalışmayla ilgili ek müdahale yapılmadan doğuma kadar takip edilmiştir. Yenidoğanın tıbbi durumuyla ilgili bilgiler, çocuk doktorları tarafından değerlendirilmiştir. Bulgular : Kontrol grubundaki olguların CCO değeri 920 ± 507.7 (ml/dk) , FGK grubundaki olguların CCO değeri 616.6 ± 389.9 (ml/dk) olarak hesaplanmış olup iki grup arasındaki p değeri 0.002'dir. Arada anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Kontrol grubundaki olgularda sol kardiyak output (LCO) değeri 383.8 ± 211.5 (ml/dk), FGK grubundaki olgularda LCO değeri 284.6 ± 208.7 (ml/dk) olarak hesaplanmış ve arada istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur (p=0.018). Kontrol grubundaki olgularda sağ kardiyak output(RCO) değeri 536.2 ± 333.9 9 (ml/dk), FGK grubunda RCO değeri 331.9 ± 224.5 (ml/dk) olarak hesaplanmıştır ve her iki grup arasında anlamlı fark izlenmiştir (p<0.001). Kontrol grubundaki olgularda umblikal venöz akım değeri 243.4 ±193.2 (ml/dk), FGK grubundaki olgularda ise 138.9 ± 101(ml/dk) olarak hesaplanmış olup iki grup arasında anlamlı fark saptanmıştır (p<0.001). Sonuç: Çalışmamızda kombine kardiyak output (CCO), sağ ve sol kardiyak output ve umblikal venöz akım değerlerinin gebelik haftasına göre kıyaslandığında FGK ve kontrol grubu arasında FGK grubunda bu değerlerin kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük olduğu bulunmuştur. Plasental fraksiyonun yüzdelik dağılımında FGK ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. FGK grubunda özellikle erken başlangıçlı FGK tanısı almış olgularda beklenildiği gibi literatürle uyumlu olarak daha düşük doğum ağırlığı ve prematürite, mortalite ve morbidite açısından daha yüksek risk taşıdığı görülmüştür. CCO değerinin gebelik haftasına göre dağılımına bakıldığında, FGK olgularında neonatal ölümle sonuçlananların kontrol grubu veri dağılım trendi eğrilerinin ortalamasının altında kaldığı görülmüştür. Neonatal ölümlerin hepsi erken başlangıçlı gelişme geriliği olan olgularda görülmüştür. Erken doğumun ve gelişme geriliğinin kendisinin neonatal ölümlerin ana sebebi olduğunu düşünmekteyiz. Mevcut çalışma ile neonatal ölümler ve kardiyak ölçümler arasında bir ilişki kurulamamıştır. Perinatal mortalite ile ilişkili sonuçlar literatürle uyumlu olarak FGK grubunda daha olumsuz izlenmiş fakat kardiyak output ve plasental fraksiyon değerleri ile ilişkilendirilememiştir. CCO ve plasental fraksiyon değerlendirmesinin FGK olgularında takip ve tedavi sürecinde belirleyici bir rolü olduğu bu çalışmaya göre öngörülmemektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Fetal Growth Restriction (FGR) defines situations where fetal development is below the expected rate. FGR, a significant factor leading to perinatal mortality and morbidity, is often attributed to various causes such as placental insufficiency, maternal health issues, or genetic factors. In recent years, studies have focused on the relationship between Fetal Cardiac Output (FCO) and FGR, suggesting that this parameter could be a potential early predictor. The aim of this study is to calculate FCO in the 2nd and 3rd trimesters for both FGR cases and healthy fetuses, and to determine the potential impact of this parameter on perinatal mortality and morbidity. Materials and methods: A total of 123 pregnant women in their 2nd and 3rd trimesters who presented to Başakşehir Çam and Sakura City Hospital Obstetrics and Gynecology Clinic were included in the study, divided into two groups as Fetal Growth Restriction (FGR) and control group, considering the Delphi consensus. The cases underwent fetal cardiac ultrasound and Doppler evaluation during routine examinations using the ARIETTA 850 model Hitachi ultrasound device available in our outpatient clinics and service, and their information was recorded simultaneously. Fetal biometry, Doppler, cardiac output, and placental fraction ratio were assessed in the cases. Patients were followed up until delivery without any additional intervention related to the study during their pregnancy monitoring. Postnatal information regarding the baby's medical condition was evaluated by pediatricians. Results: The CCO value was calculated as 920 ± 507.7 (ml/min) in the control group and 616.6 ± 389.9 (ml/min) in the FGR group, with a p-value of 0.002 indicating a significant difference between the two groups (p<0.05). The left cardiac output (LCO) value was calculated as 383.8 ± 211.5 (ml/min) in the control group 11 and 284.6 ± 208.7 (ml/min) in the FGR group, showing a statistically significant difference (p=0.018). The right cardiac output (RCO) value was calculated as 536.2 ± 333.9 (ml/min) in the control group and 331.9 ± 224.5 (ml/min) in the FGR group, with a significant difference observed between the two groups (p<0.001). The umbilical venous flow value was 243.4 ± 193.2 (ml/min) in the control group and 138.9 ± 101 (ml/min) in the FGR group, with a significant difference found between the two groups (p<0.001). Conclusion: In our study, when the combined cardiac output (CCO), right and left cardiac output, and umbilical venous flow values were compared according to gestational week between the FGK and control groups, it was found that these values were statistically significantly lower in the FGK group compared to the control group. There was no statistically significant difference found between the FGK and control groups in the percentage distribution of placental fraction. Especially in cases diagnosed with early-onset FGK within the FGK group, it was observed that, as expected and consistent with the literature, they carried a higher risk in terms of lower birth weight, prematurity, mortality, and morbidity. When examining the distribution of CCO values according to gestational week, it was observed that in FGK cases resulting in neonatal death, the trend lines of the control group data distribution remained below the averages. All neonatal deaths occurred in cases with early-onset growth restriction. We believe that early birth and growth restriction itself are the main causes of neonatal deaths. No relationship could be established between neonatal deaths and cardiac measurements in the current study. Results associated with perinatal mortality were more unfavorable in the FGK group, consistent with the literature, but could not be correlated with cardiac output and placental fraction values. According to this study, it is not anticipated that the evaluation of CCO and placental fraction values will play a decisive role in the follow-up and treatment process of FGK cases.

Benzer Tezler

  1. Erken başlangıçlı fetal gelişim kısıtlılığı olgularında etiyolojik faktörleri ve perinatal sonuçları

    Etiological factors and perinatal outcomes of pregnants diagnosed with EARLY onset intrauterin growth restriction in the last 5 years in a tertiary center

    AYSEL ÖCAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OYA DEMİRCİ

  2. Geç başlangıçlı fetal gelişim kısıtlılığı olgularında tahmini fetal ağırlık ve abdominal çevre büyüme velositesinin perinatal sonuçları öngörmedeki prediktif değeri: Retrospektif kohort çalışma

    The predictive value of estimated fetal weight and abdominal circumference growth velocities for perinatal outcomes in late-onset fetal growth restri̇cti̇on: A retrospecti̇ve cohort study

    SEDA PEKCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. PINAR KUMRU

  3. İlk trimesterde uyku bozukluğu olan gebelerin gebeliğin ilerleyen dönemlerinde preeklampsi, gestasyonel diabetes mellitus, fetal gelişim kısıtlılığı, preterm eylem gibi kötü obstetrik sonuçlar açısından takip edilmesi

    Follow up of pregnant women with sleep disorders in the first trimester in terms of adverse obstetric outcomes such as preeclampsia, gestational diabetes mellitus, preterm birth, fetal growth restricition in the later stages of pregnancy

    DENİZHAN DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE SEVAL ÖZGÜ ERDİNÇ

  4. Maternal serum Human Epididymis Protein-4 (HE-4) düzeylerinin fetal büyüme kısıtlılığı ile ilişkisi ve fetal büyüme kısıtlılığına bağlı gelişen perinatal sonuçları öngörmedeki rolü

    The relationship between maternal serum Human Epididymis Protein-4 (HE-4) levels and fetal growth restriction and its role in predicting fetal growth restriction related perinatal outcome

    ELİF DİLA TAŞTI YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İBRAHİM POLAT

  5. Preterm bebeklerin büyümelerinin değerlendirilmesinde ıntergrowth-21 ve fenton büyüme eğrilerinin karşılaştırılması

    Comparison of intergrowth-21ST and fenton growth curves in evaluation of growth of preterm babies

    KUTLAY GÜR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEVİLAY TOPCUOĞLU