Geri Dön

Major depresyon tanılı hastalarda intihar düşüncesinin üst bilişsel inançlar ve bilişsel dikkat kilitlenmesi sendromu ile ilişkisi

The relationship between suicidal ideation, metacognitive beliefs, and cognitive attentional syndrome in patients diagnosed with major depression

  1. Tez No: 844074
  2. Yazar: ÜMİT YILMAZ
  3. Danışmanlar: DR. SALİH CİHAT PALTUN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: depresyon, intihar düşüncesi, üst biliş, bilişsel dikkat kilitlenmesi sendromu, ruminasyon, endişe, Depresif bozukluk-majör, Üstbilişsel düşünme, Üstbilişsel şemalar, İntihar, depression, suicidal ideation, metacognition, cognitive attentional syndrome, rumination, worry, Depressive disorder-major, Metacognitive thinking, Metacognitive schemas, Suicide
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: İntihar nedeniyle ölüm neredeyse her zaman intihar düşüncelerinin ardından geldiğinden, araştırma ve tedavide intihar düşüncesinin tüm yönleri göz önünde bulundurulmalıdır. Ruminasyon, bilişsel dikkat kilitlenmesi sendromunun (CAS) bir bileşenidir ve intihar düşüncesindeki rolü kanıtlanmıştır. Diğer CAS süreçleri ise yeterince araştırılmamıştır. Çalışmamızda intihar düşüncesinin üst bilişsel inançlar ve bilişsel dikkat kilitlenmesi sendromu ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza major depresif bozukluk tanılı ve son 1 ay içerisinde aktif intihar düşüncesi tarif eden 40 hasta (İD+ grup), major depresif bozukluk tanılı ve son 1 ay içerisinde aktif intihar düşüncesi olmayan 40 hasta (İD- grup) ve daha önce psikiyatrik tanı ya da tedavi öyküsü bulunmayan 40 sağlıklı kontrol dahil edilmiştir. Bu çalışma, kesitsel türde bir çalışmadır. Dışlama kriterlerinde bulunan durumların belirlenmesi için DSM-5 için yapılandırılmış klinik görüşme (SCID-5) yapılmıştır. Çalışmada araştırmacı tarafından hazırlanan sosyodemografik ve klinik veri formu uygulanmış olup öz bildirim ölçekleri olan Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Üst Biliş Ölçeği-30 (ÜBÖ-30), Bilişsel Dikkat Kilitlenmesi Sendromu Ölçeği (CAS-1) ve İntihar Olasılığı Ölçeğinin (İOÖ) katılımcılar tarafından doldurulması istenmiştir. Ayrıca major depresif bozukluk tanılı katılımcılara araştırmacı tarafından Columbia-İntihar Şiddetini Derecelendirme Ölçeği (C-İŞDÖ) uygulanmıştır. Bulgular: İD+ grupta, İD- gruba ve sağlıklı kontrol grubuna kıyasla endişe/ruminasyon ve tehdit izleme ile meşgul olunan süre (CAS-1) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksektir (her iki karşılaştırma için p<0,001). İD+ ve İD- grup arasında diğer yararsız başa çıkma stratejileri (CAS-1) açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. İD+ grupta, İD- gruba ve sağlıklı kontrol grubuna kıyasla CAS-1 üst biliş skorları istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksektir (sırasıyla p<0,05 ve p<0,001). İD+ ve İD- grup arasında üst bilişsel inanç ölçeği (ÜBÖ-30) skorları açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. İD+ grupta hem endişe/ruminasyon hem de tehdit izlemeyle meşgul olunan süre (CAS-1) ile intihar düşüncesi (İOÖ) arasında anlamlı pozitif korelasyon bulunmuştur (sırasıyla p=0,001 ve p=0,002). İD+ grupta endişe/ruminasyonla meşgul olunan süre (CAS-1); intihar için risk faktörleri arasında yer alan öfke/dürtüsellik, sosyal destek/benlik algısı (İOÖ) ile pozitif yönde korele bulunmuştur (her iki karşılaştırma için p<0,05). Endişe/ruminasyon (CAS-1) ve umutsuzluk/yalnızlık (İOÖ) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon saptanmamıştır. İD+ grupta depresif belirtilerin şiddeti (BDÖ) kontrol altında tutulduktan sonra bilişsel dikkat kilitlenmesi sendromu (CAS-1) ile intihar olasılığı ölçeği arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. İD+ grupta anksiyete belirtilerinin şiddeti (BAÖ) kontrol altında tutulduktan sonra ise endişe/ruminasyonla meşgul olunan süre (CAS-1) ve intihar düşüncesi (İOÖ) arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif korelasyon bulunmuştur (p<0,05). İD+ grupta intihar düşüncesi yoğunluğu (C-İŞDÖ) ile CAS arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Bununla birlikte intihar düşüncesi sıklığı ile endişe/ruminasyon arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif korelasyon bulunmuştur (p<0,05). İD+ grupta endişe/ruminasyonla meşgul olunan süre (CAS-1); son 3 ay içindeki intihar davranışı, son 3 ay içindeki gerçek intihar girişimi ve ömür boyu gerçek intihar girişimi sayısı (C-İŞDÖ) ile istatistiksel olarak anlamlı düzeyde pozitif korele bulunmuştur (belirtilen tüm karşılaştırmalar için p<0,05). Sonuç: Bu bulgulara dayanarak aktif intihar düşüncesi olan katılımcıların, intihar düşüncesi olmayanlara kıyasla endişe/ruminasyona daha çok yöneldiği, tehdit/tehlike olarak algıladığı iç ve dış uyaranlara daha çok odaklandığı söylenebilir. Endişe/ruminasyon ve tehdit izlemenin intihar düşüncesi ile anlamlı olarak ilişkili bulunması, intihar düşüncesi olan hastalarda metakognitif müdahalelerin etkili olabileceğini destekler niteliktedir. Bu hastalarda endişe ve ruminasyon gibi tekrarlayıcı düşünme stratejilerinin askıya alınması, dikkatin ruhsal belirti, düşünce gibi tehlike olarak algılanan uyaranlardan uzaklaştırılması intihar eğilimini azaltabilir.

Özet (Çeviri)

Objective : Since death by suicide almost always follows suicidal thoughts, all aspects of suicidal ideation should be considered in research and treatment. Rumination is a component of Cognitive Attentional Syndrome (CAS), and its role in suicidal ideation has been proven. Other CAS processes, however, remain insufficiently explored. Our study aims to investigate the relationship between suicidal ideation, metacognitive beliefs, and cognitive attentional syndrome. Material and Method: Our study included 40 patients diagnosed with major depressive disorder who reported active suicidal thoughts in the past month (SI+ group), 40 patients diagnosed with major depressive disorder without active suicidal thoughts in the past month (SI- group), and 40 healthy controls with no psychiatric history. This is a cross-sectional study, and structured clinical interviews (SCID-5) were conducted to identify exclusion criteria. The researchers administered a socio-demographic and clinical data form, and participants completed self-report scales including the Beck Depression Inventory (BDI), Beck Anxiety Inventory (BAI), Metacognitions Questionnaire-30 (MCQ-30), Cognitive Attentional Syndrome-1 Scale (CAS-1), and Suicide Probability Scale (SPS). Additionally, participants diagnosed with major depressive disorder underwent the Columbia-Suicide Severity Rating Scale (C-SSRS) by the researchers. Results: In the SI+ group, the duration of engagement with worry/rumination and threat monitoring (CAS-1) was statistically significantly higher compared to the SI- group and healthy control group (p < 0.001 for both comparisons). There was no statistically significant difference between the SI+ and SI- groups in terms of other maladaptive coping strategies (CAS-1). In the SI+ group, CAS-1 metacognition scores were statistically significantly higher compared to the SI- group and healthy control group (p<0,05 and p<0.001, respectively). There was no significant difference observed in the scores of the metacognitions questionnaire-30 (MCQ-30) between the SI+ and SI- groups. A statistically significant positive correlation was found between the duration of engagement with worry/rumination and threat monitoring (CAS-1) and suicidal ideation (SPS) in the SI+ group (p = 0.001 and p = 0.002, respectively). In the SI+ group, the duration of engagement with anxiety/rumination (CAS-1) was positively correlated with risk factors for suicide, such as anger/impulsivity and social support/self-perception (SPS) (p<0,05, for both comparisons). No statistically significant correlation was found between worry/rumination (CAS-1) and hopelessness/loneliness (SPS). After controlling for the severity of depressive symptoms (BDI) in the SI+ group, there was no statistically significant relationship between cognitive attentional syndrome (CAS-1) and the Suicide Probability Scale (SPS). However, after controlling for the severity of anxiety symptoms (BAI) in the SI+ group, a statistically significant positive correlation was found between the duration of engagement with worry/rumination (CAS-1) and suicidal ideation (SPS) (p<0,05). There was no statistically significant relationship between the intensity of suicidal ideation (C-SSRS) and CAS in the SI+ group. However, a statistically significant positive correlation was found between the frequency of suicidal ideation and worry/rumination (p<0,05) in the SI+ group. In the SI+ group, the duration of engagement with worry/rumination (CAS-1) was statistically significantly positively correlated with the number of suicide behaviors in the last 3 months, the number of actual suicide attempts in the last 3 months, and the lifetime number of actual suicide attempts (C-SSRS) (p<0,05, for all specified comparisons). Conclusion: Based on these findings, it can be suggested that participants with active suicidal ideation are more oriented towards worry/rumination and focus more on internal and external stimuli perceived as threats compared to those without suicidal ideation. The significant association between worry/rumination, threat monitoring, and suicidal ideation supports the potential effectiveness of metacognitive interventions in individuals with suicidal ideation. Suspending repetitive thinking strategies such as worry and rumination in these individuals, and redirecting attention away from stimuli perceived as threats, may reduce suicidal tendencies.

Benzer Tezler

  1. Sivas-Kangal yöresinde kırsal gelişme ve pazara açılma sürecindeki farklılaşmalar (bir örnek olay incelemesi)

    Başlık çevirisi yok

    FAHRİ ERCEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    SosyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. A. VAHAP SAĞ

  2. Sivas'ta kadınların işgücüne katılım farklılıkları

    Başlık çevirisi yok

    BİNNUR ERCEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    SosyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Kurumlar Sosyolojisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FARUK KOCACIK

  3. İki katlı pamuk ipliklerinden dokunan kumaşlarda örgüye bağlı olarak maksimum atkı sıklığının değişimi üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    MELTEM ASLI NARTER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER

  4. Değişik derim zamanı ve önsoğutmanın Bursa siyahı incir çeşidinin meyve kalitesi ve pazarlama süresi üzerine etkileri

    Effects of haruest time and precooling on fruit quality and shelf-life of the fig variety“Bursa siyahı”

    FÜSUN GÜRSEL ÇELİKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

  5. Temel boyutlarıyla müziksel işitmenin incelenmesi

    Research in musical audibility with it's basic dimensions

    MEHLİKA DÜNDAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    MüzikGazi Üniversitesi

    SAADETTİN ÜNAL