COVID 19 enfeksiyonu sonrasında kısa ve uzun dönemde ortaya çıkan kronik hastalıklar, klinik semptom ve bulgular
Chronic diseases, clinical symptoms and findings that occur in the short and long term after COVID 19 infection
- Tez No: 844063
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İHSAN ATEŞ, DR. ÖĞR. ÜYESİ NURAY YILMAZ ÇAKMAK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: COVID-19, SARS-CoV-2, uzamış COVID, Belirti ve semptomlar, COVID 19, Korona virüs enfeksiyonları, Korona virüsler, Kronik hastalık, COVID-19, SARS-CoV-2, Long COVID, Signs and symptoms, COVID 19, Coronavirus enfections, Coronaviridae, Chronic disease
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: 2019'un sonunda, Çin'in Hubei Eyaletindeki şehir olan Wuhan'da etiyolojisi bilinmeyen bir dizi pnömoni vakasının nedeni olarak yeni bir koronavirüs türü tanımlandı. Enfeksiyon Wuhan sonrası Çin geneline hızla yayıldı ve küresel bir salgına neden oldu. SARS-CoV-2 damlacık yolu ile bulaşan bir virüstür. COVID-19'a neden olan virüs, akut üst solunum yolu enfeksiyonu etkeni olmakla birlikte yine alt solunum yollarını da etkileyerek şiddetli pnömonilere neden olabilir. Akciğer hasarının yanında çeşitli organ hasarlarına bağlı başka semptom ve hastalıklara da neden olabilir. Çeşitli tedavi yöntemleri ile hastalık geçirilse de birçok hastada semptomların (yorgunluk, halsizlik, unutkanlık, tat koku değişikliği, baş ağrısı, baş dönmesi, öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kas ağrısı, duygu durum bozuklukları) kısa veya uzun dönemde kalıcı olduğu görülmüştür. Hastalığın aktif süreci sonrasında hastalığın sebep olduğu klinik durumlar Post-COVİD sendromu olarak adlandırılmıştır. Enfeksiyonun neden olduğu hipoksiye bağlı olarak miyokardın etkilenmesi ile miyokardit, akut koroner sendromlar, aritmi, miyokard infarktüsü, kalp yetmezliğine neden olabilir. COVİD 19 enfeksiyonunun pıhtılaşma bozukluğuna da neden olduğu bilinmektedir. Hiperkoagülabilite sonucunda geçici iskemik atak, pulmoner tromboemboli, venöz tromboemboli, dissemine intravasküler koagülasyon, serebrovasküler olaylar ve yine miyokard infarktüsü oluşabilir. Aktif enfeksiyona verilen sistemik yanıttan kaynaklı nörolojik komplikasyonlar gelişebilir. (guillain barre, multiple skleroz vb) Bununla birlikte hastalığa ya da verilen tedaviye bağlı olarak hastalarda endokrinolojik veya metabolik komplikasyonlar sonucu kalıcı hastalıklar gelişebilir. (diabetes mellitus, dislipidemi, akut ya da kronik böbrek hasarı ve hipertansiyon gibi.) Yapılan araştırmalarda COVİD-19 sırasında olan bir dizi faktöre bağlı bulgu ve semptomlar gözlenmiştir ancak COVİD-19 sonrası kısa ve uzun dönemde hastalarda devam eden semptom ve yeni tanı alınan hastalıkların sıklığı hala aydınlatılamamıştır. Bu çalışma ile COVİD-19 geçirmiş ve enfeksiyon öncesi semptomu olmayan hastalarda kısa dönem (ilk 6 ay) ve uzun dönemde (6 ay sonrasında) görülen kalıcı semptomlar ve yeni tanı alınan hastalıklarının sıklığı ile ilgili veriler sunulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Dahiliye Kliniği poliklinik ve servislerine başvuran 18 yaşını geçmiş, COVİD-19 enfeksiyonu geçirmiş olan hasta ve hasta yakınları dahil edilmiştir. Kesitsel anket çalışması ile bu hastaların Covid-19 enfeksiyonu geçirdikten sonra 6 ay içerisinde veya 6 aydan uzun süren semptomları ve yeni tanı aldığı hastalıkları kaydedildi. Araştırmamıza katılan hastalar COVİD-19 enfeksiyonu sonrası 6 ay ile 1 yıl arasında olanlardı. Çalışmamıza 1808 hasta dahil edildi. Bulgular: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi İç Hastalıkları polikliniğine herhangi bir sebeple ayaktan başvurmuş, COVİD-19 enfeksiyonu sırasında yatarak ya da ayaktan tedavi gören, enfeksiyonun üzerinden en az 6 ay geçmiş olan 1808 hastaya yüz yüze anket çalışması uygulandı. Katılımcıların COVİD-19 enfeksiyonu sonrasında ilk altı ayda ve altı ay üzerinde enfeksiyondan sonra devam eden şikayetleri ve yeni tanı aldıkları hastalıkları kaydedildi. Katılımcıların yaş ortalaması 51,4 ± 16,1 (18-95) olarak bulundu. Kadın ve erkek katılımcı sayısı eşitti. İlk altı ayda devam eden en sık semptomlar halsizlik ve yorgunluk (%53,5), nefes darlığı (%35,6), öksürük (%35), sırt ve bel ağrısı (%34,2) olarak bulundu. Bunlardan halsizlik ve yorgunluk, sırt ve bel ağrısı istatistiksel olarak kadın cinsiyette anlamlı bulundu (p<0,05). Halsizlik ve yorgunluk, nefes darlığı, sırt ve bel ağrısı 65 yaş üzerinde istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p<0,05). Altı ayın üzerinde devam eden semptomlar en sık halsizlik ve yorgunluk (%34,2), sırt ve bel ağrısı (%15,3), nefes darlığı (%15,2), kas ağrısı (%10) olarak bulundu. Halsizlik ve yorgunluk, kas ağrısı altı ayın üzerinde kadın cinsiyette istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Altı ayın üzerinde en sık görülen semptomlar 65 yaş ve üzerinde istatiksel olarak anlamlı yüksek idi (p<0,05). Araştırmamızdaki katılımcıların kısa ve uzun dönemde devam eden semptom sıklıkları karşılaştırıldığında, uzun dönemde devam eden semptomların sıklığının azaldığı bulundu. Çalışmamızdaki katılımcılara enfeksiyon sonrası ilk altı ayda en sık diabetes mellitus (%5,4), anemi (%5,3), hipertansiyon (%3,9), akciğer hastalıkları (KOAH %3,8, pulmoner emboli %2,4, pulmoner yetmezlik %2,2), akut böbrek hasarı (%3,7), kalp ve damar hastalıkları (aritmi %2,2, miyokard infarktüsü %1,8) olarak bulundu. Yalnızca anemi kadın cinsiyette istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Anemi 35 yaş altında anlamlı yüksek oranda iken diabetes mellitus, hipertansiyon, KOAH 49-65 yaş aralığında anlamlı yüksek idi (p<0,05). Miyokard infarktüsü 65 yaş üzerinde istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p<0,05). Altı ayın üzerinde yeni tanı alınan hastalıklar en sık hipertansiyon (%1,2), akciğer hastalıkları (KOAH %1,1, astım %1, pulmoner yetmezlik %0,3, pulmoner emboli %0,2) olarak bulundu. Cinsiyet açısından anlamlı farklılık bulunmadı (p>0,05). KOAH 36-48 ve 57-65 yaş aralığında istatistiksel olarak anlamlı yüksek idi (p<0,05). COVİD-19 enfeksiyonu sonrasında kısa (6 ay) dönemde devam eden semptomlar uzun (6 ayın üzerinde) dönemde devam etse de sıklığı azalmış olarak bulundu, istatistiksel olarak karşılaştırması anlamlı idi (p<0,05). COVİD-19 enfeksiyonu sonrasında ilk altı aydaki ve altı ayın üzerindeki yeni tanı alınan hastalık sıklıkları karşılaştırıldığında, ilk altı ay içerisinde yeni hastalık tanısı alan katılımcı sayısı anlamlı fazla idi, bu hastalıklara altı ayın üzerinde de yeni hastalık tanısı konulan katılımcılar mevcut olsa da ilk altı aylık sürece göre azalmakta olduğu görüldü (p<0,05). Sonuç: Çalışmamızdaki SARS-CoV-2 enfeksiyonu sonrasındaki kısa ve uzun dönemdeki semptomlar karşılaştırıldığında, altı ayın üzerinde semptomların azaldığı görülmüştür. Yine bu süreçte yeni tanı alınan hastalıkların sıklığı azalmaktadır, bu demektir ki COVİD-19 enfeksiyonu sonrasında kısa dönemde hastaların semptomlarına daha çok dikkat edilmesi ve buna yönelik önlemlerin alınması durumunda enfeksiyon sonrasında oluşan komorbid hastalıkların önüne geçilebilir ya da erken tanısı konulabilir, hastaların hayat standardında iyileşmeler sağlanabilir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Purpose: At the end of 2019, a novel coronavirus with an unknown etiology was identified as the cause of a series of pneumonia cases in Wuhan, a city in the Hubei Province of China. The infection rapidly spread throughout China after Wuhan, leading to a global pandemic. SARS-CoV-2 is primarily transmitted through respiratory droplets. The virus responsible for COVID-19 can cause acute upper respiratory tract infections and, in some cases, severe pneumonia by affecting the lower respiratory tract. Besides lung damage, it can lead to various organ damages and result in other symptoms and conditions. While various treatment methods are available, it has been observed that in many patients, symptoms such as fatigue, weakness, forgetfulness, changes in taste and smell, headache, dizziness, cough, shortness of breath, angina, myalgia, and psychological symptoms persist in the short or long term. Following the active phase of the disease, clinical conditions caused by the disease have been referred to as Post-COVID syndrome. Due to hypoxia caused by the infection, myocarditis, acute coronary syndromes, arrhythmias, myocardial infarctions, and heart failure can occur. COVID-19 infection is also known to cause coagulation disorders. Hypercoagulability can lead to transient ischemic attacks, pulmonary thromboembolism, venous thromboembolism, disseminated intravascular coagulation, cerebrovascular events, and myocardial infarctions. Neurological complications can develop due to the systemic response to the active infection (such as Guillain-Barre syndrome, multiple sclerosis, etc.). Additionally, due to the disease or the treatment received, patients may develop permanent conditions resulting from endocrinological or metabolic complications (such as diabetes mellitus, dyslipidemia, acute or chronic kidney damage, and hypertension). Research has observed various symptoms and signs during COVID-19 based on a series of factors, but the frequency of persistent symptoms and newly diagnosed diseases in patients in the short and long term after COVID-19 is still not fully understood. This study aims to provide data on the frequency of persistent symptoms and newly diagnosed diseases in patients who have recovered from COVID-19 and had no symptoms before the infection, both in the short term (within the first 6 months) and in the long term (after 6 months). Materials and Methods: Patients aged 18 and older who had experienced COVID-19 infection and their relatives who applied to the Internal Medicine Clinic outpatient and inpatient services of Health Sciences University Ankara Bilkent City Hospital were included in the study. A cross-sectional survey was conducted to record the symptoms persisting within six months after COVID-19 infection or lasting for more than six months, as well as newly diagnosed diseases. A total of 1808 patients were included in the our study. Results: Face-to-face survey interviews were conducted with 1808 patients who had applied to the Internal Medicine outpatient clinic of Ankara Bilkent City Hospital for any reason, who had been treated as inpatients or outpatients during the COVID-19 infection, and who had passed at least one year since the infection. The mean age of the participants was found to be 51.4 ± 16.1 (18-95) years. The number of female and male participants was equal. The most common symptoms persisting in the first six months were fatigue and weakness (53.5%), shortness of breath (35.6%), cough (35%), and back and waist pain (34.2%). Fatigue and weakness, as well as back and waist pain, were statistically significant in females (p<0.05). Fatigue and weakness, shortness of breath, and back and waist pain were statistically significantly higher in participants aged 65 and over (p<0.05).The most common symptoms persisting for over six months were fatigue and weakness (34.2%), back and waist pain (15.3%), shortness of breath (15.2%), and myalgia (10%). Fatigue and weakness, as well as myalgia, were statistically significant in females (p<0.05). Symptoms persisting for over six months were statistically significantly higher in participants aged 65 and over (p<0.05).In our study, the most common diseases diagnosed in participants within the first six months after infection were diabetes mellitus (5.4%), anemia (5.3%), hypertension (3.9%), lung diseases (COPD 3.8%, pulmonary embolism 2.4%, pulmonary insufficiency 2.2%), acute kidney injury (3.7%), and cardiovascular diseases (arrhythmia 2.2%, myocardial infarction 1.8%). Only anemia was statistically significant in females (p<0.05). Anemia was significantly higher in participants under 35 years of age, while diabetes mellitus, hypertension, and COPD were significantly higher in the 49-65 age group (p<0.05). Myocardial infarction was statistically significantly higher in those aged 65 and over (p<0.05).Diseases newly diagnosed after six months were most commonly hypertension (1.2%), lung diseases (COPD 1.1%, asthma 1%, pulmonary insufficiency 0.3%, pulmonary embolism 0.2%). There was no significant difference by gender (p>0.05). COPD was statistically significantly higher in the 36-48 and 57- 65 age groups (p<0.05).When the frequencies of symptoms persisting in the short term (6 months) and long term (over 6 months) after COVID-19 infection were compared, it was observed that the frequency decreased in the long term, and this difference was statistically significant (p<0.05). When the frequencies of newly diagnosed diseases in the first six months and over six months after COVID-19 infection were compared, it was found that the number of participants with newly diagnosed diseases in the first six months was significantly higher. However, participants newly diagnosed with these diseases after six months were also present, but the numbers were decreasing compared to the first six-month period (p<0.05). Result: When comparing the short and long-term symptoms following SARS-CoV-2 infection in our study, it was observed that symptoms decrease after six months. Furthermore, during this period, the frequency of newly diagnosed illnesses decreases. This means that by paying more attention to patients' symptoms in the short term after COVID-19 infection and taking preventive measures, comorbid diseases that occur after infection can be prevented or diagnosed early, leading to improvements in patients' quality of life.
Benzer Tezler
- COVİD-19 sonrasi bireylerin beslenme durumlari ve yaşam kalitesi
Nutritional status and quality of life of individuals after COVID-19
AŞKIN ORUÇ UZDİLLİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Aile HekimliğiHarran ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DURSUN BARUT
DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLŞAH ETHEMOĞLU
- COVİD-19 tanılı hipertansiyon hastalarının lipid profilinin değerlendirilmesi
The lipid profile of hypertension patients diagnosed with COVID-19 evaluation
MÜZEYYEN BUDAK
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Moleküler TıpSanko ÜniversitesiMoleküler Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MELTEM GÜNGÖR
- COVID-19 enfeksiyonu sonrası TSSB görülme sıklığı ve yordayıcı faktörler
Prevalence and predictive factors of PTSD following COVID-19 infection
SUFİYA KARAKAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Psikiyatriİstanbul ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHDİYE IŞIN BARAL KULAKSIZOĞLU
- Türkiye'de COVİD-19 pandemisi öncesinde ve sonrasında akut koroner sendrom geçiren hasta gruplarında akut koroner sendrom insidansının COVİD-19 enfeksiyonu geçirme ve COVİD-19 aşısı olma durumuna göre karşılaştırılması
A comparison of acute coronary syndrome incidence among patient groups in Turkey during the pre- and post-COVID-19 pandemic eras, stratified by history of COVID-19 infection and vaccination status
KAĞAN SOLMAZİPEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ TUBA BETÜL ÜMİT
- Hafif ve orta derecede COVID-19 enfeksiyonu geçirmiş hastalara verilen aerobik egzersizlerin hastaların ağrı, dispne, solunum fonksiyonları, psikolojik durumları, yaşam kalitesi ve aerobik kapasiteleri üzerine etkisi
The effect of aerobic exercise given to patients with middle and moderate COVID-19 infection on pain, dyspnea, respiratory functions, psychological conditions, quality of life and aerobic capacity of the patients
GÜLNUR ÇELİK YILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonSağlık Bilimleri ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EMEL EKŞİOĞLU