Geri Dön

Primipar gebelerde plasenta yerleşim yerinin maternal ve fetal sonuçları

Maternal and fetal outcomes of placenta location in primiparous pregnant women

  1. Tez No: 843683
  2. Yazar: TUĞÇE ÇUHADAR
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ İLKE ÖZER ASLAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Plasenta yerleşim yeri, gebelik komplikasyonları, kord kan gazı, neonatal sonuçlar, Fetal kan, Gebelik, Kan gaz analizi, Komplikasyonlar, Plasenta, Primipar, Placenta location, pregnancy complications, cord blood gas, neonatal outcomes, Fetal blood, Pregnancy, Blood gas analysis, Complications, Placenta, Primiparous
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı primipar gebelerde ikinci trimesterde ultrasonografik inceleme ile plasental yerleşim yerinin saptanarak bu plasental yerleşimin gebelik sürecindeki komplikasyonlara, doğuma, postpartum maternal ve fetal sonuçlara etkisini değerlendirmektir. Yöntem ve Gereç: Bu çalışma retrospektif tanımlayıcı bir çalışma olup 01 Ocak 2020 ile 01 Ekim 2022 tarihleri arasında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği antenatal polikliniğine başvuran gebelerden çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 250 hasta çalışmamıza dahil edildi. Hastaların ikinci trimesterde ultrasonografi yardımıyla saptanan plasental yerleşim yerleri kayıt altına alındı. Plasental yerleşim yeri ile gebelik komplikasyonları, doğum şekli, doğum haftası, maternal sonuçlar, yenidoğan tartısı, yenidoğan Apgar skoru, yenidoğan ybü takip ihtiyacı , kordon kan gazı vb parametreler karşılaştırıldı. Bulgular: Olguların ortalama yaşı 24,59±5,11 yıldı. Olguların %41,2'sinde komplikasyon görüldü. En sık görülen komplikasyon %37,9 ile Fetal distress olarak saptandı. Sırasıyla IUGR , GDM, Preeklampsi, GHT , Oligohidramnios takip etti. Komplikasyon görülme oranları ve komplikasyon türleri, plasenta yerleşim yerlerine göre karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. (p<0,05) Doğum öncesi ve doğum sonrası maternal hemoglobin ölçümleri arasında plasenta yerleşim yerine göre farklılık saptanmadı. (p:0,762; p<0,05) Yine benzer şekilde plasenta yerleşiminin istatistiksel olarak doğum haftası, doğum şekli, yenidoğan tartısı, Apgar skoru ve ybü takip ihtiyacını öngörmede etkisi olmadığı belirlendi. (p<0,05). Kord kan gazı PH, PO2, PCO2 ve laktat değerlerinde plasenta yerleşim yerine göre istatistiksel farklılık saptanmazken glukoz değerlerinde anlamlı bulgu elde edildi. (p=0,009; p<0,05) Posterior yerleşimli plasentaya sahip olgularda doğum sonrası kordon kan gazındaki glukoz değeri, sağ lateral yerleşime göre daha yüksek saptandı. Sonuç: Çalışmamızda primipar gebelerde kordon kan gazı parametreleri ile plasenta yerleşim yeri karşılaştırıldığında kord kan gazı glukozunun; posterior yerleşimli plasentası olanlarda, sağ lateral yerleşimli plasentaya sahip olanlara göre daha yüksek olduğu görüldü.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to determine the placental location by ultrasonographic examination in primiparous pregnant women in the second trimester and to evaluate the effect of this placental location on complications during pregnancy, delivery, postpartum maternal and fetal outcomes. Material and Methods: This study is a retrospective descriptive study and 250 patients who met the inclusion criteria among pregnant women who applied to the antenatal outpatient clinic of Tekirdağ Namık Kemal University Faculty of Medicine, Department of Obstetrics and Gynecology between 01 January 2020 and 01 October 2022 were included in our study. The placental locations of the patients, which were detected in the second trimester by the ultrasonography, were recorded. Placental location was compared with pregnancy complications, mode of delivery, delivery week, maternal outcomes, neonatal weight, neonatal Apgar score, need for neonatal intensive care unit follow-up, cord blood gas etc. Results: The mean age of the patients was 24.59±5.11 years. Complications were observed in 41.2% of the cases. Fetal distress was the most common complication with 37.9%. IUGR, GDM, Preeclampsia, GHT, Oligohydroamnios followed by fetal distress. No statistically significant difference was found when complication rates and types of complications were compared according to placenta location (P<0.05). There was no difference between prenatal and postnatal maternal haemoglobin measurements according to placenta location (p:0,762; p<0,05). Similarly, it was determined that placenta placement had no statistically significant effect on the prediction of birth week, mode of delivery, neonatal weight, Apgar score and the need for intensive care unit follow-up (p<0.05). While no statistical difference was found in cord blood gas PH, PO2, PCO2 and lactate values, significant findings were obtained in glucose values (p=0,009; p<0,05). Postnatal cord blood gas glucose value was found to be higher in patients with posteriorly located placenta compared to right lateral location. Conclusion: In our study, in the comparison of cord blood gas parameters and placental location, cord blood gas glucose was found to be higher in patients with posteriorly located placenta compared to those with right lateral placenta.

Benzer Tezler

  1. Ten tene temas ve geç kord klemplemenin plasenta ayrılma süresi, ayrılma şekli, postpartum kanama miktarı ve doğum sonu konforuna etkisi

    The effect of skin-to-skin contact and delayed cord clamping on placental separation time, separation method, amount of postpartum bleeding and postpartum comfort

    BAHAR GÖBEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    EbelikAtatürk Üniversitesi

    Ebelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERAP EJDER APAY

  2. Miadında düşük doğum ağırlıklı bebek doğuran gebelerde etiyolojik faktörlerin retrospektif olarak incelenmesi

    To investigate the etiologic factors retrospectively in pregnant women who have low birth weight infants at term and to determine the modifiable factors

    GÖKÇE ŞERBETCİ YILKIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SÜLEYMAN SALMAN

  3. Primiparlarda rebozo tekniğinin doğum sürecine etkisinin incelenmesi

    Examination of the effect of rebozo technique on the birth process in primiparas

    ZEYNEP TUNCAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumBiruni Üniversitesi

    Ebelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLSEN ÇAYIR

    DR. ÖĞR. ÜYESİ HALİME ŞULE SELMAN

  4. Doğum eyleminde hareket serbestliğinin doğum sürecine etkisi

    The effect of freedom of movement in labor to the birth process

    ÖZEN ESRA KARAMAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    HemşirelikMarmara Üniversitesi

    Doğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HATİCE YILDIZ

  5. Kliniğimizde doğum yapan IUGR'lı olguların değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MERYEM ALLİSON (USTAOĞLU)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    DOÇ. DR. MELAHAT KESİM (DÖNMEZ)