Geri Dön

Yoğun bakımda kalıcı inflamasyon, immünsupresyon ve katabolizma sendromu hastalarında adrenokortikal yetmezliğin tespiti, prognoz ile ilişkisinin belirlenmesi

Detection of adrenocortical insufficiency in patients with persistent inflammation, immune supression and catabolism syndrome in icu, and determining its relationship with prognosis

  1. Tez No: 842379
  2. Yazar: ONUR EROĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ASU ÖZGER ÖZGÜLTEKİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Kalıcı inflamasyon immunsupresyon ve katabolizma sendromu, Kronik kritik hastalık, Kortikosteroid yetmezlik, Yoğun bakım, Adrenal korteks fonksiyon testleri, Adrenal korteks hormonları, Katabolizma, Kritik hastalık, Kronik hastalık, Yoğun bakım üniteleri, İmmünosupresif ajanlar, İmmünosüpresyon, İnflamasyon, Persistent inflammation immunosuppression and catabolism syndrome, Chronic critical illness, Corticosteroid insufficiency, Intensive care, Adrenal cortex function tests, Adrenal cortex hormones, Catabolism, Critical illness, Chronic disease, Intensive care units, Immunosuppressive agents, Immunosuppression, Inflammation
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Son yıllarda yoğun bakım teknolojileri ve kanıta dayalı tıp uygulamalarının gelişmesi birlikte hastalar akut kritik süreci atlatmaktadır ve birçok hastalıkta erken dönemde ölümler önlenmiştir. Bununla birlikte akut kritik hastalık durumundan kurtarılan pek çok kişi kalıcı inflamasyonun baskın hale geldiği kalıcı inflamasyon, immunsupresyon ve katabolizma sendromu (PIICS, persistent inflammation immunusupression and catabolism syndrome) denilen durumu deneyimlemektedir. 14 günden uzun süre yoğun bakım yatışı ve organ disfonksiyonlarıyla tanımlanan kronik kritik hastalık durumunda adrenokortikal yetmezlik tanımlanmış, mortalite ve morbidite ile ilişkisi çeşitli çalışmalarla gösterilmiştir. PIICS hastalarını inceleyen çalışmalar ise kısıtlıdır. Bu çalışmada PIICS hastalarında kortizol düzeyinin tespit edilmesi, mortalite ve morbidite ile ilişkisinin saptanması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 15 Ocak 2023 ve 15 Temmuz 2023 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesinde takip edilen toplam 64 hasta üzerinde yapıldı. 14. gün, 21. gün ve 28. Günde değerlendirilen klinik ve laboratuar bulgularına göre PIICS(+) ve PIICS(-) hastalar olarak gruplara ayırıldı. Her iki gruptaki hastalar kortizol değerlerine göre 15 μg/dl'nin altında olanlar, 15 μg/dl üzerinde olanlar olmak üzere iki gruba ayrıldı. PIICS(+) ve PIICS(-) hastalar ise kortizol seviyeleri açısından birbiriyle istatiksel olarak karşılaştırıldı. PIICS(+) hastalarda kortizol değeri düşük ve yüksek olan gruptakiler Akut Fizyoloji ve Kronik Sağlık Değerlendirmesi (APACHE) skoru, günlük SOFA skoru, yoğun bakım yatış süresi, mekanik ventilasyona bağlı kalma süresi, yoğun bakım ünitesinden taburculuk anında mekanik ventilatör gereksinimi olup olmadığı, son 3 ay içinde tekrarlayan yoğun bakım ünitesinde yatışı olup olmadığı açısından istatiksel olarak karşılaştırıldı ve zamana göre kortizol düzeyi ve SOFA skoru değişimleri incelendi. Ayrıca PIICS(+) ve PIICS(-) hastalar yoğun bakım mortalitesi açısından da istatistiksel olarak değerlendirildi. Bulgular: PIICS (+) hastalarda kortizol düzeyi 28. günde 21. güne göre anlamlı olarak azalmıştır ( p<0,05). PIICS(+) hastalarda SOFA skoru 28. günde 21. güne göre anlamlı olarak artmıştır (p<0,05). 28. Günde PIICS(+) hastalarda kortizol düzeyi düşük olan hastalarda yaş ortalaması anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0,05). PIICS(+) hastalarda kortizol düzeyi düşük ve yüksek olan grup arasında 14. gün, 21. gün ve 28. Günde mortalite ve morbidite açısından anlamlı farklılık bulunamamıştır. Sonuç: Çalışmamızda PIICS(+) hastalarda yatış süresi uzadığında özellikle 28. günde SOFA skorunda artışla birlikte kortizol düzeyinde düşüş görülmüştür. Kortizol düzeyi düşük olan hasta grubunun yaş ortalaması anlamlı olarak daha yüksektir (p<0,05). PIICS(+) hastalarda böylelikle tekrarlayan sepsis atakları, ileri yaş ve uzun yatış süresinin kortizol değerinde düşüşe yol açabileceği düşünülmektedir. Her ne kadar bu hastalarda kortikosteroid yetmezliğinin tespiti ve tedavisi için kesinleşmiş bir yöntem bulunmasa da tekrarlayan kortizol düzeyi takipleri yapılması hastaların durumunun daha anlaşılmasına ve tedavisinin düzenlenmesine yardımcı olabilir.

Özet (Çeviri)

In recent years, with the solutions of intensive care technologies and evidence-based medical practices, the acute critical period has been overcome and early deaths in many diseases have been prevented. However, many people rescued from acute critical illness continue to experience the condition termed immunosuppression and catabolism syndrome (PIICS, persistent inflammation immunosuppression and catabolism syndrome) after permanent treatment. Adrenocortical insufficiency has been defined in the case of chronic critical illness limited to 14 days of long-term intensive care hospitalization and organ dysfunction, and the relationship with mortality and morbidity has been divided in various studies. Studies of PIICS patients are limited. In this way, it was aimed to detect cortisol levels in PIICS patients and to determine their relationship with death and disease. Materials and Methods: This study was conducted on a total of 64 patients who were followed up in the Intensive Care Unit of the University of Health Sciences Haydarpaşa Numune Training and Research Hospital between January 15, 2023 and July 15, 2023. Patients were divided into groups as PIICS(+) and PIICS(-) according to clinical and laboratory findings evaluated on the 14th day, 21st day and 28th day. Patients in both groups were divided into two groups according to their cortisol levels: those below 15 μg/dl and those above 15 μg/dl. PIICS(+) and PIICS(-) patients were compared statistically with each other in terms of cortisol levels. In PIICS(+) patients, the groups with low and high cortisol levels were evaluated according to the Acute Physiology and Chronic Health Evaluation (APACHE) score, daily SOFA score, length of stay in intensive care unit, duration of mechanical ventilation, whether mechanical ventilator was required at the time of discharge from the intensive care unit, last They were compared statistically in terms of whether they had recurrent intensive care unit admissions within 3 months, and cortisol level and SOFA score changes over time were examined. Additionally, PIICS(+) and PIICS(-) patients were evaluated statistically in terms of intensive care mortality. Results: Cortisol level in PIICS (+) patients decreased significantly on the 28th day compared to the 21st day (p<0.05). In PIICS(+) patients, the SOFA score increased significantly on the 28th day compared to the 21st day (p<0.05). On Day 28, the mean age was found to be significantly higher in PIICS(+) patients with low cortisol levels (p<0.05). In PIICS(+) patients, no significant difference was found between the groups with low and high cortisol levels in terms of mortality and morbidity on the 14th day, 21st day and 28th day. Conclusion: In our study, when the hospitalization period was prolonged in PIICS(+) patients, a decrease in cortisol level was observed along with an increase in SOFA score, especially on the 28th day. The average age of the patient group with low cortisol levels is significantly higher (p<0.05). It is thought that recurrent sepsis attacks, advanced age and long hospital stay may lead to a decrease in cortisol levels in PIICS(+) patients. Although there is no definitive method for the detection and treatment of corticosteroid insufficiency in these patients, repeated cortisol level monitoring may help to better understand the patient's condition and regulate their treatment.

Benzer Tezler

  1. The role of oxidative stress factors in the pathophysiology of Ocular Rosacea, analysis of tears and other materials

    Oküler Rosacea patofizyolojisinde oksidatif stres faktörlerinin rolü, gözyaşı ve diğer materyallerin analizi

    NİLÜFER YEŞİLIRMAK

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    BiyokimyaGazi Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NESLİHAN BUKAN

    PROF. DR. JEAN-LOUIS BOURGES

  2. Kawasaki hastalığı tanısıyla izlenmiş hastaların multisistem inflamatuar sendrom (MIS-C) tanısı almış hastalar ile karşılaştırılarak epidemiyolojik, klinik, labarotuvar, prognostik ve ekokardiyografik bulgularla değerlendirilmesi

    Evaluation of patients followed with the diagnosis of kawasaki disease, comparing with patients diagnosed with multisystem inflammatory syndrome (MİS-C), with epidemiological, clinical, laboratory, prognostic and echocardiographic findings

    ASLINUR SEVİM TİMUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERNA ŞAYLAN ÇEVİK

  3. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) alevlenmesi ile servise yatan hastalarda Sistemik İmmün İnflamasyon İndeksi'nin prognostik önemi

    Prognostic importance of Systemic Immune Iinflammation Index in patients admitted to the department with exacerbation of Chronic Obstructive Pulmonary Disease

    HÜSEYİN SATIRLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İBRAHİM SOLAK

  4. Nonbiliyer akut pankreatit hastalarında PNI (prognostik beslenme indeksi) ve conut (nutrisyonel durum kontrolü) skorlarının prognoza etkisi

    The impact of PNI (prognostic nutritional index) and conut (controlling nutritional status) scores on prognosis in non-biliary acute pancreatitis patients

    SALİHA BETÜL FANİ ÇALIŞKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZGÜR ALTUN