Geri Dön

Kardiyak cerrahi geçiren hastalarda hedefe yönelik sıvı tedavisinin deliryum gelişimine etkisi

The effect of targeted liquid therapy on the development of delirium in patients undertaking cardiac surgery

  1. Tez No: 817652
  2. Yazar: OLCAY YALDIR KAYALI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. TÜLÜN ÖZTÜRK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Cerrahi, Cerrahi-kardiyovasküler, Deliryum, Kızılötesi spektroskopi, Oksijen satürasyonları, Postoperatif dönem, Sıvı tedavisi, Surgery, Surgery-cardiovascular, Delirium, Infrared spectroscopy, Oxygen saturation, Postoperative period, Fluid therapy
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın birincil amacı, kardiyopulmoner bypasslı açık kalp cerrahisi geçiren hastaların yönetiminde, perioperatif dönemde uygulanan hedefe yönelik sıvı tedavisinin (HYST), postoperatif deliryum üzerine etkisini araştırmaktır. İkincil amacı ise; postoperatif deliryum gelişen olgularda, NIRS değişikliklerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Helsinki deklarasyonuna uygun olarak onam belgeleri alınan, 18 yaş üzeri, elektif koroner arter baypas greft cerrahisi geçirecek, özefageal doppler yerleştirilmesi için engeli olmayan 108 olgu çalışmaya dahil edildiler. Olgular iki gruba ayrıldı: Grup Kontrol (Grup K, n=54 ): Geleneksel yöntemle hasta sıvı yönetimi yapılan grup. Grup Çalışma (Grup Ç, n=54): Özefageal doppler ve transtorasik doppler kullanılarak HYST uygulanan grup. Tüm olgulara açık kalp cerrahisi için invaziv standart monitorizasyon ve indüksiyon yöntemi uygulandı. Hemodinamik veriler ve bölgesel beyin oksijenasyonu (rScO2) sağ ve sol indüksiyon öncesi(T0), indüksiyon sonrası kanülasyon öncesi (T1), EKD'de en düşük Hb/HTC (T2), EKD sonrası 30.dk hipotermide(T3), operasyon sonu (T4), postop 4. saat (T5), ekstübasyon öncesi (T6) Bulgular: Gruplarda, beraberindeki hastalıklar, kullanmakta olduğu ilaçlar, inotrop vazokonstriktör ve vazodilatör kullanım miktarları benzerdi. Kontrol grubunda 3 olguda (%5,6), çalışma grubunda 9 olguda (16,7) POD gelişti. İntraoperatif sıvı gereksinimi, postoperatif sıvı gereksinimi ve intaroperatif toplam idrar çıkış miktarı gruplar arasında farklılık göstermedi (p>0.05). Grupların sağ ve sol bölgesel serebral oksijen satürasyonları (rScO2), her bir taraf için grupların zaman içinde gösterdikleri yüzde değişimleri benzerdi (sırası ile, sol p=0.214, p=0.413). Hem deliryum gelişen hem de gelişmeyen gruptaki olgularda, ekstra korporal dolaşım sırasında (T2 ve T3), başlangıç değerlerine göre sol rScO2 değişim yüzdeleri anlamlı olarak düştü ki bu düşme deliryum grubunda daha derindi. (Sırası ile,-18.32±15.3 , -14.8±11.3, p<0.001; -11.2±11.9 , -13.8±9.9, p<0.001). Sonuç: Çalışmamızda koroner arter bypass cerrahisi geçiren olgularda perioperatif hedefe yönelik sıvı tedavisi uygulaması, geleneksel yöntemle karşılaştırıldığında postoperatif erken dönemde deliryum gelişim oranlarını değiştirmedi. Çalışma grubunda 9 (%16,7) kontrol grubunda 3 (%5,6) olguda deliryum saptandı. Hedefe yönelik sıvı tedavisi uygulanan grupta, standart yaklaşıma göre anlamlı olarak daha negatif pompa dengesi ve daha fazla postoperatif idrar miktarı saptandı. Perioperatif sıvı gereksinimi ve kan ve kan ürünü gereksinimleri kontrol grubundakinden farklı değildi. Her iki grupta da sağ ve sol bölgesel serebral oksijen satürasyonu (rScO2) değişim yüzdeleri ekstrakorporeal dolaşım sırasında (T2 ve T3' de) başlangıç değerlerine göre anlamlı olarak daha düşüktü. Serebral oksijen satürasyonu değişim yüzdeleri gruplar arasında zaman içinde istatistiksel anlamlılık göstermedi. Deliryum gelişen ve gelişmeyen olgular arasında bölgesel serebral oksijen satürasyonu değişim yüzdeleri benzerdi. Çalışmamızın, olgu sayılarının artırıldığı ve POD gelişimi açısından riskli olguların dahil edildiği, daha ileri çalışmalarla desteklenmesi gerektiği kanısındayız.

Özet (Çeviri)

Aim: The primary aim of this study was to investigate the effect of perioperative goal directed fluid therapy (GDT) on postoperative delirium in the management of patients undergoing open heart surgery with cardiopulmonary bypass. The secondary purpose is to investigate NIRS changes in cases with postoperative delirium. Material and Methods: 108 patients over 18 years of age, who would undergo elective coronary artery bypass graft surgery, and whose consent documents were obtained in accordance with the Declaration of Helsinki, were included in the study. The cases were divided into two groups: Group Control (Group K, n=54): The group in which patient fluid management was performed with the traditional method. Group Study (Group Ç, n=54): The group that underwent GDT using esophageal doppler and transthoracic doppler. Invasive standard monitoring and induction methods were applied to all cases for open heart surgery. Hemodynamic data and regional cerebral oxygenation (rScO2) right and left pre-induction (T0), post-induction pre-cannulation (T1), lowest Hb/HTC (T2) in ECC, 30th min post-ECC hypothermia (T3), post-operative (T4), postoperative 4th hour (T5), before extubation (T6) Results: Concomitant diseases, medications, inotropic vasoconstrictor and vasodilator use were similar in the groups. POD developed in 3 cases (5.6%) in the control group and in 9 cases (16.7) in the study group. Goal directed fluid therapy showed that significantly more negative pump balance and lower postoperative fluid requirement compared to the standard approach. Periopertive fluid, blood and blood products requirement did not differ between the groups (p>0.05). The right and left regional cerebral oxygen saturations (rScO2) of the groups and the percentage changes of the groups over time for each side were similar (left p=0.214, p=0.413, respectively). During the extracorporeal circulation (T2 and T3), the left rScO2 change percentages decreased significantly compared to the baseline values in both the delirium-developing and non-delirium groups, which was deeper in the delirium group. (Respectively, -18.32±15.3 , -14.8±11.3, p<0.001; -11.2±11.9 , -13.8±9.9, p<0.001). Conclusion: In our study, perioperative targeted fluid therapy application in patients undergoing coronary artery bypass surgery did not change the rates of delirium development in the early postoperative period when compared to the traditional method. Delirium was detected in 9 (16.7%) cases in the study group and in 3 (5.6%) cases in the control group. In the group that received targeted fluid therapy, significantly more negative pump balance and higher postoperative urine volume were detected compared to the standard approach. Perioperative fluid requirement and blood and blood product requirements were not different from the control group. In both groups, the percentages of change in right and left regional cerebral oxygen saturation (rScO2) were significantly lower than the baseline values during the extracorporeal circulation (at T2 and T3). The percentages of change in cerebral oxygen saturation did not show statistical significance between the groups over time. Regional cerebral oxygen saturation change percentages were similar between cases with and without delirium. We believe that our study should be supported by further studies, in which the number of cases is increased and cases with risk for POD development are included.

Benzer Tezler

  1. Kardiyak cerrahi geçiren hastalarda hedefe yönelik sıvı tedavisinin akut böbrek yetmezliği gelişimine etkisi

    The Effect Of Target-Orıented Lıquıd Therapy On The Development Of Acute Renal Faılure In Patıents Wıth Cardıac Surgery

    İMGE ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Anestezi ve ReanimasyonManisa Celal Bayar Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TÜLÜN ÖZTÜRK

  2. Redüksiyon mammoplasti operasyonlarında iki farklı sıvı yönetiminin hemodinamik sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of hemodynamic outcomes of two different fluid management methods in reduction mammoplasty operations

    CEREN YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ EMRE ÇAMCI

  3. Ortopedik cerrahide miyokart hücre hasarının izlenmesinde kardiyak Troponin T'nin rolü

    Başlık çevirisi yok

    ERKAN KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Anestezi ve ReanimasyonEge Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. F. OĞUZ ERİŞ

  4. KONJENİTAL KALP CERRAHİSİ GEÇİREN YENİDOĞANLARDA PERİOPERATİF ISI DEĞİŞİMİNİN POSTOPERATİF MORTALİTE VE MORBİDİTE ÜZERİNE ETKİSİ

    KONJENİTAL KALP CERRAHİSİ GEÇİREN YENİDOĞANLARDA PERİOPERATİF ISI DEĞİŞİMİNİN POSTOPERATİF MORTALİTE VE MORBİDİTE ÜZERİNE ETKİSİ

    ZEYNEP NURSELİ KAÇIRA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anestezi ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FUNDA GÜMÜŞ ÖZCAN

    DOÇ. DR. HATİCE DİLEK ÖZCANOĞLU

  5. Yüksek torakal epidural anestezi altında uyanık hastalarda koroner arter bypass cerrahisi

    Under high toracic epidural anesthesia in awake patients with coronary artery bypass surgery

    ADEM KIYMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HASAN EKİM