İnsan hakları ve demokrasi eğitiminde sivil toplum örgütlerinin rolü (İnsan Hakları Derneği ve Mazlum-Der örnekleri)
The Role of non-govermental organizations in education of human rights and democracy (Case studies of İnsan Hakları Derneği and Mazlum-Der)
- Tez No: 81652
- Danışmanlar: PROF. DR. SERAP AYHAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Eğitim ve Öğretim, Sosyoloji, Education and Training, Sociology
- Anahtar Kelimeler: Demokrasi, Halk eğitimi, Mazlum-Der, Sivil toplum örgütleri, İnsan Hakları Derneği, İnsan hakları, Democracy, Public education, Mazlum-Der, Nongovernmental organizations, Human Rights Organization, Human rights
- Yıl: 1999
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Yaşam Boyu Öğrenme ve Yetişkin Eğitimi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
5. BOLUM ÖZET, SONUÇ ve ÖNERİLER Özet Demokratik bir toplum modelini hedefleyen bir ülkede, bu modele uygun kültürel örüntünün yaratılması; toplumun ve bireylerin demokratik bir toplum modelinin içinde barındırdığı değerleri benimseyen, yaşatan ve koruyan bir yapıya oluşması, ancak bu değerlerin bilinmesi ve bu değerlerlerle ilgili bilinç düzeyinin oluşması ile, yani eğitimle olanaklıdır. Bu ise, eğitim kurumlarının demokratik değerleri taşıyan ve yaşatan bireyleri yetiştirmeyi hedeflemesini gerektirmektedir. Ülkemizde ise, eğitim kurumlarının bu işlevi yerine getirmekten uzak oldukları söylenebilir. Ülkemiz, gerek demokrasinin ve demokratik kültürün temel değerlerinin kalıcı kılınması, gerekse ulusal ve uluslararası yasal yükümlülükler noktasında zorunluluk olarak beliren, olmazsa olmaz koşul haline gelen insan haklan ve demokrasi eğitimi konusunda olumlu bir durumda değildir. Ülkemizde insan haklan ve demokrasi eğitiminin salt kamuya ait veya kamunun denetiminde bulunan eğitim kurumlarında gerçekleştirilmesinin taşıdığı risk ve sıkıntılar, sivil toplum örgütlerinin rolünü ve bu örgütler tarafından gerçekleştirilen ve gerçekleştirilebilecek insan haklan ve demokrasi eğitiminin önemini artırmaktadır. Sivil toplum örgütlerinin, insan haklan ve demokrasi eğitimi çerçevesinde, toplumda insan haklan ve demokrasi bilincinin oluşması ve yerleşiklik kazanması sürecine yaptıklan katkılar ülkemiz gerçeğinde son derece önem taşımaktadır. Bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de sivil toplum örgütleri eğitsel 286etkinliklerde bulunmakta, çeşitli eğitim projeleri gerçekleştirmekte ve halk eğitimi çalışmaları yapmaktadırlar. Sivil toplum örgütlerinin eğitsel içerikli çalışmalarının sonuçlarım belirlemek ne denli zor olsa da, bu örgütlerde oluşan eğitsel ortamların ve bu örgütlerin halk eğitimine sundukları olanakların araştırılması o denli zorunludur. Ancak ülkemizde bu konunun yeni yeni dikkat alanına girdiği söylenebilir. Ülkemizde sivil toplum örgütlerinin gerçekleştirdiği projeler ve bu projelerin eğitsel boyutları ile ilgili sınırlı sayıda da olsa araştırmalar bulunmaktadır. Ancak bu araştırmalar arasında herhangi bir sivil toplum örgütünün etkinliklerinin insan haklan ve demokrasi eğitimi çerçevesinde değerlendirilmesine dönük bir araştırma bulunmamaktadır. Bu gereksinimden yola çıkarak gerçekleştirilen bu araştırmanın genel amacı, sivil toplum örgütlerinin insan haklan ve demokrasi eğitimi konusunda yüklenebileceği işlevleri, İnsan Haklan Derneği (İHD) ve Mazlumlarla Dayanışma Derneği (MAZLUM-DER)' nin etkinliklerinden ve bu etkinliklerin hem dernek üyelerine, hem de demeklerle üyelik bağlantısı içinde bulunmayan yurttaşlara yansımalarından yola çıkarak çözümlemek; insan haklan ve demokrasi eğitiminin gerçekleştirilmesine katkılan bakımından halk eğitimine sunduklan olanaklan ortaya çıkarmak olmuştur. Araştırmanın çalışma evreni, İHD ve MAZLUM-DER' in Ankara' daki yönetim kadrolarını, üyelerini ve Ankara ili merkez ilçelerinde yerleşik olup, bu örgütlerle üyelik bağı ve başkaca zorunlu bir ilişki içinde bulunmayan yurttaşlan kapsamaktadır.Araştırmanın yöneticiler evreninden örneklem alınmasında herhangi bir istatistiksel yöntem uygulanmamış, görüşmeler sürecinde araştırmacının insiyatifi belirleyici olmuştur ve İHD'nin 7, MAZLUM-DER'in 3 yöneticisiyle derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Üyeler evreninden ise alman örneklem, araştırma tarihinde İHD'nin Ankara Şubesi'ne kayıtlı toplam 2900 üyenin %5'i olan 145 kişi ve MAZLUM-DER'in Genel Merkezi'ne kayıtlı 400 üyenin Ankara'da ikamet eden 200 üyesinin %20'si olan 40 kişiden oluşmuştur. Yurttaşlar arasında konut bazmda örneklem alınmış; örneklem büyüklüğü sayısal bir sınırlama ile 200 olarak belirlenmiş; ve örnekleme yöntemi olarak, öncelikle Ankara'nın fakir, orta ve zengin semt ve mahallelerini temsil edecek üç ilçenin seçilmesi, sonra belirlenen örneklem büyüklüğü seçilen bu üç ilçenin fakir, orta, zengin mahallelerindeki konut sayışma oranlanarak, her ilçe için söz konusu ölçütlere uygun konutların belirlenmesi yoluna gidilmiştir. Araştırmada bilgi toplama araçları olarak; Yöneticilerle Görüşme Formu, Üyeler Sorukağıdı ve Yurttaşlar Sorukağıdı kullanılmıştır. Yöneticilerle görüşmeler, yan yapılandırılmış görüşme formu çerçevesinde kimiyle birkaç oturum sürerek ve ses kaydı yapılarak gerçekleştirilmiş; öteki Sorukağıtlannm uygulanması ise yine araştırmacı tarafından her konutta yetişkin bir kişiyle yüz yüze görüşmeler olarak uygulanmıştır. 288Sorukağıtlanndan elde edilen ham veriler bilgisayar ortamına girilmiş; sayı ve yüzde dağılımları alındıktan sonra, genellikle örneklem gruplarının karşılaştırıldığı çapraz dağılımlar olarak tablolaştınlarak yorumlanmıştır. Araştırmanm önemli bazı bulguları şöyle özetlenebilir: Her iki derneğin yöneticileri, ülkemizdeki demokrasinin başarısızlığın nedenleri olarak; tarihsel, yönetsel, toplumsal ve siyasal birçok etmene vurgu yapmışlardır. Ancak yasal çerçevenin demokratik olmayışına ve geleneksel kültürümüze, demokratik kültürün yeterince oluşmamış olmasına ağırlıklı nedenler olarak yer vermişlerdir. Toplumsal yapımızda ve geleneğimizde hoşgörü kültürünün bulunmadığım ve toplumsal yapımızın son derece otoriter özelliklere göre biçimlendiğini belirtmişlerdir. Ülkemizde insan haklan ihlallerinin yoğun olarak bütün insan haklan alanlarında gerçekleştiğini, yaşam hakkının bile tehdit altında olduğunu belirten dernek yöneticileri; ihlal nedenleri olarak, ağırlıkla, katı bir resmi ideolojinin varlığına, yasal çerçeveye, toplumun insan haklan ve demokrasi bilincinin eksik oluşuna vurgu yapmışlardır. Toplumda örgütlenme bilincinin yeterince oluşmadığını ve örgütlülük oranının çok düşük olduğunu, bu nedenle toplumun tepkisiz ve ilgisiz durumda olduğunu belirtmişlerdir. Toplumun yanlış bilgilendirilmesinin önemli bir etmen olduğunu söylemişlerdir. Dernek yöneticileri insan haklan kavramını öncelikle evrensel etik değerler ve insanlık ailesinin kazammlan olarak algıladıklannı belirtmişlerdir. İHD yöneticileri, insan haklarının kaynağını tarih boyunca“ezilenlerin hak mücadeleleri”nde 28Qgördüklerini ve bu hakları insan onurunun gereği olarak algıladıklarını belirtirlerken; MAZLUM-DER yöneticileri, insan onuruna ve“insan olarak yaratılmış olma”ya vurgu yapmışlardır. IHD yöneticileri demokrasi ve insan hakları arasında kopmaz bir bağ olduğunu belirtmişler ve iki kavramın birbirini tamamladığını söylemişlerdir. İnsan haklan ihlallerine karşı korunmada, demokratik kamuoyunun ve hukukun gücüne vurgu yapmışlardır. MAZLUM-DER yöneticileri ise, demokrasi konusunda net bir ortak tavır sergilememişlerdir. Yöneticilerin kimisi, demokrasi ile insan haklan arasında doğrudan bir bağlantı kurarken; kimileri böylesi bir bağlantının olmadığını söylemişlerdir. Her'iki derneğin yöneticileri de derneklerinin kuruluşundan bugüne bir insan haklan demeği olma çizgisinden hiçbir zaman çıkmadığım ve insan haklarım ödünsüz ve çifte standartsız savunduğunu belirtmişlerdir. Kuruluş aşamasında insan haklan konusunda yeterli bilgi, birikim ve deneyim sahibi olmadıklarım; mücadele sürecinde öğrendiklerini vurgulamışlardır. İnsan haklan savunusunda herhangi bir öncelMerinin olmadığım; yaşanan ihlallerin öncelikleri belirlediğini ve birinci kuşak kişisel ve siyasal haklarda ihlallerin yoğunluğu nedeniyle çalışmalarının ağırlığını bu hakların oluşturduğunu, diğer kuşak haklara ve bu alanlardaki ihlallere sıra gelmediğini söylemişlerdir. Dernek yöneticileri, üyelerin dernek çalışmalarına katılımında önemli sorunlar olduğunu söylemişlerdir. Dernek çalışmalannın 40-50 aktif üyeyle yürütüldüğünü, çok az üyenin düzenli olarak aidat ödediğini ve üyelerin katılımının 290ÎHD yöneticileri, derneklerinin kuruluşundan beri yoğun olarak devletin baskısıyla karşı karşıya olduklarını; MAZLUM-DER yöneticileri ise, devletin baskısının dönem dönem ve lokal olarak gerçekleştiğini söylemişlerdir. Dernek yöneticileri, insan haklan ve demokrasi sorununun aşılmasında sivil toplum örgütlerinin önemli yüklenimleri olması gerektiğini, ancak ülkemizdeki sivil toplum örgütlerinin öncelikle kendi işlevlerine uygun ve bağımsız davranmaları gerektiğini belirtmişler ve bunun bile çok büyük bir katkı olacağını söylemişlerdir. İnsan hakları ve demokrasi eğitiminin gerekli olduğunu her iki derneğin yöneticileri de vurgulamıştır. Bu eğitimin toplumun bütün kesimlerine ve evrensel ölçütler baz alınarak verilmesi gerektiğini belirten yöneticiler, ülkemizde öncelikle bu görevin devlete düştüğünü; ancak devletin bu görevi yerine getiremeyeceğini; devletin insan haklan ve demokrasi eğitimini amacına ve özüne uygun olarak vereceğine inanmadıklarım söylemişlerdir. Bugünün gerçekliğinde ülkemizde insan haklan ve demokrasi eğitiminin devlet eliyle verilmesini son derece sakıncalı bulduklannı söyleyen yöneticiler,“devlet vermesin daha ıvf görüşü ile, devlet-sivil toplum örgütleri işbirliğini zorunlu gördüklerini, ulusal düzeyde bir komisyon oluşturulması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Aynca her iki derneğin yöneticileri de günümüzdeki eğitim sistemine ve eğitim kurumlanna dönük çok sert eleştiriler ortaya koymuş ve bu sistemin böylesi bir eğitime uygun olmadığını söylemişlerdir. Günümüzde söz konusu eğitimin gerekliliği yanı sıra, bu eğitime paralel olarak devlet örgütlenmesinde, uygulamalannda ve toplumsal yaşamda da dönüşümler olması gerektiğini; yoksa tek basma böylesi bir eğitimin amacına »iv, <”,_ 292ulaşamayacağını vurgulayan yöneticiler, insan haklan ve demokrasi eğitiminde örgütlerinin önemli roller üstlenebileceklerini söylemişlerdir. Her iki derneğin yöneticileri de örgütlerinin öncelikle kendileri ve üyeleri için birer okul işlevi gördüğüne vurgu yapmışlardır. Önlerindeki dönemde üye eğitimine dönük projelerin, örgütlerinin öncelikli olarak gündeminde olduğunu belirten yöneticiler; üye eğitimini zorunlu gördüklerini söylemişlerdir. Örgütlerinin etkinliklerinin topluma dönük olarak eğitsel bir içerik taşıdığını ancak, topluma ulaşmada çok büyük engellerle karşı karşıya bulunduklarını; bu nedenle yeterince etkili olamadıklarım; engellerin aşılması durumunda önemli oranda etkili olabileceklerini belirtmişlerdir. ÎHD yöneticileri, derneklerinin çeşitli sivil toplum örgütleriyle birlikte eğitim projeleri geliştirdiğini ve uyguladığını, son derece başarılı sonuçlar elde ettiklerini; bu projelere devam edeceklerini söylemişlerdir. MAZLUM-DER yöneticileri ise, bugüne kadar herhangi bir eğitim projesi uygulamadıklarını, ancak önlerindeki dönemde yayın ve toplantı ağırlıklı eğitim projelerinin hayata geçirileceğini açıklamışlardır. Her iki derneğin yöneticileri de ekonomik ve siyasal sorunların giderilmesi durumunda derneklerinin insan haklan ve demokrasi eğitiminde son derece aktif bir rol almaya gönüllü olduğunu belirtmişlerdir. Kaynaklan oranında bu yönde çalışmalarım sürdürmeyi düşündüklerini söylemişlerdir. 293Derneklerin üyelerinin çoğunluğu profesyonel meslek sahibidir ve kendi mesleklerini yapmaktadırlar, örnekleme giren İHD üyelerinin %62,8'i; MAZLUM- DER üyelerinin ise %57,5'i bu kategoridedir. Her iki derneğin üyeleri arasında erkekler çoğunluktadır. Örnekleme giren İHD %66,2; MAZLUM-DER ise %82,5 oranında erkek üyeye sahiptir. Kadın üye oram ise İHD içinde %33,8, MAZLUM-DER içinde %17,5'tir. Her iki derneğin üyelerinin büyük çoğunluğunun üniversite mezunlarından oluştuğu görülmüştür. İHD üyelerinin %71,7'si, MAZLUM-DER üyelerinin ise %65'i üniversite mezunudur. Dernek üyeleri arasında ilkokul ve ortaokul mezunlarının çok az, lise mezunlarının ise önemli bir ağırlık oluşturduğu görülmüştür :Lise mezunları İHD içinde %22,5; MAZLUM-DER içinde ise %30'dur. Her iki.dernek içinde üyelerin büyük çoğunluğu 40 yaşın altmda insanlardan oluşmaktadır. 18-40 yaşlan arasında bulunan İHD üyesi %66,3; MAZLUM-DER üyesi ise %80'dir. Dernek üyelerinin çoğunluğunun İç Anadolu Bölgesi kökenli oldukları görülmüştür. Bu bölgeden sonra en önemli ağırlığı Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinden insanlar oluşturmaktadır. Ankara'da yaşama sürelerinin ağırlıkla 20 yıl ve üzeri olduğu, üyelerin Ankara'ya geliş nedenlerinde eğitimin ağırlıklı yer tuttuğu görülmüştür. İş ve tayin ikinci sırada önemli neden olarak belirmiştir. Dernek üyelerinin genelinin demokrasi kavramını tanımlarken kavramın içeriğinde bulunan ifadeler kullandıkları, ayrıca insan haklan kavramından çıkışlı tanımlamaların önemli bir ağırlık oluşturduğu görülmüştür. Ancak her iki dernek 294ihlallerin ağırlıkla kişisel ve siyasal haklar kategorisindeki haklarda yaşandığını ifade etmişlerdir. Her üç gruba da yöneltilen çeşitli hak alanlarıyla ilgili ve bu hakların kullanılmasına dönük sorulara (örgütlenme ve düşünce özgürlüğü, yaşam hakkı, kadın haklan, eğitim ve sağlık haklan, kültürel haklar gibi.) verilen yanıtlarda, çok büyük oranlarla bu alanların hepsinde ülkemizde ihlallerin yoğun olduğu yönünde düşünceler ortaya çıkmıştır. Derneklerin üyelerinin çok büyük bir ağırlığı, ülkemizde ihlallerin“devlet organları ve kamu görevlileri tararından”gerçekleştirildiğini ve ihlallerin“devlet politikalarından kaynaklı ve sistematik”olduğunu düşünmektedirler. Üyeler, ülkemizde yasal çerçeveyi ve halkın ihlallere karşı duyarsızlığını ve ilgisizliğini ihlallerin nedeni olarak görmektedirler. Derneklere üyeliğin, ağırlıkla,“insan haklan mücadelesinde dayanışma, mücadeleye katkı sağlama”amacı ile gerçekleştiği görülmüştür. Her iki dernek içinde de, derneklerin olumlu çizgisini üyelik nedeni olarak belirten bir kısım üyenin yanı sıra, kimi üyelerin dernek üyeliklerinin nedenini“sisteme karşı mücadele etme”olarak açıkladıklan görülmüştür. Derneklerin, üyelerin katılımı açısından önemli sorunlarla karşı karşıya bulunduktan; her iki derneğin üyelerinin de dernek etkinliklerine karşı ilgisiz bir durumda olduğu görülmüştür. Gerek dernek içindeki komisyon çalışmalarına katılım, gerek derneklerin diğer etkinliklerine katılım, gerekse derneğin merkez veya şubelerine gitme çerçevesinde sorulan sorulara alınan yanıtlann ağırlıkla olumsuzolduğu söylenebilir. Ancak derneklerin yayınlan üyelerinin çoğunluğu tararından düzenli takip edilmektedir. IHD üyelerinin büyük çoğunluğu örgüt içi demokrasi sorunlarının olduğunu belirtmiş ve bu sorunları da ağırlıkla gruplararası çatışmalarla açıklamışlardır. MAZLUM-DER üyeleri ise bu konuda daha“ağzı sıkı”davranmış ve büyük oranda, örgüt içi demokrasi sorunlarının olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. İHD üyeleri ağırlıkla derneklerinin çalışmalarını“başarısız”ve“az başarılı”olarak değerlendirmektedir. Dernek çalışmalarını“başarılı”ve“çok başarılı”bulanlarının oranı bir hayli düşüktür. MAZLUM-DER üyeleri ise büyük bir ağırlıkla derneklerinin çalışmalarını“az başarılı”olarak gördüklerini belirtmişlerdir. Her iki derneğin üyeleri de devletin demeklerine karşı tutumunun olumsuz olduğu ve büyük gazete ve televizyon kanallarının olumsuz yönde taraflı davrandıkları görüşündedirler. İHD üyeleri, demeklerinin çalışmaları sırasında karşılaştığı en önemli sorunların siyasal sorunlar olduğunu düşünmektedirler ve mali sorunları ikincil olarak değerlendirmektedirler. MAZLUM-DER üyeleri ise, mali sorunların demeklerinin çalışmaları açısından en önemli sorunlar olduğu görüşündedirler ve siyasal sorunları ikincil olarak değerlendirmektedirler. Üyeler tarafından, insan haklan demeklerinin öncelikle çalışması gereken alanların“insan haklan ile ilgili uygulamalan ve ihlalleri takip ve kamuoyuna duyurma”ve“toplumda insan haklan bilincinin oluşmasına ve gelişmesine çalışma”olduğu belirtilmiştir. Aynı görüş yurttaşlar tarafından da dile getirilmiştir. Yurttaşlar 297arasında toplumda insan hakları bilincinin oluşturulmasına çalışılması görüşünün biraz daha ağırlıkta olduğu görülmüştür. İHD üyeleri toplumun derneklerine bakışı konusunda kararsızdır.“Genelde olumlu”olduğunu düşünenlerin oram biraz daha fazladır (%51), ancak“genelde olumsuz”olduğunu düşünenlerin oranı da (%44;8) bir hayli yüksektir. MAZLUM- DER üyeleri ise, büyük bir kararlılıkla (%82,5) toplumun derneklerine bakışının“genelde olumlu”olduğunu düşünmektedir. Gerek derneklerin üyeleri, gerekse yurttaşlar yüksek oranlarla, ülkemizde sivil toplum örgütlerini demokratik yaşam üzerinde“çok az etkili”veya“tümüyle etkisiz”olarak gördüklerini belirtmişlerdir. Dernek üyeleri arasında bu örgütlerin çok etkili olduğunu düşünen bulunmamakta, yurttaşlar arasında ise çok az sayıda bulunmaktadır. Yurttaşların %68,5'i insan haklan alanında çalışan bildikleri bir sivil toplum örgütü bulunmadığım belirtmiştir. Bildikleri örgüt olduğunu söyleyen %31,5 ise, bu örgütleri ağırlıklı olarak İHD ve MAZLUM-DER olarak belirtmişlerdir. Ancak dernek adları verilerek bilgileri sorulduğunda yurttaşların daha yüksek oranlarla bilgi sahibi olduklarını belirttikleri görülmüştür. İHD hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtenlerin oranı %45,5; MAZLUM-DER hakkında bilgi sahibi olanların oranı ise %2 1,5 'tir. Yurttaşlar %81,1 oranında bu bilgilerinin kaynağının televizyon kanalları ve basm olduğunu belirtmişlerdir. Derneklerin çalışmalarını bilgi kaynağı olarak gösterenlerin oranı ise sadece %8,4'tür. 298ÎHD hakkında bilgi sahibi olduğunu söyleyen yurttaşların %43,9'u dernek çalışmalarını olumlu bulduğunu, %30'u olumsuz bulduğunu, %26,1'i fikrinin olmadığım belirtmiştir. MAZLUM-DER hakkında bilgi sahibi olduğunu söyleyen yurttaşların %55,8'i ise, dernek çalışmalan hakkında bilgisinin olmadığını belirtmiştir. Bu derneğin çalışmalarını olumlu bulanların oranı %23,3; olumsuz bulanların oranı ise %20,9'dur. Yurttaşların büyük kısmının her iki derneğin de etkinliklerinden herhangi birini hatırlamadıkları görülmüştür. Yurttaşlardan sadece % 10,5 'i İHD etkinliğini, %4,5'i MAZLUM-DER etkinliğini hatırladığını belirtmiştir. Ancak herhangi bir insan hakları ihlali karşısında bu derneklere hukuki yardım ve bilgi için başvurabileceğini söyleyen yurttaşların oranı %64,5 gibi yüksek bir oranda olmuştur. Yurttaşlar, toplumun insan haklan ve demokrasi konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını düşünmektedirler. Okullarda insan hakları ve demokrasi konusunda eğitim verilmesi gerektiği görüşündedirler. Kamu görevlilerinin bu konuda eğitilmelerini ise zorunlu görmektedirler. Dernek üyelerinin tümüne yakın bir oram da, toplumun bu konuda eğitilmesi gerektiğini ve bu eğitimin toplumun tüm kesimlerine verilmesi gerektiği görüşünü ileri sürmüşlerdir. Dernek üyeleri günümüzde okullarda verilen insan haklan eğitimini ya olumsuz ya da yetersiz görmektedirler. Bu değerlendirmelerine neden olarak da devlete güvensizlik, eğitim sistemine yönelik olumsuz değerlendirmeler, yapılan eğitimin içeriğine dönük kuşkular ve eğiticilerin yetersizliğine dönük eleştiriler bu görüşlerde belirleyici olarak öne çıkmıştır. 299Dernek üyeleri okullarda verilecek insan hakları ve demokrasi eğitiminin en iyi, okul ortamlarının bu kavramların yaşanarak öğrenilebileceği yerler haline getirilmesiyle olanak kazanabileceği görüşündedirler. Yurttaşlar ise ağırlıkla bu konuda ayrı bir ders konulup ilgili bilgilerin bu yolla öğretilmesi görüşünü belirtmişlerdir. Yine önemli oranda yurttaşın, demeklerin üyeleri ile yukarıda belirtilen yönde görüş bildirdiği görülmüştür. Derneklerin üyelerinin büyük bir oranı dernek içinde üye eğitimine dönük herhangi bir çalışmaya katılmadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca üyelerin önemli bir kesimi, derneklere üyelik sonrasında insan haklan ile ilgili bilgi ve bilinç düzeylerinde de bir değişim olmadığını söylemişlerdir. İHD üyeleri içinde bu yanıtı verenler %65,5; MAZLUM-DER üyeleri içinde ise %42,5 olmuştur. MAZLUM- DER üyelerinin daha büyük bir oranla (%57,5) değişim olduğu yönünde görüş bildirdikleri görülmüştür. Üyelerin çoğunluğu, derneklerinin etkinliklerinin toplumda insan haklan ve demokrasi bilinci oluşturma açısından yararlı olduğu görüşündedirler. İHD üyelerinin %63,4'ü; MAZLUM-DER üyelerinin ise %65'i bu görüştedir. Olumsuz görüş bildiren üyelerin önemli bir kısmının derneklerine yönelik eleştirileri nedeniyle bu görüşte olduğu, bazılarının ise topluma ulaşmada karşılaşılan güçlüklere vurgu yaptığı görülmüştür. Her ki dernek üyesi kişilerin büyük çoğunluğu, derneklerinin toplumun çeşitli kesimlerine yönelik olarak verilebilecek insan haklan ve demokrasi eğitiminde önemli roller üstlenebileceği görüşündedirler. İHD üyelerinin %86,2'si; MAZLUM- 300DER üyelerinin ise %75'i bu görüştedir. Bu yönde görüş bildiren üyeler daha çok, halen yapılan etkinliklerle (panel, sempozyum, konferans gibi.) zaten bu rolün yerine getirildiğini ve bunların geliştirilip çoğaltılması gerektiğini belirtmişlerdir. Demeklerinin diğer sivil toplum örgütleri ile işbirliği içinde bunu yapabileceğini belirten üye sayısı da bir hayli fazla olmuştur. Bunun yanı sura insan haklan okulu veya akademisi kurulabileceğini söyleyen üyeler de olmuştur. Bu konuda olumsuz görüş bildiren üyelerin iki ayrı gruba ayrıldıkları ve iki ayn boyutta değerlendirme yaptıkları görülmüştür: Birincisi kendi derneklerine yönelik eleştirel bir yaklaşım sergileyenler, ikincisi ise devletin buna izin vermeyeceğini, günümüz koşullan içinde bunu gerçekleştirmenin olanaksız olduğunu belirtenler. Yurttaşların önemli bir bölümünün sivil toplum örgütleri tarafından düzenlenebilecek insan haklan ve demokrasi eğitimine sıcak baktıklan görülmüştür. Böylesi bir eğitim çalışmasına katılabileceğini söyleyenlerin oranı %55,5'tir. Bir kısım yurttaşlar bu konuyu hiç düşünmediğini belirtirken, katılmayacağım belirtenler %29,5'tir. Sonuçlar Bu araştırmadan çıkarılabilecek olan sonuçlan aşağıdaki noktalarda toplamak olanaklı görülmektedir: 1- Bu araştırmanın bulgulan, araştırma kapsamının sınırlılığı dikkate alınmak kaydıyla, göstermiştir ki; bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de sivil toplum 301
Özet (Çeviri)
ABSTRACT The main objective of this is to highligt the functions of NGO's (Non-Govermental Organizations) in the education for human rights and democracy and what they offer for public education. Therefor, the main topic in this study is to understand the formation, structure and functions of the“İnsan Haklan Derneği and MAZLUM-DER”as NGO's functioning in the area of human rights and to study their activites end reflections of these activities in terms of education of the members of such organisations and the citizens. Within this context, the literature survey has been done in depth interwievs with top managers have been organised and structured questionnaries has been implemented to members of the organisations and also to the citizens. The resarch has stated importand findings regarding the educational environment of such organisations and relevant dimensions of their activities. Some of striking result are a follows: Those societies have very limited opportunities in realising their activities, comminicating the result of these activities to the public and they have serius problems in registration of new members. The societies are continuously seeking for institutionalization and more elligibality in their related fields. There are some problems in the perception of“human rights”and“democracy”among the members of the societies. The societies have some ongoing studies about“human rights”and“democracy”education and they are self-confident in taking the responsibility of different roles in the same area. The people who have a general idea about the afforts of the societies are repsenting a positive attiude toward their activities. The citizens are also likely to participate in the educational activities realized by those societies.
Benzer Tezler
- Türkiye'de genel ortaöğretim kurumlarında insan hakları eğitimi
Human rights education in general high schools in Turkey
YASEMİN KARAMAN KEPENEKCİ
Doktora
Türkçe
1999
Eğitim ve ÖğretimAnkara ÜniversitesiEğitim Yönetimi ve Planlaması Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ESİN KONANÇ
- Vatandaşlık ve insan hakları eğitimi ders kitabının değerlendirilmesi
The Testing of the knowledge of citizenship and human rights book
DİLEK TÜRKER
Yüksek Lisans
Türkçe
1999
Eğitim ve ÖğretimAnkara ÜniversitesiEğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. F. DİLEK GÖZÜTOK
- Kırgızistan Cumhuriyeti'nde eğitim hakkı örneğinde insan haklarının bütünselliği sorunu
Başlık çevirisi yok
MUZAFFER TURSUNOV
Yüksek Lisans
Türkçe
1999
Eğitim ve ÖğretimHacettepe ÜniversitesiFelsefe Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İONNA KUÇURADİ
- İlköğretim II. kademe vatandaşlık ve insan hakları eğitimi ders kitaplarının değerlendirilmesi
The Analysis of human rights and civics education at the second level of the Turkish primary schools
SAİT AKBAŞLI
Yüksek Lisans
Türkçe
2000
Eğitim ve ÖğretimSelçuk Üniversitesiİlköğretim Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUAMMER C. MUŞTA
- Vatandaşlık bilgisi ve insan hakları eğitimi dersinin öğretmen algısına göre değerlendirilmesi
The Assesment of the education of civies and human rights course with respect to teachers perceptions
DURSUN KOCA
Yüksek Lisans
Türkçe
1998
Eğitim ve ÖğretimDokuz Eylül ÜniversitesiEğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA ŞAHİN