Geri Dön

Majör depresyon tanısı almış yetişkin bireylerde krill ve balık yağı alımının klinik ve biyokimyasal bulgular ve yeme davranışı üzerindeki etkisinin incelenmesi

Investigation of the effect ff krill and fish oil intake on clinical and biochemical findings and eating behavior in adult individuals with major depression disorders

  1. Tez No: 791264
  2. Yazar: MURAT AÇIK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FUNDA PINAR ÇAKIROĞLU
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Beslenme ve Diyetetik, Nutrition and Dietetics
  6. Anahtar Kelimeler: Balık yağı, Beslenme, Beslenme davranışı, Biyokimyasal özellikler, Depresif bozukluk, Depresyon, Kan lipidleri, Kril yağı, Sağlık anksiyetesi, Yağ asitleri-omega 3, Fish oil, Nutrition, Feeding behavior, Biochemical properties, Depressive disorder, Depression, Blood lipids, Krill oil, Health anxiety, Fatty acids-omega 3
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Balık yağı ile özdeşleştirilen n-3 PUFA, MDB üzerine etkisi en fazla araştırılan farmakolojik olmayan yöntemlerde konularından biri olmuştur. Ancak balık yağıyla benzer içeriğe ve farklı yapısal formlara sahip olan krill yağı ile ilgili depresyon üzerindeki etkisinin karşılaştırıldığı çalışmalar sınırlıdır. Bu araştırma, MDB tanısı konmuş bireylerde krill ve balık yağının kullanımının klinik etkileri, biyokimyasal bulgular ve yeme davranışı üzerindeki etkinliğini değerlendirmek amacı ile yapılmıştır. Araştırmaya 19-65 yaş aralığında olan psikiyatri kliniğinde MDB tanısı almış 57 birey alınmıştır. Çalışmada dahil edilme ve dışlama kriterleri uygulandıktan sonra randomizasyon gerçekleştirilmiş olup katılımcılar üç gruptan birine dahil edildiler. Bu gruplar; 1) krill yağı [(n=17), (EPA=340 mg, DHA=180 mg)], 2) balık yağı [(n=17), (EPA=360 mg, DHA=240mg)], 3) plasebo [(n=16), (EPA=0 mg, DHA=0 mg)]. Müdahale süresi 8 hafta olup, müdahale başlangıcında ve sonunda katılımcıların antropometrik ölçümleri, biyokimyasal bulguları ve besin tüketim kayıtları alınmış ve katılımcılara HDDÖ, DASS-21 ve ABİS ölçeği uygulanmıştır. Verilerin istatiksel analizinde SPSS ve R studio yazılım programından yararlanıldı. Çalışmaya dahil edilen katılımcıların yaş ortalaması 36,1±12,7 yıldır. Araştırma grupları arasında sosyo demografik özellikleri ve yaşam tarzı faktörleri benzerdir (p>0,05). Araştırma gruplarının kendi içerisinde zamana bağlı olarak antropometrik ölçüm değerleri benzer bulunmuştur. Krill, balık ve plasebo grubunun ortalama HDDÖ skoru sırasıyla 19,1±6,1, 19,6±5,5 ve 21,3±5,2'dir. Müdahalenin sonlanması ile birlikte krill ve balık yağı grubunun ortalama HDDÖ skoru sırası ile 8,5±1,2 ve 10,0±1,2 azalırken (p<0,001) plasebo grubunda ise 2,3±1,3 puan azaldı (p=0.062). Ayrıca HDDÖ puanlarının grup ve zaman etkileşim etkisi ise istatiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (pzaman×grup<0,001; partial eta squared (η2p): 0,273). Müdahale sonuda HDDÖ şiddetindeki değişimler incelendiğinde, balık yağı takviyesi alanların %23,5'inin ve krill yağı alanların %29,4'ünün depresif semptomlarının olmadığı saptanmıştır (p<0,05). Bütün araştırma grubunda müdahale öncesi ile sonrası arasındaki toplam ABİS medyan puan farkı istatiksel açıdan önemsizdir (p>0,05). Aşırı besin isteği ölçeğine ait yemek isteme ve/veya yemek istemeye karşı koyamama halinde hissedilen suçluluk alt boyutu incelendiğinde plasebo grubunda müdahale sonrası medyan puanı (8,0 (6,0-9,7)) öncesine (5,5 (4,0-7,0)) kıyasla daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Ancak balık ve kril grubunda müdahale öncesi ve sonrasına ait medyan puanları arasında fark istatiksel açıdan önemsiz olduğu saptanmıştır (p>0,05). Krill yağı alanların ortalama HbA1c oranları ve plazma trigliserid düzeyleri müdahale öncesine kıyasla sonunda daha düşüktür. Ayrıca hem krill hem de balık yağı grubunda plazma HDL-c ve ürik asit konsantrasyonu müdahalenin sonunda başlangıca kıyasla artış görülmüş ve bu farklılıklar istatiksel açıdan önemlidir. Sonuç olarak, hem krill hem de balık yağının depresyonu iyileştirmede güvenilir ve etkili bir adjuvan tedavi olarak kabul edilmelidir. Ancak krill ve balık yağının birbirlerine karşı belirgin bir üstünlüğü bulunmamıştır.

Özet (Çeviri)

The n-3 PUFA, associated with fish oil, has been one of the most studied non-pharmacological subjects for its effect on MDD. However, studies comparing the effect of krill oil, on depression are limited, that has similar content and different structural forms with fish oil. This study was conducted to evaluate the effectiveness of the use of krill and fish oil on clinical effects, biochemical findings and eating behavior in individuals diagnosed with MDD. We included 57 adult individuals diagnosed with MDD in the psychiatry clinic in this study. Randomization was performed after inclusion and exclusion criteria were applied in the study, and participants were included in one of three groups. These groups are; 1) krill oil ((n=17), (EPA=340 mg, DHA=180 mg)), 2) fish oil ((n=17)), (EPA=360 mg, DHA=240 mg), 3) placebo ( (n=16), (EPA=0 mg, DHA=0 mg)). The duration of the intervention was 8 weeks. Anthropometric measurements, biochemical findings and food consumption records of the participants were taken at the beginning and end of the intervention, and Hamilton depression rating scale (HDRS), depression anxiety stress-21 (DASS-21) and food craving questionnaire (FCQ) was applied to the participants. Statistical Package for Social Sciences (SPSS) and R studio software were used for statistical analysis of the data. The mean age of the participants included in the study was 36.1±12.7 years. Socio-demographic characteristics and lifestyle factors were found to be similar among the study groups (p>0.05). Anthropometric measurement values were found to be similar within the research groups depending on time. The mean HDRS scores of the krill oil, fish oil, and placebo groups were 19.1±6.1, 19.6±5.5, and 21.3±5.2, respectively. At the end of the intervention, the mean HDRS score of the krill and fish oil groups decreased by 8.5±1.2 and 10.0±1.2, respectively (p<0.001), while it decreased by 2,3±1,3 points in the placebo group (p=0.062). In addition, group and time interaction effects of HDRS scores were found to be statistically significant (ptime×group<0.001; partial eta squared (η2p): 0.273). When the changes in the severity of HRDQ at the end of the intervention were examined, it was found that 23.5% of those who took fish oil supplements and 29.4% of those who took krill oil did not have depressive symptoms (p<0.05). In all of the study groups, the difference in the total FCQ median score between pre-intervention and post-intervention was not statistically significant (p>0.05). When the“guilt felt in wanting to eat and/or not being able to resist wanting to eat”sub-dimension of the FCQ scale was examined, the median score of the placebo group after the intervention (8.0 (6.0-9.7)) was higher than pre-intervention (5.5 (4.0-7.0)) (p<0.05). However, we found that the difference between the median scores of the fish and krill groups before and after the intervention was not statistically significant (p>0.05). The mean HbA1c ratio and plasma triglyceride levels of those who received krill oil were lower at the end of the intervention than the pre-intervention. In addition, plasma HDL-c and uric acid concentrations increased at the end of the intervention compared to baseline in both the krill and fish oil groups, and these differences are statistically significant. In conclusion, both krill and fish oil should be considered as a safe and effective adjuvant therapy in curing depression. However, no significant superiority was found between krill and fish oil.

Benzer Tezler

  1. Sivas-Kangal yöresinde kırsal gelişme ve pazara açılma sürecindeki farklılaşmalar (bir örnek olay incelemesi)

    Başlık çevirisi yok

    FAHRİ ERCEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    SosyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. A. VAHAP SAĞ

  2. Sivas'ta kadınların işgücüne katılım farklılıkları

    Başlık çevirisi yok

    BİNNUR ERCEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    SosyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Kurumlar Sosyolojisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FARUK KOCACIK

  3. İki katlı pamuk ipliklerinden dokunan kumaşlarda örgüye bağlı olarak maksimum atkı sıklığının değişimi üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    MELTEM ASLI NARTER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER

  4. Değişik derim zamanı ve önsoğutmanın Bursa siyahı incir çeşidinin meyve kalitesi ve pazarlama süresi üzerine etkileri

    Effects of haruest time and precooling on fruit quality and shelf-life of the fig variety“Bursa siyahı”

    FÜSUN GÜRSEL ÇELİKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

  5. Temel boyutlarıyla müziksel işitmenin incelenmesi

    Research in musical audibility with it's basic dimensions

    MEHLİKA DÜNDAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    MüzikGazi Üniversitesi

    SAADETTİN ÜNAL