Geri Dön

Primer perkütan koroner girişimlerde sorumlu olmayan lezyonların kontrol koroner anjiyografide değişimleri

Changes in non-culprit lesion stenosis on follow-up coronary angiography after primary percutaneous coronary intervention

  1. Tez No: 778450
  2. Yazar: FUAT CANER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AYDIN YILDIRIM, DR. SELAHATTİN TÜREN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Akut miyokard enfarktüsü (AME) sırasında sorumlu olmayan lezyonlardaki darlıkların daha ciddi görünebileceği bildirilmektedir. Aralık 2010-Temmuz 2012 tarihleri arasında İstanbul Mehmet Akif Ersoy GKDC EAH'ye ST segment yükselmeli miyokard enfarktüsü (STYME) ile başvuran ve primer perkütan koroner girişim (PPKG) uygulandıktan sonraki 2 ay içinde elektif şartlarda yapılan kontrol koroner anjiyografi (KAG)'de sorumlu olmayan lezyonlardaki darlıkların değişimi ve bu değişim üzerinde etkili olabilecek klinik ve demografik bağımsız risk faktörleri retrospektif olarak değerlendirildi. Çalışmaya alınan 154 hastanın 207 sorumlu olmayan lezyon (>%50 darlığı olan) görüntüleri kantitatif KAG programı kullanılarak karşılaştırıldı. Hastaların klinik ve demografik özellikleri tekdeğişkenli ve çokdeğişkenli analizlerle incelendi. Kontrol KAG'de minimal lümen çapında (MLÇ) (1,30±0,38 mm'ye karşı 1,54±0,46 mm, p<0,001) ve referans damar çapında (RDÇ) (2,88±0,66 mm'ye karşı 2,92±0,64 mm, p=0,001) anlamlı artış; % minimal lümen çapında (% MLÇ) (% 54,4±9,3'e karşı % 47,5±11,1, p<0,001) veya % minimal lümen alanında (% MLA) (% 78,3±8,5'e karşı % 71,2±11,7, p<0,001) anlamlı azalma (darlıkta gerileme) saptandı. Ancak lezyon uzunluğunda (LU) (13,52±5,59 mm'ye karşı 13,25±5,31 mm, p=0,078 ) anlamlı değişim izlenmedi. 207 (% 100) lezyondan 173 (% 83,6)'ünde MLÇ'de ve 128 (% 61,8)'inde RDÇ'de artış; 172 (% 83,1)'sinde % MLÇ veya % MLA'da azalma (darlıkta gerileme) saptandı. PPKG sırasında ciddi darlık (% MLA ≥ %70) saptanan sorumlu olmayan lezyon sayısı 179 iken kontrol KAG'de 113'e gerilediği saptandı. Yani PPKG sırasında % MLA ≥ %70 olan 66 (%36,8) lezyon kontrol KAG'de < %70 olarak saptandı. Tek değişkenli analizlerde RDÇ'deki artışla ilişkili olabilecek klinik ve demografik değişken saptanmadı. Çokdeğişkenli analizlerde sigara kullanım öyküsü (OR: 10,36 % 95 GA: 4,06-26,41 p <0,001), koroner arter hastalığı (KAH) öyküsü (OR: 0,21 % 95 GA: 0,084-0,559 p =0,002) ve PPKG'den kontrol KAG'ye kadar olan dönemde klopidogrel kullanımı (OR: 20,0 % 95 GA: 2,34-170,53 p=0,006) MLÇ'deki artış üzerinde etkili belirleyici bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. Aynı şekilde sigara kullanım öyküsü (OR: 10,42 % 95 GA: 4,09-26,53 p <0,001), KAH öyküsü (OR: 0,26 % 95 GA: 0,098-0,689 p =0,007) ve PPKG'den kontrol KAG'ye kadar olan dönemde klopidogrel kullanımı (OR: 26,63 % 95 GA: 3,06-231,30 p =0,003) darlıktaki gerileme (% MLÇ veya % MLA'da azalma) üzerinde de etkili belirleyici bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. PPKG sırasında yapılan KAG'de sorumlu olmayan lezyonlardaki darlıklar olduğundan daha ciddi görünebilmektedir. Aşamalı revaskülarizasyon stratejisi ile bu lezyonlar daha doğru bir şekilde değerlendirilebilir ve gereksiz PKG'lerin önüne geçilebilir.

Özet (Çeviri)

Nonculprit lesion severity has often been exaggerated at the time of acute myocarial infarction (AMI). We retrospectively evaluated the changes in non-culprit lesion stenosis and independent clinical and demographic risk factors that may affect these changes on follow-up coronary angiography (CAG) which was done within 2 months after primary percutaneous coronary intervention (PPCI) in patients presenting with ST segment elevation myocardial infarction (STEMI) between December 2010 and July 2012 in a single center. One hundred fifty-four patients were enrolled in this study and 207 non-culprit lesions (> 50% stenosis) were compared using quantitative CAG. The clinical and demographic characteristics were evaluated by univariate and multivariate analyses. Minimal lumen diameter (MLD) (1.30 ± 0.38 mm vs. 1.54 ± 0.46 mm, p <0.001) and reference vessel diameter (RVD) (2.88 ± 0.66 mm vs. 2.92 ± 0.64 mm, p = 0.001) were increased significantly and (regression of stenosis) percentage of minimal lumen diameter (MLD %) (54.4% ± 9.3% vs. 47.5 ± 11.1, p <0.001) or minimal lumen area (MLA %) (78.3% ± 8.5% vs. 71.2 ± 11.7, p <0.001) were decreased significantly. However, lesion length (LL) (13.52 ± 5.59 mm vs. 13.25 ± 5.31 mm, p = 0.078) showed no significant changes. Of these 207 non-culprit lesions, MLD and RVD were increased in 173 (83.6%) and 128 (61.8%) lesions, respectively. MLD% or MLA% was decreased in 172 (83.1%) lesions. Number of non-culprit lesions with severe stenosis (≥ 70% MLA%) was 179 at the time of PPCI and was declined to 113 on follow-up CAG. Meaning that 66 (36.8%) lesions deemed as severely stenotic at the time of PPCI were regressed on follow-up CAG which was done in non-acute coronary syndrome setting. None of the clinical and demographic variables were significantly associated with increase in RVD in univariate analyses. In multivariate analyses; smoking (OR: 10.36, 95% CI: 4.06 to 26.41, p <0.001), history of coronary artery disease (CAD) (OR: 0.21, 95% CI: 0.084 - 0.559, p = 0.002) and clopidogrel use up to follow-up CAG since the PPCI (OR: 20,0, 95% CI: 2.34 - 170.53, p = 0.006) were found to be the independent risk factors for the increase in MLD. Likewise, smoking (OR: 10.42, 95% CI: 4.09 - 26.53, p <.001), history of CAD (OR: 0.26, 95% CI: 0.098 - 0.689, p = 0.007) and use up to follow-up CAG since the PPCI (OR: 26.63, 95% CI: 3.06 - 231.30, p = 0.003) were found to be the independent risk factors for the decrease in stenosis (MLD% or MLA%). Significant exaggeration of non-culprit lesion stenosis severity occurs at the time of PPCI. Deferring the revascularization decision making and choosing the staged revascularization strategy may result in better evaluation of the lesions and prevent unnecessary PCIs in an appreciable number of patients.

Benzer Tezler

  1. Stent implantasyonu ile gelişen spontan koroner vazokonstriksiyonun lezyon morfolojisi, girişimsel özellikler, endotel disfonksiyonu/hasarı, homosistein düzeyi, C-reaktif ile olan ilişkisinin değerlendirilmesi

    Assessment of the relationship between stent induced spontaneous coronary vasoconstriction and lesion morphology, procedural characteristics, endothelial dysfunction/damage, homocysteine and C-reactive protein levels

    OSMAN BETON

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    KardiyolojiAnkara Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. CELAL KERVANCIOĞLU

  2. ST yükselmeli miyokard enfarktüsünde primer veya kurtarıcı perkütan girişim öncesi no-reflow fenomeni öngörülebilir mi?

    Is no-reflow phenomenon predictable before primary or rescue percutaneous intervention in ST elevated myocardial infarction?

    NAZİLE BİLGİN DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    KardiyolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NEZİHİ BARIŞ

  3. Akut ST segment yükselmeli miyokard infarktüsü hastalarında uzun predilatasyon süresiyle yapılmış perkütan koroner girişimin koroner flow üzerine etkisi

    Effect of percutaneous coronary intervention with long predilatation period on coronary flow in patients with acute ST segment elevation myocardial infartus

    MÜCAHİT TAŞDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SAMİM EMET

  4. Sağ koroner arter kaynaklı akut miyokard enfarktüsü geçiren hastalarda sağ koroner arterin geometrik şekilleri ile klinik ve anjiyografik parametrelerinin karşılaştırılması

    Compare of clinic and angiografic parameters at pateients who have c and s shapes of right coronary artery on coronary angiography images by evaluation of angiographic images of primary percutaneous interventions in acute myocardial infarction

    MEHMET SAİT ALTINTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Kardiyolojiİnönü Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RAMAZAN ÖZDEMİR