Influence of dietary siam weed (Chromolaena odorata) leaf extract on growth, body composition and thermal stress resistance in Nile tilapia (Oreochromis niloticus)
Diyetsel Siyam Otu (Chromolaena odorata) Yaprak Ekstraktının Nil Tilapyasında (Oreochromis niloticus) Büyüme, Vücut Kompozisyonu ve Termal Stres Direnci Üzerindeki Etkisi
- Tez No: 758519
- Danışmanlar: PROF. DR. MURAT ARSLAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Su Ürünleri, Aquatic Products
- Anahtar Kelimeler: Büyüme, Oksidatif stres, Termal gerilme, Growth, Oxidative stress, Thermal stress
- Yıl: 2022
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Su Ürünleri Mühendisliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Su Ürünleri Mühendisliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Balık yetiştiriciliği veya sucul organizmaların yetiştirilmesi olarak tanımlanan akuakültür, tarımın bir alt kolu olup, gıda üretiminde en hızlı büyüyen sektör olarak kabul edilmektedir. Son yıllarda özellikle gelişmekte olan ülkelerde balık yetiştiriciliği sektöründeki büyüme ve gelişme oldukça hızlı artmıştır. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 1960 yılında 10 kg olan dünyada kişi başına düşen balık miktarının 2018 yılında 20,5 kg'a yükseldiğini bildirmektedir. Üretimdeki bu artış sonucunda 2018 yılı Dünya su ürünleri yetiştiriciliği de 82,1 milyona ulaşmıştır. Yıllar itibarı ile artan küresel balık üretim miktarı içerisinde, yetiştiricilikten gelen üretimin sürekli arttığı, diğer yandan avcılıktan elde edilen balık miktarının ise aşağı yukarı sabit kaldığı gözlenmektedir. Su ürünleri yetiştiricileri ve bu konuda çalışan bilimciler, yıllardır balık yetiştiriciliğinde toplam işletme maliyetinin yaklaşık %60'ını oluşturan yemlerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesine yönelik farklı araştırmalarla uğraşmaktadırlar. Balık ve diğer sucul organizmalar için üretilen yemlerin miktarındaki istikrarlı artış nedeniyle, su ürünleri yetiştiricileri ve bu alandaki bilimsel araştırmacılar, yemlerin ve yüksek etkinliğe sahip diğer büyümeyi teşvik eden maddeler için işletme maliyetini azaltacak uygun alternatifler üzerinde çalışmaktadırlar. Bu bağlamda, balıkların büyümesi ve fizyolojisi üzerinde büyük etkisi olan bitki ekstraktlarının/katkı maddelerinin balık beslemedeki önemli giderek artmış ve popüler hale gelmiştir. Buna sebep olan başlıca faktör; araştırmacılar ve su ürünleri yetiştiricilerin büyümeyi artırmak, balığın sağlık durumunu geliştirmede fitobiyotiklerin veya bitki özlerinin önemini keşfetmeleridir. Bununla birlikte, çeşitli bitki özlerinin balık fizyolojisi üzerindeki etkisi ile ilgili hazırlama, uygulaması ve uzun vadeli etkiler konusunda hala bir bilgi eksikliği bulunmaktadır. Su ürünleri yetiştiricileri, balıklarda kimyasallar ve ilaçların kullanımını sınırlandırmaktadırlar, çünkü bunların canlı organizmalar ve çevre üzerinde çeşitli olumsuz etkileri olduğu tespit edilmiştir. Su ürünleri yetiştiriciliği alanında bazı antibiyotiklerin sürekli kullanımı balıklarda stres yaratmakta, bu da büyümede gerileme ve ilaca dirençli bakteri suşlarının gelişmesi gibi olumsuzluklarla birlikte balık vücudunda kalıntı oluşumu gibi etkilere yol açmaktadır. İlaç tedavisi, salgın su ürünleri hastalıklarının hem önlemek hem de tedavi etmek için şu anda mevcut olan tek alternatiftir. Yeşil ve sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliği anlayışında, hastalık önleme tedbirleri olarak bitki özlerinin kullanımı son yıllarda popülerlik kazanmaktadır. Siyam otu (Choromolaena odorata), Afrika, Asya ve Latin Amerika'nın tropik bölgelerinde ortaya çıkan ve geniş çapta yayılım gösteren bitkilerden biridir. Bu nedenle Florida ve Teksas'tan Meksika'ya kadar Kuzey Amerika'ya özgü olduğu söylenir. Çalıdaki Jack, siyam otu, ayçiçeği ailesi, Noel çalısı ve şeytan otu gibi isimlerle anılmaktadır. Siyam otu, açık dalları olan düz, sivri, narin gövdeli, çok yıllık bir bitkidir. Boyu 2-3 m yüksekliğe kadar büyüyebilir. Siyam otunun potansiyel özellikleri vardır; tropikal strese dayanıklı bir bitki olması, balık beslenmesinde de önemini göstermiştir, balık patolojisinde koruyucu ilaç görevi gören çok sayıda polifenolden içermektedir. Siyam otu yaprağı, yüksek besin içeriğine sahip olması (yüksek düzeyde ham protein, kuru madde, vitaminler ve mineraller) dolayısıyla Afrika yayın balığının (Clarias gariepinus) büyümesi, yem değerlendirme etkinliği ve gelişimi üzerinde olumlu etkiler göstermiştir. Diğer yandan, tavukta termal stresin yönetiminde etkin rol oynadığı belirlenmiştir. Siyam otu tıbbi bir bitkidir ve birçok özelliği bünyesinde barındırır; kurutulmuş yaprakları sivrisinek kovucu olarak kullanılabilir, ayrıca Bacillus cereus ve Aspergillus niger'e karşı antibakteriyel ve antifungal ajan olarak kullanılabilir. Siyam otu, bitki süs bitkisi olarak kullanılmasının yanı sıra içeriğinde bulunan aurone ve flavonol gibi flavonoidlerden dolayı çok farklı amaçlar için kullanılabilir. Tıbbi bir bitki olduğu için antikanser, antidiyabetik, antihepatotoksik, antiinflamatuar, antibakteriyel özellikler gösterir. Siyam otu kesiklere veya yaralara uygulandığında kanamayı durdurur, diğer yandan antioksidan aktiviteleri de keşfedilmiştir. Nil tilapyası (Oreochromis niloticus) arzu edilen et kalitesi ve daha hızlı büyüme özelliklerinden dolayı hızla gelişen kültür balıkçılığı dünyasının popüler balıklarından biri olarak kabul edilmektedir. Tatlı sularda yetiştirilen bir balık olan tilapya, ticari su ürünleri yetiştiriciliğinde mevcut duruma göre çok daha fazla kullanılabilir. Balık, hastalıklara ve termal strese karşı iyi direnç gösteren yüksek bir besin değerine sahiptir. Bu nedenle, bu çalışma, Nil tilapyasında diyetsel siyam otu yaprağı ekstraktının büyüme, yem kullanımı, vücut kompozisyonu ve termal stres direnci üzerindeki etkisini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmanın sonuçları ayrıca laboratuvar koşullarında farklı düzeylerde siyam otu yaprağı içeren yemlerle beslenen Nil tilapyasında balık sağlığı, termal direnç, büyüme ve vücut kompozisyonunun değerlendirilmesi konularında temel bir veri oluşturacaktır. Yöntem: Mevcut çalışma Erzurum Atatürk Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Deneysel Su Ürünleri Araştırma Merkezi'nde gerçekleştirilmiştir. Nil tilapya yavruları Çukurova Üniversitesi'nden temin edilmiştir. Sabah saat 08:00'de Atatürk Üniversitesi'ne 20,4 ºC sıcaklıkta oksijendirilmiş su ile dolu plastik torbalarda ulaşan yavrular, adaptasyon için 20,5 ºC su sıcaklığında yuvarlak tanka aktarılmışlardır. Balıklar, sıcaklığın kademeli olarak 28±1 ºC'ye yükseltilmek suretiyle iki haftalık bir süre boyunca deneysel koşullara alıştırılmıştır. Nil tilapyası yavruları (3,5 g) daha sonra her birinde 25 balık olacak şekilde 3 tekerrürlü olarak biyo-filtrasyon ve sürekli oksijenlendirme donanımına sahip kapalı devre yetiştiricilik sistemi içerisindeki 12 adet 30 L hacimli akvaryuma transfer edilmiştir. Balık kapalı devre yetiştiricilik sisteminde 8 hafta boyunca 4 deneysel yemle beslenmişlerdir. Akvaryumlar günlük olarak sifonlanmak suretiyle dışkılar temizlenmiştir. Besleme denemesi sırasında ortalama çözünmüş oksijen 7.5±0.3 mg/L olarak kaydedilmiştir. Sekiz haftalık besleme denemesinden sonra, her tanktan 14 balık; yüksek sıcaklık için 7 ve düşük sıcaklık için 7 olmak üzere termal strese tabi tutulmuştur. İstenilen sıcaklıkların ayarlanması bir hafta sürmüş, su sıcaklığı tedrici olarak sırasıyla 28 ºC'den 34±1 ºC'ye yükseltilmiş ve/veya 28 ºC'den 18±1 ºC'ye düşürülmüştür. Bu aşamadan sonra balıklar 2 hafta daha yüksek (34 ºC) veya düşük (18 ºC) sıcaklıklarda beslenmiştir. Dört izo-proteik (%40 protein) ve izo-lipidik (%11,5) diyet, tedrici olarak artan siyam otu yaprağı ekstraktı seviyelerine sahip olacak şekilde formüle edilmiştir; 0 g/kg (SW0, kontrol), 1 g/kg (SW1), 2 g/kg (SW2) ve 3 g/kg (SW3). Diyetler, distile su ile hamur haline getirildikten sonra soğuk peletleme yapılmış (2.0 mm çap), liyoflizasyon yöntemi ile kurutulmuştur. Daha sonra uygun partikül boyutlarına (0,5–2,0 mm) getirilmiş ve kullanılıncaya kadar -20 °C'de muhafaza edilmiştir. Siyam otu yaprakları Sierra Leone'nin kuzey kesimindeki Makeni'den toplanmıştır. Yapraklar toplandıktan sonra yıkanmış, 35 ºC'de kurutulmuş ve toz haline getirilmiştir. Kurutulan yapraklar daha sonra kilitli plastik torbalarda Atatürk Üniversitesi'ne transfer edilmiştir. Toplam 380 g siyam otu yaprağı tozu, 3.850 mL etanol ile karıştırılmış, karışımın iyice çözünmesi için karışım uygun şekilde çalkalanmış ve üç gün boyunca serin ve karanlık bir yerde saklanmıştır. Daha sonra vakum pompası ile uygun bir şekilde (whatman no:1) süzülmüştür. Etanol, 35 ºC'de döner buharlaştırıcı kullanılarak uçurulmuştur. Elde edilen ekstrakt diyetlere ilave edilinceye kadar -20 ºC'de muhafaza edilmiştir. Balıklar, başlangıçta vücut ağırlığının %4,0'ünden 2,5'una kadar değişen oranlarda, haftada 7 gün, günde 4 kez (9:00, 12:00, 15:00 ve 17:00) deneysel diyetlerle beslenmiştir. Büyüme performanslarını kontrol etmek ve yemleme oranını yeniden ayarlamak için balıklar iki haftada bir tartılmıştır. Bulgular: Sekiz haftalık yemleme denemesinin sonunda balıklar, deney gruplarına bağlı olarak başlangıç vücut ağırlıklarını 4 – 4,4 kat arttırmıştır. Son ağırlık, % ağırlık artışı, spesifik büyüme ve yem değerlendirme katsayısı, sırasıyla ortalama 14,6 g, %311,6, 2,5 ve 1,3 olarak tespit edilmiş olup, diyetsel uygulamalardan önemli ölçüde etkilenmemiştir. Öte yandan, yaşama gücü deneysel diyetlerden önemli ölçüde etkilenmiştir (P<0,05). Kontrol diyetiyle beslenen balıklar, SW2 ve SW3 diyetleriyle beslenenlere göre daha düşük hayatta kalma oranına sahip olmuşlardır. Nil tilapyasında 2 hafta boyunca yüksek sıcaklığa (34 °C) maruz kalma sonucunda, son ağırlık, % ağırlık artışı, spesifik büyüme, yem değerlendirme katsayısı ve hayatta kalma oranı gibi büyüme parametreleri diyetsel uygulamalardan önemli ölçüde etkilenmemiş, sırasıyla ortalama 16,8 g, %17,8, 0,29, 2,14 ve %96.1 olarak tespit edilmiştir. Düşük sıcaklığa (18 °C) maruz bırakılan Nil tilapyasında 2 haftalık besleme denemesinin sonunda, son, % ağırlık artışı, spesifik büyüme, yem değerlendirme katsayısı ve hayatta kalma gibi büyüme parametreleri deneysel diyetlerden önemli ölçüde etkilenmemiş, sırasıyla ortalama 17,0 g, %8,2, 0,14, 4,09 ve %100 olarak tespit edilmiştir. Nil tilapyasında tüm vücut proksimet kompozisyonu sıcaklıktan önemli ölçüde etkilenmiş, ancak diyetsel siyam otu yaprak ekstraktı ve bunların interaksiyonundan etkilenmemiştir (P<0,05). Strese maruz kalma (hem yüksek hem de düşük sıcaklıklar) tüm vücut protein seviyesinde artışa neden olmuştur. Öte yandan, yüksek sıcaklığa (34 °C) maruz kalan balıklarda, artan diyetsel siyam otu ekstraktı seviyesi ile ham protein seviyesi artma eğiliminde olmuştur. Yüksek sıcaklıkta (34 °C) tutulan balıklarda diyetsel siyam otu ekstraktındaki artışla birlikte lipit seviyesi düşme eğilimi göstermiştir. Protein içeriğinin aksine, artan diyetsel siyam otu ekstraktı seviyesi ile lipit seviye düşme eğilimi göstermiştir. Düşük sıcaklıkta (18 °C) tutulan balıklar, optimum (28 °C) ve yüksek (34 °C) sıcaklıklarda tutulanlara kıyasla daha düşük nem içeriğine sahip olma eğilimi göstermiştir. Kül içeriği, genel olarak, optimum sıcaklıkta beslenenlere kıyasla yüksek veya düşük sıcaklıklara maruz kalan balıklarda daha düşük olarak tespit edilmiştir. Hepatik süperoksit dismutaz aktivitesi, sıcaklık, diyetsel uygulamalar ve bunların interaksiyonundan önemli ölçüde etkilenmiştir (P<0,05). Süperoksit dismutaz (SOD) aktivitesi, optimum (28 °C) ve yüksek (34 °C) sıcaklıklarda tutulan balıklarda diyetsel siyam otu ekstraktı seviyesinin artmasıyla artarken, düşük (18 °C) sıcaklıkta tutulanlarda sabit kalmıştır. Optimal sıcaklıkta kontrol, SW1 ve SW2 diyetleri ile beslenen balıklarda, yüksek ve düşük sıcaklıklara maruz kalanlara kıyasla önemli ölçüde daha yüksek SOD aktivitesi tespit edilmiştir; ancak, SW3 ile beslenen balıklar, optimum ve yüksek sıcaklıklarda tutulduklarında benzer SOD aktivitelerine sahip olmuşlardır. Hepatik süperoksit dismutaz aktivitesine benzer şekilde, katalaz (CAT) aktivitesi de sıcaklık, diyetsel uygulamalar ve bunların interaksiyonundan önemli ölçüde etkilenmiştir (P<0,05). Kontrol diyetindeki balıklar, yüksek sıcaklığa maruz kalanlara göre optimal sıcaklıkta büyütüldüklerinde daha düşük CAT aktivitesine sahip olmuşlardır. SW2 diyetiyle beslenen balıkların, yüksek sıcaklığa maruz kaldıklarında, optimal sıcaklıkta yetiştirilenlere göre daha düşük CAT aktivitesine sahip oldukları görülmüştür. SW3 diyetiyle beslenen balıklar, herhangi bir başka sıcaklık veya diyet uygulaması durumuna kıyasla yüksek sıcaklığa maruz kaldığında önemli ölçüde daha yüksek CAT aktivitesine sahip olmuşlardır. Lipid peroksidasyon seviyesi (MDA), sıcaklık ve sıcaklık × diyetsel uygulama interaksiyonundan önemli ölçüde etkilenmiştir (P<0,05), ancak diyetsel uygulamalar tek başına önemli bir etkiye sebep olmamıştır. Yüksek sıcaklığa maruz kalma, kontrol ve SW1 diyetleriyle beslenen balıklarda SW2 ve SW3 diyetleriyle beslenenlere kıyasla daha yüksek bir MDA seviyesine sebep olmuştur. SW2 diyetinde yüksek sıcaklığa maruz bırakılan balıklarda MDA seviyesi kontrol diyetindekilere benzerlik göstermiş, ancak düşük sıcaklığa maruz kalanlara göre önemli ölçüde daha yüksek olarak tespit edilmiştir. En yüksek diyetsel siyam otu ekstraktı içeren yemle (SW3) beslenen balıkların, tüm sıcaklıklar için benzer MDA seviyelerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Serum kortizol seviyesi, sıcaklık ve sıcaklık × diyetsel siyam otu ekstraktı interaksiyonundan (P<0,05) önemli ölçüde etkilenmiş, ancak diyetsel siyam otu seviyesinden etkilenmemiştir. Kortizol seviyesi, optimal sıcaklığa kıyasla hem yüksek hem de düşük sıcaklıklarda artma eğilimi göstermiştir. Bununla birlikte, 34 °C'de en yüksek siyam otu ekstraktı (SW3; 3 g/kg) ile beslenen balıkların, optimal sıcaklıkta (28 °C) beslenenlerle benzer serum kortizol seviyelerine sahip olduğu gözlenmiştir. Serum glikoz seviyesi sıcaklıktan önemli ölçüde etkilenmiş (P<0,05), ancak diyetsel siyam otu ekstraktı seviyesi veya sıcaklık × siyam otu ekstraktı interaksiyonu tarafından etkilenmemiştir. Serum glukoz düzeyi, düşük ve yüksek sıcaklıklarla artma eğilimi göstermiş; ancak, düşük sıcaklıktaki artış daha yüksek olarak gözlenmiştir. Sonuç: Mevcut çalışmada, optimal sıcaklıkta (28 ºC) 8 haftalık bir besleme denemesinden sonra 2 hafta boyunca yüksek (34 ºC) ve düşük (18 ºC) sıcaklıklara maruz kalan Nil tilapiasında diyetsel siyam otu yaprağı ekstraktının etkisi araştırılmıştır. Büyüme performansı, hiç bir sıcaklıkta dieysel uygulamalar arasında önemli bir değişim göstermemiştir. Bununla birlikte, yüksek veya düşük sıcaklıklar, diyetteki siyam otu yaprağı ekstraktı seviyesine bağlı olmaksızın büyümenin azalmasına neden olmuştur. Yüksek sıcaklığa kıyasla düşük sıcaklığa maruz kaldıklarında balıklarda büyüme gerilemesi daha fazla olmuştur. Optimum sıcaklıkta beslenen balıklarda spesifik büyüme oranı, yüksek ve düşük sıcaklıklara maruz kalanlara göre sırasıyla 2,2 ve 4,5 kat daha yüksek olarak tespit edilmiştir. Çalışmamızda, proksimet kompozisyon sadece sıcaklıktan etkilenmiştir. Optimum sıcaklığa (28 ºC) kıyasla protein hem yüksek (34 ºC) hem de düşük (22 ºC) sıcaklıklarda artarken, aynı durumda kül azalmıştır. Öte yandan, lipit seviyesi 34 ºC'de düşerken, nem 18 ºC'de düşmüştür. Bu çalışmada, SOD ve CAT gibi antioksidan enzimlerin aktiviteleri, diyetsel siyam otu ekstraktı, sıcaklık ve bunların interaksiyonundan önemli ölçüde etkilenmiştir. SOD aktivitesi, diyetteki siyam otu ekstraktının artan miktarı ile artma eğiliminde olmuş, ancak balıklar yüksek veya düşük sıcaklıklara maruz kaldıklarında azalmıştır, ancak SW3 yemi ile beslenen balıklarda SOD aktivitesinin yüksek sıcaklığa maruz kalanlarda optimal sıcaklıkta yetiştirilenlere benzer seviyede olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada, SW0, SW1 ve SW2 diyetleriyle beslenen balıklarda hem yüksek hem de düşük sıcaklıklarda serum kortizol seviyesinin yükselme eğiliminde olduğunu gözlenmiştir. Öte yandan SW3 diyetiyle ile beslenen balıklar, yüksek sıcaklığa maruz kaldıklarında, optimal sıcaklıkta yetiştirilenlerle benzer kortizol seviyelerine sahip olmuşlardır. Siam otu ekstraktının diyetsel seviyesinden bağımsız olarak, termal stres serum glukoz seviyesinde artışa sebep olmuş, özellikle düşük sıcaklıkta serum glikoz seviyesinin daha faz arttığı görülmüştür. Sonuç olarak; diyetsel siyam otu yaprak ekstraktı büyümeyi etkilememiştir. Bununla birlikte, yeme 2 – 3 g/kg düzeyinde katıldığında yüksek sıcaklıkta oksidatif stresi ve 3 g/kg düzeyinde katıldığında ise fizyolojik stresi azaltmıştır. Nil tilapyasında diyet siam otu yaprak ekstraktının büyüme ve balık refah üzerindeki etkisini detaylı bir şekilde ortaya koymak için daha fazla doza bağlı çalışmaların yapılması gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Purpose: The objective of the current study was to evaluate the effect of dietary siam weed (Chromolaena odorata) leaf extract on growth, feed utilization, proximate composition and stress resistance in Nile tilapia (Oreochromis niloticus). Method: Fingerlings (~3.5 g initial weight) were selected according to size and distributed into 12 tanks (30 L in volume) in triplicates with 25 fish per each, then fed 4 experimental diets with different levels siam weed extract; 0 g/kg (SW0, control), 1 g/kg (SW1), 2 g/kg (SW2) and 3 g/kg (SW3) for 8 weeks. After 8 weeks feeding trial, 14 fish from each tank were subjected to thermal stress, 7 for high temperature and 7 for low temperature. Water temperature was gradually increased from 28º C to 34±1º C and/or decreased from 28º C to 18±1º C, respectively over a 1-week period. Fish were fed for another 2 weeks at high (34º C) or low (18º C) temperatures. Findings: At the end of the 8-week feeding trial, fish increased their initial body weigh 4 – 4.4 fold depending on the experimental groups. Final weight, %weight gain, specific growth rate (SGR) and feed conversion ratio were not significantly influenced by the dietary treatments averaging 14.6 g, 311.6%, 2.5 and 1.3. However, growth performance dramatically decreased at high (2.2 fold lower SGR) and low (4.5 fold lower SGR) temperatures compared to those raised at optimal temperature. Hepatic superoxide dismutase activity was significantly influenced by temperature, dietary treatment and their interaction (P<0.05). increasing with the increase in dietary siam weed extract level in fish held at optimal (28 °C) and high (34 °C) temperatures. Fish on control diet had lower catalase activity when raised at optimal temperature that those exposed to high temperature. High temperature exposure caused a higher MDA level when fish fed control and SW1 diets in comparison to those fed SW2 and SW3 diets. In fish fed SW2 diet when exposed to high temperature MDA level was similar with those on control diet but significantly higher in comparison to those exposed to low temperature. Fish on the highest level of dietary siam weed extract (SW3 diet) had similar MDA levels for all temperatures. Serum cortisol level was significantly influenced by temperature, temperature × siam weed extract interaction (P<0.05), but not by the dietary siam weed level. Cortisol level tended to increase with both high and low temperatures compared to the optimal temperature. However, fish fed the diet with the highest siam weed extract (SW3; 3 g/kg) at 34 °C had similar serum cortisol level with those fed at optimal temperature (28 °C). Results: Dietary siam weed extract did not influence growth; however, lowered oxidative stress at high temperature when provided at 2 – 3 mg/kg level, and physiological stress when provided at 3 g/kg level. Further dose dependent studies need to disclose the impact of dietary siam weed extract on growth and welfare in Nile tilapia.
Benzer Tezler
- 1950-1975 dönemi sosyal yapı değişiminin konut tasarımına etkisi Ankara-Kavaklıdere örneği
1950-1975 period effects of changes in social structure on planning of residences -Ankara, Kavaklıdere eraple
ADNAN AKSU
- İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu'nun kültür ve eğitim kavramı üzerine bir inceleme
An Examination of the concepts of culture and education of Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu
ABDULLAH DİKİCİ
Doktora
Türkçe
1986
Eğitim ve ÖğretimUludağ ÜniversitesiEğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SUAT ANAR
- Geleneksel konutlarda ahşap yapı konstrüksiyonları Ankara Erzurum Mahallesi örneği
Başlık çevirisi yok
MUALLA KALFAGİL
- Üzüm sularının pastörizasyonu ve kontsantresi sırasında hidroksimetilfurfural oluşumu üzerinde bir araştırma
Başlık çevirisi yok
ŞERİFE ŞAHİN
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiTarım Ürünleri Teknolojisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYDIN URAL
- Televizyon reklamlarının ses-söz uyumu (Prozodi) yönünden incelenmesi ve dilimizin müziğine etkileri
A study on the television advertisements from the point speech-sound harmany (prosody) and it's influence on the rhythm of our language
C. HAKAN ÇUHADAR