Geri Dön

Akdeniz Üniversitesi Çocuk Metabolizma Polikliniği'nde takip edilen fenilketonürili hastaların obezite ve insülin direnci yönüyle incelenmesi

Investigation of patients with phenylketonuria followed in Akdeniz University Pediatric Metabolism Outpatient Clinic in terms of obesity and insulin resistance

  1. Tez No: 751532
  2. Yazar: PELİN ÜRKÜT ÖZDEMİR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ERDOĞAN SOYUÇEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Fenilketonüri, PKU, Obezite, İnsülin Direnci, Diyet, Mutasyon, Phenylketonuria, PKU, Obesty, İnsulin Resistance, Diet, Mutation, Obesity, Insulin resistance
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çocuk Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Fenilketonüri (PKU); fenilalanin hidroksilaz (PAH) genindeki mutasyon sonucu ortaya çıkan otozomal resesif geçişli metabolik hastalıktır. Tedavinin temelini fenilalaninden kısıtlı diyet oluşturmaktadır. Takipte amaç normal büyüme ve vücut kompozisyonunu elde etmek için beslenme gereksinimlerini korurken kan phe düzeylerini terapötik bir hedef aralığında koruyarak nörolojik sekelleri önlemektir. Bebeklik döneminde, anne baba besin alımını kontrol ettiği için diyete uyum iyidir. Çocuklar büyüdükçe, öğünlerin özenle planlanması gerektiğinden ve çocuklar akranları tarafından rutin olarak tüketilen yiyecekleri seçemediğinden diyete uyum giderek zorlaşır. Yapılan çalışmalarda özellikle ergenlik dönemine doğru hastaların diyete uyumunun giderek azaldığı, phe konsantrasyonlarının arttığı görülmüştür. Aynı zamanda diyette proteinin kısıtlanması sonucunda karbonhidrat ve lipitten zengin gıdaların tüketimine eğilim artmaktadır. Yüksek karbonhidrat alımıyla ilişkili risklere rağmen, PKU'lu hastalarda karbonhidrat metabolizması üzerine çok az araştırma yapılmıştır. Çalışmamızda Akdeniz Üniversitesi Çocuk Metabolizma Polikliniğinde takipli fenilketonürili hastaların obezite ve insülin direnci sıklığıyla birlikte bu sıklığı artırabilecek etmenlerle ilişkisini araştırmayı amaçladık. Ekim 2020-Şubat 2022 yıllarında takipli 3-25 yaş aralığındaki hastalar çalışmaya dahil edildi. Toplam 103 hasta verisi değerlendirildi. Hastalar tanı anında ölçülen kan phe düzeylerine göre sınıflandırıldı. Hastaların %48,5'i kız ve %51,5'i erkekti. Hastaların %32'si klasik PKU, %9,7'i orta PKU, %33,1'i hafif PKU ve %25,2'si benign HPA tanısı ile izlenmekteydi. Hastaların %77,7'si diyet yaparken %22,3'ü diyetsiz takip edilmekteydi. 103 hastanın 9'u (%8,7) saptopterin kullanıyordu. Bu 9 hastanın 4'ü diyetsiz, 5'i diyet yaparak takip edilmekteydi. Son üç phe ortalamasına göre 45 hasta (%43,7) kötü kontrollü ve 58 hasta (%56,3) iyi kontrollüydü. Kötü kontrollü grupta kilo ölçüm değerleri istatistiksel olarak daha yüksekti (p=0,049). Kötü kontrollü grupta insülin direnci (%40) iyi kontrollü gruba göre (%19) daha sık izlendi (p=0,019). HDL-K değerleri kötü kontrollü hastalarda anlamlı düzeyde düşüktü (p=0,001). Kötü kontrollü grupta klasik PKU (%46,7 ve %20,7) ve iyi kontrollü grupta ise benign HPA oranı (%43,1 ve %2,2) istatistiksel olarak yüksek bulundu (p<0,001). İnsülin ve HOMA-IR değerleri pubertal grupta istatistiksel olarak daha yüksek gözlendi (p=0,017 ve p=0,015). Medyan TSH değerinin prepubertal grupta daha yüksek olduğu görüldü (p=0,001). Orta FKU grubunda VKİ (p=0,048) değerleri benign HPA grubuna göre anlamlı daha yüksek belirlendi. Benign HPA grubunun insülin değerleri klasik PKU ve orta PKU grubundaki hastalara göre daha düşüktü (p=0,042). Sonuç olarak verilerimiz, düşük phe diyetine uyumun kötü olması durumunda fazla kilo ve insülin direnci riski ile ilişkili olabileceğini düşündüren ön kanıtlar sunmaktadır. Hastalığın takibi ve tedavi sürecine yönelik çalışmalar umut verici olmakla birlikte, yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Phenylketonuria (PKU); It is an autosomal recessive metabolic disease that occurs as a result of mutation in the phenylalanine hydroxylase (PAH) gene. The basis of the treatment is a phenylalanine-restricted diet. The aim of the follow-up is to prevent neurological sequelae by maintaining the blood phe levels in a therapeutic target range while maintaining the nutritional requirements to achieve normal growth and body composition. Diet compliance is good as parents control their food intake. As children grow up, meals must be carefully planned and since children cannot choose foods that are routinely consumed by their peers, dietary compliance becomes increasingly difficult. It has been observed in studies that patients' adherence to diet decreases and phe concentrations increase, especially towards adolescence. At the same time, as a result of the restriction of protein in the diet, the tendency to consume foods rich in carbohydrates and lipids increases. Despite the risks associated with high carbohydrate intake, carbohydrate metabolism is impaired in patients with PKU. Very little research has been done on it. In our study, we aimed to investigate the relationship between obesity and insulin resistance frequency in patients with phenylketonuria followed up in Akdeniz University Pediatric Metabolism Polyclinic and factors that may increase this frequency. Patients aged 3-25 years, followed up between October 2020 and February 2022, were included in the study. A total of 103 patient data were evaluated. Patients were measured at the time of diagnosis. classified according to blood phe levels. 48.5% of the patients were female and 51.5% were male. 32% of the patients were classical PKU, 9.7% moderate PKU, 33.1% mild PKU and 25.2% benign hyperphenylalanine. 77.7% of the patients were on a diet and 22.3% were being followed without a diet. 9 of 103 patients (8.7%) were using saptopterin. 4 of these 9 patients were on no diet and 5 were on a diet was being followed. According to the mean of the last three phe, 45 (43.7%) patients were poorly controlled and 58 (56.3%) well-controlled. Weight measurement values were statistically higher in the poorly controlled group (p=0.049). Insulin resistance (40%) was observed more frequently in the poorly controlled group than in the well-controlled group (19%) (p=0.019). HDL-C values were significantly lower in poorly controlled patients (p=0.001). The rate of classical PKU (46.7% and 20.7%) in the poorly controlled group and the rate of benign HPA (43.1% and 2.2%) in the well-controlled group were statistically higher (p<0.001). Insulin and HOMA-IR values were statistically higher in the pubertal group (p=0.017 and p=0.015). The median TSH value was found to be higher in the prepubertal group (p=0.001). BMI (p=0.048) values were found to be significantly higher in the moderate PKU group than in the benign HPA group. Insulin values of the benign HPA group were lower than the patients in the classical PKU and moderate PKU groups (p=0.042). In conclusion, our data provide preliminary evidence suggesting that poor adherence to a low phe diet may be associated with the risk of overweight and insulin resistance. Although studies on the follow-up and treatment process of the disease are promising, new studies are needed.

Benzer Tezler

  1. ASİT SFİNGOMYELİNAZ EKSİKLİĞİ TANILI HASTALARIN UZUN DÖNEM İZLEM SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

    Evaluation of Long-Term Follow-Up Outcomes in Patients with Acid Sphingomyelinase Deficiency

    HAGIGAT TAHIRZADE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EBRU CANDA

  2. Juvenil idiopatik artritli hastalarda D vitamini metabolizmasının klinik bulgu ve etyopatogeneze etkisi

    Effects of vitamin D metabolism on clinical findings and etiopathogenesis in patients with juvenile idiopathic arthritis

    ASLI YALÇINKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA AKMAN

  3. Ailevi Akdeniz Ateşi tanısı ile takip edilen çocuk hastalarda vitamin D3 seviyeleri, serum amiloid A ve kemik mineral dansitelerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of vitamin D3 levels, serum amyloid A and bone mineral density in child patients with Familial Mediterranean Fever

    GİZEM AYLİN AYDEMİR ERTURUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ YUNUS EMRE BAYSAL

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İLHAN HAZER

  4. Türkiye'de bulunan suriyeli sığınmacıların ulusal sağlık sistemi üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Assessment of Turkish health system resilience;the impact of syrian refugees on the turkish health system

    KEREM KINIK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Halk SağlığıBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Afet Tıbbı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALPASLAN MAYADAĞLI

  5. Biyotinidaz eksikliği olan hastalarda klinik ve genotipik özelliklerin değerlendirilmesi

    Evaluati̇on of cli̇ni̇cal and genotypi̇c characteri̇sti̇cs i̇n pati̇ents wi̇th bi̇oti̇ni̇dase defi̇ci̇ency

    DUDU DUYGU CİVAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERDOĞAN SOYUÇEN