Geri Dön

Bipolar duygudurum bozukluğu manik epizod hastalarının akut alevlenme ve remisyon dönemlerinde serum N-Metil-D-Aspartat reseptör ve alt birimleri düzeylerinin değerlendirilmesi

Evaluation of serum N-Methyl-D-Aspartat receptor and sub-units levels in acute flave and remition periods of patients with bipolar mood disorder manic episod

  1. Tez No: 750706
  2. Yazar: YASEMİN ÖKTEM
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İHSAN TUNCER OKAY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Biyobelirteç, GluN1, GluN2A, GluN2B, GluN2D, NMDAR, Bipolar Bozukluk, Affektif bozukluklar, Biyobelirteçler, Glutamat, Nüks, Remisyon, Reseptörler, Reseptörler-N-metil-D-aspartat, Biomarker, GluN1, GluN2A, GluN2B, GluN2D, NMDAR, Bipolar Disorder, Affective disorders, Biomarkers, Glutamates, Recurrence, Remission, Receptors, Receptors-N-methyl-D-aspartate
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh ve Sinir Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bipolar bozukluk(BB) tekrarlayan mani ve depresyon ataklarıyla karakterize; kronik seyirli, iş gücü kaybına neden olan psikiyatrik bir rahatsızlıktır. Bu hastalığın etyopatogenezinde glutamat sisteminin ve özellikle iyonotropik NMDA glutamat reseptörlerinin önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Çalışmamızda; Bipolar Duygudurum Bozukluğu Manik Epizod Hastalarının akut alevlenme ve remisyon dönemlerinde serum N-Metil-D-Aspartat Reseptör ve alt birimleri düzeyleri ölçülerek sağlıklı kontrol grubu karşılaştırılması ve hastalığın etyopatogenezinde NMDAR alt birimlerinden GluN1, GluN2A, GluN2B, GluN2D'nin rolünün olup olmadığı, NMDAR alt birimlerinin serum seviyeleri ile Bipolar Duygudurum Bozukluğu Manik Epizod hastalarının semptomlarının şiddeti arasında ilişki olup olmadığı, bu reseptör alt birimlerinin Bipolar Duygudurum Bozukluğu Manik Epizod tanısında kullanılabilecek bir biyobelirteç olup olamayacağının belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmaya Ankara Şehir Hastanesi Psikiyatri Kliniğine başvuran, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı (DSM-5)'e göre Bipolar Bozukluk, manik epizod tanısı konulan ve psikiyatri servisinde yatırılarak takip edilen 30 hasta ve yaş - cinsiyet açısından hasta grubu ile benzer özellikte 28 sağlıklı gönüllü alındı. Bipolar bozukluk manik epizod tanısı ile servisimize yatışı yapılan hastalar ile tedavi öncesinde deneyimli bir psikiyatrist tarafından görüşme yapıldı; Sosyodemografik Veri Formu, Young Mani Değerlendirme ölçeği (YMDÖ), Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HAM-D) uygulandı. DSM-5 Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID – 5 )'e göre yapılan görüşmede bipolar bozukluk manik epizod tanısı konulan, YMDÖ skoru 5 üstü olan hastalar manik epizod da kabul edildi ve kan örnekleri alındı. Klinik olarak semptomları gerileyen, YMDÖ puanı 5'ten düşük olan ve HAM-D puanı 7'den düşük olan hastalar remisyonda kabul edildi ve yatışlarından 3 hafta sonra ikinci defa kan örneği alındı. Sağlıklı gönüllü kontrol grubuna ise herhangi bir müdahalede bulunmadan sosyodemografik veri formu uygulandı. Çalışmaya alınan her iki gruptan bipolar bozukluk tanılı hastalarda manik epizod ve remisyon dönemlerinde birer kez ve sağlıklı kontrol grubunda bir kez kan alınarak plasma N Metil-D-Aspartat Reseptörü (NMDAR) alt üniteleri (GluN1, GluN2A, GluN2B ve GluN2D) seviyelerine bakıldı. Bulgular:Çalışmamıza 58 katılımcı dahil edilmiştir. 58 katılımcının, 30'u (%51,7) hasta ve 28'i (%48,3) kontrol grubunu oluşturmaktadır. Katılımcılardan hasta grubunun yaş ortalaması 34,1±10,4 yıl, kontrol grubunun yaş ortalaması 32,4±10,1 yıldır. Eğitim sürelerine bakıldığında kontrol grubu eğitim süresi (15,8 yıl) ortalamasının hasta (12,22 yıl) grubu ortalamasından anlamlı derecede yüksek olduğu görülmektedir (p<0,001). Grupların çalışma durumları karşılaştırıldığında hasta grubunda çalışmayan sayısının (%46,7) kontrol grubunda ise çalışan sayısının (%89,3) yüksek olduğu görülmüştür (p=0,004). Hasta grubunun ortalama 7,8 yıldır hastalık tanısı olduğu, 3,4 manik epizod, 2,1 depresif epizod geçirdiği, 3,0 kez hastaneye yattığı ve hastaların %20,0 'sine Elektrokonvulsif Tedavi (EKT) uygulandığı tespit edildi. Hasta grubunun hem akut alevlenme hemde tedavi sonrası remisyon dönemindeki GRIN1A, GRIN2A, GRIN2B, GRIN2D plazma düzeylerinin kontrol grubunun GRIN1A, GRIN2A, GRIN2B, GRIN2D plazma düzeylerine göre istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p<0,001). Bipolar Bozukluk-Manik Epizod grubunda akut alevlenme ve remisyon dönemi GRIN1A, GRIN2A, GRIN2B, GRIN2D düzeylerinin karşılaştırılması yapıldığında, GRIN1A ve GRIN2A düzeylerinin remisyonda istatistiksel olarak anlamlı azaldığı görüldü. Sonuç: Literatürde bipolar bozukluk manik epizod için NDMAR alt birimlerini periferik kandan değerlendiren sınırlı sayıda çalışma olsa da bizim çalışmamız bipolar bozukluk manik epizod hastalarının hem akut alevlenme hemde aynı hastaların remisyon dönemlerinde GluN1, GluN2A, GluN2B ve GluN2D ölçümlerini periferik kandan değerlendiren ilk çalışmadır ve sonuç olarak bipolar bozukluk manik epizod hastalarında her iki dönemde de ölçümler istatiksel olarak anlamlı yüksek saptanmıştır. Bipolar bozuklukta NMDA reseptörlerinin etyopatogenezdeki rolünü araştırmak için ise daha büyük örneklem ile tekrarlanacak yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: Bipolar disorder (BD) is characterized by recurrent episodes of mania and depression; It is a chronic psychiatric disorder that causes loss of work force. It is thought that the glutamate system and especially the ionotropic NMDA glutamate receptors play an important role in the etiopathogenesis of this disease. In our study; Comparison of healthy control group by measuring serum N-Methyl-D-Aspartate Receptor and subunits levels during acute exacerbation and remission periods of Bipolar Mood Disorder Manic Episode Patients and whether NMDAR subunits GluN1, GluN2A, GluN2B, GluN2D have a role in the etiopathogenesis of the disease. It was aimed to determine whether there is a relationship between the serum levels of the BP units and the severity of the symptoms of Bipolar Mood Disorder Manic Episode patients, and whether these receptor subunits can be a biomarker that can be used in the diagnosis of Bipolar Mood Disorder Manic Episodes. Materials and Methods: Thirty patients admitted to Ankara City Hospital Psychiatry Clinic, diagnosed with Bipolar Disorder, manic episode according to the Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM-5), and followed up in the psychiatry service for this study, and the patient group in terms of age and gender. Twenty-eight healthy volunteers with similar characteristics were recruited. An experienced psychiatrist was interviewed before the treatment with the patients admitted to our service with the diagnosis of bipolar disorder manic episode; Sociodemographic Data Form, Young Mania Rating Scale (YMRS), Hamilton Depression Rating Scale (HAM-D) were applied. In the interview conducted according to the Structured Clinical Interview for DSM-5 Disorders (SCID-5), patients who were diagnosed with bipolar disorder manic episode and had a YMRS score above 5 were considered to be in manic episodes and blood samples were taken. Patients with clinically regressed symptoms, a YMDS score of less than 5, and a HAM-D score of less than 7 were considered to be in remission, and blood samples were taken a second time 3 weeks after their hospitalization. The sociodemographic data form was applied to the healthy volunteer control group without any intervention. Plasma N Methyl-D-Aspartate Receptor (NMDAR) subunits (GluN1, GluN2A, GluN2B and GluN2D) levels were measured by taking blood once in the manic episode and remission periods and once in the healthy control group in patients diagnosed with bipolar disorder from both groups included in the study. Results: 58 participants were included in our study. Of the 58 participants, 30 (51.7%) were patients and 28 (48.3%) were the control group. The mean age of the patient group of the participants was 34.1±10.4 years, and the mean age of the control group was 32.4±10.1 years. Considering the education period, it is seen that the mean education period of the control group (15.8 years) is significantly higher than the mean of the patient (12.22 years) group (p<0.001). When the working conditions of the groups were compared, it was seen that the number of unemployed (46.7%) in the patient group and the number of employees (89.3%) in the control group were higher (p=0.004). It was determined that the patient group had been diagnosed with the disease for an average of 7.8 years, had 3.4 manic episodes, 2.1 depressive episodes, had been hospitalized 3.0 times, and Electroconvulsive Therapy (ECT) was applied to 20.0% of the patients. GRIN1A, GRIN2A, GRIN2B, GRIN2D plasma levels of the patient group were found to be statistically significantly higher than the GRIN1A, GRIN2A, GRIN2B, GRIN2D plasma levels of the control group in both acute exacerbation and post-treatment remission periods (p<0.001). When the levels of GRIN1A, GRIN2A, GRIN2B, GRIN2D in the acute exacerbation and remission period in the Bipolar Disorder-Manic Episode group were compared, it was observed that GRIN1A and GRIN2A levels decreased statistically significantly in remission. Conclusion: Although there are a limited number of studies in the literature evaluating NDMAR subunits for bipolar disorder manic episode from peripheral blood, our study is the first to evaluate GluN1, GluN2A, GluN2B and GluN2D measurements from peripheral blood in both acute exacerbation and remission periods of bipolar disorder manic episode patients. In bipolar disorder manic episode patients, the measurements were found to be statistically significantly higher in both periods. In order to investigate the role of NMDA receptors in the etiopathogenesis of bipolar disorder, new studies with larger samples are needed.

Benzer Tezler

  1. Bipolar duygudurum bozukluğu manik epizod hastalarının akut alevlenme ve remisyon dönemlerinde serum galektin-1 ve galektin-3 düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of serum galectin-1 and galectin-3 levels in acute exacerbation and remission periods in manic episode patients with bipolar mood disorder

    MERYEM YÜKSEL AYTEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EROL GÖKA

    DR. AYBENİZ CİVAN KAHVE

  2. Bipolar bozukluk hastalarında akut alevlenme ve tedavi sonrası hemogramdaki inflamatuar biyobelirteçlerin karşılaştırılması

    Compari̇son of i̇nflammatory bi̇omarkers i̇n acute exacerbati̇on and post-treatment hemogram i̇n bi̇polar di̇sorder pati̇ents

    İBRAHİM ERDİ GILÇIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikiyatriSüleyman Demirel Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FARUK KILIÇ

  3. Bipolar bozukluğu olan kadın hastalarda difüzyon tensör görüntülemenin değerlendirilmesi

    Assesment of diffusion tensor imaging in female patients with bipolar disorder

    ESRA GÖKÇE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    PsikiyatriSağlık Bakanlığı

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İ. ÖMER SAATÇİOĞLU

  4. Emet kolemanitinin ferroelektrik özellikleri

    Ferroelectric properties of emet colemanite

    AHMET ALİ AKŞİT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Fizik ve Fizik Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    DOÇ. DR. SAMİ GEZCİ