Geri Dön

Bipolar duygudurum bozukluğu manik epizod hastalarının akut alevlenme ve remisyon dönemlerinde serum galektin-1 ve galektin-3 düzeylerinin değerlendirilmesi

Evaluation of serum galectin-1 and galectin-3 levels in acute exacerbation and remission periods in manic episode patients with bipolar mood disorder

  1. Tez No: 678396
  2. Yazar: MERYEM YÜKSEL AYTEKİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EROL GÖKA, DR. AYBENİZ CİVAN KAHVE
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: bipolar bozukluk, inflamasyon, nöroinflamasyon, galektin-1, galektin-3, Affektif bozukluklar, Nöroinflamatuar hastalıklar, Nüks, Remisyon, bipolar disorder, inflammation, neuroinflammation, galectin-1, galectin-3, Affective disorders, Neuroinflammatory diseases, Recurrence, Remission, Inflammation
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Bipolar bozukluk(BB) tekrarlayan mani ve depresyon ataklarıyla karakterize; kronik seyirli, iş gücü kaybına neden olan psikiyatrik bir rahatsızlıktır. Son yıllarda hastalığın etiyolojisini aydınlatmak için yapılan araştırmalar inflamasyon alanına yönelmektedir. Duygudurum bozukluklarının etyopatogenezinde inflamatuar sistemin önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Nöroinflamasyon ise özellikle araştırılmakta ve psikiyatrik bozukluklarda nöroinflamasyonu göstermede aday biyobelirteçler olarak çeşitli proteinler araştırılmaktadır. Galektinler, çeşitli nöropsikiyatrik hastalıklarda nöroinflamasyonun bir belirteci olarak araştırılmış ancak henüz bipolar bozukluk etyopatogenezindeki rolü ile ilgili bir araştırma yapılmamıştır. Amaç: Çalışmamızda; bipolar bozukluk tanılı hastalarda; hastalığın etyopatogenezinde nöroinflamatuvar süreçlerin rolünü araştırmak amacıyla bir aday biyobelirteç olan Galektin-1(Gal-1) ve Galektin-3(Gal-3) serum düzeylerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu araştırmaya Kasım 2020-Nisan 2021 tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesi Psikiyatri Kliniğine başvuran, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı (DSM-5)'e göre Bipolar Bozukluk, manik epizod tanısı konulan ve psikiyatri servisinde yatırılarak takip edilen 36 hasta ve yaş - cinsiyet açısından hasta grubu ile benzer özellikte 41 sağlıklı gönüllü alındı. Bipolar bozukluk manik epizod tanısı ile servisimize yatışı yapılan hastalar ile tedavi öncesinde deneyimli bir psikiyatrist tarafından görüşme yapıldı; Sosyodemografik Veri Formu, Young Mani Değerlendirme ölçeği (YMDÖ), Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HAM-D) uygulandı. DSM-5 Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID – 5 )'e göre yapılan görüşmede bipolar bozukluk manik epizod tanısı konulan, YMDÖ skoru 5 üstü olan hastalar manik epizod da kabul edildi ve kan örnekleri alındı. Klinik olarak semptomları gerileyen, YMDÖ puanı 5'ten düşük olan ve HAM-D puanı 7'den düşük olan hastalar remisyonda kabul edildi ve yatışlarından 3 hafta sonra ikinci defa kan örneği alındı. Sağlıklı gönüllü kontrol grubuna ise herhangi bir müdahalede bulunmadan sosyodemografik veri formu uygulandı. Çalışmaya alınan her iki gruptan bipolar bozukluk tanılı hastalarda manik epizod ve remisyon dönemlerinde birer kez ve sağlıklı kontrol grubunda bir kez kan alınarak Gal-1 ve Gal-3 düzeyleri değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza 77 katılımcı dahil edilmiştir. 77 katılımcının, 36'sı (%46,7) hasta ve 41'i (%53,3) kontrol grubunu oluşturmaktadır. Katılımcılardan hasta grubunun yaş ortalaması 35,50 ± 11,54 yıl, kontrol grubunun yaş ortalaması 35,85 ± 11,29 yıldır. Eğitim sürelerine bakıldığında kontrol grubu eğitim süresi (14,56 yıl) ortalamasının hasta (11,22 yıl) grubu ortalamasından anlamlı derecede yüksek olduğu görülmektedir (p<0,001). Grupların çalışma durumları karşılaştırıldığında hasta grubunda çalışmayan sayısının (%50) kontrol grubunda ise çalışan sayısının (%80,5) yüksek olduğu görülmüştür (p=0,005). Hasta grubunun ortalama 9,52 yıldır hastalık tanısı olduğu, 3,6 manik epizod, 1,0 depresif epizod geçirdiği, 3,1 kez hastaneye yattığı ve hastaların %22,2'sine Elektrokonvulsif Tedavi (EKT ) uygulandığı tespit edildi. Hasta grubunun atak dönemindeki C-Reakrif Protein (CRP) düzeyleri, kontrol grubunun CRP düzeylerine göre istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p=0,009). Gal-1 ve Gal-3 düzeylerine bakıldığında ise: hasta grubunun atak dönemindeki Gal-1 düzeyleri 6,41± 2,70, kontrol grubunun Gal-1 düzeyleri 3,20 ± 1,09 olarak saptandı ve istatiksel olarak yüksek bulundu (p<0,001). Hastaların atak dönemi Gal-3 düzeyleri ve kontrol grubunun Gal-3 düzeyleri açısından anlamlı bir fark saptanmadı (p=0,162). Hastaların remisyon Gal-3 değerleri 6,88 ± 2,77, manik dönemde ölçülen Gal-3 değerleri 4,81 ± 3,29 olarak saptandı ve remisyon grubu Gal-3 değerleri istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,001). Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızda bipolar bozukluk tanılı, manik epizodda olan hastaların yatışındaki Gal-1 düzeyleri, kontrol grubunun Gal-1 düzeylerine göre istatiksel olarak yüksek bulunmuştur. Literatürde şizofreni hastalarıyla yapılan çalışmalarda Gal-1 ve Gal-3 ile ilgili farklı sonuçlar bildirilmiş olsa da Gal-1 ve Gal3'ün artmış santral sinir sistemi (SSS) inflamatuar tepkisine karşı nöroprotektif bir rol oynadığı düşünülmektedir. Özellikle Gal-1'in şizofrenide hastalık şiddeti ile ilişkili olabileceği bilinmektedir. Çalışmamızda da Gal-1'in bipolar hastalarda artan nöroinflamatuvar süreçlere bir yanıt olarak olarak kontrol grubuna kıyasla yüksek çıkması beklenen ve literatür ile uyumlu bir bulgudur. Gal-3 ün ise inflamasyona karşı protektif bir rol oynadığı ile ilgili çalışmalar bildirilmiştir. Bu Gal-3'ün artan inflamatuvar yanıta daha geç bir yanıt oluşturduğu yönünde düşünülebilir. Bu durumda akut dönem etkileri geriledikten sonra Gal-3'ün serum düzeylerinin artması beklenir. Çalışmamızda remisyon döneminde akut hastalık dönemine kıyasla Gal-3'ün yüksek bulunması, Gal-3'ün inflamasyona verilen adaptif geç yanıtlarda rol alabileceğini düşündürmektedir. . Literatürde bipolar bozukluk tanılı hastalarda hastalığın akut ve remisyon döneminde galektin düzeylerini değerlendiren bir çalışma olmadığı için verilerimiz diğer nöropsikiyatrik hastalıklar ile karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Bipolar bozuklukta galektinlerin nöroinflamatuvar süreçlerdeki rolünü araştırmak için, daha büyük örneklem ile tekrarlanacak yeni çalışmalara ihtiyaç vardır. Gal-1 ve Gal-3 düzeylerini hastalık klinik özelliklerine göre değerlendiren bu çalışmamız literatürdeki ilk araştırma olması açısından önemlidir.

Özet (Çeviri)

Objective: Bipolar disorder (BD) is characterized by recurrent episodes of mania and depression. It is a psychiatric disorder with a chronic course that causes labor loss. Studies conducted in recent years to enlighten the etiology of the disease are directed towards the area of inflammation. It is known that the inflammatory system plays an important role in the etiopathogenesis of mood disorders. Neuroinflammation is especially being investigated and various proteins are being investigated as candidate biomarkers for indicating neuroinflammation in psychiatric disorders. Galectins have been investigated as a marker of neuroinflammation in various neuropsychiatric diseases, however, no research has yet been conducted on its role in the etiopathogenesis of bipolar disorder. In our study, it was aimed to evaluate the serum levels of Galectin-1 (Gal-1) and Galectin 3 (Gal-3), which are candidate biomarkers, in patients diagnosed with bipolar disorder in order to investigate the role of neuroinflammatory processes in the etiopathogenesis of the disease. Method: 36 patients who applied to Ankara City Hospital Psychiatry Clinic between November 2020 and April 2021, who were diagnosed with Bipolar Disorder manic episode according to the Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM-5) and were admitted to the psychiatry service, 41 healthy volunteers with similar characteristics to the group, was included in the study. An experienced psychiatrist interviewed the patients who were admitted to our service with a diagnosis of bipolar disorder and manic episode before treatment.Sociodemographic Data Form, Young Mania Rating Scale (YMRS), Hamilton Depression Rating Scale (HAM-D) were applied. According to the Structured Clinical Interview for DSM-5 Disorders (SCID-5), patients diagnosed with bipolar disorder manic episode, YMRS score above 5 were accepted as manic episode and blood samples were taken. Patients whose symptoms regressed clinically, whose YMRS score was less than 5 and HAM-D score was less than 7 were accepted in remission and blood samples were taken for the second time three weeks after their hospitalization. A sociodemographic data form was also applied to the healthy volunteer control group. In patients with bipolar disorder included in the study, blood was drawn once during the manic episode and remission periods, and once in the healthy control group, and Gal-1 and Gal-3 levels were evaluated. Results: 77 participants were included in our study. Of the 77 participants, 36 (46.7%) were patients and 41 (53.3%) were the control group. The average age of the patient group from the participants is 35.50 ± 11.54 years, the average age of the control group is 35.85 ± 11.29 years. Considering the duration of education, it is seen that the average of education time in the control group (14.56 years) is significantly higher than the average of the patient group (11.22 years) (p <0.001). When the working conditions of the groups were compared, it was observed that the number of unemployed in the patient group (50%) and the number of employees in the control group (80.5%) was higher (p = 0.005). It was found that the patient group had been diagnosed with the disease for an average of 9.52 years, had 3.6 manic episodes, 1.0 depressive episodes, were hospitalized 3.1 times, and 22.2% of the patients received Electroconvulsive Therapy (ECT). The C-Reactive Protein (CRP) levels of the patient group during the attack period were found to be statistically significantly higher than the CRP levels of the control group (p = 0.009). When Gal-1 and Gal-3 levels were examined, Gal-1 levels (6.41 ± 2.70) in the manic episode of the patients were found to be statistically higher than the Gal-1 levels (3.20 ± 1.09) in the control group (p <0.001) . There was no significant difference in terms of Gal-3 levels during the attack period of the patients and Gal-3 levels of the control group (p = 0.162). Remission Gal-3 values of the patients were found to be 6.88 ± 2.77, Gal-3 values measured in the manic period were found to be 4.81 ± 3.29, and the remission group Gal-3 values were found to be statistically significantly higher (p <0.001). Conclusion: In our study, Gal-1 levels at admission of patients with a diagnosis of bipolar disorder and with a manic episode were found to be statistically higher than the Gal-1 levels of the control group. Although different results have been reported for Gal-1 and Gal-3 in studies conducted with schizophrenia patients in the literature, it is thought that Gal-1 and Gal-3 play a neuroprotective role against the increased central nervous system (CNS) inflammatory response. It is known that especially Gal-1 may be associated with disease severity in schizophrenia. In our study, Gal-1 is expected to be higher in bipolar patients as a response to increased neuroinflammatory processes compared to the control group, and is a finding consistent with the literature. Studies have reported that Gal-3 plays a protective role against inflammation. This may be thought that Gal-3 produces a later response to increased inflammatory response. In this case, serum levels of Gal-3 are expected to increase after the acute period effects diminish. In our study, the high level of Gal-3 in the post-discharge period compared to the acute disease period suggests that Gal-3 may play a role in adaptive late responses to inflammation. Since there is no study in the literature evaluating galectin levels in patients with bipolar disorder in the acute and remission periods of the disease, our data were interpreted by comparing them with other neuropsychiatric diseases. To investigate the role of galectins in neuroinflammatory processes in bipolar disorder, further studies with a larger sample are needed. This study, which evaluates Gal-1 and Gal-3 levels according to the clinical characteristics of the disease, is important because it is the first study in the literature.

Benzer Tezler

  1. Bipolar duygudurum bozukluğu manik epizod hastalarının akut alevlenme ve remisyon dönemlerinde serum N-Metil-D-Aspartat reseptör ve alt birimleri düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of serum N-Methyl-D-Aspartat receptor and sub-units levels in acute flave and remition periods of patients with bipolar mood disorder manic episod

    YASEMİN ÖKTEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh ve Sinir Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İHSAN TUNCER OKAY

  2. Bipolar bozukluk hastalarında akut alevlenme ve tedavi sonrası hemogramdaki inflamatuar biyobelirteçlerin karşılaştırılması

    Compari̇son of i̇nflammatory bi̇omarkers i̇n acute exacerbati̇on and post-treatment hemogram i̇n bi̇polar di̇sorder pati̇ents

    İBRAHİM ERDİ GILÇIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikiyatriSüleyman Demirel Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FARUK KILIÇ

  3. Emet kolemanitinin ferroelektrik özellikleri

    Ferroelectric properties of emet colemanite

    AHMET ALİ AKŞİT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Fizik ve Fizik Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    DOÇ. DR. SAMİ GEZCİ