Primer ve sekonder infertil kadınlarda kendini kabulün depresyon düzeyiyle olan ilişkisi
The relationship between depression level and self acceptance in women who have primer and seconder infertility diagnosis
- Tez No: 745753
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ PINAR ARSLANTÜRK
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Psikoloji, Psychology
- Anahtar Kelimeler: İnfertilite, Primer, Sekonder, Depresyon, Koşulsuz Kendini Kabul, Kadınlar, Kendini kabul, Kısırlık-kadın, Infertility, Primer, Secondary, Depression, Unconditional Self Acceptance, Women, Self acceptance, Infertility-female
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Okan Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Psikoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Klinik Psikoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tez çalışmasında primer ve sekonder infertil kadınlarda kendini kabulün depresyon düzeyiyle olan ilişkisi incelenmiştir. Araştırmada çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme tekniğinden yararlanılmıştır. Çalışma kapsamında; 19-49 yaş arası infertillite tanısı olmayan 153, primer infertilite tanısı olan 53, sekonder infertilite tanısı olan 43, toplamda 254 evli ve çocuksuz Türk kadın araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırmada; katılımcılardan öncelikli olarak bilgilendirilmiş onam formunu okumaları ve onay verdikleri taktirde araştırmaya katılmaları istenmiştir. Sonrasında ise sırayla; araştırmacı tarafından oluşturulan Demografik Bilgi Formunu (DBF) , Koşulsuz Kendini Kabul Ölçeği'nin (KKKÖ) ve Epidemiyolojik Araştırmalar Merkezi Depresyon Ölçeği (CES-D) doldurmaları istenmiştir. DBF'na araştırma değişkinleriyle ilişkisi olabileceği düşünülen; katılımcıların yaş, eğitim durumu, infertilite faktörü, infertilite tedavi süresi ve gelir durumuyla ilgili bazı temel sorular eklenmiştir. Araştırma sonucunda, literatürle benzerlik göstererek infertilitenin faktörü (kadın-erkek-bilinmeyen) ile kadınların depresyon düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamış [x²(2)=3,272, p>.05], infertil kadınların eğitim seviyesi ile depresyon düzeyi arasında anlamlı negatif ilişkide olduğu görülmüş [x²(2)=7,726, p<.05] ve infertil kadınların gelir düzeyi ile depresyon düzeyi arasında da negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur [x²(2)=8,277, p<.05]. Ayrıca infertil kadınların yaşı ve tedavi süresi ile depresyon düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Araştırma sonuçları primer infetilitesi olan kadınlarla sekonder infertilitesi olan kadınların kendini kabul ve depresyon düzeylerinin anlamlı bir şekilde farklılaşmadığını göstermektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre; infertilite tanısı olmayan kadınlar ile İnfertilite tanısı olan kadınlar (Primer + Sekonder) arasında kendini kabul düzeyi anlamlı bir farklılık göstermezken [U=6432,00; p>.05], litaratüre paralel olarak infertilite tanısı olan kadınların, infertilite tanısı olmayan kadınlara göre depresyon düzeylerinin anlamlı olarak daha yüksek olduğu söylenebilmektedir [U=7321,00; p<.05]. Çalışmada, CES-D ve KKKÖ ölçeğinin birbiriyle ilişkisi ilişkisi incelenmiştir. Çalışmanın hipotezin aksine kendini kabul düzeyiyle depresyon düzeyi arasında negatif yönlü bir ilişki bulunamamıştır.
Özet (Çeviri)
In this thesis, the relationship between self-acceptance and depression levels in primary and secondary infertile women is investigated. The purposive sampling technique was used to determine the study group in the research. Scope of work; a total of 254 married and childless Turkish women between the ages of 19-and 49 were included in the study. Those women included 153 non-infertile, 53 with primary infertility, and 43 with secondary infertility. According to the research; participants were first asked to read the informed consent form and were then asked to participate in the study if they accepted the consent rules. Then, they were asked to fill in the Demographic Information Form (DBF) that was created by the researcher, the Unconditional Self-Acceptance Scale (CCSS), and the Epidemiological Research Center Depression Scale (CES-D). Some basic questions about age, education level, infertility factor, duration of infertility treatment, and income status of the participants were added to DBF in order to see relations with study variables. As a result of the research, a significant relationship was found between the factor of infertility (female-man-unknown) and the depression levels of women, similar to the literature [x²(2)=3,272, p>.05]. It was observed that there was a significant negative relationship between the education level of infertile women and their depression level [x²(2)=7,726, p<.05], and a negative relationship was found between the income level of infertile women and their depression level [x²(2)=8,277, p<.05]. The results of the study show that the self-acceptance and depression levels of women with primary and secondary infertility do not differ significantly. According to the results of the research, the level of self-acceptance does not show a significant difference between women without an infertility diagnosis and women with an infertility diagnosis (Primary + Secondary). [U = 6432.00; p>.05]. It can be said that women with infertility diagnoses have significantly higher depression levels than women without infertility diagnoses, as well as similar literature. [U=6432,00; p>.05] [U=7321,00; p<.05]. In the study, the relationship between the CES-D and the KKCS scale was examined. The study did not find that the level of self-acceptance and the level of depression were linked in a negative way.
Benzer Tezler
- Ovulasyon indüksiyonu yapılan kadınlarda serum 25-hidroksi vitamin D düzeyleri ile dominant folikul büyüklüğü ve oluşma süresi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between serum 25-hidroxy vitamin D levels and dominant follicle size and formation time in women undergoing ovulation induction
SUDABA GARIBOVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MİNE KANAT PEKTAŞ
- Primer ve sekonder infertil hastalarda anksiyete ve depresyon ölçeklerinin karşılaştırılması
Evaluation of anxiety and depression scales in primary and secondary infertile couples
MAHMUT YASSA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Kadın Hastalıkları ve DoğumMarmara ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET TEVFİK YOLDEMİR
- Yardımcı üreme tekniklerine başvuran primer infertil kadınlarda ruhsal bozuklukların sıklığı ve infertilitenin depresyon, anksiyete, öfke, benlik saygısı ve yaşam kalitesi üzerine etkileri
Başlık çevirisi yok
ÇİSEL ALGAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
PsikiyatriMarmara ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. VOLKAN TOPÇUOĞLU
- Kişilik özelliklerinin infertil kadınlarda anksiyete ve depresyon gelişimi üzerine olan etkilerinin araştırılması
Investigation on the effects of personality on the anxiety and depression development in infertile women
MERVE ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
PsikiyatriKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET FATİH KARAASLAN
- Kliniğimizde primer ve sekonder infertilite olgularının tubal geçiş değerlendirmesinde histerosalfingografinin laparoskopik bulguları ile karşılaştırılması
Comparison of hysterosalpingography with laparoscopic findings in the evaluation of tubal passage in primary and secondary infertilite cases in our clinic
SÜLEYMAN ÖZALP
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Kadın Hastalıkları ve DoğumDicle ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SERHAT EGE