Hipoksik iskemik ensefalopatili yenidoğanlarda terapötik hipoterminin fentanil klerensi üzerine etkisi
Effect of therapeutic hypothermia on fentanyl clearance in neonatal hypoxic ichemic encephalopathy
- Tez No: 739854
- Danışmanlar: PROF. DR. İLKE MUNGAN AKIN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Hipoksik İskemik Ensefalopati, Perinatal asfiksi, Terapötik Hipotermi, Yenidoğan, Yoğun Bakım, Asfiksi, Asfiksi-neonatal, Bebek-yenidoğmuş, Bebekler, Ensefalopati, Fentanil, Hipoksi, Hipotermi, Yoğun bakım üniteleri-neonatal, İskemi, Hypoxic ischemic encephalopathy, perinatal asphyxia, therapeutic hypothermia, newborn, intensive care, Asphyxia, Asphyxia-neonatal, Infant-newborn, Infant, Encephalopathy, Fentanyl, Hypoxia, Hypothermia, Intensive care units-neonatal, Ischemia
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Hamidiye Uluslararası Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Asfiksi nedeniyle terapötik hipotermi uygulanan yenidoğanlarda analjezi amacıyla sıklıkla fentanil kullanılmaktadır. Bu çalışmada fentanilin, terapötik hipotermiye bağlı olarak etkinliğinde ve klerensinde meydana gelen değişiklikleri belirlemeyi ve böylelikle yenidoğanlarda olası bir fentanil doz ayarlaması gerekliliğini ortaya koymayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız; tek merkezli, prospektif, kontrollü ve kesitsel bir çalışma olarak planlandı. Çalışmaya Temmuz 2021 – Nisan 2022 tarihleri arasında Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde perinatal asfiksi nedeniyle terapötik hipotermi uygulanan 15 yenidoğan hasta grubu olarak ve benzer gestasyon haftalarında, perinatal asfiksi dışı sebeplerle entübe olarak takip edilmesi nedeniyle sedoanaljezi amaçlı benzer dozlarda fentanil infüzyonu uygulanan 13 normotermik term yenidoğan kontrol grubu olarak dahil edildi. Çalışmaya katılan tüm yenidoğanların demografik, prenatal ve perinatal özellikler, kord ve 1. Saat kangazı değerleri ile APGAR skorları kaydedildi. Terapötik hipotermiye başlangıç anında ve terapötik hipoterminin başlangıcından itibaren 12., 24., 72. ve 96. saatlerde elde edilen vital bulguları, mekanik ventilatör desteği, hipotermi tedavisi alan YD'ların Thompson-Sarnat skorlamaları, aEEG'leri, klinik nöbet varlıkları antiepileptik, nefrotoksik ilaç kullanıp kullanmadıkları, fentanil dozları, midazolam dozları, NPASS skorları, laboratuvar değerleri, idrar çıkış hızları, kreatinin klerensleri, idrar fentanil düzeyleri, görüntüleme özellikleri, tam enterale geçiş günleri, inotrop ihtiyaçları, entübasyon süreçleri, hastanede yatış süreleri, taburculukta vücut ağırlığı, nörolojik muayeneleri, beslenme ve solunum özellikleri kontrol grubu ile karşılaştırıldı. Fentanil infüzyonuna başlandıktan sonraki 12., 24. ve TH'nin sonlandırıldığı 72. saatte ve tedavi bitiminden sonraki 24. saatte alınan idrar numuneleri <-20°C koşullarda saklandı ve sıvı kromatografi-tandem kütle spektrometresi analizi (LCMS) yöntemiyle idrar örneğinden fentanil analizi yapıldı. Bulgular: Tüm hastaların %67,9'u erkek cinsiyette ve %32,1'i kız cinsiyette idi. Demografik veriler ve antropometrik ölçümler açısından iki grup arasında ix anlamlı farklılık mevcut değildi. Hastaların kord kan gazları karşılaştırıldığında pH ve HCO3 değerlerinin hipotermi uygulanmayan grupta, baz açığı ve laktat değerlerinin ise hipotermi uygulanan grupta daha yüksek olduğu tespit edildi (sırasıyla p=0,002, p=0,001, p=0,001 ve p=0,001). Birinci saat kan gazında pCO2 ve HCO3 değeri hipotermi uygulanmayan hastalarda ve baz açığı ve laktat değeri ise hipotermi uygulanan hastalarda istatistiksel açıdan anlamlı seviyede yüksek bulundu (p=0,001). Kalp tepe atımı ve vücut ısısı terapötik hipotermi uygulanan süre boyunca hipotermi grubunda anlamlı olarak düşük seyretti. Sistolik ve diyastolik kan basıncı terapötik hipotermi uygulanması boyunca hipotermi uygulanan yenidoğanlarda yüksek seyretse de bu yükseklik özellikle 12. Saat ölçümlerinde kontrol grubuna göre istatistiksel açıdan anlamlı olarak yüksek saptandı. Hastaların N-PASS sedasyon ve ağrı skorları ile fentanil infüzyon dozları takip süresince istatistiksel açıdan anlamlı olarak farklı değildi. Özellikle terapötik hipoterminin başlangıcından itibaren 24. Ve 72. Saat ölçümlerinde ortalama idrar fentanil düzeyleri hipotermi uygulanan hastalarda kontrol grubuna göre daha yüksek idi. Ancak bu yükseklik istatistiksel açıdan anlamlı değildi. Terapötik hipotermi uygulanan hastaların albumin düzeyleri takip boyunca kontrol grubuna göre yüksek saptandı. Kreatinin klirensi ve böbrek fonksiyon testleri dahil olmak üzere diğer laboratuvar parametreleri açısından takip süresince iki grup arasında anlamlı bir fark olmadığı gözlendi. Sonuç: Çalışma sonucunda elde ettiğimiz veriler ve literatür verileri bir arada değerlendirildiğinde terapötik hipotermi ile birlikte fentanil klirensinin azaldığı görülmektedir. Ancak bu azalmanın plazma fentanil düzeyleri ve hastanın kliniği üzerine etkileri henüz bilinmemektedir. Bu sonuçlar ışığında terapötik hipotermi uygulanan yenidoğanlarda fentanil infüzyonu kullanıldığı takdirde hastanın klinik durumu göz önünde bulundurularak doz ayarlaması yapılmalıdır. Çalışmamızın sonuçlarının güçlü kanıtlarla desteklenmesi adına çok merkezli, randomize, kontrollü ve aynı zamanda farmakokinetik ve klinik olarak tasarlanmış çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.
Özet (Çeviri)
Aim: Fentanyl is often used for analgesia in newborns with therapeutic hypothermia due to asphyxia. In this study, we aimed to determine the changes in fentanyl in its activity and clearance due to therapeutic hypothermia and thus to demonstrate the necessity of adjusting a possible fentanyl dose in newborns. Materials and Method: Our study; It was planned as a single-centered, prospective, controlled and cross-sectional. The study was followed by 15 newborn patients who applied therapeutic hypothermia due to perinatal asphyxia in the Newborn Intensive Care Unit between July 2021 - April 2022 and 13 normothermic term newborns who received fentanyl infusion at similar weeks of gestation due to being intubated for reasons other than perinatal asphyxia were included as the control group. Demographic, prenatal and perinatal characteristics, cord and 1st hour blood gas values and APGAR scores of all newborns participating in the study were recorded. Vital signs, mechanical ventilator support, Thompson-Sarnat scores, aEEGs, clinical seizures of newborns who received hypothermia treatment, at the onset of therapeutic hypothermia and at 12., 24., 72. and 96. hours from the onset of therapeutic hypothermia, whether they used nephrotoxic drugs, fentanyl doses, midazolam doses, NPASS scores, laboratory values, urine output rates, creatinine clearances, urinary fentanyl levels, imaging characteristics, days of transition to full enteral, inotrope needs, intubation processes, length of hospital stay, body weight at discharge, Neurological examinations, nutritional and respiratory characteristics were compared with the control group. Urine samples collected at the 12th, 24th, and 72nd hours after therapeutic hypothermia was terminated and 24 hours after the end of the treatment were stored at <-20°C and fentanyl analysis was performed from the urine sample by liquid chromatography-tandem mass spectrometry analysis (LCMS) method. Results: Sixty-seven point nine percent of all patients were male gender and 32.1 %were girls sex. There was no significant difference between the two groups in terms of demographic data and anthropometric measurements. When the cord blood gases of the patients were compared, the pH and HCO3 values were found to be xi higher in the group where hypothermia were applied, and the base deficit and lactate values were higher in the group where hypothermia were applied (p=0.002, p=0.001, p=0.001 and p=0.001, respectively). PCO2 and HCO3 value in the first hour blood gas were found to be significantly higher in patients without hypothermia and in patients with hypothermia and lactate value were significantly higher (p=0.001). The heart rate and body temperature were significantly low in the hypothermia group during the duration of therapeutic hypothermia. Although systolic and diastolic blood pressure was high in newborns with hypothermia during the administration of therapeutic hypothermia, this height was statistically significantly high, especially in the 12th hour measurements compared to the control group. Patients' N-Pass sedation and pain scores and Fentanyl infusion doses were not statistically significant during the follow-up. Especially in the 24th and 72th hour measurements from the beginning of therapeutic hypothermia, average urine fentanyl levels were higher in patients with hypothermia than the control group. However, this height was not statistically significant. The albumin levels of patients undergoing therapeutic hypothermia were highly found to be highly compared to the control group during the follow -up. It was observed that there was no significant difference between the two groups during the follow -up in terms of other laboratory parameters, including creatinine clearance and kidney function tests. Conclusion: When the data we obtained and the literature data are evaluated together, it is seen that fentanyl clearance decreases with therapeutic hypothermia. However, the effects of this decrease on plasma fentanyl and the patient's clinic are not yet known. In the light of these results, dose adjustment should be performed considering the clinical condition of the patient if fentanyl infusion is used in newborns with therapeutic hypothermia. In order to support the results of our study with strong evidence, there is a need for multi -centered, randomized, controlled and also pharmacokinetic and clinically designed studies.
Benzer Tezler
- Hipoksik iskemik ensefalopati tanılı yenidoğanlarda terapötik hipoterminin C-reaktif protein düzeyleri ve hematolojik parametreler üzerine etkisi
Başlık çevirisi yok
GÜLLÜ EKEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. SERDAR CÖMERT
- Hipoksik iskemik ensefalopatisi olan yenidoğanlarda terapötik hipoterminin myokardiyal ileti sistemine etkisi
Effect of therapeutic hypothermia on myocardial conduction system in newborns with hypoxic ischaemic encephalopathy
SEMA GÜNDOĞDU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Medeniyet ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖYKÜ TOSUN
PROF. DR. HÜSNÜ FAHRİ OVALI
- Terapötik hipotermi uygulanan yenidoğanlarda hematolojik parametrelerin retrospektif analizi
Retrospective analysis of hematological parameters in newborns undergoing therapeutic hypothermia
ECE YAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAydın Adnan Menderes ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ABDULLAH BARIŞ AKCAN
- Terapötik hipotermi altındaki asfiktik yenidoğanlarda renal oksijen doygunluğunun ölçümü akut böbrek hasarını erken tanımada yardımcı olur mu?
Does measurement of renal oxygen satisfaction in asphictic newborns under therapeutic hypothermia help in early recognition of acute renal damage?
ESRA KAAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FUNDA BAŞTUĞ
- Terapötik hipotermi tedavisi almış asfiktik yenidoğanlarda fonksiyonel ekokardiyografi verileri ile uzun dönem nörogelişimsel ilişkinin değerlendirilmesi
Assesment of the relationship between functional echocardiography data and long-term neurodevelopmental outcomes in asphyxiated newborns treated with therapeutic hypothermia
EYLEM İŞİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Medeniyet ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EBRU YALIN İMAMOĞLU
DOÇ. DR. ELİF YÜKSEL KARATOPRAK