Hemorajik over kisti nedeni ile hospitalize edilen hastaların kanama profili sonuçlarına göre klinik sonuçlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 738501
- Danışmanlar: PROF. DR. SERKAN KAHYAOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: hemorajik kist, hemorajik kist rüptürü, over kisti, Hemorajiler, Kistler, Over hastalıkları, Over kistleri, hemorrhagic cyst, rupture of hemorrhagic cyst, ovarian cyst, Hemorrhage, Cysts, Ovarian diseases, Ovarian cysts
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Hemorojik over kistleri üreme dönemindeki kadınlarda korpus luteum kistlerinin etrafındaki stromal damarlardan, kist içerisine gelişen kanama sonucu gelişir. Hemorojik over kistlerinin gerçek insidansı bilinmemektedir çünkü sıklıkla asemptomatiktirler. Klinik bulgu çok değişkenlik göstere bilir. Hiç bir bulgu vermezken şiddetli akut batın bulguları da verebilir. Hemorojik over kisti rüptüre olduğunda potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir komplikasyondur. Üreme çağındakı kadınlarda akut batın ayırıcı tanılarından biridir. Çalışmamızın amacı erken tedaviye yol göstermesi amacıyla kanama profili kullanılarak, kanama profilinin klinik sonuçlar üzerinde rolü olup olmadığının araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem:Ankara Şehir Hastanesi 01/09/2019-31/12/2021 yılları arasında hastanemizin infertilite servisine hemorojik over kisti ön tanısı ile yatan 18 yaş üstü kadın hastalar çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışmamız retrospektif bir çalışma olup belirlenen tarihler arasında kriterleri taşıyan 71 hasta olduğu tespit edilip, araştırmamıza dahil edilmiştir. Bu çalışmanın içeriğinde hastaların adı, soyadı, yaşı, kilosu, boyu, BMI'i gravide, parite, abort, d/c, doğum şekli, kronik hastalıklar, antikoagulan ilaç kullanımı, kanama profili sonucu, b-hcg değeri, başvurudaki hb ve hematokrit değeri, taburculuktaki hb ve hematokrit değeri, platelet sayısı, yatış esnasındaki şok indeksi, anamnezinde kolay kanama öyküsü, tv veya pelvik usg'de douglasta kanama varlığı ve miktarı, transfüzyon ihtiyacı, cerrahi gereksinimi, cerrahi yapılmışsa yapılan cerrahide batında kanama miktarı, ameliyat bulguları, ameliyatta yapılan işlemler değerlendirildi. Verilerin istatistiksel analizi Statistical Package for Social Sciences (SPSS) v25.0 istatistik paket programında yapıldı. Anlamlılık düzeyi p <0,05 olarak belirlendi. Bulgular: Çalışmaya ameliyat olan 18 ve olmayan 53 olmak üzere toplam 71 kadın hasta dahil edilmiştir. Ameliyat olanların yaş ortalaması 24,6±4,9 olarak ve BMI ortalaması 22,5±3,1 olarak bulunmuştur. Buna karşın konservatif tedavi olanların yaş ortalaması 23,7±4,2 olarak ve BMI ortalaması 22,6±3,2 olarak bulunmuştur. Gruplar arasında yaş (p=0,511), boy (p=0,890), kilo (p=0,981) ve BMI (p=0,844) açısından anlamlı farklılık görülmemiştir. Ameliyat olanların gravida ortalaması, 33±,84 olarak, viii parite ortalaması, 17±,51 olarak, yaşayan ortalaması, 11±,47 olarak ve abortus ortalaması ise,17±,38 olarak bulunmuştur. Buna karşın ameliyat olmayan grubun ise gravida ortalaması, 25±,59 olarak, parite ortalaması, 09±,35 olarak, yaşayan ortalaması,08±,33 olarak ve abortus ortalaması ise, 15±,41 olarak bulunmuştur. Gruplar arasında gravide (p=0,943), parite (p=0,622), yaşayan (p=0,987) ve abortus (p=0,742) açısından anlamlı farklılık görülmemiştir. Ameliyat olanların transfüzyon ihtiyacı oranı (%22,2) konservatif tedavi olanların transfüzyon ihtiyacından (%3,8) anlamlı şekilde fazla bulunmuştur (p=0,033)(Şekil 1). Gruplar arasında koagulasyon bozukluğu (p=1,000), ek hastalık varlığı (p=0,494) ve ilaç kullanımı (p=0,273) açısından anlamlı görülmemiştir. Hastaların 18'i ameliyat olmuştur ve batında ortalama 465,00±514,54 ml hemorajik vasıfta mayi tesbit edilmiştir. Ameliyat olanların 13'ünde (%72,2) unilateral rüptüre hemorajik kist, 3'ünde (%16,7) unilateral intakt hemorajik kist ve 2'sinde (%11,1) bilateral intakt hemorajik kist görülmüştür. Ameliyat olanların 14'üne (%77,8) kistektomi, 2'sine (%11,1) kist koterizasyonu, 1'ine (%5,6) over wedge rezeksiyon+kistektomi ve 1'ine (%5,6) over wedge biyopsi+kistektomi uygulanmıştır. Ameliyat olanların Hb (p=0,003), taburculuk Hb (p<0,001), APTT (p=0,007) değeri ameliyat olmayanların değerinden anlamlı şekilde düşük; taburculuk süresi (p<0,001) ise anlamlı şekilde büyük bulunmuştur. Ameliyat olanların nabız (p<0,001) ve şok indeksi (p<0,001) ameliyat olmayanların değerinden anlamlı şekilde büyük bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamızda hemorajik over kisti ön tanılı hospitalize edilen hastaların kanama profiline göre klinik sonuçları değerlendirilmiştir. Çalışmamızda değerlendirdiğimiz popülasyonda ameliyat olan hastaların koagulasyon parametrelerinden aPTT değeri ameliyat olmayanlara göre anlamlı şekilde düşük olarak bulunmuştur. INR ile ilgili anlamlı farklılık bulunamamıştır. Sonuç olarak aPTT değerinin normal olması hemorajik kist rüptürü tanısı olan hastalarda batın içindeki hemorajinin spontan olarak kendini sınırlayacağının ve operasyon gerekliliği olmayacağının bir göstergesi değildir. Literatürde bu konuda yapılan çalışma sayısının yetersiz olması nedeniyle koagülasyon parametrelerin klinik açıdan sonuçlarını daha objektif değerlendirilebilmesi için daha geniş çaplı yapılan çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Objective: Hemorrhagic ovarian cysts develop as a result of bleeding into the cyst from the stromal vessels around the corpus luteum cysts in women during the reproductive period. The true incidence of hemorrhagic ovarian cysts is unknown because they are often asymptomatic. The clinical findings may vary widely. While it may not present any findings, it may also present severe acute abdomen findings. Hemorrhagic ovarian cyst is a potentially life-threatening complication when ruptured. It is one of the differential diagnoses of acute abdomen in women of reproductive age. The aim of our study is to investigate whether the bleeding profile has a role on clinical outcomes by using the bleeding profile to guide early treatment. Materials and Methods: Female patients over the age of 18 who were admitted to the infertility service of Ankara City Hospital between 01/09/2019 and 31/12/2021 with a preliminary diagnosis of hemorrhagic ovarian cyst constitute the study group. He was found to be sick and included in our study. In the content of this study, patients' name, surname, age, weight, height, BMI, gravida, parity, abortion, d/c, mode of delivery, chronic diseases, anticoagulant drug use, bleeding profile result, b-hcg value, hb and hematocrit values at admission, hb and hematocrit values at discharge Hematocrit value, platelet count, shock index during hospitalization, history of easy bleeding in the anamnesis, presence and amount of bleeding in Douglas on TV or pelvic USG, need for transfusion, need for surgery, amount of bleeding in the abdomen if surgery was performed, surgical findings, and operations performed were evaluated. Statistical analysis of the data was performed in the Statistical Package for Social Sciences (SPSS) v25.0 statistical package program. The significance level was determined as p <0.05. Results: A total of 71 women, 18 who had surgery and 53 who did not, were included in the study. The mean age of those who had surgery was 24.6±4.9 years and the mean BMI was 22.5±3.1. On the other hand, the mean age of those who received conservative treatment was 23.7±4.2 years and the mean BMI was 22.6±3.2. There was no significant difference between the groups in terms of age (p=0.511), height (p=0.890), weight (p=0.981) and BMI (p=0.844)..51, the mean of survival was.11±.47, and the mean of abortion was found to be.17±.38. On the other hand, the mean of gravida was.25±.59, parity mean.09±.35, living mean.08±.33, and abortion x mean.15±.41 in the non-operated group. There was no significant difference between the groups in terms of gravitation (p=0.943), parity (p=0.622), survival (p=0.987) and abortion (p=0.742). The rate of transfusion requirement of those who had surgery (22.2%) was found to be significantly higher than that of those who had conservative treatment (3.8%) (p=0.033) (Figure 1). There was no significant difference between the groups in terms of coagulation disorder (p=1,000), presence of additional disease (p=0.494), and drug use (p=0.273). Eighteen of the patients underwent surgery and an average of 465.00±514.54 ml of hemorrhagic fluid was detected in the abdomen. Unilateral ruptured hemorrhagic cysts were seen in 13 (72.2%) patients, unilateral intact hemorrhagic cysts in 3 (16.7%) and bilateral intact hemorrhagic cysts in 2 (11.1%) patients. Of the operated patients, 14 (77.8%) had cystectomy, 2 (11.1%) cyst cauterization, 1 (5.6%) ovarian wedge resection + cystectomy, and 1 (5.6%) ovarian wedge biopsy + cystectomy was performed. Hb (p=0.003), discharge Hb (p<0.001), APTT (p=0.007) values of patients who underwent surgery were significantly lower than the values of those who did not have surgery; discharge time (p<0.001) was found to be significantly longer. The heart rate (p<0.001) and shock index (p<0.001) of those who had surgery were found to be significantly higher than those who did not have surgery. Conclusion: In our study, the clinical results of the patients hospitalized with a pre-diagnosis of hemorrhagic ovarian cyst were evaluated according to the bleeding profile. No significant difference was found regarding INR. In conclusion, normal aPTT value is not an indication that the hemorrhage in the abdomen will be self-limiting spontaneously in patients with a diagnosis of hemorrhagic cyst rupture and that surgery will not be necessary. Due to the insufficient number of studies on this subject in the literature, more extensive studies are needed to evaluate the clinical results of coagulation parameters more objectively.
Benzer Tezler
- Kliniğimizde yapılan acil jinekolojik operasyonların retrospektif incelenmesi
Retrospective analysis of emergency gynecological operations performed in our clinic
GUNAY MAMMADOVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MAHMUT ÖNCÜL
- Acil servise inme ile başvuran hastalarda optik sinir kılıf çapı ve optik disk yüksekliği ölçümünün inme şiddeti ve mortalite ile ilişkisi
The relationship between optic nerve sheath diameter and optic disk height measurement with stroke severity and mortality in patients presenting to the emergency department with stroke
GÖKÇE GENEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NAZİRE BELGİN AKILLI
- Tubo-Ovaryan apse olgularında medikal tedavi başarısı öngörülebilir mi?
Can the success of medical treatment in Tubo-Ovarian abscess cases be predicted?
İREM SERGİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve Doğumİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜSEYİN AYDOĞMUŞ
- The effects of low-intensity resistance training with blood flow restriction versus traditional resistance exercise on gait performance in stroke
İnmede kan akışı kısıtlamalı düşük yoğunlukta direnç egzersizlerinin geleneksel direnç egzersizlerine karşı yürüyüş performansı üzerine etkileri
ISHTIAQ AHMED
Yüksek Lisans
İngilizce
2022
Fizyoterapi ve Rehabilitasyonİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaFizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. RÜSTEM MUSTAFAOĞLU
- Farklı etyolojik alt tiplerde akut iskemik inme tedavisinin sonuçları
In different etiological subtypesresults of treatment of acute ischemic stroke
ŞEHRİBAN PEYNİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
NörolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İBRAHİM LEVENT GÜNGÖR