Geri Dön

Pandemi sürecinde huzurevi sakinlerinin sağlık durumlarının izlenmesi

Monitoring the health conditions of nursing home residents during the pandemic

  1. Tez No: 730862
  2. Yazar: İSMAİL CEM ŞEKER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÜLRU PEMRA CÖBEK ÜNALAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: COVID-19, Huzurevleri, Elektronik Kırılganlık İndeksi, Barthel Günlük Yaşam Aktiviteleri İndeksi, Geriatrik Depresyon Ölçeği, Modifiye Charlson Komorbidite İndeksi, Mortalite, COVID-19, nursing homes, Electronic Frailty Index, Barthel Index Activities of Daily Living, Modified Charlson Comorbidity Index, Geriatric Depression Scale, Mortality
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Pandemi Sürecinde Huzurevi Sakinlerinin Sağlık Durumlarının İzlenmesi Giriş: Huzurevinde kalan yaşlılar, normal toplumda yaşayan yaşlılara göre daha fazla komorbidite, kırılganlık ve engellilik durumuna sahip oldukları için daha yüksek mortalite oranıyla COVID-19 pandemisinden en kötü etkilenen popülasyon olmuştur. Çalışmanın amacı; huzurevi sakinlerinin 6 ay boyunca kırılganlık, engellilik, bağımlılık ve psikolojik durumlarının biyopsikososyal yaklaşım ile değerlendirilerek izlenmesi sonucunda bu süreçte pandemiden ne boyutlarda etkilendiğini saptamaktır. Yöntem: Retrospektif ve prospektif kohort tipindeki bu çalışmada Eğitim Aile Sağlığı Merkezlerimize bağlı huzurevlerinde yaşayan toplam 265 sakin, 3 ay arayla yapılan 3 vizit ile 6 ay boyunca izlendi. Sakinlerin sağlık durumlarının takibinde Elektronik Kırılganlık İndeksi (eFI), Barthel Günlük Yaşam Aktiviteleri İndeksi (BGYAİ), Modifiye Charlson Komorbidite İndeksi (MCKİ), Geriatrik Depresyon Ölçeği (GDÖ) kullanıldı. Sakinlerin tüm genel sağlık öyküleri ile COVID-19 enfeksiyonu, semptomları, tanı testleri, hastane yatışı, aşılama ve diğer akut enfeksiyonlar ve diğer aşılama öykülerinin sorgusu yapıldı. Mortalite ve COVID-19 geçirme durumlarının diğer bağımsız değişkenlerle olan ilişkisi sıklıklar, ki-kare, T-testi ve lojistik regresyon testleri ile analiz edilerek değerlendirildi. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 82.44±9.23 (min:50, max:99), %72.1'i kadın, %27.9'u erkek sakinlerden oluşmaktadır. Katılımcıların %64'ünde orta ve ağır kırılganlık, %83'ünde orta, ileri ve tam bağımlılık, %43'ünde depresyon bulguları saptanmıştır. İzlemin yapıldığı 6 aylık süreç içinde katılımcıların kırılganlık ve bağımlılık düzeyleri anlamlı olarak artış göstermiştir (p=0.000). Katılımcıların COVID-19 aşılanması açısından %95'i tam doz, %86'sı rapel dozu olmuş, %39.6'sında ise COVID-19 geçirme öyküsü bulunmaktadır. COVID-19 mortalite oranı %13.7 bulunmuştur. COVID-19 geçirme sıklığı; kırılgan olmayanlarda, günlük aktivitelerinde bağımsız olanlarda, depresif duygudurumunda olmayanlarda daha fazla bulunmuştur (p<0.05). COVID-19 nedenli hastane yatışlarının sıklığı; kırılganlarda, bağımlı ve engellilerde, depresif duygudurumunda olanlarda daha fazla bulunmuştur (p<0.05). 6 aylık süreçte en az bir defa COVID-19 dışı enfeksiyon geçirenlerin oranı %64'tür. Katılımcıların %18.1'inde mortalite gerçekleşmiş olup en sık neden kalp hastalıkları, sonrasında enfeksiyoz hastalıklar olarak saptanmıştır. Mortalite gelişen sakinlerin daha kırılgan, daha bağımlı, daha depresif ve daha yüksek MCKİ puanlarına sahip olduğu dolayısıyla mortalitenin 4 indeksle de anlamlı ilişkisi olduğu görülmüştür (p=0.000). Tartışma: Türkiye genelinde COVID-19 geçirme oranı %17.8, mortalite oranı %0.6, Amerika'daki huzurevleri genelinde COVID-19 geçirme oranları %78, mortalite oranı %15 olarak görülmektedir. Huzurevi popülasyonumuzda COVID-19 geçirme ve mortalite oranları Türkiye genel popülasyonundan yüksek, Amerika huzurevi popülasyonundan düşük saptanmıştır. Çalışmamızdaki huzurevi sakinleri arasında kırılganlık, bağımlılık ve depresyon sıklığı yüksektir. Bununla beraber çalışmamızda izlediğimiz huzurevlerinde yaşayanlar arasında COVID-19 geçirme sıklığı; kırılgan olmayanlarda, günlük aktivitelerinde bağımsız olanlarda, depresif duygu durumunda olmayanlarda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Bu durum kırılganlığı az, depresif olmayan ve günlük yaşam aktiviteleri daha yüksek olan sakinlerin odalarından daha fazla çıkması, daha fazla insanla temas etmesi, COVID-19 bulaşma riskinin olduğu aktivitelere daha fazla katılması, böylelikle daha fazla COVID-19 geçirmesine; daha kırılgan ve yatağa bağımlı sakinlerin COVID-19'un kötü sonuçlarıyla daha fazla ilişkili olmasından dolayı belki de COVID-19'dan daha iyi korunmasına ve COVID-19'u daha az geçirmesine yol açtığı düşünülmüştür. Ancak beklendiği gibi kırılgan, bağımlı ve depresif sakinler COVID-19 ve COVID-19 dışı etkenlerden kırılganlık ve bağımlılıkların artışı, böylelikle hayat kalitelerinin düşmesi şeklinde etkilenmeleri fazla olmuştur. Huzurevi sakinlerinin COVID-19 geçirip geçirmemesi durumundan bağımsız şekilde genel durumlarında bütüncül bağlamda kötüleşme izlenmiştir. Sonuç: Yaşlanma kaçınılmaz bir süreç olmasına rağmen işlevsel düşüş ve bağımsızlık kaybı yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonu değildir. COVID-19 pandemisi ve bundan sonra gelişebilecek olan pandemileri engellenemese de risk grubunda olan yaşlıların olabildiğince fiziksel, ruhsal ve bilişsel yönden kendine yetebilmesi, bağımsız olması, kırılgan olmayan/dinç yaşlı olabilmesi, hayat kalitesinin yükselmesi sağlanarak bu tarz ek streslere karşı daha güçlü bir popülasyon oluşturulabilir.

Özet (Çeviri)

Monitoring the Health Conditions of Nursing Home Residents During the Pandemic Introduction:The elderly living in nursing homes have been the population worst affected by the COVID-19 pandemic, with a higher mortality rate as they have more comorbidity, frailty and disability than the elderly living in the community-dwelling. The aim of the study is to determine the extent to which the vulnerability, disability, addiction and psychological conditions of nursing home residents for 6 months were affected by the pandemic in this process as a result of monitoring and evaluating them with a biopsychosocial approach. Method: In this prospective cohort study, a total of 265 residents living in nursing homes affiliated with our Family Health Centers were monitored for 6 months with 3 visits made 3 months apart. Electronic Frailty Index (eFI), Barthel Index Activities of Daily Living (BIADL), Modified Charlson Comorbidity Index (MCKI), Geriatric Depression Scale (GDS) were used to monitor the health status of the residents. All general health histories of residents and their history of COVID-19 infection, symptoms, diagnostic tests, hospitalization, vaccination and other acute infections and other vaccinations were examined. The relationship between death and COVID-19 cases with other independent variables was evaluated by analyzing frequencies, chi-square, T-test and logistic regression tests. Results: The average age of the participants was 82.44±9.23 (min:50, max:99), and 72.1% were female and 27.9% were male residents. Moderate and severe frailty was found in 64% of the participants, moderate, severe and total dependency was found in 83%, and depression was found in 43%. During the 6-month period of monitoring, the frailty and dependency levels of the participants increased significantly (p=0.000). In terms of COVID-19 vaccination, 95% of the participants had a full dose, 86% had a rapel dose, and 39.6% had a history of COVID-19. The COVID-19 mortality rate was found to be 13.7%. The frequency of COVID-19 cases were found to be higher in those who were not frail, independent in their daily activities, and those who were not in a depressive mood (p<0.05). Frequency of hospıtalizations due to COVID-19; it has been found more in the frail, dependent, disabled, and in those with depressive moods (p<0.05). The rate of those who have had at least one non-COVID-19 infection in a 6-month period is 64%. Death occurred in 18.1% of the participants, and the most common cause was found to be heart disease, followed by infectious diseases. It was observed that residents who developed a death status had more frail, more dependent, more depressed and higher MCKI scores, so the mortality also had a significant relationship with the 4 index and scales counted (p=0.000). Discussion: The COVID-19 case rates in Turkey is 17.8%, the mortality rates is 0.6%, the COVID-19 case rates are 78% and the mortality rate is 15% among nursing homes in America. COVID-19 case and death rates in our nursing home population were found to be higher than the general population of Turkey and lower than the nursing home population of America. The frequency of frailty, dependency and depression is high among the nursing home residents in our study. However, the frequency of COVID-19 cases among those living in nursing homes we followed in our study; it was found to be significantly higher in those who were not frail, were independent in their daily activities and were not in a depressed mood. This situation causes residents who are less frail, non-depressed and have higher daily life activities to leave their rooms, come into contact with more people, participate more in activities where there is a risk of COVID-19 transmission, thereby causing them to have more COVID-19; it is thought that more vulnerable and dependent residents are more associated with worse outcomes from COVID-19, perhaps leading to better protection from COVID-19 and less exposure to COVID-19. However, as expected, frail, dependent and depressed residents were more affected by COVID-19 and non-COVID-19 factors in the form of increased frailty and dependency, thus decreasing their quality of life. Regardless of whether nursing home residents have COVID-19 or not, their general condition has deteriorated in a holistic context. Conclusion: Although aging is an inevitable process, functional decline and loss of independence are not an inevitable end to aging. Although the COVID-19 pandemic and the pandemics that may develop thereafter cannot be prevented, a stronger population can be created against such additional stresses by ensuring that the elderly in the risk group are as physically, mentally and cognitively self-sufficient as possible, independent, robust elderly and the quality of life can be improved.

Benzer Tezler

  1. Tükenmişlik algısı ve duygusal emek davranışlarının çalışan performansına etkisinde yöneticiye duyulan güvenin moderatör rolü: COVID 19 pandemi sürecinde huzurevi çalışanları üzerinde bir saha çalışması

    The moderating role of trust in managers in the effect of burnout perception and emotional labor behaviors on employee performance: A field study on nursing home workers during the COVID 19 pandemic process

    NEJLA AYDINOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İşletmeBursa Uludağ Üniversitesi

    İşletme Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FÜSUN ÇINAR ALTINTAŞ

  2. COVİD-19 pandemi sürecinin huzurevi hizmet modeline yansıması: Hizmet alan yaşlıların ve çalışanların pandemi süreci deneyimleri

    Reflection of COVID-19 pandemic process on the nursing home service model: The pandemic process experiences of seniors receiving service and employees

    AYŞE ERSAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Sosyal HizmetHacettepe Üniversitesi

    Sosyal Hizmet Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KASIM KARATAŞ

  3. COVİD-19 pandemisinin sosyal hizmet çalışanlarının tükenmişlik ve mesleki doyum düzeylerine etkilerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effects of the COVİD-19 pandemic on the burnout and professional satisfaction levels of social workers

    ERAY KÖYLÜ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Sosyal HizmetTokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi

    İş Sağlığı ve Güvenliği Ana Bilim Dalı

    ÖĞR. GÖR. YALÇIN ÖNDER

  4. Huzurevinde yaşayan yaşlılarda COVİD-19 pandemi sürecinde ölüm kaygısı ve yalnızlık

    Death anxiety and loneness during the COVİD-19 pandemic in elderly living in nursing home

    SADIK AKSAKAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    GeriatriHaliç Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLCAN KENDİRKIRAN

  5. Yaşlı bireylerin afetler karşısındaki konumunun sosyal hizmet açısından değerlendirilmesi: COVID-19 ve Suluova Hacı Muammer Koca Huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezi örneği

    Evaluation of the location of elderly individuals against disasters in terms of social work: the case of COVID-19 and Hacı Muammer Koca Huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezi

    AYŞEGÜL DEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    SosyolojiBitlis Eren Üniversitesi

    Acil Durum ve Afet Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ CELAL İNCE