Böbrek tümörlü hastaların tanı ve takibinde karbonik anhidraz- IX ve hipoksi indüklenebilir faktör 1-alfa'nın prognostik değeri
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 730369
- Danışmanlar: PROF. DR. ASIF YILDIRIM
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Üroloji, Urology
- Anahtar Kelimeler: Böbrek neoplazmları, Kidney neoplasms
- Yıl: 2010
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Radikal nefrektomi uygulanmış hastaların doku örneklerinde moleküler belirteçler olan Karbonik anhidraz IX (CAIX) ve Hipoksi induklenebilir faktör-1α'yı (HIF-1α) immünohistokimyasal yöntemlerle değerlendirmek ve böbrek kanserinin prognozu üzerine öngörü değerlerini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Üroloji Kliniği'nde Ocak 2001 ile Aralık 2009 tarihleri arasında radikal nefrektomi operasyonu uygulanan berrak hücreli renal hücreli kanser (RHK) patolojisine sahip 39 hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya dahil olan tüm hastaların patolojileri tek bir patoloji uzmanı tarafından önceki patoloji sonucu bilinmeksizin tekrar değerlendirildi. Olgulara ait hematoksilen-eosin (H&E) boyalı kesitler incelenerek, CAIX ve HIF-1α antikorları hastaların kliniğinden ve takibinden habersiz olarak immunohistokimyasal yöntemlerle değerlendirildi. CAIX immunoreaktivite düzeyi açısından %0, %1-25, %26-50 ve %50'den fazla olmak üzere; HIF-1α ise <%10, % 11-50, %51-80 ve %80'den fazla olmak üzere gruplara ayrıldı. Ayrıca HIF-1α boyanma şiddetine göre zayıf, orta ve kuvvetli olarak da değerlendirildi. CA IX ve HIF-1α'nın immunoreaktivite düzeyleri ile bu düzeylerin hastaların yaşı, cinsiyeti, statüsü, tümörün boyutu ve nüks durumu, T evreleri, Fuhrman grade değerleri ile ilişkisi istatistiksel olarak karşılaştırıldı. İstatistiksel sonuçlar, p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Bulgular: Berrak hücreli RHK tanılı 39 hastanın 28'i (%71,8) erkek ve 11'i (%28,2 ) kadın idi. Elli yaşından büyük olan hasta sayısı 23 (%41) iken, 50 yaşından küçük olan hasta sayısı 16 (% 41) idi. Hastalardan 34'ü (%87.2) yaşıyor ve 15'i (%12,8) RHK nedeni ile exitus idi. Nüks eden hastaların sayısı ise 7 (%17,9) idi. Tümör boyutu 4 cm'den küçük olan hasta sayısı 12 (%30,8), 4-7 cm olan hasta sayısı 13 (%33,3) ve 7 cm'den büyük olanların sayısı 14 (%35,9) idi. T evrelerine bakıldığında ise 24 hasta (%61,5) T1 ve 15 hasta (%38,5) T2 ve daha üzeri evre idi. Fuhrman grade 2 olan hasta sayısı 33 (%84,6) ve Fuhrman grade 3 olan hasta sayısı 6 (%15,4) idi. Olgulardan 7'si (%17,9) CAIX ile %1-25 oranında immunoreaktivite gösterirken; 15'i ( %38,5) %26-50 oranında immunoreaktivite gösterdi. On-yedi olgu ise ( %43,6 ) %50'den daha fazla immunoreaktivite gösterdi. Olgulardan 11'i (%28,2) HIF-1α ile %10'dan daha az immunoreativite, 10'u (%25,6) %10-50 aralığında immunoreaktivite düzeyi, 14 olgu (%35,9 ) %50-80 aralığında immunoreaktivite ve 4 olgu (%10,3) %80'den daha fazla immunoreaktivite düzeyi gösterdi. HIF-1α ile boyanma dereceleri değerlendirildiğinde; 22 olguda (%56,4 ) zayıf boyanma, 9 olguda (%23,1 ) orta derecede boyanma, 8 olguda (%20,5 ) kuvvetli boyanma gözlendi. CAIX ile immunoreaktivite değerlendirildiğinde %1-25, %26-50, >%50 gruplarının yaş dağılımları arasında istatistiksel olarak farklılık gözlenmedi (p=0,387). Bu gruplarda cinsiyet dağılımları arasında ise %1-25 grubunda erkek hasta sayısı %26-50 ve >%50 gruplarından istatistiksel olarak yüksek bulundu (p=0.019). İmmunoreaktivite gruplarında statüs, tümörün nüks, boyut, T evre dağılımları ile Fuhrman grade dağılımlarında da istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gözlenmedi. HIF-1α ile immunoreaktivite değerlendirildiğinde de <%10, %11-50, %50-80 ve >%80 gruplarında yaş dağılımları, cinsiyet dağılımları, statüs dağılımları, nüks dağılımları, T evre dağılımları, Fuhrman grade dağılımları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmezken, boyut dağılımlarına bakıldığında immunoreaktivite düzeyi <%10 olan grupta tümör boyutu >4 cm olan olguların sayısı istatistiksel olarak diğer gruplardan anlamlı derecede az bulundu (p=0,01). HIF-1α ile boyanma yoğunluğu değerlendirildiğinde zayıf, orta, kuvvetli boyanan gruplarda yaş, cinsiyet, statüs, tümörün nüks, boyut, T evre, Fuhrman grade dağılımları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmedi. Sonuç: Ultrasonografi ve diğer görüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla RHK insidansı tüm dünyada giderek artmaktadır.Erken evre renal kanser tedavisinde radikal nefrektomi beklenen yaşam süresi göz önüne alınarak sıklıkla uygulanmaktadır.Preoperatif veya postoperatif dönemde hastaların sağkalım analizlerinde oldukça yararlı olan iki moleküler belirteç CAIX ve HIF-1α'dır.
Özet (Çeviri)
Objective: In this study, we evaluated the prognostic value of carbonic anhydrase IX (CA9) and HIF-1α and their relations with anatomic, histopathologic and clinic prognostic factors. Materials and Methods: Immunohistochemical analysis was performed on paraffin-embedded specimens from 39 patients treated with a nephrectomy for renal cell carcinoma. The immunoreactivity levels of CA9 and HIF-1α were classified into four groups: 0%, 1-25%, 26-50%, >50% for CA9; and ≤1-10%, 11-50%, 51-80%, >80% for HIF-1α. The CA9 and HIF-1α stains were compared with the patient's age, sex, tumor volume, recurrence status, T stage and Fuhrman grade. Results: The age distribution of all patients with clear cell renal cell carcinoma (RCC) was as follows: 23 (59%) were older than 50, and 16 (41%) were younger. Twenty-eight patients (71.8%) were male, and 11 (28.2%) were female. Among these patients, 34 (87.2%) survived, and 5 (12.8%) died because of RCC. Seven (17.9%) patients had a recurrence after undergoing a nephrectomy. Twenty-four (61.5%) patients were classified as stage T1 and 15 (38.2%) as stage T2. Thirty-three (84.6%) patients were classified as Fuhrman grade 2 and six (15.4%) patients as Fuhrman grade 3. Although there were different degrees of staining, immunohistochemical staining was positive in all pathological samples for either CA9 or HIF-1α (7 1-25%, 15 26-50%, 17 >%50 for CA9; 11 <10%, 10 10-50%, 14 50-80%, 4 >80% for HIF-1α). Among the CA9 immunoreactive-positive patients, the number of male patients was statistically higher in the 1-25% group than the 26-50% and >50% groups (p=0.019). Among HIF-1α immunoreactive-positive patients, the ≤%10 group had a statistically lower number of tumors sized >4 cm than the other groups (p=0.01). Conclusions: We noted that there was no relationship between CA9 and HIF-1α expression with other prognostic clinicopathologic features.
Benzer Tezler
- 2002 ve 2022 yılları arasında Ankara Üniversitesi Çocuk Onkoloji Bilim Dalı'nda tedavi edilen böbrek tümörü tanısı almış olguların retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of cases diagnosed with kidney tumor treated in Ankara University Pediatric Oncology Department between 2002 and 2022
ÇAĞLAR DOĞRUL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HANDAN UĞUR DİNÇASLAN
- Yoğun bakım ünitesinde hemodiyaliz hastalarında C-reaktif protein, prokalsitonin, pan-immun inflamasyon düzeylerinin enfeksiyon tanısındaki değeri ve mortalite üzerine etkisi
The value of C-reactive protein, procalcitonin and pan-immune inflamation levels in the diagnosis of infection and their impact on mortality in hemodialysis patients in the intensive care unit
HALİL AKKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
İç HastalıklarıAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEMİHA ORHAN
DOÇ. DR. ALPER SARI
- Metabolik tümör yükünün beyin F-18 FDG biyodistribüsyonuna etkisi
Metabolic tumor burdeneffect on brain F-18 FDG biodistribution
ŞADİYE AYÇA YILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiNükleer Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYLİN AKBULUT
- Wilms tümorü nedeniyle nefrektomi uygulanan ve kemoterapi alan hastalarda aktif vitamin D konversiyonun ve kemik sağlığı parametrelerinin değerlendirilmesi
Evaluation of active vitamin D conversion and bone health parameters in wilms tumor patients treated with nephrectomy and chemotherapy
ONUR KÜÇÜKÖZER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DİLDAR BAHAR GENÇ
UZMAN SEMA VURAL
UZMAN GÜL ÖZÇELİK
- Wilms tümör tanısı alan hastaların demografik ve klinik özellikleri, tedavi sonuçları ve yan etkilerin geriye dönük olarak incelenmesi
Retrospective examination of demographic and clinical characteristics, treatment results and side effects of patients diagnosed with Wilms tumor
ECENUR KURT AZAKLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ELİF GÜLER