Geri Dön

Haseki Eğitim ve Araştırma hastanesi çocuk yoğun bakımda tedavi gören zehirlenme vakalarının geriye dönük değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of poisoning cases treated in Haseki training and Research Hospital child intensive care

  1. Tez No: 727191
  2. Yazar: ELİF NUR BAKIR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MURAT ELEVLİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: çocuk, zehirlenmeler, yoğun bakım, Retrospektif çalışmalar, Yoğun bakım üniteleri-pediyatrik, Çocuk hastalıkları, Çocuklar, child, intensive care, poisonings, Retrospective studies, Intensive care, Intensive care units-pediatric, Child diseases, Children
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Önlenebilir morbidite ve mortalite nedenlerinden olan zehirlenmeler, günümüzde halen önemini koruyan bir halk sağlığı sorunudur. Semptomsuz seyredebileceği gibi hızla progresyon gösteren tablolara sebep olabilmektedir. Tablonun seyrini etkileyen faktörler birçok değişkene bağlıdır. Çalışmamızda, bölgemizin zehirlenme profili oluşturularak erken tanı ve tedavi konusunda farkındalığın arttırılması ve alınabilecek önlemlerin irdelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 01.03.2015-01.03.2021 tarihleri arasında Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi'ne zehirlenme nedeniyle yatırılan 85 olgu dahil edilmiştir. Olguların yaşı ve cinsiyeti, hangi maddeye hangi yolla ve nerede maruz kaldığı, olay ile başvuru arasında geçen süre, semptomları, fizik muayene bulguları, aldıkları tedaviler ve çocuk yoğun bakım ünitesinde yatış süreleri standardize edilmiş bir form ile kayıt altına alınmıştır. Çalışma için etik kurul onayı alınmıştır. Araştırma sonucu elde edilen veriler SPSS 15.0 for Windows programında değerlendirilmiştir. Bulgular: Olgularımızın 51'i (%60) kız, 34'ü (%40) erkek idi. 44 olgu (%51,8) 5 yaş ve altında, 7 olgu (%8,2) 6-11 yaş aralığında, 34 olgu (%40) ise 12 yaş ve üzerinde idi. Zehirlenmelerin %61,2'si kaza ile, %34,1'i öz kıyım amacı ile gerçekleşmişti. Çocuklarda kaza sonucu, adölesanlarda ise öz kıyım girişimi sonucu zehirlenmeler daha sıktı (p<0,001). Öz kıyım amaçlı zehirlenmeler kızlarda daha fazlaydı (p=0,003). Acil servise başvuru süresi ortalama 4 saat idi ve olguların %30,6'sının etkene ne zaman maruz kaldığı bilinmemekteydi. Zehirlenmelerin en sık görüldüğü mevsim sonbahar (%35,3), en sık görüldüğü ay kasım (%18,8) idi. Zehirlenmeler en sık evde (%92,9) gerçekleşmekte ve en sık ilaçlar (%82,3) ile olmaktaydı. Erkeklerde tek ilaç ile zehirlenmeler, kızlarda çoklu ilaç alımı ile zehirlenmeler daha sıktı (p=0,020). Öz kıyım girişimlerinde çoklu ilaç alımı, kaza ile zehirlenmelerde tek ilaç alımı fazlaydı (p<0,001). İlaçlar içinde en sık etken santral sinir sistemi ilaçları (%28,2) idi. Olguların %67,1'i asemptomatikti, %25,9'una hiçbir tedavi uygulanmamıştı. Çocuk yoğun bakım ünitesinde ortalama yatış süresi 1,5 gün idi. Olguların %96,5'i taburcu olurken eksitus olan vaka görülmemiştir. Sonuç: Çalışmamız bölgemizin zehirlenme profili hakkında önemli bulgular vermektedir. Maruziyet sonrası başvuru süresinin uzun olması ve maruziyet zamanı bilinmeyen olgu sayısının yüksek olması, hastanemizin bulunduğu bölgede yaşayan ailelere daha fazla eğitim verilmesi ve farkındalıklarının arttırılması gerektiğini göstermektedir. 5 yaş ve altındaki çocuklarda daha sık görülen kaza ile zehirlenmelerin önlenmesi için ilaç kutularının çocukların erişemeyeceği yerlerde saklanması, adölesan kızlarda daha sık görülen öz kıyım girişimlerinin önlenebilmesi için ailelerin gerekli sosyal ve psikolojik desteği vermesi gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Poisoning, which is one of the preventable causes of morbidity and mortality, is a public health problem that still maintains its importance today. It can progress asymptomatically or cause rapidly progressive scenes. There are many factors affecting the scene. In our study, we aimed to raise awareness about early diagnosis and treatment by creating the poisoning profile of our region and to examine the precautions that can be taken. Materials and Methods: In our study, 85 cases hospitalized in the Pediatric Intensive Care Unit of Haseki Training and Research Hospital Pediatric Health and Diseases Unit due to poisoning between 01.03.2015 and 01.03.2021 were included. Age and gender of cases, substance that was exposed, by which way and where, the elapsed time between the event and application, symptoms, physical examination findings, the treatment received and duration of hospitalization in pediatric intensive care unit were recorded with a standardized form. Ethics committee approval was received for this study. The data obtained from the research were evaluated in SPSS 15.0 for Windows program. Results: 51 (60%) of the patients were female and 34 (40%) were male. 44 cases (51.8%) were aged 5 years and under, 7 cases (8.2%) were between 6-11 years of age, and 34 cases (40%) were aged 12 and over. 61.2% of the poisonings were accidental, 34.1% were for the purpose of suicide. Poisoning was more common in children as a result of accidental poisoning and in adolescents as a result of suicide attempt (p<0.001). Suicidal poisoning was more common in girls (p=0.003). The mean time to apply to the emergency department was 4 hours, and it was not known when 30.6% of the cases were exposed to the agent. The most common reason for poisoning was autumn (35.3%), and the most common month was November (18.8%). Poisonings occurred most frequently at home (92.9%) and most frequently with drugs (82.3%). Intoxications with single drug were common in males and with multiple drugs were common in females (p=0,020). Multiple drug intake was more frequent in suicide attempts, and single drug intake was more frequent in accidental poisonings (p<0.001). The most common causative agent among drugs was central nervous system drugs (28.2%). 67.1% of the cases were asymptomatic, 25.9% of them did not receive any treatment. The mean length of stay in the pediatric intensive care unit was 1.5 days. While 96.5% of the cases were discharged, no deaths were observed. Conclusion: Our study gives important findings about the poisoning profile of our region. The fact that the post-exposure application period is long and the number of cases whose exposure time is unknown indicates that more education should be given to the families living in the region where our hospital is located and their awareness should be increased. In order to prevent accidental poisonings, which is more common in children aged 5 years and younger, drug containers should be kept out of reach of children, and families should provide the necessary social and psychological support to prevent suicide attempts, which are more common in adolescent girls.

Benzer Tezler

  1. Solunum yolu enfeksiyonu bulguları ile başvuran 2 yaş altı çocuklarda respiratory syncytial virüs enfeksiyonlarının sıklığı ve klinik özellikleri

    The frequency and clinical characteristics of respiiratory syncytiial viirus iinfectiions iin children under 2 years with respiratory tract infection

    MİRAY KARAKOYUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DERYA BÜYÜKKAYHAN

  2. COVID-19 pandemi (Mart 2020-Aralık 2021) döneminde İstanbul İli 3.basamak hastanelerde çalışmakta olan aile hekimi asistanlarında tükenmişlik sendromu sıklığının araştırılması

    Investigation of the frequency of burnout syndrome in Family physician assistants working in İstanbul 3RD stage hospitals during the COVID-19 pandemic (March 2020-Dec 2021) period

    ZEYNEP TEKDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA REŞAT DABAK

  3. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde polifarmasi sıklığı, ilaç etkileşimlerinin değerlendirilmesi ve bu etkileşimlerin böbrek fonksiyonları üzerine etkileri

    Polypharmacy frequency in the neonatal intensive care unit, evaluation of drug interactions, and their effects on kidney function

    BURHAN ÖZTOPRAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DERYA BÜYÜKKAYHAN

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BURCU CEBECİ

  4. Yenidoğan yoğun bakımda yatan hazır total parenteral beslenme ve bireyselleştirilmiş total parenteral beslenme verilen bebeklerin sonuçlarının retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of outcomes of infants receiving prepaid total parenteral feeding and individualized total parenteral feeding in the neonatal intensive care unit

    ZEHRA BETÜL TEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. HAKAN ÇAKIR

    PROF. DR. DERYA BÜYÜKKAYHAN

  5. 2007-2013 Yılları Arasında Haseki Çocuk Yoğun Bakım Ünitemizde Yatan Hastaların Retrospektif İncelenmesi

    Retrospective Evaluation of Patients Hospitalized in Haseki Hospital Pediatric Intensive Care Unit between 2007-2013

    OKAN ÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    UZMAN SÜLEYMAN BAYRAKTAR