Geri Dön

Güzel sanatlar fakültelerinde verilen temel sanat eğitimi dersinin bugünkü durumu ve sorunları

The situation and problems of basic design in fine art faculties

  1. Tez No: 72348
  2. Yazar: REYHAN YÜKSEL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SERAP ETİKE
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Eğitim ve Öğretim, Education and Training
  6. Anahtar Kelimeler: Güzel sanatlar fakülteleri, Sanat eğitimi, Temel sanat eğitimi dersi, Fine arts faculty, Art education, Basic art education course
  7. Yıl: 1998
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Güzel Sanatlar Eğitimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

TSE, estetik kişilik eğitimini sağlayan, doğadaki biçimleri plastik öğelerle görünür kılan özel bir eğitimdir. TSE'nin amaçlan;.Kişinin yaratıcılığını geliştirmektir,.Düşüncelerine, imgelerine estetik değer kazandırmaktır,.Estetik duyarlılığı, kişinin çalışmalarına yansıtmasını sağlamaktır. GSF'lerinin kuruluş amacı öncelikle sanatçı yetiştirmek, sanatsal alanın varlığını sürdürmek, varolan sanatsal gereksinimi karşılamaktır. 19. Yüzyıl Avrupasında sanayileşme sonucu oluşan ekonomik varsıllaşma toplumu estetik değer arayışına yöneltmiştir. Endüstrileşme sonucu insan duyarlılığı ve sıcaklığından uzaklaşılmış, birbirine benzeyen nesneler yaşama girmiştir. Bauhaus okulu bu dönemde, endüstri ürünlerine sanatsal değer katabilmek için dönemin sanatçılarıyla birlikte çalışmıştır. Bu çalışmalar sonucunda, TSE ortaya çıkmış ve sanat eğitimi programlarında yer almıştır. Önce tatbiki güzel sanatlar okullarında, sonra güzel sanatlar eğitimi uygulayan okullarda TSE uygulanmaya başlanmıştır. Ülkemizde de 1957'den bu yana GSF'lerinde uygulanmakta olan TSE, her yeni gün çağdaş eğitim düzeyine- ulaşmak yerine, bu eğitimi veren öğretim elemanları ve öğrencileri çelişkili durumlarla yüzyüze getirmektedir. Bu araştırmanın yapılmasındaki temel amaç. TSE dersinin işlenişinde teorik ve pratikte yaşanan sorunların saptanmasıdır: TSE'nin amacını, fakülteler ve anasanat dalları bünyesinde farklılıklar olup olmadığını onaya koymaktır. Bu bağlamda neler yapılabilirliğini tanışmaktır. Bu araştırma kapsamında beş üniversitenin GSF122 bulunmaktadır. Günümüze değin TSE konusunda yayınlanan kaynaklar, yapılan etkinlikler bu çalışma kapsamında incelenmiştir. TSE dersini yürüten öğretim elemanlarıyla görüşmeler yapılmış, öğretim elemanları ve öğrencilere dersin bugünkü durumunu ortaya koymak amacıyla anket uygulanmıştır. Anket formlarını, Anadolu Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi GSF'lerinden toplam 27 öğretim elemanı ve 128 öğrenci yanıtlamıştır..Öğretim elemanlarının TSE konusunda uzmanlaşma durumları yapılan anket sonuçlarında %80 oranında yetersiz bulunmuştur. Bu dersi yürüten öğretim elemanlarından %20'sinin TSE programlarına ilişkin bilgilerini kendi çabalarıyla edindikleri, TSE dersinde sanatçı eğitimcilerin daha etkili oldukları görülmüştür. GSF'lerine sanat eğitimi alanında donanımsız gelen öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyleri zayıf görülmüş, öğretim elemanlarınca birincil sorun olarak belirtilmiştir. İkinci sırada ise, öğretim elemanının sanatçılık-eğitimcilik niteliği üzerinde durulmuştur. Bu dersi yürüten öğretim elemanlarından %60'ının öğretim üyesi kadrosunda olduğu görülmüş; ancak 10-15 yıldır TSE dersini yürüten öğretim elemanları sayısının en yüksek oranı %29.5 olarak belirmiştir. Öğretim elemanlarının %60'ı bu dersi yürüten öğreticinin, pedagojik formasyonu olması gerektiği, %85,5'i ise GSF çıkışlı olup, sanatsal etkinliklerde bulunmalı şeklinde görüş belirtmiştir. Oysa GSF'lerde bugün. %37 öğretim elemanı pedagojik formasyona sahiptir ve %14'ü sanatsal etkinlikte bulunmamaktadır. TSE dersini öğrencilik döneminde almayan öğretim elemanı ise %18,5 oranındadır TSE konusunda yayınlara sahip öğretim elemanları sayısı %15'tir. Diğer üniversitelerde yürütülen TSE programlarına ilgi göstermeyen öğretim elemanlarıysa %60 oranındadır. Öğreticinin sınıf içi123 rolünde, sanatçılık ve eğitimcilik nosyonlarını dengelemesi gerektiği %78 öğretim elemanınca vurgulanmıştır Öğrencilerin %36'sı TSE derslerinde kişisel anlatımlara yönelmelerine, öğretim elemanlarınca izin verildiğini belirtmiştir. Yine öğrencilerin %56'sı TSE derslerinde otoritenin hissedildiği ama huzurun hakim olduğu bir çalışma atmosferini yaşadıklarını belirtmiştir..Ders programlarında bugünkü duruma ilişkin bulguları incelediğimizde, çok yönlü tartışılabilir sonuçlar karşımıza çıkmaktadır. Öğrencilerin %60'ı TSE derslerinde çalıştıkları konuları seçerken öğretim elemanlarından söz hakkı istemektedirler. %33 öğrencide böyle düşünmekte ve görüşlerini açıklamada çekinser kalmaktadır. Çünkü öğrencilerin büyük yüzdesi, bir dönem boyunca temel tasarım öğelerinden nokta ve çizgi çalışmalarıyla ilk yarıyıl eğitim-öğretim sürecini tamamlamakta ve ikinci yarıyılda tamamıyla renkli çalışmalar yapmaktadırlar. Öğrencilerin yalnızca %18'i strüktür, hacim, oran-orantı konularını öğreticiliği vurgulanagelen modelaj çalışmalarını yaptıklarını belirtmiştir. TSE'ne ilişkin kaynak ihtiyaçları olduğunda Marmara ve Bilkent Üniversitesi öğrencileri okul kütüphanelerinin oldukça zengin olduğunu belirtmişlerdir. Anadolu Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi öğrencileri ihtiyaçları olduğunda kavnaklara ulaşabildiklerini, nadiren ulaşamadıklarını belirtmişlerdir. Oysa taşra üniversitesi konumunda olan Süleyman Demirel Üniversitesi öğrencileri“hayır kaynak bulamadım”ve“ulaşamadım”yanıtlarını vermişlerdir. TSE'nin GSF'lerinde yer alan ders programlarında ders saatlerinin haftada en az 8, en fazla 16 saat yapıldığı belirtilmiştir. Öğretim elemanlarının %15'i124 yürütülen TSE derslerinde teorik anlatıma en az %10 yer verdiklerini, %37'si ise verilen teorik yüzdeyi %50 olarak belirtmiştir. TSE derslerinde; öğretim elemanlarının %33'ü örnek göstermemektedir. Bu sayı dışında kalan öğretim elemanları da gösterdikleri örneklerin taklit edilmesinden çekinmektedirler. Öğrencilerin %74'ü TSE dersinde yaptıkları çalışmalarda motive olamama sorunu yaşamaktadırlar. Buna sebep olarak, programın yüklü oluşu, rastgele öğrenci alınması, öğrencinin bu alanda birikimsiz olduğu görüşleri yer almaktadır. Motivasyonun daha yüksek olması ve çalışmanın tam olarak kavranması için öğretim elemanlarının ders ortamını canlı bir süreç olarak tutmaları gerekmektedir. Ders programı kapsamında öğretim elemanlarının %78'i obje etüdleri yaptırılması gerektiğini, %84'ü ise renkli-renksiz tasarım çalışmaları ile obje etüdlerinin eşit ölçüde dengelenerek yapılması gerektiğini belirtmiştir. Yürütülen TSE ders programının %50'si renkli çalışmalara ayrılmıştır. Ve bu konu tartışılması gereken bir durum ortaya koymuştur. GSF'lerine gelen öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeylerinin yetersizliği gibi yaşanılan pek çok sorun nedeniyle, öğretim elemanlarının %80'i Türkiye'nin ihtiyacına göre kendi teknik, malzeme, öğrenci niteliğimizi gözönüne alarak sorunlarımızı giderecek bir TSE programı geliştirilmesini istemektedirler. Öğretim elemanlarının %83'ü TSE ders programını oluştururken, sanatın temel kuram ve uygulamalarına yer verilmesi görüşündedirler. %92.5'u TSE konusunda, üniversitelerarası etkinliklerin periyodik olarak düzenlenmesini istemiş. TSE dersinde plastik kurallarla duygu ve sezgilerin eşit ağırlıkta olduğu bir programın benimsenmesini öngörmüşlerdir..TSE'nde yöntemlerin sanatçı eğitimciler tarafından yaratılabileceği görüşü belirmiştir. Öğretim elemanlarının %60'ı anket sorularında önerilen yöntemleri kabul125 etmiş, yeniliklere açık olduklarını göstermişlerdir. %55 öğretim elemanı derste alan dışı farklı malzemeler kullandırılması görüşüne sıcak bakmamaktadır. Çünkü TSE alana yönelik tasarım dersidir görüşüne sahiptirler. TSE dersinin kazanımları, ne üst sınıflara ne de diğer sanat dallarına ilişkin çalışmalara transfer edilmektedir. Öğrencilerin üst sınıflardaki uygulamalı çalışmalara, dersin kazanımlarını transfer edebilmeleri için araştırmanın önerdiği yöntemler %77-%96 arasında kabul görmüştür: Derslerde uygulamalı çalışmalar üzerine eleştiri verilmeli ve özeleştiri istenmelidir; yüzey çalışmalarının üçüncü boyuta transfer çalışmaları yaptırılmalıdır; bir çalışmanın bir başka çalışmaya transferi konusu sözellendirilmeli ve açıklanmalıdır. Öğrencilerin %60'ı öğretim elemanlarınca kendilerine, teknik bilgi aktarıldığını belirtmişlerdir. Teknik bilgiye- sahip olmak, bir malzemenin sunduğu olanakları bilmek; tasarım esnasında öğrencinin malzemeyi nasıl kullanabilirim endişesini yaşamamasını sağlar. Öğretim elemanlarının %40'ı öğrencilerin belirttiği üzere, yapılan çalışmaları beğenmediklerinde öğrencilerin çalışmalarına eleştiri verip, düzeltilene kadar o iş üzerinde öğrenciyi çalıştırmaya yönlendirmektedir. %44'ü ise beğenilmeyen çalışmaya ilişkin açıklamalar yapmakta ve sonraki çalışmalarda problemi kontrol altına almaktadır. TSE çalışmalarına ilişkin öğretim elemanlarının yöntemleri konusunda, %30 öğrenci hayalden çalışma yönteminin uygulandığını. %32 öğrenci ise deneme ve buluşa yönelik deneysel yöntemi uyguladıklarını belirtmiştir..Öğretim elemanlarının %37'si bir dönem boyunca öğrenciye ortalama 16- 25 adet çalışma; %26 öğretim elemanı ise 36-45 adet çalışma yaptırmaktadır Kimi öğretim elemanları sayıda çokluğun değil niteliğin önemli olduğunu dile126 getirmektedirler. Buna karşı olan görüşte ise yoğun çalışmaların asla görüleni taklit, kopya çizgisinde bırakmayacağı belirtilmektedir. Öğrencilerin bu dersten kazanımlarım üst sınıflardaki sanatsal çalışmalarda gösterebilmeleri için öğretim elemanlarının %50'si TSE dersinin üst sınıflarda TSE-11 ve TSE-111 olarak devam ettirilmesi önerisini sunmaktadırlar. TSE'de kazandırılan davranışların anasanat dalı programlarındaki atölye derslerinde sürdürülüp, geliştirilmesi görüşünü de %85 öğretim elemanı benimsemiştir. Öğrencilerin %44'ü TSE'nin kendilerine kazandırdığı gelişmeleri görebilmektedir. Bu dersi aldıktan sonra estetik kişilik kazandığına inanan öğrencinin oranı %46'dır. Ancak sanat dallarına yönelik çalışmalarda bu kazanımları kullandığına inanan öğrenci oranı %60,5'tir. Yine kendi alanlarına yönelik sanatsal çalışmalara ilişkin %70 öğrenci yorum getirebileceğini belirtmiştir. Buna rağmen %36,5 öğrenci diğer anasanat dallarına ilişkin çalışmaları değerlendirebileceklerini belirtmiştir. Eğer %70 öğrenci gerçekten dersin kazanımlarına sahip olsaydı, diğer anasanat dallarına bu kazanımları transfer edebilecek, %36,5 oranını yükseltebilecekti. TSE'nin kazanımlarının diğer anasanat dallarına yönelik işlere transferini etkileyen bir görünümde öğrencilerin %61'inin bu dersi salt alana yönelik tasarım dersi olarak algılamasıdır. Bugün mezun olacak konumda bulunan GSF üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinin %78,5'i“şu anda TSE dersi alsaydım, kazanımlarım daha bilinçli olurdu”görüşündedir. Üzücü bir c tablo da yine bu öğrencilerin %25,7'sinin birinci sınıfta almış oldukları TSE dersinin anlamını hala kavrayamamış olmalarıdır. Oysa kişinin plastik öğelere ilişkin değerleri kazanmış olması görsel alanda görebilme yetisini geliştirmiş olması demektir. Kişi bu yetisini salt sanatsal çalışmalarına değil, yaşantısının her alanına transfer edebilmelidir.127.Öğrenciler bir öğretim yılı içinde uyguladıkları çalışmaları her yarıyıl sonunda bir dosyada istiflemekte ve öğretim elemanlarına getirip teslim etmekte ya da dosya çalışmalarını sergilemektedirler. Öğretim elemanlarının %81'i dönem içindeki tüm çalışmaları değerlendirmeye almaktadır, %29,5'i ise yalnızca uygulamalı sınavları değerlendirmektedir. Her dönem sonunda öğretim elemanları dosya çalışmalarının sergilendiğini ve herkese açık, tartışmalı olarak toplu değerlendirmeler yapıldığını belirtmişlerdir. Bu tür değerlendirmelerin dışında %30,5 öğrenci teorik bilgilerinden yazılı yoklama sınavına alınmaktadır. Ayrıca bazı öğretim elemanları sözlü sınav da yapmaktadırlar. S.D.Ü. GSF Grafik Bölümünde öğrencilerin bu dersten kazammlarını üst sınıflara taşıyabilmeleri amacıyla dönem boyunca anlatılan teorik bilgileri kapsayan ve uygulamalı çalışmalardan birer fotokopinin yer aldığı bilgi dosyası hazırlatılmaktadır. Bu dosya, her dönem sonunda uygulamalı çalışmaların dosyası ile birlikte değerlendirmeye alınmaktadır. Öğrencilerin %36'sı tamamlanmamış yarım kalan çalışmalarını değerlendirmeye sunamadıklarını belirtmişlerdir. Öğrenciler sayıca çok çalışma sunabilme uğraşının çalışmaların niteliğini olumsuz etkilediğini de belirtmişlerdir..Yapılan araştırmada GSF'leri arasında TSE dersine ilişkin bir koordinasyonun olmadığı görülmüştür. Fakat TSE'nin bir kadroyla verilmesi gerektiği, ekip işi olduğu vurgulanagelmiştir. Öğretim elemanları zaman zaman informal olarak diğer anasanat dallarında görevli öğretim elemanlarıyla TSE üzerine görüşmeler yaptıklarını belirtmişlerdir. Öğretim elemanlarının %89'u anasanat dalları arasında bir koordinasyonu gerekli görmektedirler. Hatta bu konuda üniversitelerarası bir TSE koordinasyonu oluşturulması ihtiyacı belirmiştir.128.TSE'nin bir öğretim dersinden önce yaratıcı kişilik eğitimi buluş ve zekanın ortaya çıkarılıp, kişilik öğelerinin yeniden yapılandığı bir süreç olduğu görülmüştür. Türkiye'de verilen TSE programının iyileştirilmesi, akademik sistemin öğreticilik kurallarının dışında verilmesi gerektiği dikkat çekmiştir. Sanatçının toplumun sanat eğitiminde rolünün büyük olduğu, sanatçının toplumdan soyutlanamayacağı görülmüştür. TSE ortaya çıktığı dönemde, endüstri ürünlerini tasarlayan tatbiki sanat okulları ve güzel sanatlar okullarının anlayışını buluşturan, bütünleştirici bir görev üstlenirken, 21. yy'a doğru bu görev gerilemiş, TSE'nin alana yönelik algılanması, anasanat dallan arasında kopuşmaya neden olmuştur. Kopuşma sonucu sorunlar büyümüş, bugün TSE'nin amacı, önemi, konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirmiştir. Amacı estetik ve yaratıcı kişilik geliştirmek olan bu eğitimin, öğrenciye kazandırdığı davranışlar bilişsel, duyuşsal, devinişsel alanlarda başarısız sonuçlar sergilemiştir ve sergilemektedir. TSE hem sanatçı adayı öğrencinin hem de sanat eğitimi almakla yetinen öğrencinin üst sınıflardaki çalışmalarında ve diğer anasanat dallarındaki eserlerin yorumlanmasında, plastik öğeler doğrultusunda ortak bir dil oluşturabilme özelliği taşıdığını göstermiştir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Üniversite seçmeli resim derslerinin günümüzdeki durumu

    Başlık çevirisi yok

    K. BERRİN TEKİNER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Eğitim ve ÖğretimGazi Üniversitesi

    Uygulamalı Resim Eğitimi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SERAP ETİKE

  2. Türkiye'deki güzel sanatlar eğitimi bölümleri müzik eğitimi anasanat dallarında armoni eğitimi

    Harmony education on fine arts education departments, music education mainbranch in Turkey

    MEHMET KAYHAN KURTULDU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    MüzikKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAZIM BAĞIROV

  3. Türkiye'de güzel sanatlar fakültelerinin tekstil bölümlerine giriş sınavlarının karşılaştırmalı incelemesi

    The Comperatif study of examinations for admission to the textile departments of faculties of fine arts in Turkey

    SUZAN KAHRAMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Eğitim ve ÖğretimMarmara Üniversitesi

    Tekstil Ana Sanat Dalı

    PROF. MEHMET Z. SAÇLIOĞLU

  4. Öğrencilerin ortaöğretim okullarına dağılımını etkileyen zihinsel olmayan faktörler (Bolu ili örneği)

    Non-cognitive factors effected school selection of the students

    HASAN BASRİ GÜNDÜZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Eğitim ve ÖğretimHacettepe Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. SUDİ BÜLBÜL

  5. Türkiye'deki üniversitelerin eğitim fakültelerine bağlı Güzel Sanatlar Eğitimi bölümlerinin müzik öğretmenliği anabilim dalında öğrenim gören kör bireylerin çalgı eğitiminde karşılaştıkları sorunlar

    Problems of visiully handicapped students in learning instrument playing in music teacher training programs schools of education in turkisi university

    M. SERKAN ERDOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Eğitim ve ÖğretimGazi Üniversitesi

    Müze Eğitimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. YILMAZ ŞENDURUR