Geri Dön

İç Hastalıkları anabilim dalına beş yıllık süre içinde yatan kronik karaciğer parankim yetmezliği olan hastaların değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 71172
  2. Yazar: A. HAMDİ EKİCİ
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. HAKKI POLAT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Karaciğer sirozu, Liver cirrhosis
  7. Yıl: 1995
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

50 ÖZET Bu çalışma Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Kliniğinde 1989 - 1994 yıllarında kronik karaciğer parankimal yetmezlik tanısı ile izlenen 200 hastanın epikiriz ve dosya bilgilerinden faydalanılarak geriye dönük olarak yapıldı. Hastaların 3/2 si erkek yaş ortalaması ; erkeklerde 50,5±14,6, kadınlarda 55,2±24 idi. Erkekler daha genç yaşta siroz oluyor görünmekte idi. Etiyolojik olarak ilk 3 sıra şöyle idi 1-%41HBV, 2- % 33, HCV, 3- % 19 alkol Bu sıralama oranlardaki farklılığa rağmen Türkiye'deki yapılan çalışmalardaki sıralama ile uyumlu görünüyor. Yurt dışında yapılan çalışmalar da ise; Avrupa ve ABD'de alkol ilk sırada, üçüncü dünya ülkelerinde ise çok yüksek rakamlarla HBV ilk sırada idi. Hastalar semptomlarına göre şöyle sıralanıyordu; 1- Halsizlik-yorgunluk, 2- Karın şişliği, 3- İştahsızlık ve kilo kaybı Fizik muayene bulgularında en sık hepatomegali daha sonra asit ve splenomegali geliyordu. Semptom ve fizik muayene bulgularındaki sıralama Türkiye'deki genel sıralamaya uygundur. Komplikasyon olarak 5 major komplikasyonda en sık özefagus varis kanaması bulundu. İstanbul'da ise en sık hepatik enselofelapati bulunmuştu.51 Sirozlu hastalarda endoskopik olarak varis kanaması ve ultrasonda vena porta çapına bakıldı. Vena porta çapı arttıkça özefagus varisi ve varis kanaması şansı artıyordu. Tersinden bakacak olursak varis ve varis derecesi arttıkça vena porta çapının arttığı bulundu. Bu Türkiye'deki çalışmalarla uyumlu idi. Fransa ve Avusturya'daki çalışmalarda aradaki bu ilişkinin Türkiye'den zayıf olarak tesbiti anılan ülkelerde hastaların hastaneye erken müracaatından kaynaklanıyor olabilir.

Özet (Çeviri)

52 SUMMARY This study was performed retrospectively by evaluating the 200 pa tients' data who had the diagnosis of chronic paranchymal liver disease from 1989-to 1994 in Internal medicine Depertmant of Selçuk University school of medicine Two - third of the study population was male (mean age 50, 5±14,6 years), and the remainder was female (mean ages 55, 2±24 years) In the etiolojik distribution ; HBV (% 41) was the leoding cause, where as HCV (% 33) was the second and alcohool consumption was the third causal factor. Although there are some differences in the ratios, this distribition was consistent wilh the results of other studies in Turkey. On the other hand, while the leading couse of chronic parenchymal liver disease is alcohool con- siymption in Europa and USA, it is an infectious agent, HBV, in developing countries weakness and fainting, abdominal swelling and loss of appetite and body weight were the most promient symptomps. The commonest abnomality in physical examination was hepatome- paly which was followed by ascitess and splenomegaly. The distribution of symptomps and physical findings were consistent with the distribution in li terature published in Turkey. In aur study, easophagial bleeding dup to varicess was the leading complication of the 5 the major complication while hepatic encephalopathy was reported as the commonestona of chronic liver disedse in Istanbul. The findings of endoscophic and ultrasonic examinations were also consistent with other studies which performed in Turkey that implies the wider v. porta diameter, the more common varices bleading Lack of such a strong correlation about this topic in France and Austuria might be due to more earlier sealing of medical aid of the patiants in these countries.53 Uzmanlık eğitimime bilgi ve deneyimleri ile yol gösteren, S.Ü. Tıp Fakültesi îç Hastalıkları A.B.D. Başkanı Sayın Hocam Prof. Dr. Ahmet YILMAZ, Doç. Dr. Şamil ECİRLİ, Doç. Dr. Mehdi YEKSAN, Doç. Dr. Ahmet KAYA ve emeği geçen diğer tüm hocalara şükranlarımı sunarım. Tezimin hazırlanmasında katkıları nedeniyle, başta Sayın Hocam Yrd. Doç. Dr. Hakkı POLAT olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim. Dr. A. Hamdi EKİCİ Haziran 1995 KONYA

Benzer Tezler

  1. 40 Hodgkin dışı lenfoma vakasında klinik, laboratuar, prognoz ve sürvi bulgularının değerlendirilmesi

    The Evaluation of clinical, laboratory findings, prognosis and survival rate in 40 non hodgkin lymphoma cases

    BAHTİŞEN SÖNMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. TANJU ATAMER

  2. Akromegalide konvansiyonel radyoterapi ve hipofiz fonksiyonları üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    M. SAMİM TÜREGÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. Hodgkin hastalığında iz elementlerle hücresel immun cevap arasındai ilişkilerin incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    MAHMUT CELAL APAYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    HematolojiAtatürk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  4. Lenfomalı hastalarda serum ferritini ve laktat dehidrogenaz izoenzimlerinin dağılımı

    Başlık çevirisi yok

    İSKENDER YÜKSEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    HematolojiAtatürk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı