Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen PICC takılan ve takılmayan bebeklerin retrospektif karşılaştırılması
Retrospective comparison of babies with and without PICC followed in the neonatal intensive care unit
- Tez No: 711428
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MUSTAFA KARA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Yenidoğan, periferik yerleştirilmiş santral kateter, sepsis, Bebek-yenidoğmuş, Bebek-yenidoğmuş hastalıkları, Bebekler, Kateterler, Retrospektif çalışmalar, Yoğun bakım, Yoğun bakım üniteleri-neonatal, Newborn, peripherally inserted central catheter, sepsis, Infant-newborn, Infant-newborn diseases, Infant, Catheters, Retrospective studies, Intensive care, Intensive care units-neonatal
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Periferik yerleştirilmiş santral kateter (PICC) son yıllarda kullanımı giderek artan, hastane maliyeti ve hasta sağlığı açısından verimli olduğu düşünülen, periferik bir venden santral bir kateter açılmasını sağlayan, hastanın tedavi devamlılığının sağlanması için kullanılan venöz yoldan biridir. Bu yol, birçok diğer intravenöz girişimlerden daha az invaziv olması, daha az komplikasyon görülmesi ve santral kateter olup birçok tedavinin yüksek konsantrasyonlarda güvenle verilebilmesi gibi avantajları ile kullanım sıklığı giderek artmakta olan bir yöntem olmuştur. Çalışmada bu yöntemin avantaj ve dezavantajları incelenerek önemi irdelendi. Yöntem: Çalışmamızda 0-28 gün yaş arasında yenidoğan yoğun bakıma yatan PICC takılan 212 bebekten oluşan ana grup ve PICC takılmayan 47 bebekten oluşan kontrol grubu çalışmaya alındı. Çalışma retrospektif olarak yapıldı. Bebeklerin klinik ve laboratuvar bulguları kaydedildi. PICC takılan ve kontrol grubundaki bebeklerin verileri karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmada en küçüğü 0 günlük, en büyüğü 28 günlük hastalar incelendi. PICC takılan hastaların ortalama doğum haftası 30.87 iken PICC takılmayanların 32.36 idi. Yine PICC takılan hastaların ortalama doğum ağırlığı 1424 g, taburculuk ağırlığı 2476 g iken PICC takılmayanların ortalama doğum ağırlığı 1780 g, taburculuk kilosu 2367 g olarak saptandı. PICC takılan hastalara denenen damar yolu ve branül sayısı sırası ile 7.35 – 16.57 iken PICC takılmayan hastalarda bu sayılar sırasıyla 11.42 – 22.52 olarak tespit edildi. Gebelik haftası, doğum kilosu, yatış süresi ve damar yolu ile branül sayısı için PICC takılan ve takılmayan hastalarda anlamlı fark görüldü (p<0.01). PICC takılma nedenleri incelendiğinde en sık neden %51.5 ile total parenteral nutrisyon (TPN) idi. PICC çıkarılma nedeni ise en sık gerekliliğin ortadan kalkmasıydı (%53.85). PICC takılan ve takılmayan hastaların yatış tanısına bakıldığında en sık görülen tanının premtürite (%79.4) olduğu saptandı. PICC takılması için en çok kullanılan ven %42.9 ile basilik ven en az kullanılan ven ise %0.4 ile küçük safen veniydi. PICC varlığı ile umbilical kateter, sepsis, kolestaz, TPN, ventilasyon durumu parametrelerinin ilişkileri incelendiğinde: umbilical kateterin PICC takılmayanlarda daha sık denendiği, sepsis olan hastalara daha sık PICC takıldığı, kolestaz gelişmesi ve TPN ihtiyacı ile PICC arasında ilişki olmadığı (p=0.488) ve ventilasyon ihtiyacı fazla olan hastalarda PICC'in daha çok kullanıldığı istatiksel açıdan anlamlı olarak saptandı (p<0.01). Hastaların PICC takılmadan önceki kiloları ve PICC çıkarılma anındaki kiloları ile aynı sürede PICC'siz takip edilen hastaların kiloları karşılaştırıldığında, PICC takılan hastalarda istatiksel açıdan anlamlı oranda daha yüksek kilo alımı tespit edildi(p=0.023). Sonuç: Çalışmamızda PICC takılan hastalarda daha az branül ve damar yolu denendiği, PICC'in tartı alımına anlamlı faydası olduğu ve umbilical kateter ihtiyacını azalttığı saptanmıştır. Özellikle yenidoğan kliniklerinde uzun süreli hasta izleminde PICC'in yararlı olduğunu düşünüyoruz.
Özet (Çeviri)
“Retrospective Comparison of Babies with and Without PICC Followed in the Neonatal Intensive Care Unit”Introduction: Peripherally inserted central catheter is one of the many venous routes used to ensure the continuity of the treatment of the patient, which provides a central catheter to be opened from a peripheral vein, the use of which has been increasing in recent years and is thought to be efficient in terms of hospital cost and patient health. This method has become an increasingly common method, with its advantages such as being less invasive than many other vascular accesses, less complications, and central catheterization and the ability to safely administer many drugs at high concentrations. In our study, we examined the advantages and disadvantages of this method and examined its importance. Method: The control group consisting of 212 infants with PICC and 47 infants without PICC, aged 0 to 28 days, admitted to the neonatal intensive care unit, were included in the analysis. The study was conducted retrospectively. The clinical and laboratory findings of the babies were recorded. Significant differences were revealed by comparatively examining the data of babies in the PICC and control groups. Results: The youngest of the patients included in our study was 0 days old, while the oldest was 28 days old. While the mean week of delivery of the patients with PICC was 30.87, it was 32.36 for those who did not have a PICC. The mean birth weight of patients with PICC is 1424 g discharge weight is 2476 g While the mean birth weight of those who did not have PICC was 1780 g. discharge weight those patients was detected as 2367 g. While the number of vascular access and branules tried in patients with PICC was 7.35 – 16.57, respectively, it was determined as 11.42 – 22.52 in patients without PICC, and a significant difference was observed in patients with and without PICC in terms of gestational week, birth weight, length of stay, and number of branules via vascular access (p<0.01). When the causes of PICC insertion were examined, it was seen that the most common cause was TPN with 51.5%. The most common reason for PICC removal was the disappearance of necessity (53.85%). Considering the hospitalization diagnosis of patients with and without PICC, it was found that the most common diagnosis was prematurity (79.4%). The most commonly used vein for PICC insertion was the basilic vein with 42.9%, and the least used vein was the small saphenous vein with 0.4%. When the relationship between the presence of PICC and the parameters of umbilical catheter, sepsis, cholestasis, TPN, ventilation status was examined; It was found that the umbilical catheter was tried more frequently in patients without PICC, PICC was inserted more frequently in patients with sepsis, there was no correlation between cholestasis development (p=0.488), TPN requirement and PICC, and PICC was used more frequently in patients with high ventilation need (p<0.01). When the weight before PICC insertion and the weight at the time of PICC removal were compared with the patients followed up without PICC in the same period, statistically significantly higher weight gain was found in patients with PICC (p=0.023). Conclusion: Considering the data obtained in this study, in which the effectiveness and benefits of PICC use were evaluated, it was seen that there were fewer branule and vascular access trials in patients with PICC, it had a significant benefit in weight gain, reduced the need for umbilical catheters, and when the reasons for removal were examined, the number of removal due to complications was quite low. In the light of these data, it is thought that the use of PICC, which is becoming more and more widespread, is for the benefit of the patient.
Benzer Tezler
- Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde periferik yolla takılan santral venöz kateterde filtre kullanımı
Başlık çevirisi yok
MUHAMMED AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZEKERİYYA MEHMET VURAL
- Preterm bebeklerde periferik intravenöz santral kateter girişiminde yakalama kavrama refleksinin ağrı ve stres üzerine etkisi
The effect of grasping palmar reflex on pain and stress in peripheral intravenous central catheter intervention in preterm infants
İLKNUR BUDANCAMANAK
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
HemşirelikAtatürk ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ TÜRKAN KADİROĞLU
- Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen yenidoğanlarda mortalite ve morbidite risk faktörleri
Mortality and morbidity risk factors of newborns who are hospitalized in newborn intensive care unit
NİHAN TUFAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUSTAFA ALİ AKIN
- Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen prematüre olguların nörogelişimlerinin ve demografik özelliklerinin incelenmesi
Investigation of neurodevelopment and demographic findings of premature infants who were followed up in the intensive care unit
FURKAN TİMUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDüzce ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖNDER KILIÇASLAN
- Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen geç pretermlerde serum 25-hidroksi vitamin D düzeyinin erken morbidite ve mortalite ile ilişkisi
The relationship between early morbidity and mortality in serum 25-hydroxy vitamin in late preterms followed in neonatal intensive care unit
ELİF TÜRKOĞLU ÇETİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZGÜL SALİHOĞLU