Geri Dön

Benign prostat hiperplazisi'ne bağlı gelişen obtrüksiyonun takibi, medikal ve cerrahi tedaviye yanıtının değerlendirilmesinde ultrasonik prostat ölçümlerinin ve rezistif indeks değerlerinin yeri

Importance of prostatic parameters measured by ultrasonography and resistive index during evaluation of follow up, medical and surgical treatment response in obstruction due to benign prostatic hiperplasia

  1. Tez No: 706452
  2. Yazar: ARİF KALKANLI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BARIŞ NUHOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Ultrasonografi, Ultrasonography
  7. Yıl: 2015
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Gaziosmanpaşa Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç:Benign prostat hiperplazisi'ne bağlı gelişen obstrüksiyonun düzeyi ile prostat rezistif indeks değerleri arasında korelasyon bildirilmiştir. Ayrıca prostatın ultrasonik boyut ölçümlerinden IPP düzeyi ile obstrüksiyon düzeyi arasında da korelasyon olduğu bildirilmiştir. Çalışmamızın amacı prostat rezistif indeks ve USG ile ölçülen değişkenlerin BPH hastalarında medikal tedaviye yanıtı öngörmedeki yerini ve transabdominal yada transrektal ölçümlerin arasındaki uyumu değerlendirmekti. Materyal ve Metod:BPH'ya bağlı obstrüksiyon düşünülen 50-80 yaş arası 63 erkek çalışmaya dahil edildi. Hastaların IPSS, PSA, üroflowmetri, transabdominal ve transrektal ultrasonik ölçümleri (IPP, PV, PMR, RI) kaydedildi. Prostat kanseri tespit edilen iki hasta çalışma dışı bırakıldı. 7 hastaya takip, 5 hastaya cerrahi tedavi ve 49 hastaya medikal tedavi uygulandı. Hastaların 1. ay ve 3. ay IPSS ve üroflovmetrileri tekrarlandı. Bulgular:Çalışmamızda RI ile PSA, IPSS, Qmaks ve IPP arasında korelasyon bulunamamıştır (p>0,05). Ancak RI, PV ile korele bulunmuştur (p<0,05). Yaptığımız ölçümlerde IPP ile Qmaks arasında negatif korelasyon vardı (p<0,05). Yine medikal tedavi verilen 49 hastada IPSS 1. ay ve 3. ay değişimleri, IPP ölçümleri arttıkça düşmüştür (p<0,05). Ultrasonik ölçümler (PV, PMR, IPP) karşılaştırıldı, transabdominal ve transrektal USG anlamlı şekilde benzer bulundu (p=0,01). Sonuç: Çalışmamız sonucunda RI'in BPH tanı ve tedavisinde kullanılmasının uygun olmayacağı kanaatine varıldı. Ayrıca IPP ölçümlerinin artmasının, BPH'ın medikal tedaviye daha az cevap vermesine sebep olabileceği sonucuna ulaşıldı. BPH tanı ve tedavisinde transrektal ultrasonografinin, transabdominal yönteme göre üstünlüğünün olmadığı düşünüldü.

Özet (Çeviri)

Aim: Prostate RI values correlated with levels of BPH induced obstruction have been reported. Also, IPP levels which is one of the ultrasonic prostate measurements, correlated with level of obstruction caused by BPH. The aims of our study are to predict the place of prostate RI and variables measured with USG in response to medical treatment of BPH and asses the relation between transabdominal or transrectal measurements. Materials and Methods: Obstruction due to BPH on 63 men between 50-80 years were included in the study. Patient's data of IPPS, PSA, uroflowmetry, transabdominal and transrectal ultrasonic measurements (IPP, PV, PMR, RI) were recorded. Two patients diagnosed with prostate cancer were excluded from the study. 7 patients were followed-up, 5 patients underwent surgery and 49 patients underwent medical treatment. IPSS and uroflowmetry repeated for all patients on first and third months. Results:In our study, there we no correlation observed between RI with PSA, IPSS, Qmax and IPP (p> 0.05). However, correlation observed between RI and PV (p <0.05). In our measurements, there was a negative correlation between IPP and Qmax (p <0.05). First month and third month changes in IPSS decreased in 49 Patients under medical treatment with increasing IPP measurements (p <0.05). Ultrasonic measurements (PV, PMR, IPP) were compared and transabdominal vs transrectal USG were found statistically significant (p=0.01). Conclusion: Our study concluded that RI may not be appropriate in BPH diagnosis and treatment. In addition, the increase in IPP measurement can lead to less responsive medical treatment of BPH. Transrectal USG in the diagnosis and treatment of BPH, was thought not to be the rule by transabdominal method.

Benzer Tezler

  1. Angiopoietin-like protein 3 (ANGPTL 3)'ün ve metabolik sendromun, benign prostat hiperplazisi(BPH)'ne bağlı gelişen alt üriner sistem semptomları, üroflovmetrik değişikliklerle ilişkilerinin ve BPH'nın medikal tedavisinin erken dönem sonuçlarını öngörmedeki değerlerinin araştırılması

    Investigation of the relationship betweenangiopoietin-like protein 3 (ANGPTL 3) and metabolic syndrome with lower urinary system symptoms and uroflowmetric changes due to benign prostate hyperplasia and the predictive value of medical treatment of bph in the early period

    MERİÇ DOĞAN GÜVEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    ÜrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EŞREF OĞUZ GÜVEN

  2. Akneli kadın hastalarda finasterid ile etinil östradiol-siproteron asetat kombinasyonunun etkinliğinin karşılaştırılması

    The comparison of finasteride and ethynyl estradiol-cyproterone acetate combination in terms of clinical efficacy in women with acne vulgaris

    ÇAĞDAŞ KOÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    DermatolojiErciyes Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. SERAP UTAŞ

  3. Rat mesanesinde akut ürüner retansiyon sonrası gelişen iskemi reperfüzyon hasarının biyokimyasal olarak değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    GÖKHAN GÜLER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    ÜrolojiPamukkale Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZAFER SINIK

  4. Benign prostat hiperplazisi olan hastalarda doksazosin 4 mg ve 8 mg tedavi etkinliklerinin karşılaştırılması

    Comparison of the treatment effectiveness of doxazocine 4 mg and 8 mg in patients with benign prostate hyperplasia

    TANJU KETEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    ÜrolojiSağlık Bakanlığı

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YILMAZ ASLAN

  5. Benign prostat hiperplazili hastalarda transüretral prostat rezeksiyonu sonrası erken ve geç üretral kateter çekilmesinin sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of early versus late urethral catheter removal after transurethral resection of the prostate in patients with benign prostate hyperplasia

    YUSUF ŞENOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    ÜrolojiDüzce Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ TEKİN