Akkaraman ırkında, yaş ve cinsiyetin deri kalitesi ve randımanına etkisi üzerinde araştırmalar
The Effect of age and sex on the leather quality and yield in Akkaraman breed
- Tez No: 70483
- Danışmanlar: PROF. DR. AHMET ALTINEL
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Veteriner Hekimliği, Veterinary Medicine
- Anahtar Kelimeler: Deri, Kuzular, Skin, Lambs
- Yıl: 1998
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Zootekni Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Bu araştırma, Türkiye koyun varlığı içerisinde önemli bir paya sahip Akkaraman ırkının farklı yaşlarda kesilmiş erkek ve dişi kuzu derilerinin, teknolojik bakımdan önemli ham ve işlenmiş deri özellikleri ile bu özelliklerin canlı ağırlık ve karkas ağırlığı ile ilişkilerini ortaya koymak ve aynı zamanda kuzuların büyümeleri ile deride meydana gelen kalitatif ve kantitatif değişiklikleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, Bâlâ Tarım İşletmesinde yetiştirilen Akkaraman ırkı kuzular ve derileri materyal olarak kullanılmıştır. Materyal oluşturulurken, aynı hafta içerisinde doğmuş 30 adet erkek ve 30 adet dişi olmak üzere toplam 60 adet kuzudan oluşan bir ana grup işaretlenerek belirlenmiş ve 3.5-4 aylık süt emme döneminden sonra normal mera şartlarında sürü beslenmesine tabi tutulmuştur. Daha sonra, 5 aylık yaştan başlanarak ve her yaş grubunda tesadüfi olarak seçilen 6 adet (3 erkek, 3 dişi) kuzu olacak şekilde, en son 12 aylık yaşa kadar 8 farklı yaş grubunda toplam 48 kuzunun kesimi yaptırılmış ve böylece araştırma materyali oluşturulmuştur. Araştırmada ilk olarak ham ve işlenmiş deri verimlerine etkilerini belirlemek amacıyla, canlı ağırlık ve karkas verimi özellikleri incelenmiştir. Canlı ağırlık ve karkas ağırlıkları bakımından yaş gruplarında elde edilen bulgular; yaş artışına bağlı olarak bu ağırlıklarda da artış olduğu yönünde olmuştur. Bu iki özellik bakımından en yüksek sonuçlar 9, 10 ve 11 aylık kuzularda alınmıştır. En yüksek değerler ile en düşük değerler arasında, canlı ağırlık için 8 kg (10 aylık - 5 aylık), sıcak karkas ağırlığı için 3 kg (9 aylık - 5 aylık) fark bulunmuştur. Elde edilen bulgulara göre normal beslenme şartlarında, Akkaraman kuzularında 5 aylık yaşta kesim yapılması yerine, 7 aylık yaşta kesim yapılması yaklaşık 6 kg canlı ağırlık ve 2 kg karkas ağırlığı, 9 aylık yaşta kesim yapılması 7 kg canlı ağırlık ve 3 kg karkas ağırlığı artışısağlayacaktır. Tüm yaş grupları için erkek kuzularda dişilere göre ortalama 6 kg canlı ağırlık ve 3 kg sıcak karkas ağırlığı farkı bulunmuştur. Karkas verimi bakımından en yüksek değerleri, 5 aylık (%48.03) ve 9 aylık (%47.46) kuzular göstermiş, bu özellik yaş ile ilişkili bulunmamıştır. Erkek ve dişi kuzular arasında karkas verimi bakımından önemli bir fark saptanmamıştır. Araştırmada ikinci olarak ham deri özellikleri incelenmiştir. Taze deri ve ham deri ağırlıkları bakımından; yaş artışına bağlı olarak artışlar gözlenmiş ve en yüksek değerleri 6.49 kg taze deri ve 6.32 kg ham deri ağırlığı ile 11 aylık kuzu derileri, en düşük değerleri ise 4.03 ve 3.54 kg ile 5 aylık kuzu derileri göstermiştir. Bu iki özellik bakımından erkek ve dişi kuzu derileri arasında önemli bir fark görülmemiştir. Küçük baş ham derilerinde en önemli özellik olan ham deri alanı da bu çalışmanın inceleme konularından biri olmuştur. Ham deri alanında da yaş artışına bağlı olarak artışlar tespit edilmiş, 5 aylık yaştakilerin ham deri alanı 66.48 dm2 olarak belirlenirken 7 aylıklarda 80.20 dm2 ile en yüksek ham deri alanı elde edilmiştir. Ham deri alanı ortalamalarında, 8. aydan sonra pratikte önemli sayılabilecek bie değişiklik gözlenmemiştir. Bu bulgulara göre; Akkaraman kuzularının 5 aylık yaş yerine 7-8 aylık yaşta kesime gönderilmesi ham deri alanında 1-1.5 ayak2 kazanç sağlayacaktır. Erkek ve dişi kuzu derileri arasında erkeklerin lehine 0.5 ayakkare alan farkı belirlenmiştir. Bu araştırmada, lüle uzunluğu ve yapağı ağırlıklarında meydana gelen değişimler de incelenmiştir. Lüle uzunluğu bakımından; yaş artışına bağlı olarak belirgin artış görülmüş ve en düşük değer 5 aylıklarda 6.40 cm olurken, en yüksek değer 11 aylıklarda 11.31 cm olmuştur. Yine, yapağı ağırlığı bakımından lüle uzunluğuna paralel bir gelişme izlenmiş ve en düşük değer 5 aylıklarda 0.610 kg, en yüksek değer 11 aylıklarda 1.311 kg olarak saptanmıştır. Erkek ve dişi kuzu derilerinde lüle uzunluğu ve yapağı ağırlığı bakımından önemli bir fark bulunmamıştır.Ham deri özellikleri belirlendikten sonra, işlenmiş deri özelliklerini incelemek amacıyla her yaş grubu ayrı partide olmak üzere; sanayiide rutin olarak uygulanan yöntemle giysilik deri (zig) olarak işlenmişlerdir. İşlenti esnasında incelenen özelliklerden biri tola (kavaleta) ağırlığı olmuştur. Bu özellik bakımından en yüksek değer 9, 10 ve 1 1 aylık kuzu derilerinde = 2.7 kg, en düşük ortalama değer ise 6 aylık kuzu derilerinde =1.7 kg olmuştur. Yaş artışına bağlı olarak tola ağırlıklarında da belirli ölçüde artış olmuş, erkek ve dişi tolaları arasında erkeklerin lehine 0.2 kg fark bulunmuştur. Araştırmada, ham derinin kimyasal yapı özelliklerinden; ham deri yağ oranı ve işlenmiş deri kimyasal yapı özelliklerinden; krom oksit oranı, toplam kül oranı, pH değeri ve nem oranı üzerinde durulmuştur. Ham deri yağ oranı bakımından; yaş artışına bağlı olarak 5. aydan 8. aylığa kadar artış, 9. aydan 12. aylığa kadar düşüş gözlenmiştir. En yüksek yağ oranı % 14.3 5 olarak 8 aylık kuzu derilerinde ve en düşük yağ oranı %5.61 olarak 5 aylık kuzu derilerinde bulunmuştur. Erkek ve dişi kuzu derilerinin ham deri yağ oranlarında önemli bir fark saptanmamıştır. İşlenmiş deri kimyasal özelliklerinden en önemlisi olan krom oksit oranı bakımından; başlangıçta (5. ay) yüksek olan krom oksit oranı (%4.42) sonraki aylarda (7. ayda %2.68, 11. ayda %3.39) düzenli olmayan düşüşler göstermiştir. Bütün gruplara ait krom oksit oranı ortalama değerleri giysilik deri standartlarında bu oran için verilen alt sınır değerin üzerinde olmuştur. İşlenmiş derilerde, deri alanı ve birim hacim ağırlığı gibi ekonomik önemi olan özelliklerin yanı sıra uzama yüzdesi ve kopma dayanımı gibi kalite ile ilgili özelliklerde bu araştırmanın inceleme konuları olmuştur. İşlenmiş deri alanı bakımından en yüksek değer 75.66 dm2 ile 8 aylık kuzu derilerinde saptanırken, 5 aylıkkuzu derilerinde 61.66 dm2 olarak saptanmıştır. 8. aydan sonra pratikte önemli sayılabilecek bir değişiklik gözlenmemiştir. Erkek ve dişi kuzu derileri arasında erkeklerin lehine =5 dm2 alan farkı bulunmuştur. Bu bulgulara göre 5 aylık yaştaki kuzu derileri ile 7 ay ve sonraki yaştaki kuzu derileri arasında 1-1.5 ayakk2 alan farkı bulunmaktadır. Fiziksel dayanım özelliklerinden olan uzama oranı bakımından, gruplar arasında farklar bulunmakla (en yüksek %52.20 ile 9 aylık kuzu derileri ve en düşük %41.06 ile 5 aylık kuzu derileri) ve yaş artışına bağlı olarak uzama oranında kısmi artış gözlenmekle birlikte; bütün gruplar için bulunan ortalama değerler, giysilik deri standartlarında verilen üst sınır değerin altında olmuştur. Kopma dayanımı bakımından en yüksek ortalama değeri, 196.86 kgfcm2 ile 5 aylık kuzu derileri ve en düşük ortalama değeri 75.35 kgf/cm2 ile 12 aylık kuzu derileri göstermiştir. Erkek derileri dişilere göre daha dayanıklı bulunmuştur. Ham deri özellikleri ile canlı ağırlık ve karkas verimi özellikleri ve işlenmiş deri özellikleri arasında saptanan ilişkiler, araştırmanın önemli bulgularındandır. Ham deri ağırlığı ile canlı ağırlık, sıcak karkas ağırlığı, ham deri alanı, işlenmiş deri ağırlığı ve işlenmiş deri alanı arasında; 0.64, 0.48, 0.39, 0.63 ve 0.60 düzeyinde (P<0.001), ham deri alanı ile canlı ağırlık, sıcak karkas ağırlığı, işlenmiş deri alanı ve ağırlığı arasında ise; 0.62, 0.59, 0.84 ve 0.66 düzeyinde önemli (P<0.001) ilişkiler saptanmıştır. Saptanan bu ilişkilere göre; -Canlı ağırlık ve sıcak karkas ağırlığı arttıkça; ham deri alanının ve ağırlığının da artacağı, -Ham deri ağırlığı ve alanı arttıkça; işlenmiş deri ağırlık ve alanının da artacağı sonucu çıkmaktadır. Ayrıca, et verimini artırmaya yönelik çalışmaların ham deri ağırlık ve alanlarını ve dolayısıyla işlenmiş deri ağırlık ve alan verimlerini olumlu yönde etkileyeceğini söylemek mümkündür. Lüle uzunluğu ile taze deri ağırlığı, ham deri ağırlığı ve yapağı ağırlığı arasında; 0.66, 0.68 ve 0.81 düzeyinde (P<0.001), yapağı ağırlığı ile taze ve ham deri ağırlıklarıarasında ise; 0.75 ve 0.84 düzeyinde önemli (PO.001) ilişkiler saptanmıştır. Saptanan bu ilişkilerden, lüle uzunluğu ve yapağı ağırlığı arttıkça; taze deri ve ham deri ağırlıklarının da artacağı söylenebilir. Ayrıca, koyun derilerinde ham deri ağırlıklarının derinin kalınlığından çok taşıdığı yapağı miktarına bağlı olduğu sonucu çıkmaktadır. Tola ağırlığı ile canlı ağırlık, karkas ağırlığı, ham deri ağırlığı ve işlenmiş deri ağırlığı ve alanı arasında; 0.57, 0.53, 0.74, 0.49 ve 0.66 düzeyinde önemli (PO.001) ilişkiler saptanmıştır. Saptanan bu ilişkilerden; -Canlı ağırlık ve karkas ağırlıkları arttıkça; tola ağırlığının da artacağı, -Ham deri ağırlığı arttıkça; tola ağırlığının da artacağı ve ağırlıkları yüksek olan tolaların, işlenmiş deri ağırlığı ve alanının da yüksek olacağı sonucunu çıkarmak mümkündür. Ham deri yağ oranı ile krom oksit oranı arasında saptanan -0.60 düzeyindeki (P<0.001) ilişki ile krom oksit oranı ile kül oranı arasında saptanan 0.59 düzeyindeki (P<0.001) ilişkiye dayanarak; ham deri yağ oranındaki artışın deriye bağlanacak krom oksit miktarında azalmaya neden olacağı ve derideki toplam kül miktarının büyük ölçüde krom oksit miktarına bağlı olduğu sonucu çıkarılabilir. İşlenmiş deri alanı ile canlı ağırlık ve sıcak karkas ağırlığı arasında; 0.70 ve 0.63 düzeyinde (P<0.001), işlenmiş deri ağırlığı ile canlı ağırlık ve karkas ağırlığı arasında; 0.63 ve 0.63 düzeyinde (P<0.001) önemli ilişkiler saptanmıştır. Saptanan bu ilişkilerden hareketle; -Canlı ağırlık ve karkas ağırlıkları yüksek olan kuzuların, işlenmiş deri alan ve ağırlıklarının da yüksek olacağını söylemek mümkündür. Sonuçta, canlı ağırlık, karkas ağırlığı, ham deri verim özellikleri ve işlenmiş deri verim özellikleri bakımından; normal beslenme şartlarında Akkaraman kuzularının en erken 7 aylık yaşta kesime gönderilmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
SUMMARY The Effect of Age and Sex On The Leather Quality and Yield İn Akkaraman Breed This study was performed on the Akkaraman Breed which contributes a significant potion to Turkey's live sheep stock, to discuss the relationship between the important skin and Leather characteristics with technological aspects and live and carcass weights. Also discussed was the changes taken place on the skins gualitatively and quantitatively while the animals were aged. The experiments performed on the male and female lambs in different ages. To this end, the material used was provided from the breeds which were grown up in Bâlâ Agricultural Facilities in Ankara. The groups were selected among 60 sheep, born in the same week of which 30 is male and the other 30 is female. The animals were weaned for 3.5-4 months and then grazed on natural pasture. After that, started from the 5 th month, the animals were slaughtered. The 8 groups, each containing 6 lambs (3 males and 3 females) totalling to 48, were selected rendomly starting with the 5 th month to the 12 th month. The animals were slaughtered and skinned and used as the material for the experiments. In the study, live and carcass weights influences on the skin and leather yield firstly discussed. The findings with pespect to live and carcass weights in groups formed according to age is as follows: The weights increase with age; the maximum weights were observed in 9-10 and 11 month-old lambs. The difference between the highest and lowest average values are, for the live weights, 8 kgs (10 month and 5 month, respectively) and for the hot carcass weights, 3 kgs (9 month and 5 month,75 respectively). According to the results; in Akkaraman breeds, 6 kgs live weight and 2 kgs carcass weight increase will result if the slaughters were made in the 7 th month, instead of the 5 th month. For the 9 th month ; the weight increases would be 7 kgs for the live weight and 3 kgs for the carcass weight. For all age groups, 6 kgs live weight and hot carcass weight differences were obtained between the two sexes, males being higher. Viaved in terms of carcass weight, the highest average values were resulted in 5 month-old (48.03%) and 9 month-old (47.46%) lambs, showing no correlation with age. There is no significant difference between the males and females in terms of carcass live weight ratio. The Next thing evaluated in this study was the skin properties. Along with the ageing of the animals, fresh and raw skin weights were increased; the highest average values being 6.49 kgs fresh skin and 6.32 kgs raw skin weights, were observed for the 11 -month old lambs. The lowest average values, on the other hand, being 4.03 kgs fresh skin and 3.54 kg raw skin weights, were calculated for the 5-month old lambs. With respect to those two characteristics, not a significant difference were being observed between the males and the females. Raw skin area, being one of the most important characteristics of the sheep and/or goat skins were also considered in this study. Increases in age gave increases in the skin areas: 66.48 dm2 was measured for the 5-month old lambs and 80.20 dm2 was resulted for the 7-month old lambs, being the highest value. After 8 th month, no significant changes were observed pratically in raw skin area averages. According to that, for the Akkaraman breed, slaughters of 7-8 month old lambs, instead of 5-month old ones, will give 1-1.5 ft2 skin area increases. 0.5 ft2 area difference was observed in favor of males, compared to the females. The staple lenght and fleece weight changes has also been studied. With respect to the staple lenght, increase in age would result increase in staple lenght and the lowest value with 6.40 cm was observed for the 5-month-old lambs while on the other76 hand the highest average value with 11.31 cm was observed for the 11 -month-old lambs. The fleece weights were obtained as 0.610 kg for the 5 month-old ones, being the lowest average and as 1.311 kgs for the 11 -month old lambs, being the highest average and the data shows parallel relationship with the staple lenght. There is no significant difference between the males and the females in terms of the staple lenght and fleece weight. After establishing the raw skin characteristics, each age group made up to a batch and processed as garment leather, the methods applied were being the most commonly encountered in the industry. One of the characteristics studied in processing was the fleshed weight. The weight was taken after unhairing, liming and fleshing. In this respect, the highest average value was = 2.7 kgs for the 9, 10 and 1 1-month old lamb hides, and the lowest average value was =1.7 kgs for the 6 month-old skins. Age increase would result in increase in the fleshed weights considerably. The difference between the male and female pelts was 0.2 kg, males being the higher. In the study, fat content as a chemical characteristics of raw skins were determined. On the processed leathers, chromic oxide, total ash content, pH value and moisture content were measured as chemical parameters. In terms of fat contents for the raw skins, increases were observed depending on age, namely from the 5 th month to the 8 th, and from 9 th the 12 th month, decreases were prevailed. The highest average fat content was 14.35% for the 8-month old lamb skins and lowest average fat content was 5.61% for the 5-month old lamb skins. Relying on this data, it is possible to say that fat content increases with the age but this is highly dependent upon the feeding pattern. There is no significant difference between males and females in terms of raw skin fat contents.77 One of the most important parameter for the processed leather is the chromic oxide content. For the younger age (5 month-old) highest chromic oxide value, namely 4.42%, was obtained, and as for the ageing increased, fluctuating values were obtained, for the 7-month old, 2.68% and for 11 -month old, 3.39% chromic oxide were found, showing an irregular decrease, As for the average chromic oxide content 3.31% for males and 3.25% for the females were determined. Both the Average chromic oxide content for all groups values are above than that of the lowest limit values generally accepted as standarts for the garment leather. As for the processed leathers, along with the leather area and apperant density values which have economical importance, elongation (percentage) and tensile strength values which contribute to the quality directly were also studied. The highest average processed leather area was 75.66 dm2 for the 8-month old lamb skins, and 61.66 dm2 for the 5-month old lamb skins. Practically, no significant change was observed after the 8-month old lamb skins. The difference between the males and the females for the processed leather area was 5 dm2, in favor of the males. According to the results, The difference between 5-month old and 7 month-old and/or older lamb skins for the processed leather area was 1-1.5 ft2. With respect to the elongation values, being one of the physical testing parameters, there are differences between the groups and 52.20% is being the highest for the 9-month old lambs and 41.06%, being the lowest for the 5-month old lambs. Depending on the age-groups, a relative increase in elongation values was observed, however values for all the group were lower than that of the standard value set for the garment leather. In terms of tensile strenght values, the highest average value of 196.86 kgf/cm: was obtained for the 5-month old lambs and the lowest average value of 75.36 kgf/cm2 was obtained for the 12-month old lambs. Male lambs gave stronger skins compared to the female ones.78 According to the results, the relationship between raw skins and live weight, carcass yield and processed leather characteristics is also important. The correlation between raw skin weight and live weight, hot carcass weight, skin area, processed leather weight, processed leather area exist in the levels of 0.64, 0.48, 0.39, 0.63 and 0.60 (P<0.001), respectively, and between skin area and live weight, hot carcass weight, processed leather area, processed leather weight exist in the levels of 0.62, 0.59, 0.84 and 0.66 (P<0.001), respectively. According to- these results; -Increase in live weight and hot carcass weight would affect increase in skin area and skin weight, -Increase in skin weight and area would affect increase in processed leather weight and area. It is also possible to say that any improvement made on the meat yield would result in increased skin weight and area and this, in turn, would result in increased processed leather weight and area. The correlation between the staple lenght and fresh skin weight, raw skin weight and fleece weight exist in the levels of 0.66, 0.68 and 0.81 (P<0.001), respectively, and between the fleece weight and fresh and raw skin weight exist in the levels of 0.75 and 0.84 (P<0.001), respectively. From those, it is derived that, increases in the staple lenght and fleece weight would result increases in fresh and raw skin weights and for the sheep skins, the weight of the raw skins would depend mostly on the amount of wool the skin has on itself, rather than the skin thickness. The correlation between the pelt weight and live weight, carcass weight, raw skin weight and processed leather weight and area exist in the levels of 0.57, 0.53, 0.74, 0.49 and 0.66 (P<0.001), respectively. Out of this data, it is concluded that: -Pelt weights would increase along with live and carcass weights, -Pelt weights would increase along with raw skin weights, -The higher the weight of pelts, the higher the processed leather weight and area, as well.79 In the view of the fact that the correlation exist between raw skin fat content and chromic oxide in the level of -0.60 (PO.001) and between chromic oxide content and ash content in the level of 0.59 (P<0.001). It may be concluded that increase in the raw skin fat content will affect less chromic oxide fixed accross the hide and that the total ash content largely depends on the chromic oxide content. The correlation between processed leather area and live weight was in the levels of 0.70 (P<0.001) and between processed leather area and hot carcass weight was in the levels of 0.63 (P<0.001); also a correlation between processed leather weight and live weight and carcass weight were observed in the levels of 0.63 and 0.63 (P<0.001), respectively. Relying on this data, it may be concluded that; -Higher the live weight and carcass weight values will affect higher processed leather area and weight values. Conclusively, it is believed that, valued in terms of live weight, carcass weight and raw skin and processed leather yield characteristics, The Akkaraman Breed, under normal feeding conditions, should be slaughtered not earlier than 7-month old age.
Benzer Tezler
- Akkaraman ve Malya koyunlarının bazı verim özelliklerinin karşılaştırılması
Comparison of some production traits between Malya and Akkaraman sheep
NADİ ÇOLAKOĞLU
Doktora
Türkçe
1998
Veteriner HekimliğiAnkara ÜniversitesiZootekni Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CEYHAN ÖZBEYAZ
- Değişik yörelerdeki çeşitli koyun ve sığır ırklarında bazı kan parametrelerinin araştırılması
The Research of some blood parameters of the cattle and sheeps in differnt races in the different region
AYTEKİN SEVİNDİK
- Akkaraman kuzularda mikrofaunanın bazı rumen ve kan metabolitleri ile ağırlık artışı üzerine etkileri
The Effects of microfauna on some rumen and blood metabolites and weight gain of Akkaraman lambs
MURSAYETTİN EKSEN