Geri Dön

Uzamış sarılık ile başvuran term yenidoğanlarda uzamış sarılık etiyolojisinde D vitamini düşüklüğünün yerininin gösterilmesi

Vi̇tami̇n D defi̇ci̇ency i̇n newborns wi̇th prolonged jaundi̇ce

  1. Tez No: 694170
  2. Yazar: OSMAN NURİ ÖZEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SADIK YURTTUTAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Bebek-yenidoğmuş, Bebekler, Etyoloji, Sarılık, Vitamin D, Infant-newborn, Infant, Etiology, Jaundice, Vitamin D
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Yenidoğan sarılığı, yenidoğan döneminde serum veya plazmada bilirubin miktarının artmasına bağlı olarak cilt, sklera ve konjuktivada sarımsı renk değişikliği olmasıdır. Term bebeklerin % 60'nda ve preterm bebeklerin % 80'nde sarılık görülmektedir. Uzamış sarılık, miadında doğmuş olan bebeklerde iki hafta, prematüre bebeklerde üç haftadan uzun süren gözle görülebilen ve serum bilirubin değeri 5 mg/dl den yüksek olan sarılık olarak tanımlanır. D vitamini, çocukların normal büyüme ve gelişmesinde önemli bir mikro besindir. Karaciğer hem D vitamini sentezi hem de bilirubin metabolizmasında görev alan önemli bir organdır. Bu nedenle sentez ve metabolizmanın herhangi bir aşamasında bir etkileşim olabileceği ve D vitamini eksikliği bulunan hastalarda bilirubin metabolizmasının etkilenebileceği düşünülmektedir. Çalışmada uzamış sarılığı bulunan ve etiyolojide etkili olacak başka bir hastalığı bulunmayan term yenidoğan bebeklerin D vitamini seviyesi ile bilirubin değerleri arasındaki ilişkinin ve D vitamini seviyesinin uzamış sarılık seyrindeki etkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi yenidoğan polikliniği ve çocuk sağlığı ve hastalıkları polikliniğine başvuran, 37 hafta ve üzerinde olup postnatal 14. günden sonra serum total bilirubin değeri 5 mg/dL üzerinde olan 60 adet bebek ile kontrol grubu olarak aynı demografik özelliklere sahip postnatal 14. günden sonra serum total bilirubin değeri 5 mg/dL altında olan 60 adet bebek alındı. Tüm vakaların postnatal yaşları, doğum kiloları, ilk başvurudaki kiloları, cinsiyetleri, D vitamini profilaksisi alıp almadıkları ve beslenme şekilleri kaydedildi. Hasta grubundan uzamış sarılık etiyolojisine yönelik olarak hemogram, biyokimya (serum total bilirubin, direkt bilirubin, indirekt bilirubin, AST, ALT, sodyum, kalsiyum, glikoz), direkt coombs, serum vitamin D düzeyi, tam otomatik idrar tetkiki, idrar kültürü, TSH, FT4, glukoz-6-fosfat dehidrogenaz enzim düzeyi, pirüvat kinaz enzim düzeyi, kan grubu için kan örneği alındı. Kontrol grubundan hemogram, biyokimya (serum total bilirubin, direkt bilirubin, indirekt bilirubin, AST, ALT, sodyum, kalsiyum, glikoz) ve serum vitamin D düzeyi için kan örneği alındı, hastaların hemogram tüpünden hazırlanan periferik yaymaları mikroskop ile değerlendirildi. Uzamış sarılık olan bebeklerden 41 tanesi 1 ay sonra rutin çocuk izlem muayenesi için başvurduğunda serum total bilirubin, direkt bilirubin, indirekt bilirubin, AST, ALT, sodyum, kalsiyum değerlerine bakıldı. T.C Sağlık Bakanlığının Şubat 2018 de yayınlanan rehberine göre; 25 (OH) Vitamin D düzeyi < 12 ng/ml olanlar vitamin D eksikliği, 25 (OH) Vitamin D düzeyi 12-20 ng/ml olanlar vitamin D eksikliği , 25 (OH) Vitamin D düzeyi 20-100 ng/ml olanlar normal olarak gruplandırıldı. İlk başvuru ve 1 ay sonraki kontrolde bakılan serum total bilirubin değerleri arasındaki fark (delta total bilirubin) değerlendirildi. Elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda hasta grubu ile kontrol grubunun demografik verileri postnatal yaş, cinsiyet, doğum kilosu, muayene esnasındaki kilo, D vitamini profilaksi alımı, beslenme şekilleri ve doğum şekilleri karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu (p>0,05). Gruplar arasında laboratuvar verileri; WBC, MCV, hematokrit, AST, ALT, Sodyum, Kalsiyum karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu (p>0,05). Grupların Hemoglobin değerleri karşılaştırıldığında uzamış sarılık olanlar hemoglobin uzamış sarılık olmayanların hemoglobin değerlerine göre anlamlı yüksek tespit edildi (p:0,019). Fakat hematokrit seviyesi açısından anlamlı bir fark yoktu. Hastaların vitamin D düzeyi iki grup arasında kıyaslandığında 35(OH)D vitamini düzeyi uzamış sarılığı olanlarda istatiksel olarak anlamlı düşük tespit edildi (p<0,001). 25(OH)D vitamini düzeylerine göre hastaların 1 ay sonraki serum total bilirubin seviyesindeki düşüşleri (delta total bilirubin) karşılaştırıldığında D vitamini eksikliği olanlardaki serum bilirubin değerindeki düşme d vitamini yetersizliği olan ve d vitamini normal olanlara göre daha az miktarda olmuştu fakat istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Bu durumun kontrole gelen hasta sayısının az olmasına bağlandı. Hasta serum 25(OH)D vitamini düzeyleri ve serum total bilirubin düzeyleri arasında orta şiddette negatif korelasyon tespit edildi (p<0.001) Sonuç: Çalışmamızda uzamış sarılığı bulunan hastalarda D vitamini seviyesi belirgin olarak daha düşük bulunmuştur. Ayrıca D vitamini seviyesi düştükçe yenidoğanlarda sarılık gelişme riski artmakta ayrıca sarılığın süresi uzamaktadır. Sonuç olarak uzamış sarılık ile başvuran yenidoğan bebekler değerlendirilirken D vitamini seviyeside akla gelmelidir. Ayrıca D vitamini çocukların büyüme ve gelişmesi için önemli bir besin olduğu için göz ardı edilmemelidir.

Özet (Çeviri)

Objective: Neonatal jaundice is a yellowish discoloration of the skin, sclera, and conjunctiva due to increased bilirubin in serum or plasma in the neonatal period. Jaundice is seen in 60% of term babies and 80% of preterm babies. Prolonged jaundice is defined as jaundice that lasts for two weeks in term babies and longer than three weeks in premature babies with a serum bilirubin value higher than 5 mg/dl. Vitamin D is an important micronutrient in the normal growth and development of children. The liver is an important organ involved in both vitamin D synthesis and bilirubin metabolism. Therefore, it is thought that there may be an interaction at any stage of synthesis and metabolism, and bilirubin metabolism may be affected in patients with vitamin D deficiency. In this study, it was aimed to reveal the relationship between vitamin D level and bilirubin levels and the effect of vitamin D level on the protracted jaundice in term newborn babies who have prolonged jaundice and no other disease that may be effective in the etiology. Materials and methods: In the study, 60 infants with a serum total bilirubin value above 5 mg/dL after 37 weeks of age and above, who applied to Kahramanmaraş Sütçü İmam University Faculty of Medicine, neonatal outpatient clinic and pediatric health and diseases polyclinic, and as the control group, from postnatal 14 days with the same demographic characteristics then healthy babies were taken. Postnatal age, birth weight, weight at first admission, gender, whether they took vitamin D prophylaxis and diet of all cases were recorded. For the etiology of prolonged jaundice in the patient group, hemogram, biochemistry (serum total bilirubin, direct bilirubin, indirect bilirubin, AST, ALT, sodium, calcium, glucose), direct coombs, serum vitamin D level, fully automatic urinalysis, urine culture, TSH, FT4, glucose-6-phosphate dehydrogenase enzyme level, pyruvate kinase enzyme level, blood group were taken blood samples. Blood samples were taken from the control group for hemogram, biochemistry (serum total bilirubin, direct bilirubin, indirect bilirubin, AST, ALT, sodium, calcium, glucose) and serum vitamin D level. Peripheral smears prepared from the hemogram tube of the patients were evaluated with a microscope. Serum total bilirubin, direct bilirubin, indirect bilirubin, AST, ALT, sodium, calcium values were measured when 41 of the infants with prolonged jaundice applied for routine pediatric follow-up examination 1 month later. According to the Turkish Ministry of Health's guide published in February 2018; Those with 25 (OH) Vitamin D levels < 12 ng/ml vitamin D deficiency, 25 (OH) Vitamin D levels 12-20 ng/ml those with vitamin D deficiency, 25 (OH) Vitamin D levels 20-100 ng/ml normal grouped as. The difference between serum total bilirubin values (delta total bilirubin) measured at the first application and at the follow-up visit 1 month later was evaluated. Obtained results were compared statistically. Findings: In our study, there was no statistically significant difference when the demographic data of the patient group and the control group were compared, postnatal age, gender, birth weight, weight at the time of examination, vitamin D prophylaxis intake, feeding styles and delivery types (p>0.05). Laboratory data between groups; When WBC, MCV, hematocrit, AST, ALT, Sodium and Calcium were compared, there was no statistically significant difference (p>0.05). When the hemoglobin values of the groups were compared, the hemoglobin value of the patient group was found to be significantly higher than the hemoglobin values of the control group (p:0.019). However, there was no significant difference in terms of hematocrit level. When the vitamin D levels of the patients were compared between the two groups, the 25(OH) vitamin D level was found to be statistically significantly lower in those with prolonged jaundice (p<0.001). When the decrease in serum total bilirubin level (delta total bilirubin) after 1 month of the patients was compared according to 25(OH) vitamin D levels, the decrease in serum bilirubin level in those with vitamin D deficiency was less than in those with vitamin d deficiency and those with normal vitamin d, but there was a statistically significant difference. did not have. This situation was thought to be due to the low number of patients who came for control. A moderate negative correlation was detected between serum 25(OH) D vitamin levels and serum total bilirubin levels (p<0.001). Conclusions: Çalışmamızda uzamış sarılığı bulunan hastalarda D vitamini seviyesi belirgin olarak daha düşük bulunmuştur. In addition, as the vitamin D level decreases, the risk of developing jaundice in newborns increases and the duration of jaundice is prolonged. As a result, vitamin D level should be kept in mind when evaluating newborn babies presenting with prolonged jaundice. In addition, vitamin D should not be ignored because it is an important nutrient for the growth and development of children.

Benzer Tezler

  1. Uzamış sarılıklı yenidoğanlarda β -talasemi taşıyıcılık sıklığı ve öneminin belirlenmesi

    Determining the importance and frequency of the β-thalassemia carriage in neonates with prolonged jaundice

    ÖZEN ATİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıCelal Bayar Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. HÜSEYİN GÜLEN

  2. Tekrarlayan akciğer enfeksiyonu ve gelişme geriliği nedeni ile başvuran hastalarda ter testi ile diğer laboratuvar testlerinin kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of sweat test and other laboratory tests with regard to cystic fibrosis in patients presenting with recurrent lung infections and developmental retardation

    ABDULAZİZ GÜLTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıCumhuriyet Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖMER CEVİT

  3. Probiyotik kullanımının uzamış sarılığa etkisi

    Effect of probiotic USE on prolonged jaundi̇ce

    MERVE SULTAN AKÇAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİLEK SARICI

  4. Prematür ve miadında doğan infantlarda görülen uzamış sarılıklarda etiyoloji klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    HÜSNİYE ALTAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATMA NUR ÇAKMAK

  5. Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği olan olguların retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of cases with glucose-6-phosphate dehydrogenase deficiency

    OLENA ERKUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSakarya Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. MUSTAFA BÜYÜKAVCI