Geri Dön

12-18 yaş ergen cinsel istismar mağdurlarında görülen travma sonrası stres bozukluğu dissosiyatif alt tipi yordayıcıları, ruhsal dayanıklılık (resilience) ve başa çıkma stratejileri ile ilişkisi

The predi̇ctors of post traumati̇c stress di̇sorder (PTSD) di̇ssoci̇ati̇ve subtype that exi̇sts i̇n the adolescent populati̇on of 12-18 olds and thei̇r relati̇onshi̇p wi̇th resi̇li̇ence and copi̇ng strategi̇es

  1. Tez No: 692646
  2. Yazar: ŞEVKET DUMAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. CANER MUTLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Psychiatry, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Başa çıkma, Cinsel istismar, Dissosiyatif bozukluklar, Ergenler, Mağdur, Psikolojik dayanıklılık, Stres bozuklukları-post travmatik, Çocuk istismarı, Çocuk istismarı-cinsel, Coping, Sexual abuse, Dissociative disorders, Adolescents, Wronged, Hardiness on psychological, Stress disorders-post traumatic, Child abuse, Child abuse-sexual
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Ergenlik çağında cinsel istismarın kısa ve uzun vadede birçok psikopatoloji ile ilişkisi mevcuttur. Bilimsel yazın incelendiğinde erişkinlerde TSSB dissosiyatif alt tip ile yapılan çalışmalar olmakla birlikte çocuk ve ergenlerde yurt içi çalışma sayısının oldukça kısıtlı olduğu görülmüştür. Bu çalışma ile çocuk ve ergen popülasyonunda TSSB dissosiyatif alt tip tanılı olguların sosyodemografik, klinik, ruhsal ve psikososyal özelliklerinin incelenmesi, yordayıcılarının belirlenmesi, ruhsal dayanıklılık ve başa çıkma stratejileri ile ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmaya 12-18 yaş arasında, etkin doz ve sürede ilaç kullanımı olmayan, 94 cinsel istismar mağduru alınmıştır. Katılımcılar psikopatoloji varlığına göre TSSB (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) değil, yalnız TSSB ve TSSB-D (TSSB dissosiyatif alt tip) olacak şekilde üç gruba ayrılmıştır. Psikiyatrik değerlendirme“Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi-Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli”kullanılarak yapılmıştır. Sosyodemografik özellikler, araştırmacı tarafından hazırlanan veri formuyla değerlendirilmiştir. Katılımcılardan Travma Sonrası Tepki Ölçeği'ni (TSTÖ), Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği'ni (DYÖ), Çocuk ve Ergen Psikolojik Sağlamlık Ölçeği'ni (ÇGPSÖ-12), Çocuk ve Ergenler İçin Başa Çıkma Ölçeği'ni (ÇEBÇÖ) doldurmaları istenmiştir. BULGULAR: Cinsel istismar (Cİ) mağduru olan 94 katılımcının 22 (%23,4)'sinin TSSB tanısını karşılamadığı, TSSB tanısını karşılayanlarınsa 44 (%61,1)'ünün TSSB dissosiyatif alt tip tanısını karşıladığı bulunmuştur. TSSB-D grubundaki olguların, TSSB olmayan ve sadece TSSB olan gruba göre daha yüksek oranda ev içi şiddete maruz kaldıkları, zorlama ve güç kullanımına daha sık rastlandığı, dokunma, öpme, okşama ve sürtünme istismar türlerine daha fazla maruz kaldıkları, istismarcıyla yaş farkının daha fazla olduğu, istismarcının medeni durumunu sıklıkla evli ve aile içinden olduğu, daha fazla eşhastalanım oranlarının görüldüğü, DYÖ skorlarının daha yüksek, ÇGPSÖ-12 skorlarınınsa daha düşük olduğu saptanmıştır. TSSB-D grubunda DYÖ ile olumsuz başa çıkma alt ölçeği arasında pozitif, ÇGPSÖ-12 ile aktif başa çıkma alt ölçeği ile pozitif, kaçınan başa çıkma alt ölçeği ile olumsuz başa çıkma alt ölçeği arasında pozitif korelasyon saptanmıştır. Tek yönlü analizlerde anlamlı çıkan tüm değişkenler lojistik regresyon analizinde bir arada incelendiğinde sadece DYÖ skorlarının TSSB-D riskini arttırmada etkili bir faktör olduğu bulunmuştur. SONUÇ: Klinikte cinsel istimar mağduru ergen olgular değerlendirilirken istismara ve istismarcıya ait özelliklerin belirlenmesi, aile öyküsü ve geçmiş travma öyküsünün alınması, DYÖ, ÇGPSÖ-12, ÇEBÇÖ skorlarının belirlenmesi klinik seyir içerisinde oluşabilecek dissosiyatif semptomlar için öngörücü olabilir. Bulgularımızın gelecekteki diğer çalışmaların tutarlı sonuçları ile desteklenmesi gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: Sexual abuse in adolescence has a relationship with many psychopathologies in the short and long term. When the scientific literature is examined it is seen that the number of domestic studies in children and adolescents is quite limited although there are studies with PTSD dissociative subtype in adults. In this study it was aimed to examine the sociodemographic, clinical, psychological, and psychosocial characteristics of cases diagnosed with PTSD dissociative subtype in the child and adolescent population to determine their predictors, and relationship with resilience and coping strategies. METHOD: 94 sexual abuse victims between the ages of 12-18, who did not use drugs at the effective dose and duration, were included in the study. Participants were divided into three groups according to the presence of psychopathology, not PTSD (Post Traumatic Stress Disorder), but only PTSD and PTSD-D (PTSD dissociative subtype). A psychiatric evaluation was made using the“Emotional Disorders and Schizophrenia Interview Chart for School-Age Children-Now and Lifelong Form”. Sociodemographic characteristics were evaluated with the data form prepared by the researcher. Participants were asked to fill out the Child PostTraumatic Stress Reaction İndex (CPTS-RI), Dissociative Experiences Scale (DES), Child and Youth Resilience Measure (CYRM-12), and Child and Adolescent Coping Scale (KIDCOPE). RESULTS: It was found that 22 (%23,4) of 94 participants who were victims of sexual abuse (SA) did not meet the diagnosis of PTSD, and 44 (%61,1) of those who met the diagnosis of PTSD met the diagnosis of PTSD dissociative subtype. The cases in the PTSD-D group were exposed to domestic violence at a higher rate, coercion and force were more common, they were more exposed to touching, kissing, caressing, and rubbing abuse types, the age difference between the abuser and the abuser was higher, and the marital status of the abuser was often married and family. It was determined that the comorbidity rates were more excessive, the DES scores were higher, and the CYRM-12 scores were lower. In the PTSD-D group there was a positive correlation between DES and negative coping subscale a positive correlation between CYRM-12 and active coping subscale and a positive correlation between the avoidant coping subscale and negative coping subscale. When all the variables that were significant in the one-way analyzes were examined together in the logistic regression analysis only DES scores were found to be an effective factor in increasing the risk of PTSD-D. CONCLUSION: When evaluating adolescent cases of sexual abuse victims in the clinic, determining the characteristics of the abuse and the abuser, obtaining a family and past trauma history and determining DES scores can be predictive for dissociative symptoms that may occur in the clinical course. Our findings need to be supported by the consistent results of other future studies.

Benzer Tezler

  1. Cinsel istismar olgularında akomodasyon sendromu

    Accommodation syndrome in sexual abuse cases

    NECMİYE İREM SEHLİKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikiyatriÇukurova Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞEGÜL YOLGA TAHİROĞLU

  2. 10-19 yaş arası engelli çocukların cinsel sağlığına yönelik ebeveynlerine verilen sağlık eğitiminin etkinliğinin değerlendirilmesi

    Evaluation on efficiency of education for the parents regarding sexual health of 10-19 YEARS old children with disability

    GÖKÇENUR GÜNDOĞDU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    HemşirelikZonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELTEM KÜRTÜNCÜ

    DR. ÖĞR. ÜYESİ TÜRKAN AKYOL GÜNER

  3. Çocukluk çağında ruhsal travmaya maruz kalan ergenlerde borderline kişilik bozukluğu gelişimini yordayan faktörlerin incelenmesi

    Investigation of the factors that predict the development of borderline personality disorder in childhood trauma

    SEFA COŞĞUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Psikiyatriİstanbul Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NUSRET SOYLU

  4. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne başvuran cinsel saldırı şüphesi olan mağdur çocuk olguların adli tıp açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of child victims with sexual assault suspicion who applied to the cerrahpasa medical faculty through the lens of forensic medicine

    TAHA AKSU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Adli Tıpİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖKHAN ORAL

  5. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısı alan çocuklarda dissosiyatif ve diğer belirtilerin ilişkisi

    The association of dissociative symptoms and others among children with attention deficiency and hiperactivity disorder

    BETÜL GÜL ALIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    PsikiyatriAnkara Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA AYLA AYSEV