Geri Dön

Linagliptin ve pioglitazon'un tip 2 diyabetik sıçan femuru kırık modelinde kemik iyileşmesine etkilerinin araştırılması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 684416
  2. Yazar: HAMISI MWARINDANO MRAJA
  3. Danışmanlar: ÖĞR. GÖR. SEVER ÇAĞLAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Femur, Kırık iyileşmesi, Linagliptin, Pioglitazon, Streptozotocin, Tip 2 Diyabet mellitus, Diabetes mellitus, Diabetes mellitus-tip 2, Femoral kırıklar, Kırıklar-kemik, Sıçanlar, Yara iyileşmesi, Bone healing, Femur, Linagliptin, Pioglitazone, Streptozotocin, Type 2 diabetes, Diabetes mellitus, Diabetes mellitus-type 2, Femoral fractures, Fracture healing, Fractures-bone, Rats, Wound healing
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Diabetes mellitus'un osteoporoz ile yakından ilişkili olduğu ve kırık riskini arttırdığı bilinmektedir. Ayrıca, metabolik kemik hastalığının hipoglisemik terapi ile etkili bir şekilde tedavi edildiği bilinmektedir. Tiazolidindionların (TZD'ler) uzun süreli kullanımı, tip 2 diyabetli (T2DM) hastalarda kemik kaybı ve artmış kırık riski ile ilişkilendirilmiştir. Son zamanlarda, yeni bir oral antidiyabetik ilaç olan dipeptidil peptidaz- IV (DPP IV) inhibitörlerinin kemik metabolizması üzerindeki etkileri geniş çapta incelenmiştir. DPP4-i tedavisi, diyabetik sıçanlarda kemik kaybını azaltır ve mekanik kemik gücünü iyileştirir. Bu çalışmamızda streptozotosin ile indüklenmiş diyabetik sıçanlarda femur kırık modeli oluşturarak DPP4-i olan Linagliptin, TZD olan Pioglitazon ve bunların kombine kullanımının kırık iyileşmesi üzerindeki etkilerini radyolojik, histomorfometrik, immunohistokimyasal ve biyomekanik açıdan incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmada 72 adet 10 haftalık Sprague Dawley sıçan kullanıldı. Tüm sıçanlara intraperitoneal olarak 45mg/Kg streptozotocin (STZ) (Sigma®, Chemical Company, St. Louis, USA) verilerek Tip 2 diyabet modeli oluşturulduktan sonra rastgele 4 gruba ayrıldı ve her bir grupta 18 sıçan olacak şekilde; Tedavisiz diyabet grubu (TD), Pioglitazon grubu (P), Linagliptin grubu (L) ve Pioglitazon + Linagliptin grubu (PL) oluşturuldu. Pioglitazon ve linagliptin 10mg/kg/gün dozunda oral verildi. PL grubuna 10 mg/kg/gün Pioglitazon + 10 mg/kg/gün Linagliptin oral verildi. Bu çalışmada, femur kırık modeli oluşturulduktan sonra intrameduller stabilizasyon sağlandı. Ameliyattan 2 ve 6 hafta sonra, sıçanlara radyolojik, histolojik, immünohistokimyasal ve biyomekanik açıdan kemik iyileşme parametrelerinin analizi için sakrifiye edildi. Sağ femurlar yumuşak dokulardan ayrıldıktan sonra intrameduller çivisi çıkarıldı. Biyomekanik analiz için femura üç nokta bükme testi kullanılarak değerlendirildi. İmmunohistokimyasal olarak CD-34 ve VEGF değerlendirildi. İstatiksel analizleri one way ANOVA testi ile, gruplar arası farklılıklar ise t-testi ve Kruskal-Wallis, Mann-Whitney U test ile karşılaştırıldı. Bulgular: Radyolojik incelemede, 2. haftada L grubunda PL grubundan anlamlı olarak %94.3 daha fazla kallus geliştiği değerlendirilmiştir (p <0.05). 2. haftada P grubunda BMD değeri PL ve TD grubundan anlamlı olarak daha düşüktü xi (p <0.05). L grubunda BMD değeri PL ve TD grubundan anlamlı olarak daha düşüktü (p <0.05). 2. haftada P ve L grubunda TD grubundan anlamlı olarak daha fazla kallus gelişmiştir (p <0.05). Biyomekaniksel incelemede, 6 haftalık biyomekaniksel dayanıklılık açısından L ve PL grubunda eğilme dayanımı-σbend (MPa) değeri P grubundan daha anlamlı yüksekti (p <0.05). Histopatolojik incelemede, P grubunun 6. hafta histolojik iyileşme skoru L grubundan anlamlı derecede düşüktü (p <0.05). 2. haftada, P ve PL grupları inflamasyon skorları L grubundan daha anlamlı yüksek bulunmuştur (p <0.05). 6. haftada, P grubun inflamasyon skoru TD grubundan daha anlamlı yüksek bulunmuştur (p <0.05). İmmunohistokimyasal incelemelerinde, 6. haftada L grubunun CD 34 immunoreaktivite skorunun, 2. haftaya kıyasla anlamlı derecede arttığı belirlenmiştir (p <0.05). 2. haftada, PL grubunun CD 34 immunoreaktivite skoru P grubundan daha anlamlı düşüktü (p <0.05). 6. haftada, PL grubunun CD 34 immunoreaktivite skoru L grubundan daha anlamlı düşüktü (p <0.05). Sonuç: Sonuçlarımıza göre, kemirgen modellerinde, oral yoldan uygulandığında Linagliptinin T2DM sıçanlardaki kırıklarda artan mineralize doku oluşumu ve biyomekanik özellikler için uygun ortam sağladığı, kallus oluşumu ve angiogenezis üzerinden kırıkların iyileşmesinde additif etki yarattığı görüldü. Linagliptin ve Pioglitazon kombinasyonu sadece BMD ve biyomekanik açıdan daha iyi kırık iyileşmesini sağlamıştır. Daha önceki çalışmalarda gösterildiği gibi Pioglitazonun oral tedavisinin BMD'i azaltarak osteopeni yaptığı çalışmamızda da gösterilmiştir. Ayrıca pioglitazon tedavisi kırık iyileşmesinde tedavisiz diyabetik sıçanlardan daha fazla kallus gelişimini sağlamış olsa da genel olarak kırık iyileşmesi üzerindeki etkisi L ve PL gruplarından daha az bulunmuştur. Linagliptin klinik uygulamalarda T2DM hastalarında tek başına kullanılamadığından bu sonuçlar kombine tedavinin (Pioglitazon + Linagliptin) hem T2DM'un tedavisinde hem de bu protokol altındayken hastaların mevcut olan kırık riski meydana gelmesi durumunda iyileşmenin daha avantajlı olmasını sağladığını işaret edilebilmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Diabetes mellitus has been testified to be closely related with osteoporosis and an increased risk of fracture. Subsequently, metabolic bone disease has been described to be effectively treated with hypoglycemic therapy. Long-term use of thiazolidinediones (TZDs) is associated with bone loss and an increased risk of fracture in patients with type 2 diabetes (T2DM). Recently, the effects of dipeptidyl peptidase- IV (DPP IV) inhibitors, a new type of oral antidiabetic drug, on bone metabolism have been widely studied. DPP IV inhibitor treatment attenuates bone loss and improves mechanical bone strength in diabetic rats. In our study, we aimed to examine the effects of DPP IV inhibitor; Linagliptin, TZD; Pioglitazone and their combined use on fracture healing in terms of radiological, histomorphometric and biomechanics by creating a femoral fracture model on a streptozotocin-induced diabetic rat model. Material and Methods: In our study, we included 10-week-old 72 Sprague– Dawley rats. Type 2 diabetes model was established by administering 45mg/Kg of streptozotocin (STZ) (Sigma®, Chemical Company, St. Louis, USA) to all rats intraperitoneally ant then they were randomly divided all the rats into 4 groups consisting of 18 rats each; Non-treated diabetes group (TD), Pioglitazone group (P), Linagliptin group (L), and Pioglitazone + Linagliptin group (PL). 10 mg/kg/day dosage of pioglitazone and linagliptin was administered orally. As for the PL group, 10 mg/kg/day pioglitazone and 10mg/kg/day linagliptin was orally given. In this study, femur fractures were produced and stabilized intramedullary. After 2 and 6 weeks, rats were sacrifised for radiographic, micro-CT, histologic, immunohistochemistry and biomechanical analysis of the bone healing parameters. The right femurs were then harvested and the marrow-nail was extracted. The biomechanic analysis of femora to fracture was assessed using a three-point bending test. CD-34 and VEGF was analysed immunohistochemically. Statistical analysis was perfomed with one-way ANOVA test and Comparisons between were assessed using t-test, and Kruskal-Wallis and Mann-Whitney U tests. Results: In radiological evaluation, the 2-week fracture healing process evaluation of the callus developed in the L group was significantly 94.3% more than xiii in the PL group (p <0.05). BMD value of P group was significantly lower than PL and TD groups (p <0.05). BMD value of L group was significantly lower than PL and TD groups (p <0.05). As for the 6-week fracture healing process evaluation the callus developed in the TD group was significantly more than in the P and L groups (p <0.05). In biomechanical evaluation, in terms of the 6-week biomechanical strength, bending strength-σbend (MPa) value was significantly higher in L and PL groups than in P group (p ˃0.05). In histopathological evaluation, histological healing score in the 6th week P group was significantly lower than L group (p <0.05). In inflammation evaluations, the scores of P and PL groups in the 2nd week were significantly higher than L group while in the 6th week P group was significantly higher than TD group (p <0.05). In immunohistochemical evaluation, the CD 34 immunoreactivity score of L group in 6th week was significantly higher than in the 2nd week whereas PL group in 2-week was significantly lower than P group and also the PL group in 6-week was significantly lower than L group (p <0.05). Conclusion: According to our results they indicate that in rodent models when linagliptin is administered orally there is an additive effect on the fracture healing in T2DM rats, and this supplemented effect was specific by providing the framework for enhanced mineralized tissue formation and biomechanical properties hence leading to callus formation and angiogenesis process of the newly formed bone. The combination therapy (Pioglitazone + Linagliptin) only provided better BMD and biomechanical strength of the healed fracture. As shown in previous studies, it was also shown in our study that oral treatment of Pioglitazone decreases BMD displaying the osteopenia. In addition, although Pioglitazone developed more callus in fracture healing than untreated diabetic rats, its effect was generally less than the L and PL groups. Since Linagliptin cannot be used alone in the treatment protocol of T2DM patients clinically, these results indicate that T2DM patients who have high risk of bone fractures, under this protocol of combined therapy (Pioglitazone + Linagliptin) may provide advantageous healing of bone fractures.

Benzer Tezler

  1. Büllöz pemfigoidde olası tetikleyicilerin belirlenmesi

    Investigation of possible triggers in bullous pemphigoid

    AYBÜKE PARLAKDAĞ KILCIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    DermatolojiAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EKİN BOZKURT ŞAVK

  2. Linagliptin ve empagliflozin tedavilerinin STZ-diabetik sıçan kalbinde olası etkilerinin miRNA'lar üzerinden karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi

    Comparative evaluation of the possible effects of linagliptin and empagliflozin treatments on STZ-diabetic rat HEART in terms of mirnas

    ZEYNEP ELİF YEŞİLYURT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Eczacılık ve FarmakolojiAnkara Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EBRU ARIOĞLU İNAN

  3. Tip 2 diyabetes mellitus ve kronik böbrek hastalığı olanlarda linagliptin tedavisinin renal progresyon üzerine etkisi

    Effect of linagliptin treatment on renal progression in patients with TYPE 2 diabetes mellitus and chronic kidney disease

    ALİ İHSAN YAĞOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ İHSAN GÜNAL

  4. Deneysel olarak diyabet oluşturulan ratlarda egzersizin linagliptin tedavisine etkilerinin oksidan ve antioksidan sistem yönünden incelenmesi

    Investigation of the effects of exercise on linagliptin treatment in rats with experimentally induced diabetes in terms of oxidant and antioxidant systems

    MELİS ÇAYIR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    FizyolojiBaşkent Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE ARZU YİĞİT