Stent implante aort koarktasyonlu olgularda devam eden sistemik hipertansiyon sıklığının klinik takip ve ambulatuar kan basıncı monitorizasyonu ile araştırılması
Investigation of the frequency of ongoing systemic hypertension in patients with stent implant aortic coarttation by clinical follow-up and ambulatory blood pressure monitoring
- Tez No: 680086
- Danışmanlar: PROF. DR. AHMET ÇELEBİ
- Tez Türü: Tıpta Yan Dal Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2011
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Çocuk Kardiyolojisi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Amaç: Bu çalışma ile stent implante edilmiş aort koarktasyonlu olgularda optimal tedaviye rağmen devam eden sistemik hipertansiyon sıklığının klinik takip ve ambulatuvar kan basıncı monitorizasyonu ile araştırılması amaçlandı. Olgular ve Yöntem: Çalışma Ağustos 2007-Ağustos 2010 tarihleri arasındaki 3 yıl içinde stent yerleştirilerek tedavisi gerçekleştirilip optimal yanıt alınan (rezidü gradiyent <10 mmHg), düzenli kontrollere gelip rekürren koarktasyonu olmayan ve çalışmayı kabul eden 31 aort koarktasyonlu olguda yapıldı. Bu 31 olgunun demografik özellikleri, stent yerleştirme işlemine ait özellikler, takiplerindeki muayene ve ekokardiyografi bulguları dosyalarından retrospektif olarak değerlendirildi. Olguların kan basıncı değerleri stent yerleştirme işleminden en az 6 ay geçtikten sonra klasik yöntemle, 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı ölçümü yoluyla incelendi. Hipertansiyon tanısı, çocuk ve adolesanlarda yaşa uyan 95. persentilin üzerinde sistolik kan basıncı, erişkinlerde ise Amerikan Kalp Birliği'nin önerdiği üst sınırdaki sistolik kan basıncı değerlerinden yüksek olması ile konuldu. Bulgular: Otuz bir olgunun 22'si erkek ( % 70,9), 9'u kız (% 29,1) idi. Olguların çalışma sırasındaki yaş ortalaması 14,50 ± 6,56 (5-37, medyan:13,48), vücut kitle indeksi ortalama 18,61 ± 4,02 (12,84-25,71, medyan 17,51) bulundu. Olguların 16'sında (% 51,6) nativ koarktasyon, 11'sinde (% 35,5) balon sonrası yeniden daralma, 4'ünde (% 12,9) ise cerrahi sonrası yeniden daralma olmak üzere 15'i (% 48,4) rekoarktasyon olgusu idi. Stent yerleştirme işleminin ekokardiyografik ve kateter gradiyenti, sağ kol sistolik kan basıncı, alt ve üst ekstremite arasındaki sistolik kan basıncı farkı üzerine olan etkinlikleri istatistiksel olarak oldukça anlamlı bulundu (sırasıyla p <0,0001, p=0,0020, p<0.0001) Çalışmaya dâhil edilen 31 olgunun 11'i klinik olarak takiplerinde hipertansiyon saptandığı için antihipertansif ilaç kullanıyordu. Antihipertansif ilaç kullanan bu olguların üçünde ambulatuvar tankan basıncı Holteri ile sistolik kan basınçlarının normal sınırlarda, üçünde prehipertansif, beşinde ise hipertansif oldukları görüldü. İlaç kullanmayan 20 olgunun çalışma sırasındaki klinik tansiyon ölçümleri ile beşinde hipertansiyon saptandı. Bu beş olgunun üçünde ambulatuvar kan basıncı Holterinde de hipertansiyon saptandığından bu olgular klinik takip sırasında gözden kaçan ve ilaç başlanması gereken hipertansif olgular olarak değerlendirildi. Yine üç olgu klinikte ölçülen sistolik kan basıncı normal olmasına rağmen ambulatuvar kan basıncı Holterinde hipertansif bulundu. Bunlar maskeli hipertansiyon olarak değerlendirildi. İki olguda da klinik olarak hipetansif olmasına rağmen ambulatuvar kan basıncı Holteri ile sistolik kan basıncı normal bulunduğundan beyaz önlük hipertansiyonu olarak değerlendirildi. Dolayısıyla ilaç kullanmayanlar arasında gerçek hipertansiyon sıklığı 6/20 idi. İlaç kullandıkları için hipertansif kabul edilen 11 ve ambulatuvar kan basıncı Holterinde hipertansif seyreden 6 olmak üzere toplam 17 olgu hipetansif; diğer 14 olgu normotansif kabul edilerek gruplar arasında ortalama sistolik kan basıncı, gece ve gündüz sistolik kan basıncı, sistolik kan basıncı yükü bakımında karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı fark vardı. Ancak bu olgular yaş, cins, ağırlık ve vücut kitle indeksi, koarktasyonun türü (nativ veya rekoarktasyon), kullanılan stentin türü açısından karşılaştırıldıklarında ise istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Bu iki grup arasında koarktasyon çapı, işlem öncesi ve sonrası ekokardiyografik ve kateter gradiyentleri, işlem öncesi ve sonrası asendan aorta sistolik kan basıncı, kullanılan stent boyları açısından bakıldığında da iki grup arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı. Sonuç: Stent yerleştirme işlemi yapılmış koarktasyon olgularının önemli bir kısmında optimal tedavi edilmiş olmalarına rağmen hipertansiyon devam etmektedir. Periyodik takiplerinde kan basıncı ölçümlerinde hipertansiyon saptanmadığı halde ambulatuvar kan basıncı Holterinde hipertansif olguların saptanabilmesi bu olguların takibinde belirli aralarla ambulatuvar kan basıncı ölçümü yapılmasının yararlı olacağını düşündürmektedir.
Özet (Çeviri)
SUMMARY Objective: The aim of this study was to investigate the frequency of systemic hypertension that persists despite optimal treatment in patients with aortic coarctation with stent implanted, with clinical follow-up and ambulatory blood pressure monitoring. Cases and Methods: The study was conducted in 31 patients with aortic coarctation who were treated with stent placement within 3 years between August 2007-August 2010 and received an optimal response (residual gradient <10 mmHg), did not have recurrent coarctation at regular controls, and accepted the study. Demographic characteristics of these 31 cases, characteristics of stent placement, follow-up examination and echocardiography findings were evaluated retrospectively from their files. The blood pressure values of the cases were evaluated by the classical method, by 24-hour ambulatory blood pressure measurement, at least 6 months after stent placement. The diagnosis of hypertension was made when the systolic blood pressure was above the 95th percentile in children and adolescents and was higher than the upper limit systolic blood pressure values recommended by the American Heart Association in adults. Results: Of 31 cases, 22 were male (70.9%) and 9 were female (29.1%). The mean age of the cases at the time of the study was 14.50 ± 6.56 (5-37, median: 13.48), mean body mass index was 18.61 ± 4.02 (12.84-25.71, median 17.51). . 15 (48%) of the cases were native coarctation in 16 (51.6%) cases, 11 (35.5%) post-balloon reconstriction, and 4 (12.9%) post-surgical re-narrowing. 4) was a case of recoarctation. The effects of stent placement on echocardiographic and catheter gradient, right arm systolic blood pressure, and systolic blood pressure difference between lower and upper extremities were found to be statistically significant (p <0.0001, p=0.0020, p<0.0001, respectively). Eleven of the 31 cases included in the study were using antihypertensive drugs because hypertension was detected in their clinical follow-up. In three of these cases using antihypertensive drugs, ambulatory tank pressure Holteri and systolic blood pressures were within normal limits, three of them were prehypertensive and five of them were hypertensive. Hypertension was detected in five of the 20 patients who did not use drugs, with clinical blood pressure measurements during the study. Since hypertension was also detected in ambulatory blood pressure Holter in three of these five cases, these cases were considered as hypertensive cases that were overlooked during clinical follow-up and required medication to be started. Again, although the systolic blood pressure measured in the clinic was normal in three cases, the ambulatory blood pressure Holter was found to be hypertensive. These were evaluated as masked hypertension. Although both patients were clinically hypertensive, ambulatory blood pressure was evaluated as white coat hypertension because Holter and systolic blood pressure were found to be normal. Therefore, the actual prevalence of hypertension among drug users was 6/20. A total of 17 patients were hypertensive, 11 of whom were considered hypertensive due to drug use, and 6 of whom were hypertensive on ambulatory blood pressure Holter; When the other 14 cases were considered normotensive and compared in terms of mean systolic blood pressure, day and night systolic blood pressure, and systolic blood pressure load, there was a significant difference between the groups. However, when these cases were compared in terms of age, gender, weight and body mass index, type of coarctation (native or recoarctation), and type of stent used, there was no statistically significant difference. There was no statistically significant difference between the two groups in terms of coarctation diameter, echocardiographic and catheter gradients before and after the procedure, systolic blood pressure in the ascending aorta before and after the procedure, and stent sizes used. Conclusion: Hypertension persists in a significant portion of coarctation patients who underwent stent placement, despite being optimally treated. Although hypertension was not detected in blood pressure measurements in their periodic follow-ups, the detection of hypertensive cases in ambulatory blood pressure Holter suggests that it would be useful to measure ambulatory blood pressure at certain intervals in the follow-up of these cases.
Benzer Tezler
- Doğumsal kalp hastalıklarında stent tedavisi
Stent treatment in congenital heart disease
EMEL ÇELEBİ ÇONGUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAcıbadem ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ARDA SAYGILI
- Akut aortik sendrom tedavisinde torasik endovasküler aort tamirinin yeri
Thoracic endovascular aortic repair for acute aortic syndrome
SERKAN ERTUGAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiEge ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAKAN POSACIOĞLU
- Design of electrospun cardiovascular bypass graft using derivative of poly (Alkylene terephthalate)
Poli (Alkilen tereftalat) türevi kullanılarak elektro eğrilmiş kardiyovasküler baypas greft tasarımı
BERNA ŞENSU
Yüksek Lisans
İngilizce
2020
Tekstil ve Tekstil Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HALE KARAKAŞ
- Elektif infrarenal abdominal aort anevrizmalı hastaların modüler ve unibody endogreft tamiri sonrası erken dönem sonuçlarının karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
BEKİR BOĞAÇHAN AKKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAKKI ZAFER İŞCAN