Geri Dön

Hipoglisemik yenidoğanlarda insülin-kortizol düzeylerinin karşılaştırılması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 677585
  2. Yazar: MELİHA AKSOY
  3. Danışmanlar: DR. ÖZGÜL YİĞİT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2003
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Hipoglisemi hayatın ilk günlerinde sıkça rastlanan ve tedavi edilmediği takdirde nörolojik fonksiyonları olumsuz yönde etkileyen bir sorundur. Yenidoğanlarda hipoglisemiye neden olan etiyolojik faktörler çok çeşitlidir. Bizim çalışmamızdaki sonuçlar göstermektedir ki, yenidoğan bebeklerde ilk saatlerde oral beslenmenin başlatılamaması hipoglisemi gelişimi riski açısından büyük önem taşımaktadır. Hipoglisemik grupta doğumdan sonraki 2. satte oral beslenme başlatılamayan bebek sayısı 22 (%48) iken, nonhipoglisemik gruptaki bebek sayısı 3 (%15) olarak bulundu. Yetişkinlerde insülin, kortizol ve diğer hormonların rolü inkar edilemez. Bununla birlikte, sağlıklı ya da kan glukoz hemostazı bozukluğu riski taşıyan yenidoğanlarda insülin-kortizol sekresyonu ve onun aktivasyonu konusunda az bilgi vardır. Kan glukozu ve plazm insülin-kortizol konsantrasyonları arasındaki ilişki 10 AGA, 10 SGA ve 6 preterm olmak üzere 26 hipoglisemik ve 20 AGA nonhipoglisemik bebekte incelendi. Nonhipoglisemik kontrol grubu ile hipoglisemik preterm bebeklerin insülin değerleri arasında anlamlı fark bulunurken (p<0.013), diğer gruplar ile kontrol grubu arasında anlamlı fark bulunmadı. Kortizol düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmadı. Prematüre bebeklerde kan glukozu seviyesine göre uygunsuz insülin seviyesi yüksekliği, immatüriteye bağlandı. Neonatal hipoglisemiye yetersiz kortizol cevabı endokrin sistemdeki immatüriteyi gösteriyor olsa da, yenidoğandaki komplike, fakat mükemmel düzenlenmiş endokrin sistemi tek başına kortizol seviyelerine bakarak değerlendirmek yanlış sonuçlara neden olabilir. Bunun için daha kapsamlı çalışmalar gereklidir. Neonatal hipoglisemi ve nörolojik hasar gelişimi önlemede ilk basamak olarak erken oral beslenmeye başlanması, kolay, fakat büyük bir adım olacağı bir kez daha bu çalışma ile hatırlatılmak istenmiştir.

Özet (Çeviri)

Hypoglycemia is a common problem in the first days of life and adversely affects neurological functions if left untreated. The etiological factors that cause hypoglycemia in newborns are very diverse. The results of our study show that the inability to start oral feeding in the first hours of newborn infants is of great importance in terms of the risk of hypoglycemia development. While the number of infants who could not start oral feeding in the second hour after birth in the hypoglycemic group was 22 (48%), the number of infants in the nonhypoglycemic group was 3 (15%). The role of insulin, cortisol and other hormones in adults cannot be denied. However, little is known about insulin-cortisol secretion and its activation in healthy newborns or at risk for impaired blood glucose hemostasis. The relationship between blood glucose and plasma insulin-cortisol concentrations was investigated in 26 hypoglycemic (including 10 AGA, 10 SGA, and 6 preterm) infants and 20 AGA nonhypoglycemic infants. While there was a significant difference between the insulin values ​​of the nonhypoglycemic control group and hypoglycemic preterm infants (p<0.013), there was no significant difference between the other groups and the control group. There was no significant difference between cortisol levels. Inappropriate insulin level elevation according to blood glucose level in premature babies was associated with immaturity. Although inadequate cortisol response to neonatal hypoglycemia indicates immaturity in the endocrine system, evaluating the complicated but perfectly regulated endocrine system in the newborn by looking at cortisol levels alone may lead to inaccurate results. More extensive studies are required for this. The aim of this study is to remind once again that initiating early oral feeding as a first step in preventing neonatal hypoglycemia and neurological damage will be an easy but big step.

Benzer Tezler

  1. Septik Hipoglisemik Yenidoğanlarda İnsülin, C-peptid ve IL-1 Düzeylerinin Araştırılması

    Septik Hipoglisemik Yenidoğanlarda İnsülin, C-peptid ve IL-1 Düzeylerinin Araştırılması

    HAKAN ONGUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA AKÇURİN

  2. Diabetes mellitus ile komplike olmuş gebeliklerde C-peptid ve insülin benzeri büyüme faktörü-1'in fetal makrozomi ile ilişkisi

    Association of c-peptide and insülin like growth factor to fetal macrosomia in pregnancies complicated with diabetes mellitus

    BAHAR ÇELEN BİRİNCİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Kadın Hastalıkları ve DoğumUludağ Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHPARE TÜFEKÇİ

  3. Gebelikteki glikozile hemoglobin A1c (HbA1c) düzeylerinin yenidoğan morbiditesi ve mortalitesine etkisi

    The effect of maternal HbA1c levels on neonatal morbidity and mortality

    MELİKE HANDE TANAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜNER KARATEKİN

  4. Yenidoğan döneminde hipoglisemik konvülsiyon öyküsü olan term yenidoğanların nörogelişimsel açıdan değerlendirilmesi

    Term with a history of hypoglycemic convulsions in the neonatal periodneurodevelopmental evaluation of newborns

    GUNAY MAHMUDOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. LEYLA BİLGİN