Geri Dön

Beyin damar hastalığı ile huzursuz bacaklar sendromu arasındaki ilişki

Association between cerebrovascular disease and restless LEGS syndrome

  1. Tez No: 673839
  2. Yazar: CENK MURAT ÜNVERDİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KEMAL TUTKAVUL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroloji, Neurology
  6. Anahtar Kelimeler: Beyin hastalıkları, Beyin iskemisi, Huzursuz bacak sendromu, Serebrovasküler bozukluklar, Serebrovasküler dolaşım, İnme, İskemi, Brain diseases, Brain ischemia, Restless legs syndrome, Cerebrovascular disorders, Cerebrovascular circulation, Stroke, Ischemia
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Beyin küçük damar hastalığı (BKDH) perforan arteriyollerin etkilendiği; lakünler, ak madde hiperintensiteleri, mikrokanamalar ve perivasküler boşluklarla karakterize bir hastalıktır. Huzursuz bacaklar sendromu (HBS) bacaklarda ağrı, karıncalanma gibi hoş olmayan hisler ile ilişkili olarak bacakları hareket ettirme isteği ile karakterize sensorimotor bir bozukluktur. Bu çalışmada HBS'nin diğer kardiyovasküler risk faktörleri ile bir arada olduğunda geçici iskemik atak (TİA) veya minör iskemik inme (Mİİ) hastalarında BKDH yükü üzerinde bir artışa yol açıp açmadığının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Temmuz 2018 - Kasım 2019 tarihleri arasında TİA veya Mİİ tanısıyla interne edilen hastalarda yüz yüze görüşme yapılarak Uluslararası Huzursuz Bacaklar Sendromu Çalışma Grubu'nun 2014'te tanımlanan tanı kriterleri kullanılarak HBS sorgulandı. 109 hasta HBS olanlar (n=30) ve HBS olmayanlar (n=79) olarak iki gruba ayrıldı. Hastaların demografik bilgileri ve inme risk faktörleri; ayrıca, HBS olan grupta HBS Şiddet Ölçeği (IRLSRS) puanları ve HBS süresi (ay) kaydedildi. BKDH yükü, tanı anındaki nörogörüntülemelerde Yaşla İlintili Ak Madde Değişiklikleri (ARWMC) Değerlendirme Ölçeği kullanılarak ölçüldü ve iki grup arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Demografik bilgiler ve inme risk faktörleri açısından iki grup arasında anlamlı fark yokken HBS olan grupta ARWMC puanları anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). HBS olan grupta IRLSRS puanları ile ARWMC puanları arasında korelasyon yokken HBS süresi ile ARWMC puanları arasında anlamlı korelasyon bulunmuştur (p=0,033). Sonuç: TİA veya Mİİ hastalarında HBS varlığı ve süresi BKDH için bir risk faktörü olabilir. Gruplar arasında özellikle inme risk faktörleri açısından anlamlı bir fark bulunmaması HBS varlığı ve süresinin BKDH için bağımsız bir risk faktörü olabileceğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Cerebral Small Vessel Disease (CSVD) is a disorder in which perforating arterioles are affected; it is characterized by lacunae, white matter hyperintensities, microhemorrhages, and perivascular spaces. Restless legs syndrome (RLS) is a sensorimotor disorder characterized by the desire to move the legs associated with unpleasant sensations such as pain and tingling in the legs. The aim of this study is to determine whether RLS when combined with other cardiovascular risk factors causes an increase in CSVD burden in patients with transient ischemic attack (TIA) or minor ischemic stroke (MIS). Materials and Methods: Between July 2018 and November 2019, patients who were hospitalized with the diagnosis of TIA or MIS were interviewed face to face, and RLS was questioned using the diagnostic criteria defined in 2014 by the International Restless Legs Syndrome Study Group. 109 patients were divided into two groups as those with RLS (n=30) and those without RLS (n=79). Demographics and stroke risk factors of patients; furthermore, RLS Severity Scale (IRLSRS) scores and duration of RLS (months) in the group with RLS were recorded. CSVD burden was measured in neuroimaging at diagnosis using the Age-Related White Matter Changes (ARWMC) Rating Scale and compared between the two groups. Results: While there was no significant difference between the two groups in terms of demographics and stroke risk factors, ARWMC scores were found to be significantly higher in the group with RLS (p<0,001). While there was no correlation between IRLSRS scores and ARWMC scores, a significant correlation was found between the duration of RLS and ARWMC scores in the group with RLS (p=0,033). Conclusion: The presence and duration of RLS may be a risk factor for CSVD in patients with TIA or MIS. The absence of a significant difference between the groups especially in terms of stroke risk factors indicates that the presence and duration of RLS may be an independent risk factor for CSVD.

Benzer Tezler

  1. Küçük damar hastalığında beyin volümünün homosistein düzeyi ve kognitif durum ile ilişkisi

    The relationship of brain volume with homocystein level and cognitive status in small vessel disease

    RIDVAN YAZGU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    NörolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA MÜNEVVER GÖKYİĞİT

  2. Beyin damar hastalığı sonrası gelişen epileptik nöbetler

    Epileptic seizures following cerebrovascular diseases summary

    SEMRA ŞENGÜN KARAÇAYIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    NörolojiTrakya Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YAHYA ÇELİK

  3. 15-50 yaş arası iskemik beyin damar hastalıklı hastalarda migren sıklığı ve diğer risk faktörleri ile ilişkisi

    Prevalence of migraine in patients with ischemic cerebrovascular disease between the ages of 15-50 and relationship with other risk factors

    YASİN ABANOZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Nörolojiİstanbul Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAKİ GÖKSAN